KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/434 Esas
- Karar no
- 2024/718
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 26/07/2024
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... Ve ...'nin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi gereğince 04/10/2013 tarihinde sicilden terkin edilerek münfesih olduğunu, müvekkili banka ile ...
Ve Prodüksiyon Hizmetleri Limited Şirketi arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen müvekkili bankaya herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğinden davalı/borçlular aleyhine ... Müdürlüğünün ... esas ve ... Esas, ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaları ile takip başlatılmış olduğunu, takiplere devam edilebilmesi için söz onusu şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini belirterek, borçlu şirketin ihya edilerek ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili kurumun, TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, dava konusu şirketin, 6102 sayılı yasanın geçici 7. maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 24/09/2013 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi gereğince, sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce, ihyası talep edilen ... Ve Prodüksiyon Hizmetleri Limited Şirketi'nin, ... ... ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi websitelerinden sicil kayıtları dosyamız arasına alınmış, bildirilen icra dosyaları incelenmiş, dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına celbedilen ... Müdürlüğünün ... esas ve ... Esas, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalarının incelenmesinden, davacı banka tarafından ihyası talep edilen şirketin de aralarında bulunduğu borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
6762 Sayılı TTK ve 6102 sayılı TTK'da yer alan bu konudaki düzenlemelere bakıldığında; 6762 Sayılı TTK 447. madde hükmü gereğince, tasfiye halinde bulunan şirketin tüm borçları ödendikten sonra, kalan mevcudu, esas sözleşmede aksine bir düzenleme mevcut değilse pay sahipleri arasında ödedikleri sermaye ve paylara bağlı imtiyaz hakları oranında dağıtılacağı öngörülmüştür. Keza terkin işlemi ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 543. maddesinde aynı yönde benzer (borçlar ödendikten sonra önce ödenen pay bedellerinin iadesi yönündeki yeni hükmü dışında) benzer bir düzenleme yapılmıştır.
Yine dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve 6762 Sayılı TTK'da doğrudan bir karşılığıda bulunmayan 6102 sayılı TTK'nun 547.
Maddesinde (Ek Tasfiye) başlığı ile; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıdırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebiyecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Anılan 547. madde hükmünün, eski TTK döneminde karşılığı bulunmayıp, ancak eski TTK döneminde uygulama ve içtihat yoluyla gerçekleştirilen ek tasfiye kararları yeni yasa ile yasal bir dayanakta kazanmıştır. Keza anılan hüküm ile şirket ortaklarının da ek tasfiye isteminde bulunabilecekleri açıkça hüküm altına alınmıştır.
TTK 547. maddesinde ek tasfiyeye dair yer alan bu düzenleme bakımından, kanunun gerekçesi incelendiğinde ilk tesbit edilebilecek olan hususun; öncelikle ek tasfiye kararının geçici bir tedbir kararı olduğu ve yeni bir hukuki durum meydana getirmediği hususlarına yapılan vurgudur.
Yine anılan madde gerekçelerinde ek tasfiyeyi gerektiren hallerin neler olabileceği, sınırlı sayıda olmaksızın gösterilmiş ve özellikli bu durumlar arasında şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılmış olması hali ek tasfiye kararı verilmesi için özellikli durumlar arasında sayılmıştır.
Tüm bu nedenlerle ... ve Prodüksiyon Hizmetleri Limited Şirketi'nin terkin edildiği hususu tescil edildiğinden ticaret sicil kaydının terkinine karar verilmişse de, söz konusu şirketin ... ...'nün ... E.(eski ... E.), ... ...'nün ...(eski ... E.) ve .... İcra ...'nün ... E. sayılı icra dosyalarında borçlu konumda olduğu, bu icra dosyalarının görülmesi ve infazıyla ilgili müteakip işlemlerin yapılması amacıyla ihyasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İhyası istenen şirket 6102 Sayılı TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddeleri hükümleri gereğince sicilden terkin edildiğinden, terkine dayalı şirket ihyası davalarında husumetin, terkini talep edilen şirkete yöneltilememesi nedeniyle davacı tarafça ... Ve ... Hizmetleri Limited Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
23/5/2024 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7511 Sayılı Kanun'un 16 maddesi ile değişik, 6102 Sayılı TTK'nun Geçici 7/15. maddesi de dikkate alınarak, davalı İstanbul Ticaret Sicil ... yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/434, K. 2024/718, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama