KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Esas no
- 2016/26 Esas
- Karar no
- 2024/898
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle AçılanTazminat
- Dava tarihi
- 08/01/2016
Karar Metni
2.175 kelime·11 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 07/09/2015 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin yaralanmasına sebep olduğunu ve kalıcı şekilde sakatlandığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin yaya konumunda olduğunu ve herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza sonrası müvekkilinin ...
Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, kaza nedeni ile kalıcı vücut fonksiyon kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin kaza öncesi gelir durumunun asgari ücretin üzerinde olduğunu, kaza sonucu vücut fonksiyon kaybına uğrayan müvekkili için belirlenecek maddi tazminatların hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, kazaya sebebiyet veren aracın davalı ... şirketine trafik sigortalı olduğunu belirterek,
fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile meslekte kazanma gücü kaybı zararı için şimdilik 200-TL , SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ile yol yemek refakatçi vs sağlık giderleri için 200-TL , geçici bakıcı gideri için 200-TL olmak üzere şimdilik toplam 600-TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihi ile ticari avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik talebini 2.962,51.-TL olarak kalıcı işgöremezlik talebini ise 8.435,09.-TL olarak talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun belirlenebilmesi için öncelikle kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespit edilmesinin gerektiğini, bunun için de Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, daimi maluliyetin varlığından söz edilebilmesi için tıbbi tedavinin sona ererek daimi maluliyetin kati surette tespiti gerektiğini, dava dilekçesinde zarar görenlerin sakatlık oranını gösterir mevzuata uygun bir rapor mevcut olmadığını, bunun içinde yine Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasının gerektiğini,
davacı yanın geçici maluliyetten kaynaklanan maddi tazminat talebinin müvekkili şirketin teminatı kapsamında olmadığını, geçici iş göremezlik zararının tazmini talebinin müvekkili yönünden reddi gerektiğini, kazadan kaynaklanan tedavi hizmet bedellerinin tamamının SGK tarafından karşılanacağı hüküm altına alındığını, müvekkili şirket aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; 07.09.2015 tarihli trafik kazasında davacının malul kaldığından bahisle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 16/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda;
Dosya içerisinde olay tarihli görüntüleme olmamakla ve olay tarihli tıbbi belgede bilek tarafının sehven ‘‘sol kol bilek kısmında çatlak’’ olarak yazıldığı düşünülmekle birlikte, tespit edilen sağ önkoldaki yaralanmasının 17/03/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesi meydana gelmiş olduğunun Mahkemenizce kabulü halinde:
.. kızı, 1944 doğumlu ...’un 07/09/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
İyileşme süresinin 07/09/2015 tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 05/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda;
Dosya içerisinde olay tarihli görüntüleme olmamakla ve olay tarihli tıbbi belgede bilek tarafının sehven ‘‘sol kol bilek kısmında çatlak’’ olarak yazıldığı düşünülmekle birlikte, tespit edilen sağ önkoldaki yaralanmasının 17.03.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesi meydana gelmiş olduğunun Mahkemenizce kabulü halinde:
... kızı, 1944 doğumlu ...’un 07.09.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre; Şekil 2.6: Elbileği fleksiyon ve ekstansiyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite özürlülük yüzdelerine göre %KF %1, %KE:%0 olduğu, tablo 2.3’e göre;
1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %1 (yüzdebir) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin 07.09.2015 tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 02/07/2020 tarihli bilirkişi anılı raporunda;
Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 07/09/2015 tarihinde meydana trafik kazasında;
1-Davalı şirket tarafından ZMMS poliçeli aracın sürücüsü ... olayda %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu,
2-Davacı yaya ...'un olayda %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,
3-Davalının %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'un;
a) Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 925,79-TL
b) Sürekli iş göremezlik dönemine ait %1 maluliyeti ile ilgili maddi zararının =565,98-TL olduğu,
c) Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının belirlenemediği,
d) Davacının tedavi gideri zarar talebinde ısrarlı olması halinde bu konudaki ayrıca hekim bilirkişiden rapor alınmasının gerekeceği,
e)Davacının belirlenen maddi zararlarının poliçe limitlerini aşmadığı,
f)Davalının 08.01.2016 dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün belirlenemediği,
g)Sigortalı aracın kullanım amacının hususi gözüktüğü,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 01/03/2022 tarihli bilirkişi anılı raporunda;
Mevcut belgelere göre; ... kızı, 10.05.1944 doğumlu ...’un 07.09.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı ihtiyacı olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 17/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda;
1.Duruma göre;
A)Sürücü ...’ın kusursuz olduğu,
B)Davacı yaya ...’un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
2.Duruma göre;
A)Sürücü ...’ın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu,
B)Davacı yaya ...’un %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
"şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler Anday Tatar ve Ayhan Tokat tarafından düzenlenen 11/12/2023 tarihli bilirkişi anılı raporunda;
1-Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur raporunun 1.Durumuna göre;
ATK tarafından düzenlenen raporun 1.durumunda Sürücü ...'ın kusursuz ve davacı yaya ...'un %100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olup, 1.durumda davalının işbu dava kapsamında sorumluluğu söz konusu olmayacaktır.
2-Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur raporunun 2.Durumuna göre;
ATK tarafından düzenlenen raporun 2.durumunda araç sürücüsü %80 kusurlu bulunmuş olup, buna göre davalının %80 kusur oranındaki sorumluk durumuna göre davacı ...'un;
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının=2.962,51 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %1 maluliyeti ile ilgili maddi zararının= 6.453,66 TL. olduğu,
c)ATK tarafından bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle zararın söz konusu olmayacağı,
d)Davalının %80 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre;
Davalının sorumluluğunda olan tedavi gideri zararının = 600,00 TL olduğu,
e)Davacının belirlenen maddi zararlarının poliçe limitlerini aşmadığı,
f)Davalının 08.01.2016 dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün belirlenemediği,
g)Sigortalı aracın kullanım amacının hususi gözüktüğü,
Sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan isbu raporu savgı ile arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişi Ayhan Tokat tarafından düzenlenen 18/03/2024 tarihli bilirkişi anılı raporunda;
Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 07/09/2015 tarihinde meydana trafik kazasında;
1-Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur raporunun 1.Durumuna göre;
ATK tarafından düzenlenen raporun 1.durumunda Sürücü ...'ın kusursuz ve davacı yaya ...'un %100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olup, 1.durumda davalının işbu dava kapsamında sorumluluğu söz konusu olmayacaktır.
2-Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur raporunun 2.Durumuna göre;
ATK tarafından düzenlenen raporun 2.durumunda araç sürücüsü %80 kusurlu bulunmuş olup, buna göre davalının %80 kusur oranındaki sorumluk durumuna göre davacı ...'un;
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararını= 2.962,51 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %1 maluliyeti ile ilgili maddi zararının =8.435,09 TL. olduğu,
c)ATK tarafından bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle zararın söz konusu olmayacağı,
d)Davacının belirlenen maddi zararlarının poliçe limitlerini aşmadığı,
e)Davalının 08.01.2016 dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün belirlenemediği,
F)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü,
Sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan isbu raporu savgı ile arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda.
Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 07.09.2015 tarihi itibari ile yürürlükte bulunan ''Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik''hükümleri kapsamında ATK raporu temin edilmiş, davacının son haline ilişkin güncel raporlar da incelenerek hazırlanan ATK raporlarında davacının kalıcı maluliyet oranının % 1, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğunun, bakıcı ihtiyacı bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür.
ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile güncel durum raporları da dikkate alınarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Tarafların kusur durumunun tespiti amacıyla olaya ilişkin ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; kaza tespit tutanağında herhangi bir iz ve emareye rastlanmadığından kusur dağılımı yapılamadığının belirtildiği, dosya kapsamında herhangi bir kamera kaydının bulunmadığı, tanık bulunmadığı hususunun tutanak altına alınmış olduğu, mahkememizce yapılan araştırmada da olaya ilişkin bir kamera kaydı bulunamadığı, taraflarca tanık bildirilmediği,
davacının şikayetçi olmaması nedeniyle davalının sigortacısı olduğu araç sürücüsü ... hakkında verilen KYOK'ta sürücünün dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak taksirli eyleminin bulunduğu tespit edildikten sonra davacının şikayetinin bulunmadığının belirtildiği, mahkememizce alınan raporlarda yalnızca tarafların beyanına göre inceleme yapılabildiğinden farklı kusur oranlarının çıktığı, bu sebeple tarafların kusur durumunun kesin olarak belirlenemediği,
davacı tarafın da lehine olan raporlar dikkate alınmaz ise taraflara eşit şekilde kusur dağılımı yapılmasını talep ettiği anlaşılmakla İstanbul BAM 9. H.D nin 2019/837 esas ve 2021/625 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği şekliyle tarafların % 50 kusur oranı üzerinden hüküm kurulmuştur.
Ancak davacı tarafa, dosya kapsamında son alınan ve % 100-0, %80-20 oranlar ile alternatifli hesaplama yapan, % 50 kusur oranı üzerinden inceleme yapılmamış bilirkişi raporu uyarınca dava değerini belirlemesi için süre verildiği, bu sebeple davacının mahkememizce resen % 50 kusur durumu üzerinden yapılacak hesaplamayı bilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla kusur oranından kaynaklı reddedilen kısım nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemiştir.
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde. “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.
Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki.
“Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi,
% 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun, güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılan ve itibar edilir bulunan 18.03.2024 tarihli ek aktüer bilirkişi raporu kapsamında; davalının sorumlu olduğu sürücünün % 80 kusur oranına göre davacı yanın 2.962,51 TL TL geçici iş göremezlik tazminatı , 8.435,09 TL TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 600 TL tedavi gideri talep edebileceğinin tespit edildiği,
buna göre mahkememizce resen yapılan % 50 kusur oranına göre hesaplamada ise davacının 1.851,57-TL geçici maluliyet , 5.271,93-TL kalıcı maluliyet ve 375,00-TL tedavi gideri talep edebileceğinin hesaplandığı ,resen hesaplanan bu tutarlar üzerinden davalının sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın ZMMS ile sigortacısının davalı olduğu, davacının, davalıların zararını arttırdığına dair dosyada veya kaza tespit tutanağında bir belirleme olmadığı anlaşılmış ve resen hesaplanan tutarlar yönünden maddi tazminat istemli davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığından dava dilekçesinde 200 TL olarak belirtilen geçici bakıcı gideri istemine ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edilmesinden sonra davalı ... şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunduğu , ancak davalının davadan önce temerrüde düşürülmediği ve dava tarihi itibari ile davadan önce davalı sigortaya başvuru yapmanın yasal zorunluluk olmadığı anlaşılmakla dava tarihi olan 08.01.2016 tarihinden itibaren ve kazaya sebep olan ... plakalı aracın tescil kaydı hususi göründüğünden yasal faize hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair miktar itibari ile kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/26, K. 2024/898, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama