KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Esas no
- 2022/112 Esas
- Karar no
- 2025/34
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/06/2022
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin 1987 yılından bu yana, Türkiye’de ve yurt dışında, seyahat acenteliği ve tur operatörlüğü başta olmak üzere, turizm ve organizasyon alanlarında faaliyet gösterdiğini, hizmet verdiği turizm ve organizasyon faaliyetleri doğrultusunda konaklama, ulaşım vb. alanlarında faaliyet gösteren şirketlerle anlaşma yapmakta, işbu hizmetleri web sitesi ve acenteler vasıtasıyla tüketicilere sattığını, müvekkilinin TPE nezdinde çeşitli sınıflarda ürün ve hizmetleri kapsayacak şekilde tescil edilen ‘...' ‘...’, ‘...’ gibi pek çok markanın da sahibi olduğunu,
ayrıca Müvekkilin TPMK nezdinde ...’ ...sayı ile kayıtlı tanınmış markanın da sahibi konumunda olduğunu, davalı ..., Müvekkil Şirket nezdinde 10.08.2018-30.11.2020 tarihleri arasında çalıştığını, davalı, iş akdinin sonlandırılmasının ardından Müvekkili ... A.Ş.'ye ait 2 adet bilgisayar ve 1 adet ...'ı habersiz ve izinsiz olarak aldığını, davalı aleyhine ...
55. ASCM'nin ...E. numaralı dosyası ile açılan davada ..., 10.06.2021 tarihinde TCK m.142/2-h.2 maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçundan 6 yıl cezalandırdığını, müvekkilinin çağrı merkezine gelen şikayetler sonucu, davalı tarafından müvekkilnin çalıştığı dönemde edindiği müşteri bilgilerini ve kendisini ...A.Ş. çalışanı olarak tanıtmak suretiyle “....” markasını kullanarak tur sattığı, müvekkili markasına ait sözleşmeleri kullandığı öğrenildiğini, davalı ve çağrı merkezimiz arasında yapılan görüşmenin ses kayıtları ve davalı ile müşteriler arasında geçen whatsapp görüşmeleri bu hususu kanıtladığını, SGK kayıtları,
müşteriler tarafından iletilen dekontlar ve sözleşmeler incelendiğinde davalı’nın müvekkili nezdinde çalışmadığı ve müvekkiline ait “...” markasını kullanarak marka hakkına tecavüz eyleminde bulunduğu ve bu suretle hizmet sunarak haksız kazanç sağladığı açıkça görüleceğini, davalının müvekkilinin itibarına zarar verdiğini, davanın kabulü ile, SMK m. 159 ve 556 Sayılı KHK m. 76 ve TTK 52 uyarınca, davacının markasına tecavüz teşkil eden fiillerin ihtiyaten önlenmesine ve durdurulmasına, davalı tarafından gerçekleştirilen marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesine,
tüm yargılama giderleri, harç, masraf ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nun 114/1 Maddesinde "(1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları;
kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 115/2. maddesinde;"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü haizdir.
6100 sayılı HMK'nun 139/1 maddesinde "Mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve yukarıdaki maddelerde belirtilen incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir. (Değişik cümle:22/7/2020-7251/13 md.) Çıkarılacak davetiyede aşağıdaki hususlar ihtar edilir" belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 120.maddesinde "Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. (Ek:22/7/2020-7251/9 md.) Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı adına tescilli davaya konu markalar yönünden davalının tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde davalı yönünden belirtilen adrese çıkartılan tebligatın davalının adreste tanınmaması nedeniyle iade edildiği, Uyap üzerinden yapılan incelemede davalının adres kayıt sisteminde kayıtlı güncel adresinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının adresinin tespit edilebilmesi için ilgili kurumlara müzekkereler yazıldığı,
müzekkere cevaplarında bildirilen adreslere çıkartılan tebligatların da davalının adreste tanınmaması nedeniyle iade edildiği, davalının tebligata yarar açık adresinin tespit edilememesi nedeniyle Tebligat Kanununun 28 ve devamı maddelerince ilanen tebligat yapılmasına karar verildiği, dava dilekçesinin ilanen tebliğ edildiği, dilekçeler aşamasının bu şekilde tamamlanmasıyla, ön inceleme duruşma gün ve saatinin bildirilmesi için davalıya yeniden ilanen tebligat yapılmasına karar verildiği, bu ilanen tebligatın yapılabilmesi için Basın İlan Kurumuna müzekkere yazıldığı,
Basın İlan Kurumu tarafından ilanen tebligat için gerekli ücretin belirtildiği, ilanen tebligat için gerekli ücreti yatırmak üzere 07/11/2024 tarihli celsede davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde ücretin yatırılmadığı, tebligat masraflarının gider avansı olduğu, gider avansının yatırılmasının dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK'nun 120.madesinde düzenlenen kesin süre içerisinde yatırılmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/112, K. 2025/34, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama