KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/6 Esas
- Karar no
- 2024/611
- Dava
- Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/01/2023
Karar Metni
1.152 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekilinin dilekçesinde özetle: " Davalı ile müvekkil arasında 24.03.2022 tarihinde. 90 ton muhtelif mm’lerde nervürlü inşaat demirinin temini ve davacı-müvekkilin ...’de bulunan şantiyesine teslimini konu alan “...” akdedilmiştir. Sözleşmede yetkili yer ...
Mahkemeleri olarak belirlenmiştir.Satış sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu 207. maddesinde; satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır.
Bu kapsamda davacı-müvekkil; sözleşmenin akdedildiği tarih olan 24.03.2022 tarihinde, sözleşme bedeli olan 1.395.000,00.- TL.(birmilyonüçyüzdoksanbeşbinTürklirası)’yi, davalının ... ıban numaralı hesabına ödeyerek satış sözleşmesinin tarafına yüklediği sorumluluğu yerine getirmiş ancak davalı, sözleşmeye konu 90 ton muhtelif mm’lerde nervürlü inşaat demirinin 38 tonluk kısmını müvekkile teslim etmemiştir.
Davalının, muaccel olan 38 ton muhtelif mm’lerde nervürlü inşaat demirinin ifasını gerçekleştirmemesi sebebiyle temerrüdü söz konusu olup bu kapsamda davalıya; ... 14. Noterliği’nin ... sayılı ve ... tarihli ihtarnamesi ile temerrüt bildiriminde bulunulmuştur.Davacı-müvekkil tarafından yapılan temerrüt bildirimine rağmen davalının muaccel borcunu ifa etmemesi sebebiyle, ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyası ile bakiye 38 ton muhtelif mm’lerde nervürlü inşaat demiri bedeli 597.680,31.- TL. (beşyüzdoksanyedibinaltıyüzseksenTürklirasıotuzbirkuruş), ... belge nolu fatura tevkifat bedeli 24.079,12.-TL. (yirmidörtbinyetmişdokuzTürklirasıoniki kuruş) ve diğer fatura tevkifat bedeli 24.570,92.-TL.(yirmidörtbinbeşyüzyetmişTürklirasıdoksanikikuruş) olmak üzere toplam 646.330,35.-TL.(altıyüzkırkaltıbinüçyüzotuzTürklirasıotuzbeşkuruş) bedel üzerinden icra takibi başlatılmıştır.Müvekkil, davalının borcunu gereği gibi ifa edememesi ve borcun ifasındaki çıkarının gerçekleşmemesi sebebiyle zarara uğramıştır.
Tarafımızca açılan icra takibi ve itirazın iptali davasında, alacaklıdan bakiye demir bedeli tahsil edilecekse de, ortada bu bedelin tahsili ile karşılanamayan bir zarar söz konusudur. Bu zararın hukuki nedeni ise belirttiğimiz gibi; müvekkil asıl alacağının temerrüde uğraması olup müvekkilin katlanmış olduğu finansman giderindan kaynaklı faiz faturası, davalının kusur sorumluluğuna bağlı bir zarardır.
Zira davalı, müvekkilin iş bu demirleri, yapmakta olduğu inşaatta kullanımının zorunlu olduğunu, bu demirleri temin edememesi durumunda, ana faaliyetine devam edemeyeceğini ve inşaat sektöründe yeni olan müvekkilin inşaatları tamamalayamamasının müvekkilin mahvına sebep olacağını gayet iyi bilmektedir. Belirttiğimiz sebeplerle huzurdaki davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur.
Aşkın zararı talep hakkımız ve diğer fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000,00TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle olmadığı takdirde ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine, karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "İvedilikle belirtmek gerekir ki müvekkil şirket ile davacı arasında ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile davacının başlatmış olduğu haksız icra takibine istinaden itirazın iptali davası derdest olup yargılama devam etmektedir.
İkame edilen işbu dava yönünden ise davacının, dahil olduğu gruba ait şirketlerden...Şti arasında kurgulanan işlem ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığı anlaşılmıştır. Bizzat davacı yanca dosyaya ibraz edilen "..." başlıklı evrakın tarihi 24.03.2022'dir. Bu sözleşme kapsamında, davacı Ek-2'de yer alan 25.03.2022 tarihli dekont ile 1.395.000 TL ödeme yaptığını belirtmektedir.
Akabinde, müvekkil şirket tarafından davacı yana karşı mal teslimleri gerçekleştirilmişse de -hiçbir suretle borcu ikrar anlamına gelmemek kaydıyla- davacı yanca ...
14. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ... tarihinde keşide edilerek müvekkile gönderilmiş; ilgili ihtarnamede -hiçbir suretle içeriği ikrar anlamına gelmemek kaydıyla- "bakiye 38 ton muhtelif mm'lerde nervürlü inşaat demirinin müvekkilimizin Hadımköy'de bulunan şantiyesine en geç 19.07.2022 SALI günü teslimini talep ederiz." denmiştir.
Davacı yanca akabinde icra takibi başlatılmış; 26.07.2022 tarihli ödeme emri tarafımıza tebliğ olunarak bu takibe itiraz edilmiş; davacı yanca 05.08.2022 tarihinde arabulucuya başvurulmuş ne tesadüftür ki henüz bir finansman giderinin olmadığı tarihte (Bizzat davacının sunduğu dekonta göre 26.09.2022 tarihinde grup şirketinden para transferi yapıldığı dikkate alındığında) finansman gideri arabuluculuk tutanağına yazılarak bu hususta anlaşma sağlanamamıştır.
Akabinde, belirtildiği üzere 26.09.2022 tarihinde dava dışı grup şirketi tarafından davacıya 440.000 TL transfer edilmiş; açıklamaya ise müvekkil şirketten bahsedilmeksizin "Cari HS. Ödemesi" yazılmıştır. Vurgulamak gerekir ki 24.03.2022 tarihinde yapılan sözleşmeden 6 ay sonra bu sözleşmeye istinaden ve yüzlerce finansman/kredi kurumu varken davacının grup şirketi tarafından finanse edilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.
Kaldı ki ilgili finansmana ilişkin fatura da satış sözleşmesinden 9 ay sonra 19.12.2022 tarihinde kesilmiş; aktifi bulunmadığını iddia eden davacı bir gün sonra 20.12.2022 tarihinde finansman giderini (!) dava dışı grup şirketine iade etmiştir.
3- Belirtildiği üzere, söz konusu işlem, salt haksız kazanç elde edilmek için davacı tarafça oluşturulmuş olup böyle bir finansman gideri bulunmamaktadır.
Demir sektöründe bilindiği üzere yıl ortası ve sonrasında birim demir fiyatı oldukça düşmüş olup davacı yanca müvekkil şirketin teklifinden daha yüksek bir miktarda demir alamayacağı açık olduğundan davacı şirket buradan haksız kazanç elde edemeyeceğini anlayarak yukarıda belirtildiği üzere "finansman gideri" şeklinde bir mizansen oluşturmuştur. bu noktada, davacı şirketin ticari defterleri ve mizanının 24.03.2022 tarihinden bu yana tüm alış fatura girişleri incelenerek böyle bir demir alımının olup olmadığı, varsa miktarı ve tutarının ve müvekkile karşı ihtarname keşide ettiği tarihteki stokları hakkında inceleme yapılması gerekmektedir.
Davacının ve grup şirketi ...'in ticari defterlerinin, banka hesap dökümleri ile mizan ve bilançosunun incelenerek müvekkil şirkete karşı ihtarname keşide ettiği tarih ve devamında nakit ve demir ihtiyacının olup olmadığının; şirketin bir an için nakit ihtiyacının olduğunun kabulünde dahi -hiçbir suretle ikrar anlamına gelmemek kaydı ile- doğmuş bir zararın varlığı halinde müvekkil ile arasındaki ticari ilişki ile zarar arasında illiyet bağının olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Kaldı ki böyle bir illiyet bağı da bulunmamaktadır. Öyle ki defaatle belirtildiği ve davacının da ikrarında olduğu üzere likiditenin oldukça yüksek olduğu inşaat sektöründe davacının nakit sıkıntısı yaşayarak 6 ay beklemiş olması mümkün değildir. Dolayısıyla aradan geçen 6 ay süre içerisinde söz konusu illiyet bağının kopmuş olduğu izahtan varestedir.
Yine tarafımızca ifade edildiği üzere 26.09.2022 tarihinde dava dışı grup şirketi tarafından davacıya 440.000 TL transfer edilmiş; açıklamaya ise müvekkil şirketten bahsedilmeksizin "Cari HS. Ödemesi" yazılmıştır. Davacının bir başka transfer işlemini müvekkilden kazanç elde etme kapısı olarak görme ihtimali de bulunmaktadır. Öyle ki bu illiyet bağını ispat yükü de salt davacı yanda olup davacı yanca bu nedensellik ilişkisi ortaya konamamıştır.
Haksız davanın reddine, Yargılama giderlerinin davacı yan üzerine bırakılarak, Lehimize vekalet ücretinin takdirine, Karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 16/08/2024 tarihli dilekçe davadan feragat ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Davadan feragat, HMK.m.307 ve m.309 hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK.m.310 hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Feragat bildirimi de HMK.m.310 hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/6, K. 2024/611, 5 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama