KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/444
- Karar No
- 2025/409
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/434 Esas
- Karar no
- 2025/394
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/06/2025
- Karar tarihi
- 24/06/2025
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde açılan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; işbu davaya konu edilen icra takibinin müvekkili şirket ile davalı şirket ile arasında araç kiralanmasını öngören bir ticari ilişkiye dayanmakta olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketten, davalının maliki olduğu araçları kiralamakta ve bunun karşılığında davalı firmaya bedel ödemesi yapmakta olduğunu, taraflar arasındaki işbu ticari ilişki ekte sunulu filo kiralama sözleşmesiyle de açıkça ortada olduğunu, bahse konu sözleşmeye göre araçların hasar sorumluluğu bizzat kiraya veren sıfatıyla davalı firmaya ait olduğunu,
taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden müvekkili şirket tarafından kiralanan ... plakalı aracın, 24.01.2022 tarihinde "yoğun kar yağışı nedeniyle yolların kayganlaşmasından ötürü kaymış ve kasisten geçiş esnasında söz konusu kaymadan dolayı" karter muhafazasında hasar meydana geldiğini, söz konusu hasarın yolların kaymasından kaynaklandığı bizzat davalı firma tarafından tutulan Hasar Tespit Formunda da açıkça ifade edildiğini,
söz konusu kazanın akabinde davalı ile müvekkili şirket arasında hasarın kasko tarafından karşılanması hususunda anlaşma sağlandığını ancak davalı firma hem bu anlaşmaya hem de Sözleşme ile Kasko Sigortası Genel Şartları hükümlerine aykırı olarak 30.11.2023 tarihinde hasar yansıtma bedeli adı altında 17.047,20 TL bedelinde fatura kestiğini, işbu faturanın ardından müvekkili şirketin davalı ile irtibata geçerek faturaya konu edilen hasarın kasko teminatı kapsamında olduğunu,
sözleşme hükümlerine göre Kasko Genel Şartları uyarınca teminat kapsamında olan hasar ve maddi zararların kiraya veren davalının sorumluluğunda bulunduğunu ileri sürmüşse de davalı taraf sözleşmeye ve Kasko Genel Şartlarına aykırı olan işbu eyleminde ısrarcı davrandığını, bahse konu kazadan doğan maddi sorumluluğun kiraya veren davalıya ait olduğu taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9-a maddesiyle açıkça ortada olduğunu, davalı tarafından kesilen işbu haksız faturaya yönelik müvekkili şirket tarafından sözleşmeye dayanan haklı ve yasal gerekçeler doğrultusunda 11.12.2023 tarihinde iade faturası kesildiğini,
davalı tarafın icra dosyasına konu ettiği alacak miktarının; cari hesap 14/09/2024 = 109.645,48 TL, işlemiş faiz = 34.256,90 TL, toplam alacak = 143.902,38 TL olduğunu, davalı 14/09/2024 tarihli cari hesabına dayanarak işbu icra takibini başlatmışsa da, söz konusu tarihte ilgili cari ekstrede yalnızca 17.886,00 TL alacaklı olarak görülmekte olduğunu, davalı firma icra takibine dayanak olan cari ekstrede bizzat kendisi tarafından belirlenen bedelin çok üzerinde bir miktarla icra takibi başlatmış durumda olduğunu, icra takibinde bildirilen 109.645,48 TL'lik asıl alacak miktarı ise davalının 19.12.2024 tarihli cari ekstresinde belirtildiğini,
müvekkili şirket tarafından usulüne uygun ve taraflar arasındaki ticari ilişki doğrultusunda tutulan cari ekstrede ise davalı firmanın 19.12.2024 tarihinde yalnızca 92.501,28 TL alacaklı olduğunun görülmekte olduğunu, müvekkili şirketin ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesinden sonra davalı şirket ile iletişime geçerek cari kayıtlar arasında 17.144,20 TL tutarında tutarsızlık bulunduğunu, söz konusu tutarsızlığın 2024 senesinin başından itibaren süregeldiğini ifade etmiş ve bu durumun hangi nedenden kaynaklandığını sorduğunu, taraflara ait cari kayıtların 2024 senesi başlangıçlarına bakıldığında davalı firmanın;
davalıya ait cari kayıtlara göre 79.263,94 TL, müvekkiline ait cari kayıtlara göre ise 62.119,74 TL, alacaklı olduğunun görülmekte olduğunu, müvekkili şirket taraflar arasındaki tutarsızlığa konu miktarın hangi tarihte oluştuğunu tespit etmek adına davalıdan 2024 senesi öncesi kayıtları da içeren cari ekstrenin gönderilmesini talep etmişse de davalı buna ilişkin herhangi bir dönüş yapmamış ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kapsayan detaylı cari ekstresini müvekkiline göndermediğini,
davalı tarafça icra takibine konu edilen alacak miktarına uygulanan faiz oranı ödeme emri ve takip talebinde yazıldığı üzere aylık %9,10 (aylık kredi kartı gecikme faizi x2) şeklinde olduğunu, davalının asıl alacağa söz konusu faiz oranını uygulaması taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmekte olup, davalının sebepsiz olarak zenginleşmesine sebebiyet verdiğini belirterek müvekkilinin, davalının başlattığı ... 36. İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası kapsamında, takip kesinleştikten sonra ve cebri icra tehdidi altında ödeme yaptığını, yapılan işbu ödemenin 64.708,00 TL'lik kısmı yönünden borcunun bulunmadığı hususları göz önüne alınarak davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak tahsil edilen 64.708,00 TL'nin icra dairesine ödendiği 14.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte müvekkili şirkete iadesine, istirdat taleplerinin ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
eldeki dava, istirdat davasıdır.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Buna göre, somut uyuşmazlık, davacı ile davalı arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklı istirdat istemine ilişkin olup kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkların çözümünde 6100 sayılı HMK’nın 4/1-a maddesi uyarınca görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.
Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 4. madde, TTK 4. ve 5. maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/444, K. 2025/409, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama