KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/317
- Karar No
- 2025/900
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
Karar Metni
1.270 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/317 Esas
KARAR NO : 2025/900
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/05/2024
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket tarafından, dava dışı --------Ş. ile --------- poliçe nolu Nakliyat Sigorta Poliçesinin tanzim edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı sigortalısı ---------Ş.'ye ait araçların lojistiğinin taraflar arasında tanzim edilen “araç taşıma sözleşmesi” ile davalı -------- firması tarafından yapılmakta olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısına ait;
--------- şasi numaralı,-------- model ---------- marka --------- model aracın, -------- --------- fabrikasına, davalı firma tarafından nakliyesi esnasında “aracın arka tamponunda çizik” oluşması suretiyle hasar almış olduğunu, oluşan hasarların tazminatının müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, TTK madde 875 ve 876 uyarınca davalı taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyanından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zarardan sorumlu olduğunu,
müvekkili şirketin sigortalısının maddi zararını ödemek suretiyle TTK madde 1472/1 uyarınca sigortalısına “halef” olmuş olduğunu, müvekkili şirketin halefiyet ilkesi gereği sigortalısına ödemiş olduğu tazminat tutarının tahsili için şirkete rücu ihtarı yaptığını ve --------- İcra Dairesi nezdinde --------- Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığıını, ancak davalı tarafın haksız ve hukuksuz olarak yapmış olduğu itiraz neticesinde durduğunu beyan ederek davanın kabulüne, --------- İcra Dairesi nezdinde -------- Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline,
%20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu araç hasarının müvekkili şirketin lojistik hizmeti sırasında meydana geldiğinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilin basiretli bir tacirin yapması gereken her türlü önlemleri aldığını, dikkat ve özen yükümlülüklerine en üst düzeyde uygun davrandığını, müvekkili şirketin taşımasını yaptığı araçların ithal araçlar olduğunu, limandan müvekkilinin teslim almasına kadar kara ve deniz yoluyla birçok kez taşıma dolayısıyla da yükleme ve boşaltma yapıldığını, mezkür hasarın bu süreçlerde meydana gelme olasılığının çok daha fazla olduğunu,
müvekkili şirkete teslim edilmeden önce oluşan ve neredeyse gözle görülemeyecek kadar küçük olan hasar ve eksikliklerden müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının kanunun ruhuna uygun olmayacağını, hakkaniyet ile de bağdaşmayacağını, davacının rücu etme şartlarının oluşmadığını, sigorta şirketlerinin ancak hasarın sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olması durumunda rücu etme hakkına sahip olduklarını, müvekkil şirketin ve sürücünün ağır kusuruna ilişkin delillerin sunulmamış olduğunu,
---------Ş. ile müvekkil şirket arasında yapılan sözleşme kapsamında müvekkil şirketin ilgili hasarlardan sorumlu olmadığını, dolayısıyla davacının rücu hakkı bulunmadığını beyan ederek her halükârda davanın reddine, davacının %20 kötü niyet tazminatı ödemesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce alınan 10/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi.
"Meydana gelen hasarın eldeki veriler mucibince, davalı --------- şirketince aracın --------- ---------- nakliyesi esnasında meydana geldiği, limandaki olumsuz koşullara (yağmur, kar, yetersiz ışıklandırma, liman yoğunluğu vb.) ilişkin bilgi ve beyan bulunmadığından davalının sorumluluğunun düşmediği, henüz piyasaya sürülmemiş sıfır aracın satışı öncesinde mezkür hasarın onarımı yerine değer kaybı meydana gelmemesi için parça değişikliği yapılmasının yerinde olduğu, eksper marifetiyle hesaplanmış olan onarım bedelinin serbest piyasa koşulları ile uyum arz ettiği,Uyuşmazlık yönünden;
mevcut delil durumuna göre davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu; vaki bu benimsemeye nazaran itirazın iptaline ilişkin takip dosyasındaki alacak kalemlerinin yapılan incelemesi sonunda:-Davacının isteyebileceği asıl alacak tutarının, teknik incelemedeki benimsemeye nazaran “Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (D/a) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı talebi gibi 6.189,69 TL olduğu; davacının ödeme tarihi ve takibindeki aleyhindeki faiz başlangıç tarihi esas alınsa bile hesaplan tutar daha fazla olmakla, talebiyle bağlı kalınarak 126,68 TL olduğu,
davacın asıl alacağına takip tarihinden itibaren istemi ile bağlı kalınarak yasal faiz yürütülmesi gerekeceği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, sigorta şirketi tarafından dava dışı şirkete ödenen bedelin halefiyete göre davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy.
İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği,
sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tanzim edilen bedel kadar sigortacıya intikal edeceği hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır.Somut olayda dava dışı sigortalıya ait araç, davalı tarafından taşınmaktadır.
Aracın zarar gördüğü, davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki müşterek poliçe sebebiyle %40 oranında olmak üzere davacı tarafından 07.06.2023 tarihinde 6.189,69 TL ödeme yapıldığı hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır.Uyuşmazlık çözümü için öncelikle aracın zarar görmesinde davalının sorumlu olup olmadığı, davacı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen miktarın kadri maruf olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.Mahkememizce dosya sigortacı ve makine mühendisi bilirkişilerinden oluşan heyete tevdii edilmiş ve 23.07.2025 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır.
Her ne kadar davalı tarafından, sorumsuzluk anlaşması olduğu savunulmuş ise de dosya kapsamında buna ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yine her ne kadar davalı tarafından aracın öncesinde hasarlı olduğu savunulmuş ise de davalı tarafından aracın teslim alınırken hasarlı olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ya da belge bulunmamaktadır. Davalının sorumluluğunun TTK 882.
Maddesi uyarınca sınırlı olduğu anlaşılmış ise de talep edilen miktar ve taşınan malın ağırlığı dikkate alındığında davacının talep ettiği miktarın, bu sınır içerisinde olduğu, hasarın davalı tarafından davaya konu malın taşınırken meydana geldiği, davalının %100 kusurlu olduğu, hasarın yağmur, kar veya yetersiz ışıklandırma sebebiyle meydana geldiğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ya da belge bulunmadığı, davacının yapmış olduğu ödemenin kadri maruf olduğu, davalının, davacının talep ettiği miktardan sorumlu olduğu, halefiyet dosyalarında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, ödeme tarihinin 07.06.2023 olduğu,
takip talebi ile davacının daha sonraki tarih olan 15.06.2023 tarihinden itibaren faiz talep ettiği, taleple bağlılık kuralı gereğince 15.06.2023 tarihinden itibaren icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edebileceği, bilirkişi raporu ile hesaplandığı ve kusur durumunun değerlendirildiği dikkate alındığında alacağın likit olmadığı, bu sebeple icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/317, K. 2025/900, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama