KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/78
- Karar no
- 2025/342
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 06/10/2017
Karar Metni
1.803 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Taraflar arasında 30.10.2008 ve 01.02.2010 tarihlerinde olmak üzere ... kapsamında 2 adet sözleşme, yine 29.01.2011 ve 28.05.2012 tarihlerinde olmak üzere ... kapsamında 2 adet sözleşme ve 14.01.2013 tarihinde 2.Etap Mekanik Tesisat imalatlarına ilişkin sözleşme akdedildiğini, davacı şirketçe davalı şirkete ...Bankası T.A.O....
Şubesi’nce 19.06.2015 tarihli ... nolu 800.000,00 TL tutarında 17.06.2016 tarihine kadar geçerli kesin teminat mektubu verildiğini, ilgili teminat mektubunun 19.12.2016 tarihinde 172.000,00 TL olarak diğer hususlar aynı kalmak kaydıyla revize edildiğini,...-Banyo dolap kulpları ve rezervuar su basma yerinin paslandığını, mutfak ve banyo bataryalarında paslanma olduğunu, banyo aksesuar değişimleri ...tarafından (rezervuar basma butonu-havluluk-peçetelik-tuvalet fırçası) değişimlerinin yapıldığını, 08.08.2016” şeklinde bir ibare ile 879, 80 TL. fatura edildiğini,
esasen mutfak ve banyo bataryaları paslanması ile ilgili tarafımızca yapılan incelemede sadece bahsedilen dairede bu tip bir problem olduğunu, diğer dairelerde herhangi bir problem olmadığını, temizlik amaçlı kullanılan bazı kimyasal temizlik ürünlerinin kalitesinden kaynaklı müşteri hatası olduğunu, oluşan zarardan ve fatura tutarından davacı müvekkil şirketimizin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile, .. Bankası T.A.O. ...
Şubesi’nce verilen 19.06.2015 tarihli ve 19.12.2016 tarihinde 800.000,00 TL. tutarında iken 172.000,00 TL olarak revize edildiğini, haksız yere (teminat mektubunun nakde çevrileceği tehdidiyle) ödenmek zorunda kalınan 68.345,91 TL’nin ödeme günü olan 21.08.2017 itibaren en yüksek ticari faiz ile davalıdan alınmasına ve davacı şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı dava dilekçesinin sonuç kısmında toplam 172.000,00-tl tutarlı teminatın taraflarına iadesine karar verilmesini ve kendilerince ödendiği iddia olunan 68.345,91-tl’nin tahsilini talep etmiş olmasına karşın, sadece 68.345,00-tl dava değeri üzerinden harç yatırdığını, iş bu nedenle davacı tarafından yatırılmayan eksik harcın ikmalinin gerektiğini, davacının garanti yükümlülüğü devam etmekte olduğundan teminat mektubunun iadesi taleplerinin reddinin gerektiğini, davacı yan davalı şirketin yapımını üstlenmiş olduğu birden fazla projede sözleşme ilişkisi çerçevesinde beraber çalıştığını,
bu kapsamda davacı yanca davalı şirkete yapılan işlerin teminatı, işlerin teslimi aşamasından sonra ise garanti yükümlülüğü kapsamında teminat mektupları verildiğini, davacı yan tarafından davalı şirket ile akdedilen sözleşme hükümlerine aykırı olarak üstlenilen işler muvazalı olarak alt işverenlere taşere edilmiş olup, bu kapsamda davacının işçisi gibi gözüken ... tarafından davalı şirkete ve davacıya karşı açılan istanbul 6. asliye hukuk mahkemesinin ... esas sayılı derdest dava dosyasının bulunduğunu, bu durumun dahi davalının teminat mektubunu uhdesinde bulundurmasının haklı nedene dayandığını,
söz konusu teminat mektubunun davacı tarafından sözleşme gereği ifa edilen işlerin hem sözleşmesel hem de garanti yükümlülüğü kapsamında verildiğini, hiçbir manada teminat mektubuna tedbir konulmasına muvafakat edildiği anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece teminat mektubunun nakde çevrilmemesine ilişkin olarak teminatsız olarak tedbir kararı verilmesi müvekkil şirket’in zarara uğramasına sebebiyet verdiğinden öncelikle tedbir kararının kaldırılmasını, aksi halde davalı şirketin zararlarının karşılanması için teminata hükmedilmesini,
davacı tarafından sunulan teminat mektubu süreli olup süresi 19.12.2017tarihinde dolmakta olup mahkemece teminatın nakde çevrilmesinin durdurulmasına dair tedbir kararı davalı şirketi zarara uğrattığını, davacı yanca ...projesi kapsamında almış olduğu işlere ilişkin olarak garanti yükümlülüğü kapsamında bulunan eksikliklerin ve ayıpların giderilmesi talepli olarak davacıya gönderilen ihtarnameye rağmen eksikliklerin ve ayıpların giderilmemesi üzerine ilgili eksiklik davacı nam ve hesabına davalı şirket tarafından giderilerek davacıya fatura edildiğini, davacı yan ile davalı şirket arasında akdedilen diğer sözleşmeler kapsamında da,
davacının yapmış olduğu imalatlardan kaynaklı olarak garanti yükümlülüğü bulunmakta olup iş bu nedenle davacının taleplerinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının davalı şirketin uğrayacağı zararların tazmini için teminata hükmedilmesine, teminat mektubunun süresinin dolacak olmasın ve davacı tarafın tedbir kararı nedeniyle teminat mektubu süresini uzatmama ihtimali nedeniyle tedbirin kaldırılmasına veya davacının teminat mektubu süresini uzatmasına karar verilmesine,
haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın eksik harç nedeni ile usulden reddine, hukuki ve maddi dayanaktan yoksun ispat edilemeyen davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;... 1. iflas müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... numaralı iflas dosyasında iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği, ikinci alacaklar toplantısının yapılıp yapılmadığı ve tasfiye memurlarının bilgisi celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 27/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen işler nedeniyle tahsil edilen fazla bedelin iadesine ilişkin olduğu, dosyadaki bilirkişi raporu ve diğer belgeler ile yerinde yapılan keşif sonucunda, davacı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen işler nedeniyle tahsil edilen fazla bedelin KDV dahil 57.515,15 TL olarak tespit edildiği belirtilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 31/08/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;Dosyaya sunmuş olduğumuz kök raporda dava konusu uyuşmazlığa ilişkin detaylı tespit ve değerlendirmeler yapılmış olup , davalı yan itirazlarının da değerlendirilmesi sonucunda hazırlanan işbu ek rapor teknik değerlendirmeler sonucunda Davacı yanın talep edebileceği miktarın KDV dahil 57.515,15 TL olduğu yönündeki kök raporda varılan sonuçtan ayrılmayı gerektirir husus tespit edilmemiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 26/05/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;a) Dava konusu 172.000,00 TL’lik teminat mektubunun sadece %20’lik kısmı olan 34.400-TL’lik kısmının “konutların müşterilere (alıcılara) teslim tarihinden itibaren 5 (beş) yıllık” süreyle tutulabileceği; geriye kalan 137.600-TL’lik kısmının iade edilmesi gerektiği, b) Dava konusu 172.000,00 TL’lik teminat mektubunun %20’lik kısmı olan 34.400-TL’lik kısmının iadesi için gerekli olan “konutların müşterilere (alıcılara) teslim tarihinden itibaren 5 (beş) yıllık” sürenin geçmesi şartının gerçekleşmediğini belirtmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 02/04/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;a) Hazırlanan son ek raporda teminat mektubunun sadece %20’lik kısmı olan 34.400-TL’lik kısmının “konutların müşterilere (alıcılara) teslim tarihinden itibaren 5 (beş) yıllık” süreyle tutulabileceği belirtilmiş ise de, ihale bedeli üzerinden hesaplanması gereken teminat mektubu bedeli tarafımızdan sehven dava konusu teminat bedeli üzerinden hesaplanmış olduğundan hatalı sonuca varıldığı, b) Dava konusu 172.000,00 TL’lik teminat mektubunun iadesi için gerekli olan “konutların müşterilere (alıcılara) teslim tarihinden itibaren 5 (beş) yıllık” sürenin geçmesi şartının gerçekleşmediğini belirtmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davanın, taraflar arasında imzalanan ... projesi kapsamında, davacının alt yüklenici ve davalının müteahit olarak imzaladığı 5 adet sözleşme gereği davacı tarafın edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, davalı tarafın ihtarnamelerle bildirdiği arıza ve eksikliklerden davacı tarafın sorumlu olup olmadığı, bu kapsamda davacı tarafça ödenen 68.345,91-TL bedelin istirdadının mümkün olup olmadığı, teminet mektubunun iade edilip edilemeyeceği hususundan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Davacı taşeron ... Tic. A.Ş. ile davalı yüklenici ...AŞ. arasında işveren ... A.ş. nin , ...Projesi, ... ve ...kapsamında imzalanan muhtelif tarihli sözleşmeler ile projelerin farklı etaplarındaki farklı blokların mekanik tesisat işlerini üstlendiği, davalı tarafından davacının teslim ettiği işlerdeki eksik, ayıp işler bedeli olarak talep ettiği toplam 77.290,95 TL'nin davacı tarafından itirazi kaydıyla ödendiği,
davacı taraf ödediği tutarın 68.345,91 TL tutarındaki kısmından sorumlu olmadığını belirterek borçlu olunmadığı iddiası ile davalıdan istirdadını ve inşaat işlerine ilişkin olarak davacı yükleniciye verilen 172.000,00 TL tutarlı banka kesin teminat mektubunun kendilerine iadesine karar verilmesini talep etmekte; davalı taraf ise bu tutarın davacı taşeronun sorumluluğu altındaki işlerdeki eksik ve ayıplardan kaynaklandığını, teminat mektubunun ise garanti maddesi gereğince iade edilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
Dava konusu teminat mektubunun, araflar arasında akdedilen 14/01/2013 tarihli ... Tesisat İmalatları Sözleşmesi kapsamında davacının garanti yükümlülüğü nedeni ile verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Sözleşmenin Kesin Kabul ve Garanti Süresi başlıklı 17. maddesine göre:“... Süresi: MÜTEAHHİT tarafından Kesin kabul yapılmış olsa dahi ALT YÜKLENİCİNİN ayıplı ve noksan imalatlar nedeni ile sorumluluğu, konutlar, rekreasyon alanları vb. MAL SAHİBİ’nin müşterilerine (alıcılara) tesliminden itibaren 5 (beş) yıl süre ile devam edecektir.
İşin kesin kabulü müşteriye tesliminden sonra ortaya çıkacak kusur ve noksanlar ALT YÜKLENİCİ’nin sorumluluğunda olacak söz konusu kusur ve noksanların giderilmesi konusunda yapılacak tüm harcama ve giderler ALT YÜKLENİCİ tarafından karşılanacaktır. Eksik kusur ve ayıplar ALT YÜKLENİCİ tarafından giderilmez ise bedeli %10 fazlası ile ALT YÜKLENİCİ’den tahsil edilmek üzere MÜTEAHHİT tarafından yaptırılacaktır”.
Sözleşmenin TEMİNATLAR VE İADESİ başlıklı 18. maddesine göre: “MÜTEAHHİT’e teslim edilmiş olan banka teminat mektubunun %20’lik (Yüzde Yirmi) kısmı konutların müşterilere (alıcılara) teslim tarihinden itibaren 5 (beş) yıl sonraki tarihe vadeli ve yabancı para cinsinden (USD veya EURO) olması zorunludur. MÜTEAHHİT’e teslim edilen banka teminat mektubunun %20 (Yüzde Yirmi)’lik kısmı 5 (beş) yıllık süre sonunda eksik veya ayıplı imalat olmadığı takdirde, 30 (Otuz) takvim günü içinde ALT YÜKLENİCİ’ye iade edilir”. sözkonusu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu 172.000,00 TL’lik teminat mektubunun sadece %20’lik kısmı olan 34.400-TL’lik kısmının “konutların müşterilere (alıcılara) teslim tarihinden itibaren 5 (beş) yıllık” süreyle tutulabileceği belirtilmiştir.
Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun olup, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak hazırlanan ve bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen 27/02/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen işler nedeniyle tahsil edilen fazla bedelin iadesine ilişkin olduğu, dosyadaki bilirkişi raporu ve diğer belgeler ile yerinde yapılan keşif sonucunda, davacı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen işler nedeniyle tahsil edilen fazla bedelin KDV dahil 57.515,15 TL olarak tespit edildiği belirtilmiştir.
26/05/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;a) Dava konusu 172.000,00 TL’lik teminat mektubunun sadece %20’lik kısmı olan 34.400-TL’lik kısmının “konutların müşterilere (alıcılara) teslim tarihinden itibaren 5 (beş) yıllık” süreyle tutulabileceği; geriye kalan 137.600-TL’lik kısmının iade edilmesi gerektiği, b) Dava konusu 172.000,00 TL’lik teminat mektubunun %20’lik kısmı olan 34.400-TL’lik kısmının iadesi için gerekli olan “konutların müşterilere (alıcılara) teslim tarihinden itibaren 5 (beş) yıllık” sürenin geçmesi şartının gerçekleşmediğini belirtmiştir.
Yapılan yargılama toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · e-imzalıdır. Hakim · e-imzalıdır.
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/78, K. 2025/342, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama