KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/268
- Karar No
- 2024/1182
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/04/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
2.586 kelime·13 dk okuma
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından ... tarihli ... nolu ve ... nolu faturalar için davalı borçlu tarafından ... TL ödeme yapıldıktan sonra bakiye kalan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından ... tarihli ... nolu faturalar için bakiye alacağının kalmış olduğu iddiasıyla icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından alacaklı olmadığını, aksine müvekkilinin alacaklı olduğunu, belirtilen tarihlerde eksik ve hatalı ürün teslimatı yapıldığının defalarca davacı tarafa iletildiğini ancak taraflarına teslimatın gerçekleştirilmediğini, siparişlerin sürekli ötelendiğini ve gönderilmediğini, davacı şirket sahibi olan ...'ye yaşanılan bu olumsuzluklara ilişkin durumun bildirilmesine ve mesaj bırakılmasına rağmen müvekkiline geri dönüş yapılmadığını,
söz konusu siparişlerin teslim edilmemesi ve teslim edilenlerin de ayıplı olması nedeniyle müvekkilinin müşteri siparişlerinin de yerine getirilemediğini, bundan kaynaklı davacı tarafından müvekkilinin büyük zarara uğratıldığını, sonradan davacı tarafça ortak tanıdıklar aracılığı ile anlaşma yoluna gitmeyi, ifayı çok geç olsa da yerine getirmeyi ve eksikleri telafi etmeyi, müvekkil ile görüşme isteğini belirtmelerine rağmen müvekkili tarafından kabul edilmediğini, davacı şirket çalışanlarının siparişlerin ötelenmesindeki sorumluluklarının üstünü kapatmak için asılsız iddialarda bulunduklarını,
davacı tarafa ödenen senetlerin karşılığı olan ürün teslimatının gerçekleştirilmediğini, iddia edildiği gibi davacı tarafın alacaklı olmadığını, müvekkilinin muhasebe kayıtları ile davacı şirketin kayıtları, müvekkilinin yapmış olduğu ödemeler, ekte sunulan senet ödemeleri, davacı şirket sahibi ...'a gönderilen ödemelere ilişkin hesap hareketleri ve sunulan banka dekontu incelendiğinde müvekkilinin alacaklı olduğunun görüleceğini,
ayrıca siparişlerin müvekkile teslim edilmediği ve teslim edilen siparişlerin de hatalı (ayıplı) olduğuna ilişkin olarak tanıklar dinlendiğinde ve bu konuda davacıya yapılan bildirimlere ilişkin whatsapp kayıtları incelendiğinde tüm gerçeklerin ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve davacının kötüniyetli takip başlattığından bahisle takibe konu alacağın %20'sinden az olmaka üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, mahkememizin ... tarihli celsesinde verilen süreye istinaden ... tarihinde sunmuş olduğu beyan dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili adına, ... nolu ... TL bedelli, ... tarihli, ... nolu ve ... TL bedelli, ... tarihli, ... nolu ve ... TL bedelli ile ... tarihli ... nolu ... TL bedelli olmak üzere toplamda ... TL'lik fatura kesildiğini, müvekkili tarafından ise davacı tarafa ... TL senet ve ... TL hesaba havale olmak üzere toplamda ...
TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından teslim edilen ürünlerin bir kısmının eksik ve ayıplı (hatalı ürün) olduğunu, söz konusu ürünlerin hatalı olduğunun müvekkili tarafından davacı tarafa e-mail yoluyla bildirildiğini, e-mail çıktısının ekte sunulduğunu, müvekkili tarafından ... TL ödeme yapıldığı halde teslimatın eksik yapılmış olması nedeniyle müvekkilinin davacı şirketten ... TL alacaklı olduğunu, üstelik teslim edilen ürünlerin ...
TL'lik kısmının da ayıplı (hatalı ürün) olarak teslim edildiğini, eksik ürün teslimatı yapıldığı defalarca belirtilmesine rağmen teslimatın gerçekleştirilmediğini beyan etmiştir.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasına eklenmiş, davalının esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hakkında gerekli araştırmalar yapılmış, davalı ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak ... tarihli bilirkişi raporu alınmış, davacı ticari defterleri üzerinde ise talimat yoluyla mali müşavur vasıtasıyla inceleme yaptırılarak ... tarihli bilirkişi raporu alınmış, davalı tarafından ödeme yapıldığı iddia edilen senetlerin ibraz bilgilerinin celbi için ilgili bankalarına müzekkere yazılarak sonuca gidilmiştir.
Diyarbakır İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine "... tarihli ... nolu ve ... tarihli ... nolu ... TL fatura alacağın cari hesap dökümünden ... TL ödeme düşüldükten sonra kalan ... TL bakiye fatura alacağın tahsili talebidir." açıklamasına dayalı ... TL asıl alacak ve 0,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda ...
TL alacağın tahsili amacıyla Adana İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde borca ve yetkiye itirazı üzerine dosyanın Diyarbakır İcra Dairesine gönderildiği, yetkisizlik kararı sonrası dosyanın Diyarbakır İcra Dairesinin ... esasını aldığı, bu takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrine karşı davalı-borçlu tarafından süresinde borca ve ferilerine itiraz dilekçesi sunulduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüyme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, elde ki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Takibe dayanak yapılan ... tarih ve ... nolu faturanın ... TL bedelli olduğu ve ölçüleri, adet ve miktarı belirtilmiş koli satışı karşılığı düzenlendiği, yine takibe dayanak yapılan ... tarihli ve ... nolu faturanın ... TL bedelli olduğu ve adet, miktar ve ölçüleri belirtilmiş silindir kutu ile adet ve miktarı belirtilmiş hologram satışı karşılığı düzenlendiği anlaşılmaktar.
Dava, satış sözleşmesi nedeniyle düzenlendiği iddia edilen ... tarihli, ... nolu ve ... TL bedelli ile ... tarihli, ... nolu ve ... TL bedelli olmak üzere toplamda ... TL bedelli ... adet fatura bedelinden davalı tarafından yapıldığı ileri sürülen ... TL mahsup edildikten sonra bakiye kaldığı iddia edilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olup olmadığı, faturalara konu ürünlerin teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise eksik ve ayıplı olarak teslim edilip edilmediği, faturalara istinaden ödeme yapılıp yapılmadığı, buradan varılarak sonuca göre davacının fatura bedellerinden bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarına ilişkindir.
Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davalının tacir kaydının bulunmadığı belirtilmiş ise de, Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabından davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu ve 213 sayılı VUK.'nun 177. maddesi ve 6102 sayılı TTK.'nun 11/1 ve 12/1.maddeleri gözetildiğinde, faaliyetinin esnaf işletme sınırının üzerinde ve ticari işletme düzeyinde olduğu, bu haliyle davalının tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan nispi ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Davacı taraf, icra takibine dayanak yapılan toplamda ... TL fatura bedelinden davalı tarafından yapıldığı ileri sürülen ... TL mahsup edildikten sonra bakiye kalan miktarın ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise, davacı tarafından müvekkili adına toplamda ... TL bedelli fatura düzenlendiğini, davacıya ... TL'lik kısmı senetle ve ... TL'lik kısmı havale yoluyla olmak üzere toplamda ... TL ödeme yapıldığını, davacıdan ... TL alacaklı olduğunu, eksik teslim yapıldığını ve teslim edilen ürünlerden ... TL'lik kısmının da ayıplı olduğunu savunmuştur.
Davalı tarafından teslim edilen ürünlerin ... TL'lik kısmının ayıplı olduğuna yönelik savunmasına ilişkin delil olarak whatshapp yazışmalarına dayanılmış ise de, ilgili yazışmaların içeriği teyit edilemediğinden davacı tarafça kabul edilmediğinden delil niteliğine haiz değildir. Kaldı ki, delil niteliğine haiz olduğu kabul edilse dahi, whatshapp mesajında hangi ürünün ve ne kadarlık miktarının ayıplı teslim edildiğine ilişkin bir açıklama bulunmadığından davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce uyuşmazlık konusu dönem olan ... ve ... yıllarına ilişkin taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Öncelikle davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda; davalının ... ve ... yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının ... yılını kapsayan yasal ticari defterlerinde yanızca takibe dayanak yapılmayan ... tarihli, ... nolu ve KDV dâhil ... TL tutarlı e-arşiv faturanın kayıtlı olduğu, takibe dayanak yapılan ... tarihli, ... nolu ve ... TL bedelli ile ... tarihli ... nolu ve ...
TL bedelli e-arşiv faturaların davalıya ait ... yılını kapsayan yasal ticari defterlerden işletme defter kayıtlarında ve farklı yıl olmasına rağmen incelemeye tabi tutulan ... yılını kapsayan yasal ticari defterlerden yevmiye ve defteri kebir kayıtlarında yer almadıkları ve/veya tespit edilemedikleri,
davalıya ait ... yılını kapsayan yasal ticari defterlerden yevmiye ve defteri kebir defterleri kayıtlarında taraflar arasında borç-alacak yönünden herhangi bir kaydın/muhasebesel işlemin tespit edilemediği ve son mihvalde ... yılı sonu veya ... tarihi itibariyle davalı tarafın kayıtlarında taraflar arasında borç-alacak yönünden herhangi bir bakiye kaydının/tutarının tespit edilemediği ve/veya görülemediği,
davalı tarafın ... yılında İşletme Hesabı esasına (2.Sınıf Tüccar) göre defter tutması yani Bilanço Hesabı esasına (1.Sınıf Tüccar) göre defter tutmaması sebebiyle davalı tarafın ... yılını kapsayan yasal ticari defterlerinden işletme defter kayıtlarında ödeme bağlamında kayıt veya kayıtlaf'ın bulunmasının yasal mevzuatlar ve uygulamalar gereği mümkün bulunmamasından ötürü davalı tarafın ... yılını kapsayan yasal ticari defterler işletme defter kayıtlarında ödeme kaydının veya kayıtlarının görülmesinin/tespit edilmesinin mümkün olmadığı ancak takdiri Mahkemeye ait olmak üzere,
ayrıntıları rapor içeriğinde belirtilen tespit ve değerlendirmeler neticesinde tevsik edici belgeler mahiyetinde olan banka hesabı ve senetler üzerinden davalı tarafından davacı şirkete genel toplamda ... TL'lik tutar kadar ödeme yapıldığı, davacı şirket tarafından davalı tarafa ... mali yılında davaya konu takibe dayanak yapılan ve yapılmayan KDV dâhil genel toplamda ...
TL tutarında ... adet e-arşiv fatura düzenlendiği hususu dikkate alındığında iş bu bahse konu tevsik edici belgeler esas alındıklarında, davacı şirketin davalıdan davaya konu takibe dayanak yapılan faturalardan kaynaklı/iktisaplı olarak talepte bulunabileceği alacağının olmadığı veya davalı tarafından davacı tarafa ... TL (... TL ile ... TL arasındaki fark bağlamında) tutarında fazla ödeme yapıldığına ilişkin mütalaa verilmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde, bilirkişi raporunda bahsi geçen ödeme dekontlarının hiç birisinin müvekkili şirket adına olmadığını, dava dışı ... Silindir Karton Kağıt Ambalaj San. ve Tic. Ltd.
Şti. isimli şirkete yapılmış olan ödemelerin iş bu davaya dayanak olarak sunulduğunu, bahsi geçen şirketin müvekkili şirket ile farklı ticari işleyişi olduğunu, bahsi geçen şirketin ana üretici firma, müvekkilinin ise ana üretici firmanın bayisi olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkili şirkete ait olmayan dekontların iş bu dosya borcuna ilişkinmiş gibi ödeme belgesi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafın dava dışı ana üretici firma olan ...
Silindir isimli şirket ile olan ticari ilişkisinin iş bu davanın konusu olmadığını, yapılan bir ödeme var ise müvekkil şirketin ticari defterine işlenmemesi gibi bir durumun bulunmadığını, müvekkili şirketin yapılan tüm ödemeleri ticari defterlerine işlediğini, müvekkili şirketin davalıdan ... TL alacaklı olduğunu, ödenmesi gerekin miktarın ... TL, ödenen miktarın ise ... TL, bakiye borcun ise ... TL olduğunu beyan etmiştir.
Bilirkişi raporunun düzenlenmesi aşamasında sadece davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak, takibe dayanak yapılan ve davalının cevap ve beyan dilekçesi içeriğindeki faturalara ve var ise bu faturalara istinaden ticari defterlerde ödeme kaydı var ise bu yöne ilişkin tespit edilerek rapor düzenlenmesi gerekirken davalı tarafından ticari defterlerde kayıtlı olmayan ödeme belgelerine dayalı delil değerlendirmesi yapılması hatalı olup, mahkememize raporun sadece ticari defterlerde kayıt olup olmadığına yönelik tespitlere itibar edilmiş, nihai aşamada sair yönlerden re'sen değerlendirme yapılmıştır.
Mahkememizce bu sefer, faturalara istinaden davacının ticari defterlerinde ödeme kaydının olup olmadığının, var ise ödeme miktarı ve ödeme tarihinin tespiti, ... tarihli bilirkişi raporunda ödemelere dair mahsubu yapılan senetlere ilişkin davacıya ait ticari defterlerde herhangi bir kayıt bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı ve dayanak belgelerin belirtilmesi ve ... tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar ile arasında fark var ise nedenleri de belirtilerek rapor düzenlenmesi için davacı ait ticari defterler üzerinde talimat yoluyla inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Talimat yoluyla alınan ... havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından davalıya ... yılında değişik tarihlerde ... adet toplam ... TL bedelli fatura düzenlendiği, davalının bu faturalara karşılık ... vade tarihli ... TL tutarlı çek ve banka üzerinden ... tarihinde ise ... TL bedelli havale olmak üzere toplam ...
TL ödeme yaptığı, davacı tarafından düzenlenen fatura ve davalı tarafından yapılan ödemelerin tamamının davacının ... yılı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından kesilen faturalardan, ödeme tutarlarının mahsup edilmesiyle (...) davalının cari hesapta görülen borç bakiyesinin ... TL tutarında olduğu, davacının ... yılı ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda davalının davacı şirkete ...
TL tutarında borcunun bulunduğu, ... tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli düzenlenmediği, davalı/borçlu şirketin muavin defterlere son kayıt tarihi olan ... günü dikkate alınarak davacı alacaklı şirketten alacakları düşüldükten sonra alacak aslı itibariyle ... TL borç bakiyesi kaldığı ve bu kayıttan sonra davalı tarafından herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığının tespit edildiği mütalaa edilmiştir.
Davacı tarafça başlatılan icra takibinde açıkça, ... tarihli ... nolu ve ... tarihli ... nolu toplamda ... TL fatura alacağından cari hesap dökümünden ... TL ödeme düşüldükten sonra kalan bakiye kalan ... TL'nın tahsili için icra takibi başlatmış, nitekim açılan davada da her iki fatura bedelinden bakiye kalan alacağın ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise, ... nolu ... TL bedelli, ... tarihli, ... nolu ve ... TL bedelli, ... tarihli, ... nolu ve ...
TL bedelli ile ... tarihli ... nolu ... TL bedelli olmak üzere toplamda ... TL'lik fatura kesildiğini, müvekkili tarafından ise davacı tarafa ... TL senet ve ... TL hesaba havale olmak üzere toplamda ... TL ödeme yapıldığını, davacının alacaklı olmadığını savunmuştur. Davalının savunmasında belirtilen faturaların davacının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır.
Ödemeye dair ise, davacının ticari defterlerinde ... vade tarihli ... TL bedelli çek ile ... tarihinde ise ... TL bedelli havale olmak üzere toplam ... TL ödeme kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı ise davacıya ... TL'si senetle olmak üzere toplamda ... TL ödeme yapıldığını savunmuştur.
Davalı tarafından ödeme yapıldığı iddia edilen .. adet senetten ... adedinin dosyaya sunulduğu, dosyaya sunulan ... adet senedin keşidecisinin davalı, lehtarının davacı olduğu, senetlerin sırasıyla ... düzenleme, ... vade tarihli ve ... TL bedelli, ... düzenleme, ... vade tarihli ve ... TL bedelli ile ... düzenleme, ... vade tarihli ... TL bedelli olduğu, senetlerin arka yüzlerinin dosyaya sunulmadığı, davacı tarafından ... vade tarihli senede istinaden ... tarihinde ...
Silindir Karton Kağıt Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ... TL ve ... tarihli senede istinaden ... tarihinde ... Silindir Karton Kağıt Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ... TL ödeme yapıldığı, yine davacı tarafından ... vade tarihli senede istinaden ... Bankası'nın ... tarihli işlem dekontu ile ... TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından ... adet senede istinaden senet bilgilerine yer verilmemiş olmakla birlikte, davacı tarafından ...
Silindir Karton Kağıt Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ... tarihinde ... vade tarihli senede istinaden ... TL ve ... tarihinde ... vade tarihli senede istinaden ... TL ödeme yapıldığı sunulan ödeme dekontlarından anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından davacıya keşide edilen ... düzenleme, ... vade tarihli ve ... TL bedelli, ... düzenleme, ... vade tarihli ve ... TL bedelli ile ... düzenleme, ... vade tarihli ... TL bedelli senetlere istinaden ödeme yapıldığı sabit olduğundan bu ... senede istinaden yapılan ödemenin davacıya yapıldığının kabulü gerekir.
Ödemelere dair dekontları sunulan ve dekontlarda ... tarihli senede istinaden ve ... tarihli senede istinaden yapılan ödemelere konu senetler dosyaya yansımadığından davacının senedin lehtarı olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan bir delil bulunmamakla birlikte, davacı vekili aşamalarda senetlerin müvekkili şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin ödemelerin yapıldığı ana firma olan ... Silindir Karton Kağıt Ambalaj San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin bayisi olduğunu, yapılan ödemelerin müvekkili şirket ile bir ilgisinin olmadığını ileri sürmüş, dosyaya sunulan ... havale tarihli dilekçe de ise, müvekkili şirket ile davalı taraf arasında yapılan ticari faaliyete ilişkin toplam işlem hacminin (faturalı-faturasız olmak üzere) ...
TL olduğunu, tüm cari işlem dökümlerince ticari faaliyet hesabının ... tarihinde başladığı ve son cari işlemin ... tarihine kadar devam ettiği, ... yılından ... yılı Kasım ayı sonuna kadar yapılan işlem toplamı sipariş bedeli ... TL iken yapılan ödeme tutarının ... TL olduğunu, bakiye alacak tutarının ise ... TL olduğunu beyan etmiş, toplamda yapıldığı ileri sürülen ... TL ödeme listesinin içerisinde ... tarihli kayıt ile ... adet ... TL bedelli senet gösterilmiştir.
Bu halde davalı tarafından ... adet senede istinaden ... TL ödeme yapıldığının kabulü gerekir. Davacı taraf sunmuş olduğu beyan dilekçesinde, sunulan yazışmaları ile davacı şirket nezdinde tutulan cari hesap kartlarına delil olarak dayanmış ise de, davalı tarafın yeni delil sunulmasına muvafakati bulunmadığından bu yönde inceleme yapılmamıştır.
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafından ... tarihli ve ... tarihli toplamda ... TL fatura alacağından yapılan ... TL ödeme düşüldükten sonra kalan bakiye kalan ...
TL'nın tahsili için icra takibi başlatılmış ve itiraz üzerine elde ki davayı açılmış ise de, başlangıçta inkar edilen davalının ... adet senede istinaden yapıldığı ileri sürülen ... TL ödemenin sonradan kabul edilmiş olması nedeniyle eldeki itirazın iptali davasında davacı taraf bakiye alacağının bulunduğunu ispatlayamamıştır.
Davanın itirazın iptali davası olması, takibin ... adet faturaya dayalı başlatılmış olması nedeniyle taraflar arasında var olduğu iddia edilen tüm ticari ilişkinin de elde ki davada incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, ispatlanamayan davanın reddine ve davacının kötü niyetli takip başlattığına ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 514,86 TL peşin harçtan mahsubu sonucu bakiye kalan 87,26 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/268, K. 2024/1182, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama