İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/816 K.2024/658

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/816Karar2024/658Tarih23 Ekim 2024Okuma12 dk · 2.488 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/816
Karar No
2024/658
Karar tarihi
23 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.488 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/816

KARAR NO : 2024/658

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 20/11/2023

KARAR TARİHİ : 23/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında.

11.07.2023 tarihinde 5.000 ton ve 28.07.2023 tarihinde 5.000 ton olarak toplam 10.000 ton kömürün birim fiyatı (TL/ton) 2.150,00 TL'den + 430,00 TL nakliye bedeli ile 28.08.2023 tarihinde 2.000 ton, kömürün birim fiyatı (TL/ton) 2.250,00 TL'den + 550 TL nakliye bedeli ile nakliye dahil satışı hususunda anlaşma sağlandığı ve taraflar arasında kurulan anlaşma gereği müvekkili şirket tarafından kömür temini sağlandığı, ancak satılan kömürün kalori değerinin yüksek çıkması halinde prim/penalite değeri nazarında ödenecek rakamın artacağı taraflarca kararlaştırıldığı,

tüm bu kömür temin işlemleri tahtında müvekkili şirket tarafından toplam tutarı 32.114.312,40 TL olan 11 adet faturanın keşide edildiği, fatura arasından ilk fatura olan ----- Fatura No'lu 927.190,08 TL bedelli faturanın, davalı tarafından ödendiği, ödemeye ilişkin dekontu işbu dilekçemiz ekinde sunduklarını, sadece yapılan ödeme ve tekrarlanan siparişlerin mevcudiyeti dahi, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunun ve davalının itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunun göstergesi olduğu,

ödemesi gerçekleştirilmeyen 10 adet faturanın 8 adeti hakkında taraflarınca ---- İcra Dairesi'nin ----- dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve davalı borçlu yanın haksız itirazları sonucunda icra takibinin durdurulmuş olması sebebi ile itirazın iptali istemli --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasının ikame edildiği, toplam 11 adet faturadan işbu davaya esas takibe konu edilen ----- numaralı 4.662.228 TL bedelli ve ------ numaralı 451.815,60 TL bedelli iki adet faturanın ise takip tarihi itibariyle vadeleri henüz dolmamış olduğundan ----.

İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında takibe konulamamış vadeleri dolduktan sonra işbu davaya esas icra takibi olan -- İcra Dairesi'nin-----sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, her ne kadar davalı yan tarafından borcun tamamına, faize, faiz miktarı ve oranına ve borcun tüm ferilerine 30/10/2023 tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş ise de;

işbu itiraz haksız ve tamamıyla kötüniyetli olup dilekçeleri ekinde sunmuş olduğumuz taraflar arasında ticari ilişkinin kurulduğuna dair onaylı teklif metinleri, e-posta çıktıları,e-postaların davalıdan sadır olduğuna ilişkin Log Kayıtları,Gib kayıtları, e-fatura sistem kayıtları ve ödeme yapıldığına dair dekont ve sair delillerinden de görüldüğü üzere taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının sabit olduğunu, --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini,

davalı borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulmasını, mahkeme teminat hususunda aksi kanaatte olması halinde teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, dava dilekçesinde faturalardan bahsettiği ve alacağına ona dayandırdığı, aleyhe kabul anlamına gelmemekle birlikte, iki taraf arasında bir ticari ilişkinin varlığı kabul edilse dahi burada müvekkili davalı şirket ile takip alacaklısı davacı arasında cari işleme dayalı bir ticari ilişki sözkonusu olacağını, bu doğrultuda, davacı ile müvekkili davalı şirket arasında ticari ilişkin tekil olaylar/ilişkiler üzerinden değil, belli dönemlerde kesilen toplam rakamlar üzerinden yürüyeceğini, belli dönem içerisinde kısım kısım mal/hizmet alımı ve aynı şekilde kısım kısım ödemeler yapılacağı,

dönem sonunda alacak/borç kalemler hesaplanacağı, bu doğrultuda bakiye kısım üzerinden ticari ilişkinin yürütülmesi gerekeceğini, yani davacının yaptığı gibi belirli faturaların alacak kalemleri içerisinden çekilerek takibe konu edilmesinin mevcut ticari ilişkinin olağan akışına aykırı olduğu, burada yapılması gerekenin dönem sonunda tüm alacak/borç kalemlerinin hesaplanıp mahsup edildikten sonra kalan bakiye miktar üzerinden hareket edilmesi gerektiğini; müvekkili davalı şirket tarafından davacıya çeşitli ödemeler yapıldığı, bu ödemelere ilişkin kayıtların ticari defterlerde bulunduğu,

ticari defter ve kayıtların bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi neticesinde bu hususların ortaya konulacağını, bu nedenle anılan ödemelerin cari hesaptan düşülüp düşülmediği, faturaların hangi tarihte ve kim imzasına teslim edildiği, faturaların içeriği ve fatura karşılığı yapıldığı iddia edilen mal veya hizmet tespitine ilişkin bilgi bulunmadığı ve bu doğrultuda net bir cari hesap bakiyesi ortaya konulamadığından takibe konu borca itiraz zaruretinin hasıl olduğunu;

temerrüdün oluşması için ise borcun muaccel olması yanında alacaklı, muaccel borcun ifası konusunda borçluya bildirimde bulunması gerektiği, davacının talep etmiş olduğu faize, faizin türüne, faiz oranına ve faizin başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, davacı takip alacaklısının itirazımızın mesnetsiz, haksız ve kötüniyetli olduğuna dair iddialarının müvekkili davalı şirketi kötüniyetliymiş gibi göstererek icra inkar tazminatına hükmedilmesini sağlama amacı taşıyan, şahsi kanaate ve yoruma dayalı hiçbir somut dayanağı olmayan iddialardan ibaret olduğu,

öncelikle davanın usul ve esas yönlerinden reddini, tüm beyanları doğrultusunda davacının davasının ve taleplerinin reddini, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacı tarafından davalı aleyhinde ----- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına vaki davalı itirazının iptaline karar verilmesinin mümkün olup olmadığı, taraflar arasında satım sözleşmesi kurulup kurulmadığı, satıma konu malların davalıya teslim edilip edilmediği ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkindir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış tarafların ----- bulunan ticari defter ve dayanakları üzerinde mali müşavir bilirkişi ile nitelikli hesap uzmanlarına bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Davalının ----- bulunan ticari defter ve dayanakları üzerinde yapılan bilirkişinin 06.05.2024 tarihli raporunda özetle; "....Dosya kapsamı ve davalı----- ait ticari defter kayıtlarına göre aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.

 Davalı ---- ait ticari defterlerinin, Gelir İdaresi Başkanlığının sistem kontrolünde geçen E- DEFTER kapsamında olması nedeniyle muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş ilkeleri ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak tutulduğu anlamına gelmekte olup açılış ve kapanış onaylarının (oluşturulduğu) bulunduğu tespit edilmiştir.

 Davalı------ ve usulüne uygun olarak tutulmuş olup, açılış ve kapanış onaylarının (oluşturulduğu) bulunduğundan dolayı nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222. maddesi gereğince delil teşkil etme özelliği taşımaktadır.

 Davalı ----- incelenen ticari defter kayıtlarına göre; davacı----- tarafından adına düzenlenmiş olan dava ve takibe konu faturalar dahil 11 adet E- Faturanın toplamı olan 32.114.312,52 TL borcuna karşılık yapmış olduğu toplamı 927.000,00TL olan 1 adet ödeme kaydı düşüldüğünde davalı ---- İcra Müdürlüğü ---- esas nolu icra dosyasının (23.10.2023) takip tarihi itibariyle 31.187.312,52 TL asıl borcu olduğu gözükmektedir.

 Dava dosyası kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler kapsamına göre; davacı ----tarafından düzenlenmiş olan davalı ----- ticari defter kayıtlarında yer alan dava ve takibe konu faturalar dahil 11 adet E- Faturanın toplamı olan 32.114.312,52 TL alacaktan.

14.07.2023 tarih ----- numaralı E- Fatura bedeline ilişkin yapılan 927.000,00 TL ödeme ile ---- İcra Dairesi'nin -----. sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 8 adet E- Fatura toplamı olan 26.073.078,84 TL alacak tutarı düşüldüğünde davalı ----- İcra Müdürlüğü ----- esas nolu icra dosyasının (23.10.2023) takip tarihi itibariyle 5.114.043,60 TL asıl borcu olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır..." belirtilmiştir.Davacının ----- bulunan ticari defter ve dayanakları üzerinde yapılan bilirkişinin 31.05.2024 tarihli raporunda özetle; "...Dava dosyasında davacı yandan.

Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 21.08.2023 tarihli 4.662.228,00.-TL tutarlı fatura ile 31.08.2023 tarihli 451.815,00.-TL olmak üzere 5.114.043,60.-TL toplam tutarındaki 2 adet fatura alacağının tahsili tarihine kadar ticari temerrüt faizi masraf ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili istemi ile, dava konusu edildiği görülmüştür.

-İlgili mevzuat gereği. Davacı----- 2023-2024 yılları inceleme dönemlerinde E-DEFTER tuttuğu, inceleme dönemlerine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratları tarafımdan incelenmiş olup, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı.

Taraflar arasında 2023 inceleme dönemlerinde ticari bir ilişkinin var olduğu, Davacı ------ defterlerinde 20.10.2023 takip tarihi itibariyle Davalı----, Davacı ----56.533,66.-TL tutarında Borçlu olduğunun kaydedildiği, Ancak eldeki dava konusu takip ile.

Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 21.08.2023 tarihli 4.662.228,00.-TL tutarlı fatura ile 31.08.2023 tarihli 451.815,00.-TL olmak üzere 5.114.043,60.-TL toplam tutarındaki 2 adet fatura alacağının tahsili talep edildiği görülmüştür.

Anılan takibe ve davaya konu faturaların davacı ---- resmi defterlerinde davalı ----- hesabına Borç kaydedildiği görüldüğünden, davacı ---- davalı ----- takibe ve davaya konu 5.114.043,60.-TL toplam tutarındaki 2 adet faturadan Alacaklı olduğu anlaşılmıştır.

-Dosya içeriğindeki ---.Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası içeriği incelendiğinde, eldeki davayla taraflarının aynı olduğu görülmekle.

"Mahkememizde açılan davada taraflar arasında kömür alım satımı konusunda akdi bir ilişkinin bulunduğu, davacı şirketin davalıya anlaşmaya konu miktar ile kömür temin etmeyi üstlendiğini, kömürleri temin edip davalıya teslim ettiklerini, karşılığında 11 adet fatura düzenlediklerini, bunlardan ilk faturanın 927.190,08 TL olarak ödendiğini, kalan 10 faturadan 8'ini dava konusu ettiklerini belirterek bu 8 faturadan dolayı 26.073.078,84 TL alacaklı olduklarını, alacak ödenmeyince icra takibi başlattıklarını, davalının ----.

İcra Müdürlüğünün ---- sayılı dosyasına haksız olarak itiraz edip, takibi durdurduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına, davalıdan %20 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği" 08.11.2023 tarihli ara kararından anlaşılmıştır.

- Tarafımdan incelenen davacı taraf defter kayıtları ile, Davalı tarafın defterlerinin incelendiği Bilirkişi Raporu karşılaştırıldığında, Davacı ----- resmi defterlerinde; 20.10.2023 takip tarihi itibariyle 31.187.312,52.-TL toplam tutarında Davalının Davacıya Borçlu olduğunun kaydedildiği;

-Ancak eldeki dava konusu takip ile; Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 21.08.2023 tarihli 4.662.228,00.-TL tutarlı fatura ile 31.08.2023 tarihli 451.815,00.-TL olmak üzere 5.114.043,60.-TL toplam tutarındaki 2 adet fatura alacağının tahsili talep edildiği görülmüştür.

-Anılan takibe ve davaya konu faturaların davacı ---- resmi defterlerinde davalı ----- hesabına Borç kaydedildiği görüldüğünden, ayrıca davalı şirketin defterlerinin incelendiği Bilirkişi Raporunda da "davalı ---- İcra Müdürlüğü ---- esas nolu icra dosyasının (23.10.2023) takip tarihi itibariyle 5.114.043,60 TL asıl borcu olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır." sonuç ve kanaatine varıldığı görüldüğünden, takibe ve davaya konu 2 adet fatura alacağı her iki tarafın defterlerine kaydedildiğinden, anılan faturaların ve içeriğindeki ürünlerin davalı şirkete teslim edildiği tespit edilmiş olup; davacı ----- davalı ------ takibe ve davaya konu 5.114.043,60.-TL toplam tutarındaki 2 adet faturadan Alacaklı olduğu anlaşılmıştır...." şeklinde görüş belirtilmiştir.

Dava mahiyeti gereği ticari satım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yanca düzenlenmiş olan 11 adet faturadan 1 adedinin ihtilafsız olduğu üzere davalı tarafından ödendiği geriye kalan 10 adet faturadan 8 adedinin başka bir dosyada dava konusu olduğu, iş bu davada ise takibe dayanak 2 adet fatura kaynaklı alacak için icra takibine girişildiği ve itiraz ile duran takibin devamını sağlamak amacı ile eldeki bu davanın açıldığı görülmektedir.

Davalı her ne kadar cevap dilekçesinde taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğunu ve davacının bir alacağı olup olmadığının ancak tüm cari hesap incelenmek sureti ile ortaya çıkabileceğini beyan etmişse de davanın itirazın iptali davası olduğu ve bu davanın takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu izahtan varestedir.

Kaldı ki davalı yanca yazılı bir cari hesap sözleşmesi de sunulmamıştır.Yargıtay HGK'nın ----- Sayılı ilamında "..Yukarıdaki açıklamalar ışığında, eldeki davada, ispat yükünün davalı tarafta bulunduğu, yapılan ödeme savunmasının da yazılı delille ispatının gerektiği, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği ve Özel Daire kararında belirtildiği gibi mahkemece sadece takip konusu faturalar ve ödeme savunması bakımından araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği,

aksi yönde yapılacak araştırmanın ise itirazın iptali davasının niteliği ile bağdaşmayacağı hususları açık olduğundan, mahkemece önceki kararda direnilmesi doğru değildir. .." belirtmiştir.Yargıtay ---- HD. ------. Sayılı ilamında "....Oysa faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olması (özellikle satın alanın ticari defterlerine kaydedilmiş olması) faturalar kapsamındaki malların teslim edildiğine karine teşkil eder.

Bunun aksini malın teslim edilmediğini iddia eden davacının yazılı delillerle kanıtlaması gerekir..." belirtmiştir.

Yargıtay -----. HD. -----Sayılı ilamında "...Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir..." belirtmiştir.

Yargıtay ---- HD.----- Sayılı ilamında "... Bir satım faturası alıcı ticari defterlerine kaydedilmesi halinde sonradan bu kayıt silinse dahi malın teslim alındığına karine olduğu gibi satım faturası BA formu ile vergi dairesine bildirilirse sonradan düzeltme yapılsa da malın teslim alındığına karinedir." belirtmiştir.

Tarafların BA/BS bildirimleri incelendiğinde davalının davacı yanca keşide edilen 11 adet fatura için BA bildiriminde bulunduğu görülmüştür. Yargıtay ----HD'nin 19.02.2018 ---- sayılı ilamında ".... Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2).

Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen futuradaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz yüresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan içide edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır.

Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini ka nıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. ” belirtmiştir.( Aynı yöndeki içtihat için Bkz. Yargıtay ---- HD. ---- Sayılı ilamı, ---- BAM -----.

HD. ---- sayılı ilamları ) Davalı yanca davacı yanca dava ve takip konusu edilen faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmemiş bu faturalar için vergi dairesine BA bildiriminde bulunulmuştur. Söz konusu faturalar davalı yanca ticari defterlere işlenmiş, BA bildiriminde bulunulmuştur.

Yukarıda alıntılanan emsal yüksek mahkeme kararında da belirtildiği üzere faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. Her iki tarafın da ticari defterleri de incelendiğinde davacının takip konusu ettiği alacak miktarı kadar davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Bilindiği üzere ticari defterler kesin delillerden olup aksinin ancak eş değer yazılı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Artık ispat külfeti davalı üzerinde olup bunun aksinin ancak yazılı delille ispat edilmesi gerekir. Davalının takip konusu olan ve itiraz veya iade edilmeyen ve ticari defterlere işlenen , BA bildiriminde bulunulan faturalar yönünden itirazları bu nedenle yerinde değildir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir.

Yargıtay ----. Hukuk Dairesi’nin ---- ve ---- Numaralı kararına göre.

“Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir.

Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Tarafların tacir olduğu görülmekle takip tarihinden itibaren asıl alacağa yönelik talep edilen faizin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Takip öncesi faiz zaten istenmemiştir.Tüm dosya kapsamı, denetime uygun bulunan talimat yolu ile alınan bilirkişi raporları, yukarıda atıf yapılan emsal yüksek mahkeme kararları bir bütün olarak değerlendirilmiş davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1-Davanın KABULÜNE;

A-Davalının ---. İcra müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin aynen devamına,

B- Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile davalının asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 1.022.808,72 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

2-Alınması gerekli 349.340,32 TL nispi harçtan davacı yanca yatırılan 61.764,86 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 287.575,46 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ve 61.764,86 TL peşin harç olmak üzere toplam 62.034,71 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.087,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı olarak toplam 7.087,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 531.702,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/816, K. 2024/658, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/816
  4. Karar No : 2024/658
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 20/11/2023
  7. Karar Tarihi : 23/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/816
Karar No
2024/658
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/816 K.2024/642
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/816 K.2024/671
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/817 K.2024/777
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/817 K.2024/1006
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/817 K.2024/748
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/817 K.2024/692

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.