KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/799 Esas
- Karar no
- 2024/596
- Dava
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 07/12/2023
Karar Metni
1.498 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili, adına kayıtlı olan aracı ile ilgili sorgu yaptığında aracı üzerinde ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından haciz konulduğunu öğrendiğini, işbu dosyayı incelemek üzere adliyeye gittiğini, fiziki dosya bulunamamakla birlikte Uyap kayıtlarına göre alacaklı olarak ... A.Ş. (... A.Ş.), borçlu olarak ..., ... ve ... isimlerinin bulunduğunu, borcun ise "... ...Müdürlüğünde açılan ... E. , ...
E. ve ...E. sayılı takiplerle tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla açılan ... '....'ye ait ... ve ... numaralı kredilerden kaynaklandığını öğrendiğini, müvekkili kredi alacaklısı bankadan böyle bir kredi başvurusunda bulunmadığından ve kefil olarak herhangi bir kredi sözleşmesine imza atmadığından oldukça emin olduğunu, ancak yine de borcun kaynağı kredi sözleşmesine dair bilgileri edinmek amacıyla ilk takip alacaklısı bankaya ve temlik alacaklısı davalı şirkete ulaşılarak sözkonusu kredilerin içeriğini ve atılan imzaları görmek için talepte bulunulduğunu, kredi sözleşmesi incelendiğinde; ... ...
Şubesi'nden 24/10/2007 tarihli krediye ilişkin olduğunu, borçlu olarak ... ..., kefil olarak da ..., ... ve ...'ın isim ve imzalarının bulunduğu görüldüğünü, kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı çıplak gözle dahi görülebildiğini, ayrıca müvekkili adı ..." değil "..." olduğunu, fiziki dosya bulunamadığını bu yanlışlığın nasıl olduğunu, müvekkilinin TC kimlik numarasının nasıl temin edildiği hususlarında tüm çabalarımıza rağmen bugüne kadar hiçbir bilgi edinemediğini, Uyap kaydında yapılan araştırmaya göre 2010 yılında açılan takip müvekkiline 22.05.20214 yılında bizzat tebliğ edildiğini,
ancak bu tebligattaki imza da müvekkiline ait olmadığını, kaldı ki Genel Kredi Sözleşmesi üstünkörü incelense dahi "..." isminin üstünde yazan müşteri numarasından borçlunun müvekkilinin olmadığı anlaşılacağını, gerçek borçlunun borcun asıl sahibi olduğu konusunda ikrarı ve tanıklığı da mevcut olduğunu, davacının, ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyasından ve takibe konu edilen Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağı olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli olarak icra takibini başlatan ve her türlü itirazlarımıza rağmen takibe devam eden davalı aleyhine %20'den ... olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket ile borçlu ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, Kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle müvekkili şirket, alacağın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından , ... ...Müdürlüğünde açılan ... E. Sayılı dosyasından ve ... E. ve ...E.
Sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davacıya 16.12.2008 tarihinde ödeme emri tebliğ edilemediğini, nüfustan gelen ikamet adresine 11.02.2009 tarihinde Teb.Kan.35,maddesine göre ödeme emri tebliğ edildiğini, bu süreçte davacı taraf hiçbir itirazda bulunmadığından işlemlere devam edildiğini, İcra dosyasına davacı tarafça takibe itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, devamında işbu dava açılarak alacağını tahsil edemeyen müvekkili mağduriyet yaşamasına sebep oluştuğunu, davacı, borca dayanak genel kredi sözleşmesinde imzasının olmadığını iddia ettiğini, borçlunun iddiaları gerçeği yansıtmadığını,
dosyaya itiraz etmeyen borçlu menfi tespit davası açarak, borcu ödemeyi geciktirmeye çalıştığını, gerekli incelemenin yapılması halinde imzanın davacı tarafa ait olmaması durumunda dahi müvekkili şirket iyiniyetli olduğunu ve imzaların doğruluğu ancak alanında uzman bilirkişiler tarafından yapılacak inceleme sonucunda tespit edilebileceğini davacı tarafın müvekkili şirket aleyhine kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Uyap üzerinden celp edilen ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; dava dışı ..., ... ve ... hakkında toplam 158.109,03 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, ... 2. İcra Müdürlüğünde açılan ... E.,... E. ve ...E. sayılı takiplerle tahsilde tekerrür etmemek kaydının düşüldüğü görülmüştür.
Yine ödeme emrinde Asıl alacağın ... nolu krediden doğan 65.224,01 TL lik kısmına takip tarihine kadar %27, ... nolu krediden doğan 17,412,35 TL lik kısmına %59 oranında faiz işletilmiştir notu düşülmüştür. Alacaklı vekilinin 22.04.2014 tarihli '' BORÇLU : ... (TC.NO: ...)MERNİS ADRESİ : ... KÖYÜ ...
MEVKİİ NO:4 .../...Borçlunun yukarıda kayıtlı MERNİS adresine Tebligat Kanununun 21/2 maddesi hükmü gereğince tebligat yapılmasına karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla dileriz.22.04.2014 '' talep dilekçesi ile mahkememiz davacısı ...'ın TC Kimlik numarasını belirterek ödeme meri tebliğini talep ettiği ve bu aşamadan sonra mahkememiz davacısına takip borçlusu olarak işlemelerin yapıldığı anlaşılmıştır.
Uyap üzerinden celp edilen ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde; ... ... numaralı, ... numaralı, ..., numaralı kredilerden kaynaklı alacak nedeniyle dava dışı asıl borçlu ... ...'ün kullandığı kredi nedeniyle kefiller ... hakkında takip başlatıldığı görülmüştür.
Uaptan gönderilen dosyada takip açıldıktan sonra sisteme katılan takip talebi ve eklerindeki ihtarname ve sözleşme suretlerine göre, asıl borçlunun dava dışı ... ..., kefillerin de dava dışı ... isimli kişiler olduğu görülmüştür. Yine ... İcra Müdürlüğünde açılan ...
E. sayılı takıplerle tahsilde tekerrür olmamak kaydının şerh düşüldüğü görülmüştür.... ... numaralı, ... numaralı, ..., numaralı kredilerden kaynaklı alacak nedeniyle dava dışı asıl borçlu ... ...'ün kullandığı kredi nedeniyle kefiller ... hakkında takip başlatıldığı görülmüştür.
Uaptan gönderilen dosyada takip açıldıktan sonra sisteme katılan takip talebi ve eklerindeki ihtarname ve sözleşme suretlerine göre, asıl borçlunun dava dışı ... ..., kefillerin de dava dışı ... isimli kişiler olduğu görülmüştür. Yine ... İcra Müdürlüğünde açılan ... E. sayılı takıplerle tahsilde tekerrür olmamak kaydının şerh düşüldüğü görülmüştür.
Uyap üzerinden celp edilen ... İcra Müdürlüğü'nün ... ( eski esas ...) Esas sayılı dosyası incelendiğinde; dava dışı ... ... adlı kişi hakkında toplam 104.395,93 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı görülmüştür.
Uyap üzerinden celp edilen ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; dava dışı ... ... adlı kişi hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı ve rehin açığı belgesi düzenlendiği görülmüştür.
Dava dışı temlik eden ...'tan davacı ile ilgili sözleşmeler istenilmiş ise de 10 yılılık saklama süresi geçtiğinden gönderilemediği bildirilmiştir.
Davalı temlik alan tarafından davacının imzasını taşıyan ve sözleşmelerin tam suretini içermeyen limit ve kefalet kısımlarının yer aldığı, 40.000,00 TL ve 60.000 TL limitli sözleşmeler sunulmuş sözleşmeye dava dışı ... adlı kişilerin kefaletlerinin olduğu görülmüştür. Yine sunulan ihtarda kredi numaralarının ..., ...,..., olduğu görülmüştür. Yine davacı hakkında borcundan kaynaklı olarak ... ...Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasından dinlenen davacı tanığı ..., (T.C....,) beyanında ''Ben davacı ...'ı ve kredi sözleşmesinde ismi geçen ... ...'ü tanırım, ikisi de ...'de ikamet eder bu nedenle tanışıklığımız vardır, ... ... beni arayarak bir kredi çekeceğini kendisine kefil olmamı istedi, bende kefil olmayı kabul ettim ve ..., ... ve ben olmak üzere 3 kişi kefil olduk.
Ben davacının borçlarını ödemeyemediğinden bu dava sebebiyle haberdar oldum, davacı ...'ın kredi sözleşmesi ile ilgisi yoktur, davacı kefil olmamıştır, davacı adına başlatılan takip haksızdır, tanık olarak dosyaya çağrılmam sebebiyle davacı hakkında icra takibi başlatıldığını öğrendim, ancak kefil olan davacı değildir, zaten kredi sözleşmesinde bulunan imza bana aittir.
Huzurda gösterilen sözleşmeyi ve imzayı kabul ediyorum, isim benzerliğinden yanlış kişiye böyle bir takip başlatılmış olabilir,'' demiştir.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; temlik alan şirket tarafından ..., ..., ... hakkında ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ... 2. İcra Müdürlüğünde açılan ... E.,... E. ve ...E.
Sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, alacaklı vekilinin 22.04.2014 tarihli talep dilekçesi ile mahkememiz davacısı ...'ın TC kimlik numarasının davacı ...'ın TC Kimlik numarası gösterilerek ödeme emri çıkarılmasının talep edildiği, bu aşamadan sonra alacaklı taleplerin TC Kimlik numarası ile uyumlu olarak davacı ... adına yürütüldüğü, ve davacı malvarlığı üzerine hacizler uygulandığı, ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasının ... nolu ve ... numaralı kredilere ilişkin olduğu, mahkememiz davacısının kullandığı kredilerin numaralarının davalı vekili tarafından sunulan ihtarnameye göre ... numaralı, ... numaralı ve ... numaralı krediler olduğu ve bu kredilerin de ... ...Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından icra takibine konu ediliği, davacının kullandığı kredilerin kefillerinin dava dışı ... adlı kişiler olduğu, icra takibinde taraf olan ..., ...'nın dava dışı kredi borçlusu ... ...'ün kefilleri olduğu, tahsilde tekerrür etmemek kaydı şerh düşülen ... E. Sayılı dosyasın dava dışı ... ... adlı kişi hakkında rehnin paraya çevrilmesi takibi olduğu, ...E., sayılı dosyasının dava dışı ... ... adlı kişi hakkında ilamsız icra takibi olduğu, ...
Esas sayılı dosyasının ... ... kefilleri hakkında ilamsız takip olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...
Talimat sayılı dosyasından dinlenen davacı tanığı ...'ın takibe konu sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğu ve kefilin davacı değil kendisi olduğunu beyan ettiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu icra dosyasının asıl borçlusunun dava dışı ... ... olduğu, davacının ... ...'e kefaletinin olmadığı, takip konusunun davacının kullandığı krediye ilişkin olmadığı, dolayısıyla davacının davalıya icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı, esasen takibinde ... adına açıldığı,
davalının takip açıldıktan sonra davacının T.C Kimlik numarası icra müdürlüğüne bildirerek davacıya ödeme emri çıkarttığı ve davacı hakkında haciz işlemleri uygulattığı, dosya kapsamına göre davalının kötü niyetli olduğu değerlendirilmekle davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/799, K. 2024/596, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama