KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/325 Esas
- Karar no
- 2025/123 Karar
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/05/2023
Karar Metni
1.354 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 23/05/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle. 1993 senesinde iki kardeşi ve davalı ... ile ... Ltd.
Şti.'ni %25 eşit hisse ile kurduklarına, yapılan işin 2000 senesine kadar büyüyerek devam ettiğini, daha sonraları kardeşi ve ortağı ...'ın davalılardan Korkut ile yaşadığı bir anlaşmazlık sonucu hisselerini kendisine devrettiğini, kız kardeşinin de davalı ...'a hissesini devretmesi üzerine kendisi hisse miktarını %75'e çıkardığını, davalı ...'u sürekli kişisel masraflarını artırarak bu giderleri şirket üzerinden ödemeye başladığını, bu duruma karşı çıkarak engel olmasının mümkün olabilir düşüncesi ile şirketteki hissesinin yükselmesini talep ettiğini, davalı ...'un itiraz etmeden kabul ettiğini,
gittikçe borçlanan şirketteki sorumluluğunu artırdığının farkında olmadığını, bu sürede tarafına şirketten kar payı altında hiçbir ödeme yapılmadığını, küçük bir maaşla çalışan personel durumuna düştüğünü, şirketin sürekli yerinin değiştirildiğini, daha lüks ofisler kiralandığını, yüksek maaşlı yeni elemanları alınarak borçlanmalar yapıldığını, davalı ...'ıun aşağılayıcı söz ve hakaretlerine dayanamayarak iş yerine yakın bir stüdyoyu kiralayarak yaşamaya başladığını, yaşama koşullarının kötü olduğunu, Lenfoma hastası olduğunu, tedavi döneminde sağlığını korumak adına daha fazla risk almamak için tek taraflı işten ayrılmayı bildirdiğini,
nihayetinden 18/06/2013 tarihinde yaptıkları protokol ile hisselerini Korkut'a devrederek bir başka şehire yerleştiğini, bu sürede şahsına ait olan şirket üzerine kayıtlı ... plakalı aracına SSK borçlarının ödenmemesi nedeniyle haciz konulduğunu, tüm hesaplarına blokeler konulduğunu, davalının 2 ayrı protokolde taahhüt ettiği hiçbir edimi yerine getirmediğini, hisselerinin karşılığı ödeme yapmadığını, geçinebilmek adına verdiği senetlerin birkaçı dışındakileri yok saydığını, 20+3 yıllık çalışma karşılığı ve önceki yıllar kar paylarının tarafına ödenmediğini, bu nedenlerle;
belirsiz alacak niteliğinde olan 50.000,00TL alacağı ile 50.000,00TL tutarındaki manevi tazminat taleplerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla protokol tarihi göz önüne alınarak en yüksek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
-Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 16/02/2024 tarihli kök ve 11/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, Davacının, 2015 yılına dair davalıdan değeri 2.000,00 TL olan 14 adet senet alacağının olup olmadığı, şirket aracının satılmasından dolayı düzenlenen 20.000,00 TL'lik senetten doğan alacağının olup olmadığı, şirketin vergi ve SGK borçlarından yapılan hacizler nedeni ile alacağının olup olmadığı, manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı istemine ilişkindir.
Mahkememizce resen görevlendirilen Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 16/02/2024 tarihli kök raporunda özetle; "...Davacı davalı şirketteki hisselerini 31.07.2013 tarihinde davalılardan ...'a devretmiştir, devir sonucu taraflar arasında bir tanesi 17.06.2013 diğeri 04.06.2015 tarihinde olmak üzere iki adet protokol yapılmıştır, yapılan protokol çerçevesinde davalıya devir bedeli ve haciz nedeniyle satılan araca ilişkin senetler düzenlenmiş olup, senetlerin bir kısmının ödenmediği anlaşılmaktadır, yine akdedilen protokol çerçevesinde davacının ortak olduğu döneme ilişkin olsa dahi vergi,
SGK ve buna benzer borçların davalılar tarafından ödeneceği taahhüt edilmiş olmasına karşılık vergi borcu nedeniyle davacıya kamu haczi uygulanmıştır, tarafımdan verilen görev çerçevesinde tespitler yapılmış olup, davalıların ödemedikleri senet tutarları için dava tarihine kadar işlemiş faizler hesap edilmiştir, Bu çerçevede.
Vergi Dairesi tarafından vergi borcuna ilişkin yapılan haczin davalının ortak olduğu döneme ilişkin olmasına karşılık yapılan protokol çerçevesinde davalılar tarafından ödeneceğinin taahhüt edildiği, 20.01.2022 tarihi itibarı ile 318.572,17 TL olan kamu haczinin davalılar tarafından ödeme tarihine kadar işlemiş faizi ile ödenmesi gerektiği, (Faiz hesabının Vergi Dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.), davacının haciz nedeniyle satılan araca karşılık dava tarihi itibarı ile alacağının işlemiş faizler dahil toplam 33.390,00TL olduğu,
20.000,00TL asıl alacak tutarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar adi kanuni faiz oranı üzerinden faiz hesaplanması gerektiği, davacının devir bedeli kaynaklı senetlerden dolayı davacılardan dava tarihi itibarı ile toplam 42.168,00TL alacağının bulunduğu, 28.000,00- TL asıl alacak tutarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar adi kanuni faiz üzerinden faiz hesaplanması gerektiği, davacının manevi tazminat talebinin Sayın mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği,..." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Rapor taraflara tebliğ edilmiştir. 20/01/2022 tarihli kamu haczinin işlemiş faizi ile birlikte hesaplanması için ilgili vergi dairelerine müzekkereler yazılmıştır.
Mahkememizce resen görevlendirilen Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan ve 11/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Davacı davalı şirketteki hisselerini 31.07.2013 tarihinde davalılardan ...'a devretmiştir, devir sonucu taraflar arasında bir tanesi 17.06.2013 diğeri 04.06.2015 tarihinde olmak üzere iki adet protokol yapılmıştır, yapılan protokol çerçevesinde davalıya devir bedeli ve haciz nedeniyle satılan araca ilişkin senetler düzenlenmiş olup, senetlerin bir kısmının ödenmediği anlaşılmaktadır, yine akdedilen protokol çerçevesinde davacının ortak olduğu döneme ilişkin olsa dahi vergi,
SGK ve buna benzer borçların davalılar tarafından ödeneceği taahhüt edilmiş olmasına karşılık vergi borcu nedeniyle davacıya kamu haczi uygulanmıştır, tarafımdan verilen görev çerçevesinde tespitler yapılmış olup, davalıların ödemedikleri senet tutarları için dava tarihine kadar işlemiş faizler hesap edilmiştir, Vergi Dairesi tarafından vergi borcuna ilişkin yapılan haczin davalının ortak olduğu döneme ilişkin olmasına karşılık yapılan protokol çerçevesinde davalılar tarafından ödeneceğinin taahhüt edildiği, kamu haciz tutarının 318.572,17 TL olduğu,
Vergi Dairesinden gelen müzekkerede davacının hacizler kaynaklı sorumluluğunun 03.04.2024 tarihi itibarı ile 284.761,82TL olduğu, faiz işlemeye devam ettiği, yapılan son faiz değişikliği ile aylık gecikme zammı oranının 963,5 olarak değiştirildiği, yeni faiz oranı ile rapor tarihi itibarı ile sorumluluğun 305.789,83 TL ye ulaştığının hesaplandığı, borcun 4 ay daha ödenmemesi halinde borç tutarının taşınmaz haciz tutarına ulaşacağı, davacının haciz nedeniyle satılan araca karşılık dava tarihi itibarı ile alacağının işlemiş faizler dahil toplam 33.390,- TL olduğu,
20.000,- TL asıl alacak tutarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar değişken oranlarda adi kanuni faiz oranı üzerinden faiz hesaplanması gerektiği, davacının devir bedeli kaynaklı senetlerden dolayı davacılardan dava tarihi itibarı ile toplam 42.168,00TL alacağının bulunduğu, 28.000,- TL asıl alacak tutarına dava tarihinden tahsil tarihine değişken oranlarda kadar adi kanuni faiz üzerinden faiz hesaplanması gerektiği, davacının manevi tazminat talebinin Sayın Mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği,..." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamından; davacı ile davalı arasında hisse devri karşılığı 04/06/2015 tarihli protokol imzalanmış; davacı bu protokol gereği davalıdan talep açıklama dilekçesinde belirttiği alacaklarını talep etmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalı ... yönüyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca senetlerden ve satılan arabadan kaynaklı alacağı olduğu, raporda hesaplanan miktarlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi yönünde mahkememizce tam ve kesin kanaate ulaşıldığı; ancak davacının celse arasında vermiş olduğu dilekçede kamu haczinden dolayı borcunun ödendiğini ve bu husustaki talebinden konusuz kalması nedeniyle vazgeçtiğini belirttiği görüldüğü, bu nedenle mahkememizce bu hususta konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği;
davalı ... şirketi yönünden ise husumetin ortaya konulamadığı, dava konusu protokolün davacı ile diğer davalı ... arasında imzalandığı görülmekle davacının davasının davalı ... şirketi yönüyle pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş; manevi tazminat yönüyle koşullar sağlanmadığından bu hususta da ret kararı verilerek, yargılama giderleri yönünden davacının haklılık durumu gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/325, K. 2025/123, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama