KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/485 Esas
- Karar no
- 2024/886
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 21/08/2024
Karar Metni
933 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında olan tesisat kullanımında davacı şirket tarafından 23/08/2022 tarihinde yapılan kontrollerde "mahalde yapılan kontrolde sözleşmesiz kayıtsız sayacı devre dışı bırakarak direkt bağlı enerji kullanıldığı tespit edildi" şeklinde tespit yapıldığını, bunun üzerine kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğunu, iş bu tutanağa istinaden 14.690,94 TL fatura kesildiğini, borçlu aleyhine 14.609,94 TL kaçak elektrik bedeline, 195,88 TL gecikmiş gün faizi ve 35,26 TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 14.922,08 TL'nin tahsili için ....
İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığı belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun dava ikame edildiğini, müvekkilinin aleyhine kesilen cezaya konu aboneliğinin müvekkilli ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, aboneliğin müvekkiline ait olduğuna ilişkin tek bir delilin dosyaya sunulmadığını, davacı tarafça aynı adreste usulsüz ve kaçak kullanım yapıldığı bahsi ile ceza kesildiğini ve ...
İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile de takip başlatıldığını, müvekkilince takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, akabinde ...
Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/... esas sayılı dosyasının ikame edildiğini, haksız davalarının reddine karar verildiğini, söz konusu aboneliğin ve adresin müvekkili ile ilişiğinin bulunmadığının mahkeme kararı ile de tespit edildiğini, buna rağmen açılan davanın kötü niyet göstergesi olduğunu belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere könütiyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Mahkememizce davalının tacir kaydının bulunup bulunmadığının sorulması için vergi dairesine ve ticaret sicil müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, müzekkere cevapları celbedilmiştir.
Somut olayda, mahkememizce yazılan müzekkerelere verilen cevaplar incelendiğinde; ... tarafından dosyamıza verilen cevapta davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. ... Vergi Dairesi tarafından dosyamıza verilen cevapta, davalının 01/01/2005-20/08/2007 tarihleri arasında bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. Dosya arasında mevcut kaçak tespit tutanağı incelendiğinde , davalının abone grubu kısmına tic/ şantiye olarak yazıldığı görülmüştür.
Yine dosya arasına davalı tarafça bir sureti sunulan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/... E. , 2024/... K. Sayılı ilamı incelendiğinde taraflar arasında aynı adrese ilişkin farklı bir kaçak elektrik tutanağına istinaden yargılama yapıldığı ve davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatı ile bakılıp sonuçlandırıldığı görülmüştür.
Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK'nın 5.maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1.bendinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.
Ticari işletme, TTK'nın 11/1.maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır. Görüleceği üzere ticari işletmenin unsurları; esnaf işletmesi için öngörülen sınırın üzerinde bir gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, devamlılık ve bağımsızlık olarak düzenlenmiştir. Buradaki faaliyet iktisadi faaliyet olup, amacı gelir elde etmektir. Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır.
Bu düzenlemeler ve açıklamalar karşısında somut olaya gelince, davaya konu kaçak tutanağının tarihinin 23/08/2022 tarihi olduğu, dosya arasına gelen vergi dairesi müzekkere cevabından davalının, 01/01/2005-20/08/2007 tarihleri arasında bilanço esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği bu hali ile tutanak tarihinden önce mükellefiyetin sonlandırıldığı kanaatine varıldığı, ... Müdürlüğü tarafından dosyamıza verilen cevapta davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının da bulunmadığının bildirildiği görülmekle huzurdaki davanın asliye hukuk mahkemesince görülmesi gerektiği kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
E¸
Hakim ...
E¸
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/485, K. 2024/886, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama