KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/784 Esas
- Karar no
- 2025/632
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/12/2024
Karar Metni
1.543 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı arasında şantiye temizlik işleri için anlaşma yapıldığını, bu anlaşmalar gereği müvekkilinin üzerine yüklendiği edemi yerine getirdiğini ve yaptığı işler karşılığında davalıya faturalar kestiğini, davalı tarafından bir kısım ödemeler yapıldığını, bakiye bedelin ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının icra dosyasına itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yine huzurdaki davada hükmedilecek ilamın sonuçsuz kalmaması ve kötüniyetli olan davalının iş bu kötü niyetinin korunmaması için davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ya da uygun bir teminat karşılığında alacak /borç miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin davacı şirkete ödenmemiş fatura borcu bulunmadığını, taraflar arasında mutabakata varılmış bir borç da bulunmadığını, davacı tarafın belirttiği alacak miktarı ile müvekkilinin hesaplarının örtüşmediğini, davacının sözleşmeye aykırı, fahiş faiz oranlarıyla haddinden fazla bir borç miktarı ortaya çıkardığını, müvekkili şirketin ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde alacak iddiasının doğru olmadığının görüleceğini, davacı şirket ile 08.03.2024 tarihli “...” imzalandığını,
davacının yükümlülüklerini geç-eksik/ayıplı yerine getirmesi nedeniyle iş programında gecikmeler yaşandığını ve müvekkilinin zarara uğradığını, davacının sözleşmeye aykırı eylemlerinin taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şart bedeline ilişkin maddelerin ve müvekkili şirkete tek taraflı fesih hakkı tanıyan sözleşme maddesinin uygulanması sonucunu doğurduğunu, taraf şirketler arasında münhasır delil sözleşmesi mevcut olduğunu, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiğini, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 29. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları,
Davacı şirketin ... Defterdarlığı'nda bulunan vergi kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı şirketin 2024 yılı BA/BS formları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2024 yılı BA/BS formları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2024 yılı BA/BS formları,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 27/08/2025 tarihli bilirkişi raporu ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, taraflar arasında akdedilen şantiye temizlik işleri sözleşmesi uyarınca tanzim edilen 19/03/2024 tarihli, 03/04/2024 tarihli ve 12/06/2024 tarihli üç adet fatura alacağının bakiye kısmının ve ferilerinin tahsili amacıyla davalı hakkında yürütülen ... 29.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 29.İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalılar aleyhine, 15/08/2024 tarihinde, 661.899,06-TL asıl alacak, 773.536,12-TL asıl alacak, 82.692,05-TL işlemiş faiz ve 25.431,32-TL işlemiş faiz toplamı olan 1.543.558,55-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "19/03/2024 tarihli 178.292,82-TL bedelli fatura ile 03/04/2024 tarihli 1.562.471,07-TL bedelli fatura alacağının bakiye kalan alacağı 661.899,06-TL, 12/06/2024 tarihli 773.536,12-TL bedelli fatura alacağı 773.536,12-TL" şeklinde gösterildiği,
ödeme emrinin borçluya 24/08/2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 21/08/2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya 27/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 11/12/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile, davacı ve davalı şirketlerin ticari defter ve belgeleri, BA/BS formları, şantiye temizlik işleri sözleşmesi, üç adet fatura ve iki adet dekont ile tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen üç adet faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı,
faturaların davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine ve davacının ücrete hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi olan 15/08/2024 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten taraflar arasında akdedilen şantiye temizlik işleri sözleşmesi uyarınca tanzim edilen 19/03/2024 tarihli, 03/04/2024 tarihli ve 12/06/2024 tarihli üç adet fatura alacağının bakiye kısmı ve ferilerine dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarının ne olduğu, sunulan iki adet dekont içeriğine göre alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği,
bakiye alacak bulunup bulunmadığı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına dair ara karar oluşturulduğu, tanzim edilen 27/08/2025 tarihli bilirkişi raporu ile, davacı tarafından sunulan ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalı tarafından ise herhangi bir kayıt sunulmadığı, sunulan vergi dairesi kayıtlarına göre gerek davacı gerekse davalı tarafından karşılıklı olarak 8.330.735,68-TL tutarında mal ve hizmet alım satımının beyan edildiği,
davalı tarafından yapılan 1.078.864,83-TL'lik ödeme mahsup edildiğinde takip tarihi itibariyle davacının 1.435.435,18-TL cari hesap alacağı bulunduğu, davalı tarafından eksik ve ayıplı iş iddiasında bulunulmuş ise de söz konusu iddiayı doğrular mahiyette kayıt bulunmadığı, faturalarda özel bir vade kararlaştırılmadığı gibi davalıya ihtarname gönderilmediği, bu nedenle faiz talebinin yerinde olmadığı, faiz talep edilebileceğine kanaat getirilirse tutarın 108.123,37-TL olacağı kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup dosya kapsamında sunulan deliller ile uyumlu olduğu,
rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep dahi bulunmadığı kabul edilmiştir.
Hal böyle olunca taraflar arasındaki şantiye temizlik işleri sözleşmesi uyarınca edimlerini ifa ettiğini iddia eden davacı tarafından sözleşme konusu bedele hak kazanıldığı, davalının ayıba ilişkin iddiasını ise bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden elverişli deliller ile ispat edemediği, bu durumda davacının icra takibine konu edilen tutarda takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu, nitekim bu hususların bilirkişi raporu ile de sabit hale geldiği, takip tarihinden evvel davalı tarafa ihtarname gönderilmediğinden yahut temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği, öyleyse asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ...Esas, ...Karar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas,... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olduğundan ve faturaya dayanıp belirli olduğundan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/784, K. 2025/632, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama