KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/698 Esas
- Karar no
- 2024/646
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/10/2023
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı, davalı taraf ile akdetmiş olduğu danışmanlık hizmet sözleşmesi uyarınca davalı yana farklı tarihlerde toplam 44.592,40 TL ödeme yapmış ve sözleşmeden doğan edimlerini zamanından tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, buna karşılık davalı yanca davacıya vaad edildiği üzere personel temini sağlanmamış ve sözleşmeden doğan edimler yerine getirilmediğini, davacı edimlerin yerine getirilmemesi neticesinde defaatle yapmış olduğu ihtarlara rağmen davalı yanca herhangi bir ifada bulunulmaması dolayısı ile 23.05.2023 tarihinde sözleşmeden döndüğünü,
sözleşmenin hükümsüz kalmasından dolayı davacının ödemiş olduğu semen sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğinden TBK 125.
Maddesi hükmü uyarınca iadesi gerektiğini, bunun yanı sıra davacının iş yerinin, sözleşmenin ifa edilememesi dolayısı ile işlevsiz kalmasından kaynaklı yaşamış olduğu kar kaybının da davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, davacı tarafından Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi uyarınca davalı yana ödenen bedellerin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL 'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte kısmi alacak olarak,
sözleşmenin ifa edilememesinden kaynaklı davacının uğramış olduğu kazanç ve kar kaybı tazminatının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL 'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile mahkemenizce kabul görmemesi durumunda yasal faizi ile birlikte kısmi alacak olarak, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davalının sözleşmeye uygun şekilde hareket ederek tüm edimlerini eksiksiz ifa etmesi, davacının zararının doğmasında kusurunun bulunmaması ve davacının sözleşmeye uygun şekilde sözleşmeden dönmemiş olması sebepleriyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davalının davacının zararlarının doğmasında hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır, davacının davalıdan zararlarının tazminini talep etmesi haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından davalı şirket aleyhine ikame olunan haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve yasal ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememize açılan iş bu dava alacak davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamında davalı tarafın davacı tarafa vadettiği personel temini edimini yerine getirip getirilmediği, personel temini yapılmış ise personellerin çalışmadan kaçınmaları davalının hukuki sorumluluğunu doğurup doğurmayacağı davalının hukuki sorumluluğu bulunuyor ise davacı tarafın davalı tarafa ödemiş olduğu masraflar ile mahrum kaldığı kazanç kaybı tazminatı talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, danışmanlık hizmet sözleşmesinin, İhtarnamenin wahtsaap yazışmalarının, Ödeme belgelerinin, faturaların dosyaya sunuldukları görüldü.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde. Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, davalı taraf ediminin personel temininin sağlanarak çalışması için gerekli izinlerin alınması yükümlülüğü bulunduğu davalının ilgili yükümlülükleri yerine getirdiği, iki kişiden ibaret yabancı personeli getirerek davacı ile çalışmasının sağlandığı anlaşılmaktadır.
Çalışma ve sözleşme özgürlüğünün kapsamı içerisinde zorla çalışma yasağınında bulunduğu kişilerin istemediği kişi ve kurumlarla çalışmama özgürlüğü bulunduğu ve hususun en temel kişilik haklarından birisi olduğu bu nedenle davalı şirketin yabancı personelleri çalışmaya icbar edemeyeceği bu yönde sözleşmeye hüküm konmasının sözleşme özgürlüğüne aykırı olduğu ve iptal yaptırımına tabi olacağı dikkate alındığında davacının talep edebileceği bir zarar kaleminin bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurrulumuştur.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/698, K. 2024/646, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama