KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/653 Esas
- Karar no
- 2024/827
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 05/10/2023
Karar Metni
1.368 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet verdiğini, müvekkili şirketin davalıya ait taşına işlemlerini gerçekleştirdiğini, davalının hizmet bedeli borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmişse de olumlu netice elde edilememesi üzerine ... 8. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe davalının borca, masrafa, faize ve tüm fer'ilerne itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazlarının kötüniyetli ve haksız olduğunu, alacağın likit olduğunu belirterek itirazın iptaline, borçlu aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Hak düşürücü süre ve zamanaşımı süreleri geçtikten sonra davanın ikame edildiğini, benzer mahiyette açılmış bir dava bulunduğundan derdestlik itirazının bulunduğunu, müvekkili şirketin tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olup, bünyesindeki tekstil ürünlerini müşterilerine kargı aracılığıyla göndermek üzere davacı şirket ile anlaştıklarını, fakat davacı şirketin özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle defalarca müvekkilinin müşterilerine gönderdiği ve davacı tarafından taşınan kıyafetlerin zayi olduğunu, yanlış ücret hesaplamaları yaptığını, bu duruma ilişkin davacı tarafa mail üzerinden bildirim yapıldığını,
davacı tarafından kabul edilerek müvekkiline tazmin ödemelerinin yapılacağının bildirildiğini, ibraneme şartlarını taşımasa da kendileri tarafından zararın meydana getirildiği üzere borçtan mahsup işlemi tesis de sabit olduğunu, ibranamede belirtildiği üzere borçtan mahsup işlemi tesis edildiğini ve kargo ücretinin geri iade edildiğini, müvekkilinin borcu bulunmadığını, alacağın likit alacak niteliğinde olmadığını, davacının tanık deliline dayanmasının usulen mümkün olmadığını, davacının kötü niyetli olması nedeniyle müvekkili şirket lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... ve T...tarafından hazırlanan 15/08/2024 tarihli bilirkişi raporu,
... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan 2020 yılına ilişkin BA / BS formları,
... 8. İcra Dairesi'nin ... İcra dosyasının tüm UYAP kayıtları ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 31/03/2021 tarihinde, 50.411,42-TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "açık hesaptan kaynaklanan alacak" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 31/05/2021 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 07/06/2021 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 05/10/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Yargılama sürecinde cari hesaba dayalı alacağın miktarının tespiti amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi uyarınca tayin edilen inceleme günü için ticari defterler ibraz edilmediği ya da bu konuda açıklamada bulunulmadığı takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın ticari defterlerine göre karar verileceğinin taraflara ihtaratla bildirildiği, bu amaçla davalı tarafa meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği, yeterli süre ve imkanın tanındığı, ancak davalıya işbu meşruhatları içeren usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalının defterlerini ibraz etmediği gibi herhangi bir beyan dilekçesi dahi sunmadığı anlaşılmaktadır.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davacı tarafça sunulan defterlerin taraflar lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalı taraftan 50.411,42-TL'si asıl alacaklı olduğu, davalının inceleme gününde defter ve belge ibraz etmemesi ve mazeret bildirmemesi sebebiyle değerlendirilemediği kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 222/3.maddesinde yer alan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/03/2012 tarih ve ... Esas... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere. 6100 sayılı HMK'nın 219. maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları mahkemeye ibraz etmek zorundadır.
Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220. maddesindeki genel düzenlemelere tabidir.
HMK'nın 220. maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki. HMK'nın 220. maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır.
Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde anlamında “vesika” niteliğindedir.
Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 64. maddesi uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4).
Açıklanan bilgiler kapsamında somut dosya kapsamında, bilirkişi raporunda, davalı tarafça ticari defterleri ibraz edilmediğinden incelenemediği, davalı şirketin defter tutmakla yükümlü olduğunun açıkça tespit edildiği, 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi uyarınca gerekli ihtarat yapılmasına rağmen davalı tarafça defter sunulmayarak davalı defterlerinin denetimin engellendiği, davacı tarafça alacaklı olduğunun kanıtlandığı, bu haliyle davacının dava konusu dayanak faturalardaki hizmeti verdiğinin kabulü ile davalının ...
8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında devamına, alacağın davalı tarafça gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte olduğundan aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/653, K. 2024/827, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama