KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2023
- Dosya no
- 2023/62
- Karar no
- 2023/956
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/01/2023
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin insan kaynakları şirketi olduğunu, davalının müvekkilinden ... pozisyonu için işçi bulma ve yerleştirme hizmeti aldığını, ... isimli dava dışı kişinin davalı şirkette istihdam edilmek üzere davacı tarafından bulunarak 22.8.2022 tarihinde davalı tarafından işe yerleştirildiğini, bu hizmet karşılığında sözleşmede belirlenen şekilde ... numaralı, 59.484,10.-TL bedelli fatura düzenlenerek gönderildiğini, faturaya itiraz edilmediğini, bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine ...
26. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borca haksız olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile alacağın % 40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin sözleşmeden doğan borçlarını, sözleşmede belirtildiği üzere yerine getirmediğini, üzerine düşen yükümlülüğü ifa etmemesinin yanında, hem sözleşme kapsamında gerekli ve özenli bir araştırma ve çalışma yürütmemiş hem de müvekkilimizin talimatları doğrultusunda hareket etmediğini, müvekkilinin menfaatini karşılayacak yeterlilik ve tecrübede işçi de bulundurmadığını, davacının hizmet borcunu gerçek anlamda ifa etmemesi sebebiyle borcun müvekkili tarafından ödenmemesinin de haklı bir sebep teşkil ettiğini, davanın haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olması nedeniyle reddine, icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; ticari hizmet satım ilişkisine dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 26. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 05/11/2022 tarihinde, davalı aleyhine, ... nolu faturaya dayanarak, 59.484,10.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 16/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22/11/2022 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 25/01/2023 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 59.484,10.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Davalı taraf da cevap dilekçesinde sözleşmeyi ve ticari ilişkiyi kabul ettiğinden bu hususun da tartışma dışı olduğu kabul edilmiştir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki ve dayanak sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirip getirmediği, davalıya sözleşmeye uygun hizmet verip vermediği noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Tarafların ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2021 - 2022 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Ayrıntısı bilirkişi raporunun 3.sayfasındaki tabloda gösterilen ve davacı tarafından düzenlenip, davalı tarafın defter kayıtlarında yer alan 9.296,82.-TL ve 59.484,10.-TL bedelli iki adet faturadan 9.296,82.-TL bedelli faturanın ödendiği, diğer faturanın ödenmediği, defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
SGK kayıtlarının incelenmesine ...'ün davalı şirkette çalıştığı görülmektedir. Bu husus bilirkişi raporunda da tespit edilerek, ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Davalı vekili hizmetin gereği gibi verilmediğini, gerçek anlamda edimin ifasının yerine getirilmediğini iddia etmekte ise de, sözleşmede belirtilen edimin yerine getirilmediğine ilişkin davacıya herhangi bir ihbarda bulunulduğuna dair dosyaya sunulmuş yazılı bir belge yoktur. Defter kayıtları birbirini doğrulamaktadır. Dava ve takip konusu fatura iade edilmemiştir.
Böylece TTK.nun 21.maddesi gereğince fatura içeriğindeki hizmeti teslim almış sayıldığından davalı tarafın itiraz ve görüşlerine iştirak edilmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek rapor almaya gerek duyulmamıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Tarafların birbirini doğrulayan defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki sözleşme kapsamında verilen hizmet nedeniyle davacı tarafından düzenlenen ... nolu 59.484,10.-TL bedelli faturanın ödenmediği anlaşıldığından bu miktar esas alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP
HAKİM
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/62, K. 2023/956, 18 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama