KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1297
- Karar No
- 2025/89
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
Karar Metni
5.353 kelime·27 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/1297 Esas
KARAR NO: 2025/89
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 16/09/2014
KARAR TARİHİ: 05/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------------ Şti.’ nin , dava dışı ----------- Şti , davalı ... ve dava dışı ----------- arasında 26 Nisan 2004 tarihinde imzalanan “Distribütörlük Sözleşmesinin Sona Erdirilmesi ve Mutabakat Anlaşması uyarınca, 199 pay (%99,5) ----------- ve 1 pay (%0,5) ... adına babası ---------- ait olmak üzere 12.05.2004 tarihinde kurulduğunu, ------------ kurulduğunda, ...’ın, genel müdür olarak tayin edildiğini ve ayrıldığı 30 Haziran 2009 tarihine kadar bu sıfatla görevini sürdürdüğünü, davalı, şirket ana sözleşmesi ve kanuna aykırı olarak,
genel müdür olarak görev yaptığı süre içinde, hileli ve dolanlı işlemler gerçekleştirdiğini, şirket ortaklarına doğru olmayan, gerçek dışı ve yalan bilgiler verdiği ve hatta bu suretle, davalı şirketin zararına olacak şekilde kendisine ve ilişkili olduğu şirketlere menfaat sağladığı; yetkisini aşmak suretiyle, münferit imzasıyla ------------ nam ve hesabına mahkemeler tarafından geçerli kabul edilmesi halinde ------------- milyonlarca lira zarara uğramasına sebep olabilecek, geçmiş tarihli, ticari teamüllere, şirket uygulamalarına ve müdebbir bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne ve sadakat borcuna aykırı olarak,
davacı şirketin bu yönde bir iradesi olmamasına rağmen, “hukuken yoklukla” malûl çeşitli sözleşmeler akdettiğini, Ortaklar kuruluna ve şirketin hesaplarını denetleyen bağımsız denetim şirketine, gerçeğe aykırı ve doğru olmayan bilgiler vermek suretiyle, ... ve onun ilişkili olduğu bir kısım şirketler tarafından var olduğu iddia edilen bu sözleşmelerin ve bu sözleşmelere dayalı olarak yapıldığı iddia edilen faaliyetlerin, şirket defterlerine gerektiği gibi veya hiç yansıtılmamasını sağladığını, ...’ın ilişkili olduğu anlaşılan eski bir takım bayiler ve kişilerce davacı ------------ aleyhinde açılmış olan altı dava bulunduğunu, ...,
şirket müdürü olarak, yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı ---------- uğramış olduğu ve uğrayacağı zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduğunu,Vakıf İle Kurulan İlişkiler Bakımından;---------- — ----------- ... tarafından kurulduğu,
2007 yılının sonunda, davalının Emniyet Müdürlükleri, ----------- gibi kamu kurumlarına satış yapabilmek için, ----------- Şti.'ye adında, bu tip tedarik faaliyetlerinde uzmanlaşmış,---------- mal satmaya yetkili ve ehil olduğunu söylediği bir şirketle işbirliği yapacağını, söz konusu resmi kurumlara satışların, ancak, yaklaşık %50 civarında bir fiyat indirimiyle mümkün olacağını bildirdiğini, ----------- kutu başına neredeyse normal satış fiyatının yarısı bir fiyattan Vakfa satış yapacak ve Vakıf, ---------- satın aldığı ürünleri, hayır amaçlı kullanmak üzere,
üzerine düşük bir kâr payı koyarak ----------- ileteceği yapının ... tarafından kurgulandığını, Davacı şirketin söz konusu enerji içeceklerinin ---------- şirketi aracılığı ile ---------- satılacağını düşünerek, Vakfa bu şekilde ürün verdiği, davacının 2009 yılına kadar ----------- adlı şirket ile doğrudan bir ticari ilişkisinin olmadığını, Vakfın ve Vakıf İktisadi İşletmesi'nin, sadece düşük fiyatlarla ----------- mal çıkartabilmek için, ... tarafından kullanılan paravan yapılar olduğu, ----------- ürünlerinin, hiçbir zaman --------- merkezlerine iletilmediği,
bunun yerine spot pazara sızdırıldığını, davacı şirketin ... tarafından yıllarca bu şekilde kandırıldığı, Vakıf tarafından satın alınan ürünlerin bir kısmının ----------- değil, enerji içeceklerinin spot satışını yapan ------------ şirketlerine teslim edildiğini, bu ürünlerin bir kısmının da Kalanta şirketine gönderildiği, Vakfın 2008 sonu itibariyle hesaplarında mal satışı nedeniyle ----------- şirketinden alacaklı olduğu,
Tüm bu hususlar ile ilgili davalı ..., ------------, ------------ yetkilileri ----------, ---------,---------- ve----------- aleyhine “nitelikli dolandırıcılık (TCK 158)” ve “Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK 155)” gerekçeleri ile ----------- hazırlık nodu dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğu, ...'ın savcılığa verdiği ifadesinde, ---------- ürün verilmek üzere Vakıf ve ---------- satış yapıldığını reddettiği, fakat davalının ------------ E sayılı dosyası ile görülen davada, ------------ satış yapıldığına dair beyanlarda bulunduğunu, -------- satılacağı zannedilerek,
tam 5.560.176 kutu içecek, ------------- normal satış fiyatlarının yaklaşık %50 düşüğüne Vakfa veya ------------ teslim edildiği, ----------- ortalama toptan satış fiyatları baz alındığında, bu fiyatlar üzerinden yapılan yaklaşık 3,4 milyon TL indirime rağmen, ------------ yapılan teslimatlar için davacı şirkete ödeme yapmadığını, Vakfın da davacıya halen ödenmemiş yaklaşık 3.000.761 TL borcu bulunduğunu, belirtilen teslimatlar için ------------- tarafından Vakfa toplam 3 milyon TL tutarında bonolar verildiğini,
Vakıf tarafından ---------- ciro edilen bonoların---------- İcra Müdürlüğü'nün -------- E. ve---------- E. sayılı dosyaları ile takibe konulduğu, hem ----------, hem Vakıf İktisadi İşletmesi, hem de Vakfın herhangi bir mal varlığı olmaması sebebiyle takiplerin semeresiz kaldığı, ... tarafından, Haziran 2009 yılında, doğrudan ----------- yapılan sevkiyatlar nedeniyle alınmış, keşidecisi ----------, lehtarı müvekkil şirket olan 2.000.000 TL bedelli dört adet bononun ----------- Finans departmanına teslim edildiği,
--------- İcra Müdürlüğü'nün------------ E sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin hiçbir itiraza uğramadan kesinleştiğini, takipten bir sonuç alınamadığı, Davalı ...'ın, Vakıf ve ----------- borçlarını ödeyemeyeceğini ve söz konusu bonoların tahsil edilemeyeceğini bilmesine rağmen, ---------- zararına bu şirketlerle ilişkisini sürdürdüğü, tahsil kabiliyeti olmayan bonoları bilerek teslim aldığını, Vakfın mallarını sakladığı,
bu kurumlarla iş ilişkisini, bu ilişkiden olabildiğince kendisine yarar sağlamak amacıyla bilerek devam ettirdiğini, Şirket müdürü olarak özen gösterme ve müdebbir bir tacir gibi davranış yükümlülüğünü göz ardı ederek, davacı şirketi zarara soktuğu, bu zararları tazmin etmekle yükümlü olduğu, taban satış fiyatları dikkate alınarak ------------- uğradığı zarar (------------ ve Vakıf tarafından ödenmemiş borçları dahil) asgari 10,5 milyon TL civarında olduğunu,---------- Bakımından; ---------- Şti. , 2006 yılında bir hizmet sağlayıcı olarak, ... tarafından ----------- tanıtıldığı,
bu şirketle tattırma ve pazar araştırma hizmetleri sağlaması yanında, bazı danışmanlık hizmetleri vermesi konusunda anlaşma sağlandığı, daha sonra, ----------- şirketinin kurucularından olan, şirket yetkilisi --------- ile ...'ın çok yakın arkadaş ve iş ortağı olduklarının tespit edildiğini, ...'ın, 2006 baharında Kanatlar'ın ana leşmesinin tadil edilmesi ve bunun yanında 2008 yılı Aralık ayında ----------bütçe planlaması işlemlerine bizzat dahil olduğunu, ...'ın ----------- ile çeşitli bağlantıları bulunduğunu, ----------, ------------ verilmemiş bazı hizmetlere ilişkin ve ----------- ve ... tarafından imzalanmış,
davacı şirkete açıklanmamış ve şirket kayıtlarına hiç girmemiş olan, çeşitli geçmiş tarihli sahte sözleşmeler temelinde faturalar düzenlendiğini, ...'ın, davacı şirkete tebliğ dahi edilmeyen faturaları onaylayarak, davacı şirketi zarara uğratmak için, ----------- şirketine faksladığı,
------------ şirketi “Gönderildi” teyidi ile birlikte ...'ın onayını taşıyan ve davacı şirketin kayıtlarında olması gereken “1 örnek” faturaların kopyaları ile ------------ aleyhinde ----------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyası ile 1.982.544,33 TL'lik alacak için icra takibi başlattığını, bu takipten gönderilen ödeme emrinin 04.08.2009 tarihinde danışma görevlisi ----------- tebliğ edildiğini, ------------ ise bu dokümanı kayda almadığı, ...'ın şoförü olan ---------- teslim ettiği ve bu şahısın da tebligatın kaybolmasını sağladığı,
bu nedenle de ödeme emrine karşı zamanında itiraz edilemediğini, 24.08.2009 tarihinde, kesinleşen takip sebebiyle şirket merkezinde haciz yapılmak istendiğini, davacı şirketin bankada bulunan 2.129.637 TL'sine aynı gün haciz konulduğu, durumun anlaşılması üzerine --------- ve ----------- iş sözleşmesinin feshedildiği ve haklarında ----------- Cumhuriyet Savcılığı'nda suç duyurusunda bulunulduğu, açılan kamu davasının görülmeye devam ettiği, ---------- ve -----------, iş akitleri feshedilir edilmez hemen ...'ın iş ağı içerisinde yeni işlerini bulduğu,
1.982.544,33 TL tutarındaki borcun bulunmadığının tespiti açısından menfi tespit davası açılmış olsa da, haciz tehdidi altında toplam 590.300 TL (40.000 TL * 550.300 TL) ödeme yapılmış olduğundan, davacı şirketin ...'ın dolanlı işlemleri nedeniyle halihazırda bu tutar kadar zarara uğradığı,
menfi tespit davasında 640.000 TL banka teminat mektubunu teminat olarak yatırdığını, banka teminat mektubu alabilmek için komisyon ödemek zorunda kaldığını, banka teminat mektubu garantisi olarak bankada bloke edilen tutarı işletememesi nedeniyle zarar gördüğünü, yine icra dosyasına yatırılan ve çek ile ödenen bedelleri işletememesi nedeniyle zarar gördüğünü, ----------- karşı açılmış olan menfi tespit davası derdest olmakla birlikte, icra dosyasına yapılan ödemelerin istirdadına karar verilse bile,
------------- şirketinin böyle bir meblağı ödeme gücü bulunmadığının tahmin edildiğini, davalının şirket tarafından uğranılmış olan zararın doğmasına neden olduğunu,
Kötü Yönetim Bakımından;
2009 yılının başlarında, davalı ..., ---------- şirketteki hisselerini devrederek, şirketteki aktif görevini bırakmak suretiyle müvekkil şirketten ayrılmayı istediğini ilettiğinde, şirketin kuruluşundan o güne kadar zararda olduğu ve ürünlerin dağıtımını düşük bir net satış fiyatı üzerinden yaptığı, Şirketin zarar etmesinin en büyük nedenlerinden birinin, davalı tarafından gerekli olduğu belirtildiği için, davacı şirket tarafından yapılan yüksek miktardaki operasyonel giderler ve pazarlama harcamaları olduğunu, şirketin diğer müdürleri ve büyük ortağının yanlış yönlendirildiğini, Ortalama olarak,
2006-2008 yılları arasında ----------- senelik olarak elde ettiği cironun ----------- ürüne yönelik pazarlama ve satış yatırımı olarak harcandığını, 2008 senesinde ve 2009 yılının ilk yarısında, satış kanalına yapılan yüksek satış ve pazarlama yatırımları düşüldükten sonra, kutu başına net satış fiyatının, liste satış fiyatının yaklaşık 9062” sine düştüğü, ---------- kazanabileceği gelirin büyük bir kısmından mahrum kaldığı, ----------- ve --------- satılan ü davalının spot pazar yaratılmasına sebep olduğu,
düşük fiyatlar nedeniyle, ---------- normal bayileri rekabet açısından dezavantajlı bir konuma düştüğünü, 2010 yılında, ...sız geçen ilk tam yılda, davacı şirketin kuruluşundan bu yana en yüksek ciroyu yakaladığını, kutu başına en yüksek satış fiyatına ulaştığı ve en az satış ve pazarlama yatırımı harcaması yaptığını, ürünlerin spot pazarda dağıtıldığı,
... bir spot Pazar yaratmamış olsaydı, ----------- ... yönetiminde 2007 senesinde elde ettiği cirodan 22 milyon TL, 2008 senesinde elde ettiği cirodan 24 milyon TL ve 2009 senesinde elde ettiği cirodan 8 milyon TL daha fazla ciroya ulaşılabileceği, davalının kötü yönetimi sebebiyle davacının toplamda yaklaşık 54 milyon TL gelir kaybı olduğunu, davalının şirketten ayrılma hazırlıkları yaptığı dönemde, ---------- aleyhine, ticari teamüllere ve şirket uygulamalarına aykırı, şirketin ticari hayatının bitmesine neden olabilecek nitelikte bir dizi sözleşme imzaladığını, Sözleşmelerin,
-----------standart sözleşmelerden farklı ve açık şekilde aleyhe hükümler içerdiği, sözleşmelerin geçmiş tarihli olarak imzalandığını, ----------- aleyhine fesih halinde çok ağır cezai hükümler içerdiği, Dağıtım (Bayilik) sözleşmeleri, ----------- standart sözleşmelerine göre çok daha uzun sürelere sahip olduğu ve ürün fiyatlarının ya doğrudan ürün fiyatlarından yapılan indirimler, ya da ilgili bayinin satın aldığı ürün miktarı kadar bedelsiz ürüne hak kazanması şeklinde ---------- ürünlerinin şirket tarafından belirlenen normal satış fiyatlarından 9650 oranında düşük olduğunu,
bu sözleşmeleri münferiden imzalayan ...'ın müvekkil şirkete karşı sadakat borcuna ve müdür olarak basiretli davranma yükümüne aykırı davrandığını, davacı şirketi zarara uğratma kastı ve kendine menfaat sağlama gayretiyle hareket ettiği, bu sözleşmeler ve cezai hükümlerin mahkemeler tarafından geçerli kabul edilmesi halinde, --------- zararı yaklaşık 170.000.000 (yüzyetmişmilyon) TL olabileceğini,
Vakıfla Yapılan Sözleşme:Vakıf ve ---------- arasında 20 Şubat 2007 tarihinde imzalanan bağış sözleşmesi uyarınca, ------------ tarafından 2016 yılına kadar Vakfa, toplam 2.200.000 Euro bağış yapılacağını, Vakıf tarafından, 25 Mart 2010 tarihinde ----------- E. sayılı dosya ile ------------ aleyhine 384.798 TL'nin ödenmesi için dava açıldığını, açılan davadan ihtiyati hacze hükmedildiği,
davacının elektronik cihazlarının 30 Mart 2010 tarihinde haczedildiğini, -------------, ancak, bir sonraki gün teminat mektubu sunarak bu ekipmanları geri alabildiğini, ---------- 25 Mart 2010 tarihinde ------------ E. sayılı dosya ile 2 Eylül 2008 tarihinde imzalanmış olan sözleşmeye dayanarak bir dava açtığı, dava, müracaata bırakıldığı ve “açılmamış sayılmasına” karar verildiğini, ---------- bu dava ile 607.109,43 TL'nin, teslimatlar karşılığında hak etmiş olduğu ücretsiz ürünler ve cezai şart olarak ödenmesini talep ettiğini, Sözleşmede hem ----------, hem de ---------- adına imzaların ... tarafından atılmış olduğu,
ihtiyati haciz talebinin mahkeme tarafından reddedildiğini, ---------- İle Yapılan Sözleşme; ---------- ve --------- arasında geçmişe yönelik imzalanan 9 Şubat 2009 tarihli Özel Satış Sözleşmesi nedeniyle, ...'ın ------------ aleyhine, şirketin 2009 yılı yıllık cirosunun *0145'i oranında cezai şart ve ifa etmeme tazminatına maruz kalmasına neden olabileceğini, ------------ 30 Kasım 2009 tarihinde ----------- E. sayılı dosya ile dava açtığını, ----------, mahkemenin sözleşmeyi geçerli kabul edip, etmeyeceğini görmek amacıyla şu anda yalnız 25.000 TL maddi tazminat ve 10.000 TL manevi tazminat talep ettiğini,
----------- aynı dava ile 4.120.152 TL için menfi tespit talebinde de bulunduğunu,--------- İle Yapılan Sözleşme:------------ eski bayilerinden biri olan ---------- ile ------------ arasındaki 7 Mart 2006 tarihli standart bayilik sözleşmesi ile ilgili olarak sonradan geçmiş tarihli olarak hazırlanan, sözde 7 Temmuz 2006 tarihli Ek Protokol açık şekilde ------------- zararına olacak şekilde standart sözleşmeden sapan hükümler içerdiğini, özellikle bu protokol ile çok yüksek primler ve ceza ödemelerinde anlaşmaya varıldığı,
Bayilik sözleşmesinin 14 Kasım 2008 tarihinde imzalandığı iddia edilmekte ise de, gerçekte Mayıs 2008 tarihinden itibaren müvekkil şirket ve --------- aşama aşama iş ilişkilerini tasfiye etmeye başladığını, Mayıs 2008 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde, geriye dönük bir fesih ihtamamesinin davalının talimatı ile müvekkil şirket avukatları tarafından Kasım 2008'de -----------gönderildiğini, 2009 yılı başında -------, ----------- ile iş ilişkisini tamamen tasfiye ederek,
elindeki ---------- ürünlerinin tamamını iade ettiğini, bunun karşılığında 2009 yılı Mart ayında ------------ alınmış olan teminat çekinin ------------ yetkililerine teslim edildiğini, bu durumun, 14 Kasım 2008 tarihinde ---------- ile yeni bir sözleşme yapılmasının hem ticari açıdan hem de mantıken anlamsızlığını ve böyle bir sözleşmenin gerçekte var olmadığını açıkça gösterdiğini,
--------- 2010 Haziran'ının başında ---------- aleyhine ------------ E. numarası ile Bayilik Sözleşmesinin süresinden önce sona erdirilmesinden ve ayrıca sözleşme uyarınca bedelsiz olarak verilmesi gereken ürünlerden kaynaklanan zarar ve cezalar için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 100.000 TL tazminat talepli dava açtığını,---------- bu dava uyarınca taleplerinin 2006 senesine kadar geriye gittiği halde, ...'ın şirketten ayrılmasından sonra açıldığı,
davanın halen derdest olduğunu, ---------- İle Yapılan Sözleşme---------- Şirketi ile ---------- arasındaki 9 Mart 2006 tarihli standart bayilik sözleşmesi ile ilgili 10 Temmuz 2006 şeklinde geçmiş tarihli olarak hazırlanan bir Ek Protokol ile taraflar arasındaki sözde 26 Kas 2008 tarihli Bayilik Sözleşmesinin... tarafından münferiden imzalandığı, bu sözleşmelerin, tek başına, ------------ mahvına neden olabilecek kadar ağır hükümler içerdiği, -------- ---------- yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle bayilik sözleşmesini ihlal ettiğini iddia etmekte olduğu,
------------ E. sayılı dosya üzerinden görülmekte olan davayla şimdilik 300.000 TL civarında tazminat talep ettiğini, ayrıca -----------, ------------- verilen 400.000 TL tutarındaki teminat mektubunun iptalini ve toplam 176.719 TL tutarındaki çekler için borçlu olmadığına karar verilmesini talep ettiğini, bahsi geçen davaların dayanağı olan sözleşmelerin hepsinin, davalı eski genel müdür ...'ın münferit imzasını taşıdığı ve şirket ortaklar kurulu kararlarına ve ana sözleşmesine aykırı olarak imzalandığını, Hukuki olarak bu sözleşmelerin gerçekte hiç var olmadığı ve uygulanmadığını,
bu sözleşmelerin iddia edilen tarihlerde imzalanmış oldukları varsayılsa bile, bu varsayımda dahi ... bu sözleşmeleri imzalayarak ve bu sözleşmelerin muhtevalarını şirket müdür, denetçi ve ortaklarından gizleyerek, bunlar hakkında bilgi vermeyerek, kanuni yükümlülükleri ve sadakat borcuna aykırı şekilde davrandığı,
davacı şirket ve ortaklarını kandırdığını, ...'ın, şirket genel müdürü olarak bu sözleşmelerin şirket defterlerine kaydettirmesi gerektiğini, sözleşmelerden kaynaklanan olağandışı yükümlülükler nedeniyle davacı şirket tarafından karşılık ayrılması gerekeceğini,Ticari Sır Bakımından: gizli ve ticari sır niteliğindeki dokümanların, davalı tarafından şirketin bilgisi ve izni olmaksızın kopyaları alınmak suretiyle, şirket dışına çıkarıldığını, üçüncü kişilere ifşa edildiği belirtilerek, --------- ------------ yapılan satışlardan kaynaklanan zararlar için 100.000 TL.
Kanatlar tarafından başlatılan takipten kaynaklanan zararlar için 50.000 TL, kötü yönetim sonucu şirketin uğramış olduğu zararlar için 100.000 TL, ticari sır niteliğindeki belgelerin ifşa edilmesinden kaynaklanan zararlar için 10.000 TL olmak üzere toplam 260.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------------ Esas sayılı dosyası ile Davacıya karşı maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını ve birleştirme talep ettiklerini, açılan davanın kötü niyetli olduğu yasal dayanak taşımadığını, davalının davacı şirketin büyük bir kar elde etmesini ve ----------- sektöründe bir numaraya yükselmesini sağladığını, zarara uğratıldığı iddia edilen bayilerle yapılan işlemlerde karlılık ortalama 96 150 düzeyinde olduğu, davalının 2009 yılı başındaki hisse talebinin kabul edilmediğini, babasının hissesinin de iadesini istedikleri, Babasının 9615 hissesinin de davacı şirketin sahte hisse devir sözleşmesi ile elinden alındığını,
Vakıf İle Kurulan İlişkiler Bakımından: ----------- ile yapılan işlemlerde hiçbir zaman zarar olmadığını, enerji içeceği sektöründe 9030-40 karlılık varken şirketin bayileri ile yapılan sözleşmelerde 9050-60 karlılık olduğunu, ----------- ve ----------- ile ortalama karlılığın 96150, refund ile ortalama karlılığın 9630 olduğunu, ------------ karını ----------- aktararak ve şirkete kredi kullandırıp borçlandırarak ------------ Şirketini zarara uğrattığını, ---------- ------------ talimatı ile müvekkil tarafından kurulduğunu, ancak müvekkil Şirketten ayrılınca mal verilmesinin kesildiğini, borçların yerine getirilmediği,
dava açıldığında yine klasik biçimde sahte sözleşme iddiasının ileri sürüldüğünü, aynı durumun ------------ Şirketi içinde geçerli olduğunu, ------------- kapatılması için müvekkile davacının talimat verdiğini, vakıf ile davacı şirketin ilişkisinin, kuruluşundan itibaren Vakfa mal satılması ve vakıf tarafından ------------ mal sağlanması suretiyle düzenli olarak sürdüğünü, düzenli olarak faturalaşma ve tahsilatlar yapıldığını, -----------denetçileri tarafından bu işlem ve faaliyetlerin tamamının denetlendiğini ve sürdürüldüğünü, ----------- vereceği senetlerin ------------ imzası ile tanzim olunan Senet Tevdi Bordrosu ile teslim alındığını,
------------ ve vakıfla ilgili yapılan tüm sözleşmeler ve işlemlerde ----------- yetkilisi -----------onayının alındığı, ...'ın çıkış paketi kapsamında imzaladığı sözleşmenin davacı Şirket ve ------------ tarafından hazırlandığı, haklarını alabilmesi için --------- borçlarını ödemesinin şart koşulduğunu, sonradan ----------- tarafından bu sözleşmenin feshedildiğini, Spot piyasa yaratıldığına dair iddiaların gerçek dışı olduğunu, tam tersine, spot piyasanın tespit edildiği ve tedbirlerin alınmasının ----------- müvekkilce talep edildiğini, spot piyasanın önlenebilmesi için yeni kutu takibi sisteminin ... tarafından önerildiği,
spot piyasanın davalının şirketten ayrılmasından sonra ortaya çıktığını,----------- spot pazar oluşturduğu ve bunu Vakıfla beraber gerçekleştirdiği iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkilin başka şirketlere ortak olduğu iddialarının asılsız olduğu, müvekkilin bu şirketlerin çoğunda hiçbir zaman ortak olmadığını, bazılarının ----------- kurulmadan önceki şirketler olduğu, Şirket ortaklığı konusunda ----------- yetkililerinin haberi olduğu,
ortağı olduğu diğer şirketlerin de enerji sektöründe faaliyet gösterdiğini, ------------ Bakımından ------------ Şirketinin davalı tarafından kurulduğunu, yakın arkadaşının ortağı olduğu şeklindeki iddiaların inandırıcı olmadığını, ------------ Şirketi ile yapılan sözleşmelerin bilgi dışı olduğu ve herhangi bir hizmet alınmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilin şirketten ayrılmasından önce yapılan kapsamlı denetimde ------------ Şirketi ile ilgili olarak talep edilen her türlü detaylı bilginin ---------- denetçilerine verildini,
müvekkilin Şirket çalışanları ile müştereken Davacı Şirkete zarar verdiği iddiasının gerçek dışı olduğu, Davacı Şirket çalışanlarından ---------- açtığı davada Şirkete ait evrakı çaldığı iddiasında bulunulduğunu, davacı şirketin talebi üzerine bilirkişi incelemesi yapıldığını, ancak davacının iddia ettiği bir hususun tespit edilmediğini, aynı şekilde ----------- tarafından açılan davada da aynı iddialarda bulunulduğu, ancak bunlarında gerçek dışı olduğunun ortaya çıktığını, ------------ çalışanlarının İş Kanunu'na göre hakkı olan primleri, izin parası, ihbar tazminatı, kıdem tazminatlarının dahi ödenmediği,
haksız olarak işten çıkarıldıklarını, Kötü Yönetim Bakımından: Davalının ----------- markasını yoktan var etmek için uğraştığını, büyük başarı elde ettiği, piyasadan çekilmiş olduğunu, ithali ve -----------Piyasasındaki dolaşımı yasaklanmış olan bu markayı yeniden piyasaya soktuğu ve numaraya yükselttiğini, 2010 yılından sonra ----------- tüm rakiplerinin gerisinde kaldığını, şirket satış ve gelirlerinde düşüş yaşandığını, işten ayrılması ile davalıya ivazsız rekabet yasağı getirildiği,
davalının son derece başarılı bir işadamı olduğunu, davacı şirket, çalışanları, bayilerinin müvekkilin şirketi yoktan var ettiğini belirterek büyük bir örgü ile söz ettiklerini, veda hediyesi hazırladıklarını,---------- müvekkile Övücü referanslar verdiğini, davacının tarafın davalıyı karalayıcı, ticari itibarını sarsıcı iddia ve suçlamalarına devam ettiğini, uzun süredir uygulanan bayiler ile yapılan sözleşmelerin tek imzalı, ağır koşullar içerdiği ve uzun süreli olduğu iddiası ile sahte olduğuna ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu, sözleşmenin tek imzalı olmasının ileri sürülerek sahteliğine ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu,
Sözleşmelerin diğer imza yetkilisi ------------ tarafından imzalanmadığını işten ayrılmak üzere olduğunda tespit ettiği ve bu konuda ihtirazı kayıt koyduğunu ve tutanaklar tuttuğunu, çok sayıda sözleşme bulunmasına rağmen ------------ sadece bayilik ilişkisine son vermek istediği birkaç bayinin sözleşmesindeki imzanın tek olmasından bahiste sahte olduğunu iddia ettiğini, Finans müdürü -----------tek imzalı sözleşmelerdeki bütün koşulları uyguladığı için sözleşmeden haberdar olduğu, sahte ve geri tarih düzenlendiği iddia ettikleri sözleşme hükümlerini birebir aynısı olan çok sayıda sözleşmenin başka bayilerle de imzalandığı,
sözleşmelerin ara koşullar içerdiği standart sözleşmeler olmadığı şeklindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacı şirketin standart bayilik sözleşmesinde prim konusunda düzenleme yapılamayacağını iddia ettiğini, Oysa --------- şeklinde prim uygulamasının sözleşmelerde yer alan ve ticarette en çok uygulanan bir husus olduğunu, davacı şirketin diğer bayiler için nakit prim dahi kabul ettiği, ilgili sözleşmelerde bayilere teminatlarla ilgili olarak daha ağır koşullar getirildiği, hatta aleyhe birçok cezai şart içerdiği,
bazı bayilerin bulunduğu bölge ve satış miktarları dikkate alınarak --------- bilgisi ve onayı dahilinde bedelsiz ürünler verilmesinin yerleşmiş bir uygulama olduğunu, Bedelsiz ürün verilmesi uygulamasının ------------ defterleri incelendiğinde sayısız faturanın bulunduğu ve karşılığının da bayilere şirket tarafından verildiği husususun ortaya çıkacağı, ------------ bazı bayilerini iskonto adı altında da faturalar kestirerek bedelsiz ürün veya nakit prim de verdiği,
çok sayıda örneği bulunduğunu, bazı bayiler ile oluşan güven ve ticari işbirliği çerçevesinde sözleşmelerin 1 yıldan daha uzun süre yapılmasının ticaretin olağan akışı içinde olduğu, bazı sözleşmelerin 10-20 yıllık dahi yapıldığıni, 5 yıllık bayilik sözleşmesi bulunduğu, Vadelerin uzun olduğundan bahisle sözleşmelere sahte olduğu şeklindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, ----------ürününün yasaklandığı dönemde bazı bayilerin yaşadıkları “olumsuz sonuçlardan dolayı vade talebi geldiği,
------------ yetkilerinin bu talepleri değerlendiren sonra sözleşmelerin imzalandığını, şirkette kullanılan ---------- Bilgisayar programı nedeniyle ------------- bilgisi ve onayı dahilinde olmayan tek bir işlemin dahi yapılmasının mümkün olmadığı,
daha önce şirketin müvekkilce onay alarak yaptığı işlemlerin sadece sözleşmelerde yer aldığını, davacı şirket yetkililerinin bu sözleşmelerden haberdar olduğunu, ----------- ile yapılan sözleşmede ---------- teminat mektubu kabul edildiğini, sözleşmeden Şirketin haber olmaması durumunda mektubu teslim almasının mümkün olamayacağını, davacı şirketin bedelsiz ürün borçlarını yerine getirmemek için sözleşmeleri sonlandırmak istediği, bu sebep tüm sorumluluğu müvekkillerine yüklemeye çalıştığını,
İbra Bakımından: davalının şirketten ayrılmadan önce denetçiler ile tüm işlem ve faaliyetlerin kontrol edildiği, davalının ibra edildiği, bağımsız denetim şirketi tarafından denetim raporu ile davalının aklandığını, davalı ayrıldıktan sonra bu konuda herhangi bir sıkıntı veya rahatsızlık olmamasına rağmen müvekkil aleyhine senaryolar yazıldığını, müvekkili sıkıştırmaya ve böylece babasını davalarından vazgeçirmeye çalışıldığını, davalının her yıl ---------- yetkililerinin şirketteki ayrıntılı denetimlerinden sonra İbra edildiği,
her yıl ortaklar tarafından oy birliği ile tüm yıl içi ve geçmiş faaliyetlerinden dolayı ibra edildiğini, davalı şirketten ayrılmadan öne, tüm sözleşmelerin hakim ortak ----------- yetkililerine teslim edildiği, denetlendiği, tüm bilgilerin verildiğini, ancak bundan sonra ibra edilerek kendisi ve babasına ödeme yapıldığını, davacının Bölgelerdeki bayileri değiştirmek istedikleri için bir kısım bayilerin sözleşmelerinin geçersiz olduğunu savunduklarını, denetim şirketleri” raporlarında bu şirketlerden bahsedildiği için ------------- bilgisi olduğunu, davalının,
davacının ve dava dışı hakim ortağın menfaatini korumak için yıllarca yargılandığı, ancak bu aşamada müvekkile yardımcı olmadıkları gibi, müvekkili suçladıklarını, ----------- iflas eşiğine getiren yasağı kaldırmak için bütün ilişkilerini kullandığını, beyan ederek öncelikle davanın ---------- E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, birleştirme talebi uygun görülmezse davanın reddine, karar verilmesi talep edilmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Birleşen dava ----------- E. Sayılı dosyası mahkememizin ---------- Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek yukarıda belirtilen yeni esası ile yargılamaya devam olunmuştur.Davacının ------------ Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğu yukarıdaki talebi içeren dava mahkemenin ---------- E ---------- K sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiştir. -----------ATM'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği, gerekçeli karar ile kesinleşme şerhinin gönderildiği anlaşıldı.
20.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
1-Ticari Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin2006-2014 arasına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu,2- Vakıf ve -------- Kurulan İlişkiler Bakımından: Davacı şirket ile dava dışı vakıf arasında, imtiyazlı olarak verilen malların kamu kurumlarına satışını sağlayacak düzenlemeleri içeren bir sözleşme kurulmaması ya da sözleşmenin bu tür düzenlemeler içermemesi durumunda, davalı müdürün özen ve sadakat yükümlülüklerine riayet etmediği,
bu durumun da hukuka aykırılık teşkil edeceği, Davalı müdürün, tedbirli bir yönetici gibi davrandığını ve özen borcunu yerine getirdiğini ortaya koyan, bir belgeye rastlanılmadığından, Mülga Ticaret Kanununa göre, kusurlu kabul edilmesi gerektiği, Davalı eski genel müdürünün 2008 yılından görevden ayrıldığı 2009/6.ay sonuna kadar ----------/---------- ----------- Şti'ne yapılan satış 5.559.978 adet için 2008 yılında 1,95 TL/adet fiyatı yerine 1,03 TL/adet, 2009 yılı için 2,24 TL/adet yerine 1,09 uygulanmakla bariz bir düşük fiyatla satış yapıldığı,
yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi ortalama fiyata nazaran düşük yapılan, davalı eski genel müdürün sorumluluğunda olan satış zararının 5.573.842,69 TL olduğu, (bölüm IHI.5-1/b)Ortaya çıkan zararla, davalı şirket müdürünün hukuka aykırı fiili arasında uygun illiyet bağı bulunduğu, fakat davalı müdürün yazışmalar yaptığı şirket ortağının da tedbirli bir yönetici gibi davranma, özen yükümlülüğü altında bulunduğu, Bu bakımdan sadece mail yazışmalarına itibar etmeyerek,
dava konusu ticari ilişki kurulmadan önce, vakıf ve dava dışı şirket ile yapılacak sözleşmelerle, davacı mallarının kamu kuruluşlarına satışının sağlanabileceği bir altyapının oluşturulması şartıyla kamu kurumlarına mal satışını icbar edecek şekilde, genel müdüre onay verebileceği, Dosya içerisinde bu şekilde verilmiş bir onaya rastlanılmadığından, ortak illiyet bağı hükümlerince, davalının 9650 oranında da müterafik kusurunun mahkemenin takdirinde olduğu,
Mahkeme tarafından davacının müterafik kusurlu kabul edilmesi halinde ortaya çıkan zararın, 2.862.342 TL” sinden sorumlu olacağı, Bununla beraber, davacı her iki tutardan daha az talepte bulunduğundan, taleple bağlı kalınarak, davacının davalıdan, 100.000 TL alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca davalının genel müdür olduğu dönemde Vakıftan alınan 500.000 * 6 adet, 3.000.000 TL senedin vadesinde ödenmediği, Söz konusu bonolar için -----------İcra Vakfın iktisadi işletmesinin davalının münferit imzası ile temsil edilmesi, verilen senetlerde borçlu olarak imzasının bulunması,
----------- yapılan satışın da özel satış kanalı niteliği olduğu gerekçesi ile ----------- yapılma amaçlı davalı tarafından bizzat davacı şirkete verilen senetler sebebiyle tahsil edilemeyen 30.06.2009 tarihli 2.180.275,59 TL --------- firması, 2.880.761,48 TL Vakıftan olmak üzere toplam 5.061.037,07 TL aynı tarih itibarıyla Bununla beraber, davacı her iki tutardan daha az talepte bulunduğundan, taleple bağlı kalınarak,
davacının davalıdan, 100.000 TL alacaklı olduğunun kabulü gerektiği,3-Kanatlar İletişim Bakımından, Davalı müdürün, tedbirli bir yönetici gibi davrandığını ve özen borcunu yerine getirdiğinin ortaya koyan, bir belgeye rastlanılmadığından,
Mülga Ticaret Kanununa göre, kusurlu kabul edilmesi gerektiği, Davacının ---------İcra Müdürlüğü'nün,---------- Esas sayılı dosyasına borçlu olmadığı halde, 550.300 TL ödeme yaptığı sabit olduğundan bu miktarda zarar ettiği, Bu bedel haricinde, 40.000 TL” lik çekle ödenen tutarın, Yerel Mahkemece geçersiz kabul edilen faturalar ve sözleşmeler sebebiyle, ilgili firmaya ödenmesi halinde bu tutarın da, davacının zararı sayılması gerektiği, İhtiyati tedbir kararının durdurulması için alınan 640.000 TL” lik teminat mektubu için bankaca tahsil edilen komisyonların da, davacının doğrudan uğradığı zararlardan sayılması gerektiği,
fakat bu konuda bankaya yıllar itibarıyla ne kadar komisyon ödendiğine dair dosya içerisinde bir evrak tespit edilemediği, Ortaya çıkan zararla, davalı şirket müdürünün hukuka aykırı fiili arasında uygun illiyet bağı bulunduğu ve illiyet bağının kesen veya illiyet bağına iştirak eden dava dışı 3. Kişilere ilişkin bir kusurun tespit edilemediğinden, davacının ortaya çıkan zararın tamamından sorumlu olduğu, --------- sayılı ilamı ile, dava dışı ---------- şirketi tarafından takibe konulan faturalar sebebiyle davacının borçlu olmadığına karar verildiği,
kararın kesinleşmesi halinde, dayanak faturalara konu hizmetlerin verilmediğinin sabit olacağı, bu durumda faturalara dayanak gösterilen sözleşmelerde sadece davalının imzası bulunması sebebiyle, davalı müdürün özen ve sadakat yükümlülüklerine riayet etmediğine delalet sayılabileceği, bu durumun da hukuka aykırılık teşkil edeceği,
4-Kötü Yönetim Bakımından, Reddedilen davalar bakımından davacının bir zararı tespit edilemediğinden, davalı müdürün, kötü yönetim bakımından hukuka aykırı bir fiili olsa dahi, sorumluluğunun doğmayacağı, --------- ve ----------- firmalarının davacı tarafından kötü yönetime gerekçe gösterilen sözleşmelerle ilgili davaları devam ettiğinden bu hususta bir değerlendirme yapılamadığı,
5-Ticari Sır Bakımından, Tek başına dava konusu olaydaki, 3. Kişilerin davacıya kestiği faturaların ve yine davada zikri geçen 3. Kişilerle ilgili sözleşmelerin, ticari sırrın bütün özelliklerine havi olmadığı düşünüldüğünden, bu belgelerle ilgili davalı müdürün, ticari sır yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, Müdürlüğü'nün 2010/10714 ve ----------E sayılı dosyaları ile takibe geçildiği, Hem ----------- hem de Vakıfın herhangi bir mal varlığının olmadığından tahsilatın yapılamadığı,
------------ firmasının da adresini terk ettiği, ---------İcra Müdürlüğü --------- E sayılı dosyasından başlatılan takibin kesinleşmesine rağmen 500.000 * 4 adet olmak üzere 2.000.000 TL senedin tahsilatın yapılamadığı, sonuçsuz kaldığının anlaşıldığı, Davacı tarafından, bu belgeler haricinde başkaca bilgi veya belgeler de ticari sırra konu edilmişse dahi, bu konuda dosya içerisinde bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığından, bu hususta da değerlendirme yapılamadığı, 6- İbra Bakımından.
Dosya içerisinde hangi konuların genel kurula sunulduğu, hangi konularda ibra alındığına dair bir belgeye rastlanılmadığından, bu hususta da bir değerlendirme yapılamadığı, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır."şeklinde kanaatlerini sunmuştur. 17/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle. Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde.
Davacı ve Davalı Vekillerinin kök rapora beyan ve itirazlarının tetkiki neticesinde, taraflar arasındaki ---------- Bakımından ihtilafın değerlendirildiği bölümler haricindeki 20.12.2021 tarihli heyet kök raporundaki görüşlere bağlı kalındığı, ---------- Bakımından, kök raporda ilgili davadaki ilk hüküm ve gerekçesi nazara alındığı, ----------- Karar sayılı ilamın gerekçesinde, ilgili faturaların dayanağı olan sözleşmelerde sadece davalının imzası bulunduğu, faturalara konu hizmetin verildiğinin tespit edilemediğinin belirtildiği,
Yargıtay bozma ilamından sonra tesis edilen kararda ise icra dosyasına verilen ödeme taahhüdünün dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 62'nci(TBK'nin 78.) maddesi uyarınca borcun kabulü anlamına geldiği belirtilerek davanın reddedildiği, İlgili karar nazara alındığında hizmetin verildiğine dair davacı kabulü olduğuna dair hüküm kurulduğundan, kararın mevcut haline binaen kök rapordan farklı olarak bu alacak kalemi kapsamındaki zararın davacı tarafından davalıdan talep edilemeyeceğinin düşünüldüğü, fakat karar kesinleşmediğinden nihai takdirin Mahkemenin olduğu,
sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, hukuki takdir ve tavsif sadece mahkemeye ait olmak üzere kanaatlerine ulaşılmıştır." şeklinde dosyaya görüş sunulmuştur. ----------- Tarihli Kararının İncelenmesinde;
davacısının ----------- Şti., davalısının ------------Şti. olan davanın konusunun, davalı -----------Şti. tarafından ---------- şirketi aleyhine başlatılan --------- Esas sayılı dosyasından davacı aleyhine 7 adet faturaya dayanak gösterilerek toplam 1.982.544,33 TL tutarındaki alacak iddiası ile başlatılan icra takibine borcunun bulunmadığının tespiti ve yargılama devam ederken icra dosyasına yapılan 550.300,00 TL tutarın istirdadı talebine ilişkin olduğu görülmüş olup, mahkemece verilen kararda.
“Davanın reddine...” karar verilmiş olduğu, dosyanın ----------Sayılı ilamı ile kesinleştiği görülmüştür.------------ Tarihli Kararının İncelenmesinde; davacısının ----------- Şti., davalısının ---------- Şti. olan asıl ve birleşen davanın konusunun Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklı Prim Alacağı, Cezai Şart ve Kar Kaybı talepli alacak ve tazminat davası olduğu görülmüş olup, mahkemece verilen kararda.
“Asıl ve Birleşen davanın ayrı ayrı REDDİNE...” karar verilmiş olduğu, dosyanın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği görülmüştür.----------- 21.10.2021 tarihli Kararının İncelenmesinde; davacısının ------------- Şti., davalısının ------------ Şti. olan davanın konusunun tazminat olduğu görülmüş olup, mahkemece verilen kararda.
“24.11.2009 ve 21.12.2009 vadeli ve her ikisi de 25.06.2009 tanzim tardihli her biri 320.125,00 TL bedelli senetler yönünden ve 3.800.000,00 TL bedelli teminat bonosu yönünden davacı tarafın menfi tespit talepleri hususunda dava geri bırakılmış olduğu için karar verilmesine yer olmadığına, davanın, davadaki davacı tarafın diğer taleplerinin esastan reddine...” karar verilmiş olduğu, kararın tebliği talep edilmediğinden tebliğe çıkmadığı ve kesinleşmediği görülmüştür.------------ Tarihli Kararının İncelenmesinde;
davacısının -----------, davalısının ----------- Şti. olan davanın konusunun Tazminat olduğu görülmüş olup, mahkemece verilen kararda. “Davanın REDDİNE...” karar verilmiş olduğu, kararın ----------- tarihli ilamı ile onandığı görülmüştür.
Davacı şirket davalı şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı olarak iş bu davayı açmış olup mahkememizce yapılan yargılamada mevzuatımızda, limited şirket müdürlerin sorumlulukları anonim ortaklık hükümlerine atıf yapılmak suretiyle düzenlenmiş olup davacının davaya konu ettiği olaylar, davalının kanun ve sözleşmenin kendisine yüklediği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle, şirketin uğradığı zararlara dayandığından ve davaya konu iddia edilen olayların oluş tarihleri değerlendirilerek 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun gereğince Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 336. mddesinin 5. bendi kapsamında değerlendirilecektir.
6762 sayılı kanunun 336. maddesinde; ''İdare meclisi âzalarışirket namına yapmış oldukları mukavele ve muamelelerden dolayı şahsan mesul olamazlar. Ancak aşağıda yazılı hallerde gerek şirkete gerek münferit pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen mesuldürler.
1. Hisse senetleri bedellerine mahsuben pay sahipleri tarafından vukubulan ödemelerin doğru olmaması;
2. Dağıtılan ve ödenen kâr paylarının hakiki olmaması;
3. Kanunen tutulması gereken defterlerin mevcut olmaması veya bunların intizamsız bir surette tutulması;
4. Umumi heyetten çıkan kararların sebepsiz olarak yerine getirilmemesi;
5. Gerek kanunun gerek esas mukavelelerinin kendilerine yüklediği sair vazifelerin kasden veya ihmal neticesi olarak yapılmaması.
Beş numaralı bentte yazılı vazifelerden birisi 319 uncu madde gereğince idare meclisi azalarından mesuliyetin ancak ilgili azaya yükletilmesi lazım gelip o muameleden dolayı müteselsilen mesuliyet cari olmaz.'' düzenlemesi bulunmaktadır.Müdürün limited şirketin zararından sorumluluk halinin doğması için haksız fiil sorumluluğuna ilişkin şartların gerçekleşmesi gerekmektedir.
Bu nedenle dava konusu taleplerde hukuka aykırılık, kusur, zarar ve illiyet bağı unsurlarının bulunması şartları aranmalıdır. Dolayısıyla davacının davalının sorumluluğunun doğduğunu iddia ettiği her bir olay bakımından bu unsurların bulunup bulunmadığı değerlendirildiğinde.
Davacının ---------- ile Kurulan ilişkilerden doğan zarar iddiaları bakımından; davacı tarafın davacı şirket ile dava dışı vakıf arasında, imtiyazlı olarak verilen malların kamu kurumlarına satışını sağlayacak düzenlemeleri içeren bir sözleşme kurulmaması ve bu nedenle davacı şirketin zarara uğradığını iddia ettiği, davalı müdürün, dosya kapsamında tedbirli bir yönetici gibi davrandığını ve özen borcunu yerine getirdiğini ortaya koyan somut bir delil sunamadığı dolayısıyla kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği, ortaya çıkan zararla, davalı şirket müdürünün hukuka aykırı fiili arasında uygun illiyet bağı bulunduğu, anlaşılmıştır.
Şirketin yöneticisi olan davalının görevinden ayrıldığı 2009/6.ay sonuna kadar ----------/---------- ------------ Şti'ne yapılan satış 5.559.978 adet için 2008 yılında 1,95 TL/adet fiyatı yerine 1,03 TL/adet, 2009 yılı için 2,24 TL/adet yerine 1,09 uygulanmakla bariz bir düşük fiyatla satış yapıldığı, bu nedenle oluşan satış zararının 5.573.842,69 TL olduğu dosya kapsamında bilirkişilerce tespit edilmiştir.
Oluşan bu zarar bakımından davalı şirket müdürünün sorumluluğu vardır ancak davalı müdür ile şirket ortağının mail yazışmalarından ortağın da durumdan haberdar olduğu, tedbirli davranmadığı vakıf ve dava dışı şirket ile yapılacak sözleşmelerle ilgili çalışmaları denetlemediği görülmüş olmakla davacı şirketin de zararın oluşmasında müterafik kusurunun olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu nedenle bilirkişi heyetince tespit edilen ve mahkememizce de uygun bulunan zarar miktarından davacı şirketin müterafik kusuru gözönüne alınarak yapılan hesaplama neticesinde 2.862.342 TL zarar miktarından davalının sorumlu olacağı, ancak davacı tarafın açmış olduğu davada taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan, 100.000 TL alacaklı olduğuna dair hüküm kurulmuştur.
Davacının tahsil edilemeyen senetlerden doğan zarar iddiası bakımından; davalının genel müdür olduğu dönemde Vakıftan alınan 500.000 × 6 adet= 3.000.000 TL senedin vadesinde ödenmemesi nedeniyle söz konusu bonolar için ----------İcra Müdürlüğü'nün -------- ve -----------E sayılı dosyaları ile takibe geçilmiştir, ancak senetler tahsil edilememiştir.
Bu nedenle vakfın iktisadi işletmesinin de davalının münferit imzası ile temsil edilmesi, verilen senetlerde borçlu olarak davalının imzasının bulunması, ------------- yapılan satışın da özel satış kanalı gerekçesi ile ------------ yapılma amaçlı davalı tarafından bizzat davacı şirkete verilen senetler sebebiyle tahsil edilemeyen 30.06.2009 tarihli 2.180.275,59 TL ---------- firması, 2.880.761,48 TL Vakıftan olmak üzere toplam 5.061.037,07 TL den oluşan şirket zararından davalı şirket müdürünün sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır.
Yine davacı tarafın açmış olduğu davada taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan, 100.000 TL alacaklı olduğuna dair hüküm kurulmuştur.
--------- şirketi Bakımından,----------- sayılı ilamın gerekçesinde, ilgili faturaların dayanağı olan sözleşmelerde sadece davalının imzası bulunduğu, faturalara konu hizmetin verildiğinin tespit edilemediğinin belirtildiği, Yargıtay bozma ilamından sonra tesis edilen kararda ise icra dosyasına verilen ödeme taahhüdünün dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 62'nci(TBK'nin 78.) maddesi uyarınca borcun kabulü anlamına geldiği belirtilerek davanın reddedildiği,
dosyanın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmış olmakla karar nazara alındığında hizmetin verildiğine dair davacı kabulü olduğuna dair hüküm kurulduğundan, davacı şirketin talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı şirketin kötü yönetim, ticari sır ve ibraya yönelik iddiaları bakımından ise talepler kapsamında dosyaya yansıyan somut delil bulunmadığından iddiaların ispatlanamadığı değerlendirilerek davacı şirketin taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1297, K. 2025/89, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama