KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/736 Esas
- Karar no
- 2025/789
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 30/11/2023
Karar Metni
1.273 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... 23.04.2008-31.12.2013 tarihlerinde de davalı şirkeler nezdinde çalıştığını, davacı şirket ile davalılar arasında dava dışı işçinin 23.04.2008-31.13.2013 tarihleri arasındaki çalışmaları nezdinde asıl işveren-alt işveren İlişkisi olduğunu, tazminatının ödenmemiş olması sebebiyle son işveren ve asıl işveren sıfatı İle dava dışı işçinin davacı şirket aleyhine ....İş Mahkemesi'nde dava açtığını, ....ş Mahkemesi'nce ...
E. sayılı dosyada 23.04.2008- 31.12.2013 tarihleri arasında dava dışı işçinin davalı şirketle nezdinde çalıştığı ve davacı şirkete ile davalı şirketler arasında ası-alt işveren İlişkisinin olduğunun ve kıdem tazminatı hesabında dava dışı işçinin 23.04.2008-31.05.2016/taşeron ve davacı şirket bünyesindeki çalıma süresi toplamı) tarihleri arasındaki kıdem tazminatının hesaplandığını, dişi İşçi tarafından ....lcra Müdürlüğü'ne davalıların sorumluluğunda olan 23.883,53 TL'nin ödendiğini,
taraflar ile davacı şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin ekinde * işveren sıfatı ile doğacak tüm hukuki sorumlulukların yükleniciye ait olduğu" "ibaresinin yer aldığını, davalı işverenlerin dava dışı ...'i çalıştırdıkları dönem itibarıyla sorumlu olduklarını, dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönemlere ait kıdem tazminatının, bu ilişkinin gereği asıl işveren olan davacının müteselsil sorumluluk çerçevesinde yaptığı fazla ödemeleri rücu davası yoluyla alt işverenden talep ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla( sorumluluklar tespit edildikten sonra artırılmak üzere)şimdilik;
ödeme tarihi olan 07.02.2018'den itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 1.000,00 TL'nin davalılardan sorumlulukları oranında rucüen tahsilini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalılara usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLER
.... İş Mahkemesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... T.C. Kimlik Numaralı ...'in tüm hizmet dökümü ve işe giriş çıkış kayıtlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz dava dışı işçi ... T.C. Kimlik Numaralı ...'in, hizmet cetvelini ve aşağıda ünvanları bildirilen davacı ile davalılar arasındaki hukuki ilişkiye ( alt işveren - üst işveren, ihale sözleşmesi, aracılık hizmeti vb. ) dair bilgi verilmesi ve buna dair tüm kayıtların gönderilmesi ve yine mahkememiz davacısı ve davalı şirketlerin işyeri tescil dosyalarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, dava dışı işçiye ödenen tazminatın alt işverene rücu talebidir.
İş Kanunu md. 2/6’ya göre, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”
Asıl ve alt işveren, işçiye karşı İş Kanunu’ndan doğan yükümlülükler bakımından müteselsilen sorumludurlar. Bu müteselsil sorumlulukta işçilere, haklarının korunması adına bir güvence teminatı sağlamak amaçlanmıştır. Dolayısıyla asıl ve alt işverenin müteselsil sorumluluğu sadece işçiye karşı geçerlidir. Kendi aralarındaki hukuki ilişkide ise Türk Borçlar Kanunu’nun uygulanması gerekmekte olup, sözleşme hükümlerine göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekir.
TBK md. 167’ye göre, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.
Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” Bu düzenlemeden de anlaşıldığı gibi, taraflar kendi iç ilişkilerinde sorumluluğun kime ait olduğu hususunda irade serbestisi ilkesi kapsamında anlaşabilirler. Kanunun 167. maddesinin bu noktada emredici değil düzenleyici bir hüküm olarak yorumlanması gerekir.
Asıl işverenin iş yerinde çalışan işçiler, farklı alt işverenler nezdinde çalışmış olabilir. Böyle bir durumda asıl işveren tarafından ödenen tazminat, farklı alt işverenlerin dönemlerini kapsıyorsa, herbir alt işveren kendi dönemiyle sınırlı olarak sorumludur. Başka bir ifadeyle asıl işveren, herbir alt işvereni o alt işverenin dönemiyle sınırlı olmak üzere sorumlu tutabilir.
Yüksek mahkeme kararları uyarınca İş Kanunu’nun 112. maddesinde öngörülen düzenleme, işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte bir hüküm değildir. Söz konusu yasal düzenleme, asıl ve alt işverenler yönünden, dış ilişki itibariyle işçiye karşı geçerli olup, asıl ve alt işverenler arasındaki iç ilişkideki sorumluluğu ortadan kaldıran bir düzenleme değildir. Düzenlemede asıl işverenin, ödemiş olduğu kıdem tazminatı nedeniyle, alt işverenlere rücu hakkı bulunmadığına dair bir düzenleme bulunmadığı gibi hükmün aksi yönünde taraflar her zaman sözleşme düzenleyebilirler.
Somut olayda davacı, dava dışı işçi ...’e ödediği kıdem tazminatını alt işverenlere rücu talebinde bulunmuştur. Dava dışı işçinin SGK kaydının incelenmesinde 23/04/2008 – 31/12/2023 tarihleri arasında davalılar bünyesinde ve 01/01/2014 – 31/05/2016 tarihleri arasında davacı bünyesinde çalıştığı görülmüştür. Davacı bünyesinde çalıştığı döneme ilişkin işçiye 8.064,47 TL ödeme yapıldığı sunulan evraklardan anlaşılmıştır. İşçinin açmış olduğu .... İş Mahkemesi ... Esas sayılı dava sonucu hüküm, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulmuştur. Takipte davacı, işçiye 07/02/2018 tarihinde 23.833,53 TL ödeme yapmıştır.
06/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı işçiye yapılan 23.833,53 TL ödemeden davalı alt işverenlerin sorumluluk dönemlerine göre hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan hesap ve tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu, raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğinde olan teknik şartnamenin 5/2. maddesinde işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı görülmüş ve davacının ödediği kıdem tazminatının tamamını rücu etme hakkının bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; taraflar arasındaki sözleşme ve üst işveren-alt işveren ilişkisi uyarınca dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinden davalıların sorumlu olduğu ve davacının yaptığı ödemenin tamamını rücu edebileceği kanaatiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/736, K. 2025/789, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama