İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/451 K.2025/416

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/451Karar2025/416Tarih8 Mayıs 2025Okuma12 dk · 2.444 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/451
Karar No
2025/416
Karar tarihi
8 Mayıs 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.444 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/451

KARAR NO : 2025/416

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 28/06/2024

KARAR TARİHİ : 08/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. "Müvekkilin hizmet sahasında----- adresinde 09.05.2022 tarihinde. 2---- adresinde J2.05.2022 tarihinde, 3------ adresinde 01.08.2022 tarihinde, 4------ adresinde 21.10.2022 tarihinde. 5----adresinde 28.04.2022 tarihinde. Davalı ------ tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında Şirketimize ait kablolar ile alt yapı tesislerine hasarlar verilmiştir.

Şirketimize verilen hasarlar nedeniyle, ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere şirket elemanlarımızca hasar tespit edilmiş olup. hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetveli düzenlenmiştir. Akabinde, kamusal hizmet niteliğinde olan iletişimin aksamaması adına, ivedilikle müteahhit Jirma tarafından zarar giderilmiştir.

Nitekim zararın tazmini için alacağımızın tahsilini sağlamak amacıyla hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu ve olay yeri resimlerine istinaden, tarafımızca; l-----adresi için ----icra Müdürlüğü 'niin --- Esas nolu dosyası üzerinden. 2-----adresi için-----.İcra Müdürlüğü'niin ---- nolu dosyası üzerinden.

3-----adresi için -----.İcra Müdürlüğü 'niin---- Esas nolu dosyası üzerinden, 4----- adresi için ----İcra Müdürlüğü 'niin ----- nolu dosya üzerinden, 5----- adresi için ----.İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas nolu dosyası üzerinden, ilamsız icra takipleri başlatılmıştır.

Oysa yukarıda belirttiğimiz ve icra dosyalarına dayanak olarak bildirdiğimiz belge ve kayıtlardan da anlaşıldığı üzere (hasar tespit tutanakları, hasar keşif formları, olay yeri resimleri, hasarı gideren müteahhit Jirma evrakları) davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu ve hasarın meydana geldiği tarih ile icra takip tarihi dikkate alındığında, haksız fiillere ilişkin 2 yıllık zaman aşımı süresinin de dolmadığı açıktır.

Keza hasarların meydana geldiği yer bakımından icra dairelerinin yetkili oldukları ortadadır. Bu nedenle davalının alacağın aslına ve ferilerine yönelik tüm itirazları haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup, davalının itirazlarının ayrı ayrı iptali gerekir. " şeklinde talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. "Müvekkil Şirket'in taraf sıfatı (davalı sıfatı) (pasif husumet) bulunmamakta olup, davanın sadece ------açılması gerekirken müvekkil şirket işbu dava ile karşı karşıya kalmıştır. Ancak asla davayı kabul etmemek itirazıyla beyan etmek isteriz ki Müvekkil Şirket ile ilgili işler yüklenicileri aracılığıyla anahtar teslim götürü usulü yapmaktadır. -Öncelikle belirtmek isteriz ki.

Müvekkil Şirket davacı tarafından iddia edilen zarardan sorumlu değildir. Şöyle ki. yukarıda bahsi geçen 5 adreste de sorumlu şirket -----. olup yukarıda da belirtmiş olduğumuz üzere. Müvekkil Şirketin dava konusu mahalde bir çalışması bulunmamaktadır. Ancak bir an için var olduğunu düşünsek dahi dava konusu çalışmaların tamamı ----- tarafından tüm sorumluluklar kendilerine ait olmak üzere yürütülmüştür.

Dolayısı ile diğer davalının çalışmalarından doğacak zarar ve ziyandan dava konusu adreste bizzat bulunmayan ve işveren sıfatı olmayan Müvekkil Şirket'in sorumlu tutulmasının kabulü mümkün değildir. Açıklandığı üzere; davanın öncelikle Müvekkil Şirket lehine husumet yönünden reddi gerekmektedir. Öyle ki; asıl işverenlikten söz edilebilmesi için işin bir bölümünün ihale edilmesi, diğer bölümünün kendi işçileri ile bizzat yapılması gerekir.

Oysa ki, Müvekkil Şirket 'in söz konusu güzergahta bizzat yürüttüğü herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ııun 24.05.1995 tarih ve-----Sayılı kararında da açıkça ifade edildiği üzere. Kendisi işin bir bölümünde bizzat işçi çalıştırmayıp, işi bölerek ihale suretiyle muhtelif kişilere veren iş sahibi "ihale makamı", İş Kanunu 'nun l/son maddesi anlamında bir asıl işveren değildir.

Müvekkil Şirket ile -----arasında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi gereğince, çalışmalar sırasında doğacak bütün zarar ve ziyandan yüklenici, ihbar olunan sorumlu olacaktır. Müvekkil Şirket 'in asıl iş sahibi olmaması ve hasar verildiği iddia edilen mahalde Müvekkil Şirket 'in bizzat yürüttüğü herhangi bir çalışmanın olmaması. Müvekkil Şirket'in işbu huzurdaki davada davalı sıfatının olmadığını göstermektir.

Asla davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek isteriz ki karşı tarafın teknik şartnamede belirtilen kazı derinliğine uygun hareket edip etmediği hususunun araştırılması gerekmektedir. Ayrıca davacıya ait hattın hiçbir güvenlik olmadan (uyarıcı şerit, ikaz bandı vs) yönetmeliklere aykırı bir şekilde döşendiği görülebilecektir. Şantiye defterlerinde ve sahanın genel çalışma durumuna ait fotoğraflarda da davacının bu durumu anlaşılmaktadır.

Tüm alt yapı firmalarımız kendi çalışmalarını ----- yönetmeliklerine göre yapmakla yükümlüdür. Yönetmelikler ile açıkça düzenlendiği üzere. Alt yapı çalışmalarında, hatların belirlenmesi ve emniyeti için döşenen boruların uygun malzeme ile gömleklemesi yapıldıktan sonra muhakkak suretle kurumun teknik şartnamesine göre ikaz bandı kullanılması gerekir.

Altyapı ve üstyapı çalışmaları esnasında mevcut altyapı tesislerine zarar verilmesi durumunda mevcut altyapının standartlara uygun olup olmadığı kontrol edilir. Emniyet bandının ve stabilize dolgunun bulunmaması veya hattı olan kurumun sahada tespit için kontrol elemanı görevlendirmemesi durumunda altyapı hattına verilen hasarda çalışmayı yapan kurum sorumlu değildir. Bu aşamada davacı tarafça herhangi bir stabilize dolgu yapılmadığı da tespit edilememiştir.

Davacının teknik şartnameye uygun hareket etmediği her şekilde ortadadır. Davacının tek taraflı olarak düzenlendikleri tutanakla birtakım taleplerde bulunması kabul edilemez. Talep edilen bedel oldukça fahiştir. Kaldı ki davaya konu hasar üzerinden çok uzun bir süre zaman geçmiştir. Bu sebeple hesaplamaların ve taleplerin doğruluğu şüphelidir. Ayrıca bu zamana kadar hiçbir talepte/bildirimde bulunmadan doğrudan faiz işletilmesi ise davacı tarafın kötü niyetini göstermektedir.

Davacı tarafından dava dilekçesi ile birlikte birtakım açıklamalar yapılmakla birlikte hiçbiri uğradığını iddia ettiği zararı açıklar nitelikte değildir. Zira huzurda açıları bir "hasar bedeline ilişkin" bir davadır ve önemli olan davacıların tazmin edilmesini istediği miktarı net bir şekilde, somut belgelerle ortaya koyabilmesidir.

Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesinde "MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." şeklinde hüküm altına alındığı üzere, davacının zarar iddiaları ispata muhtaç olduğu gibi ispat yükü de bizzat davacı üzerindedir. Davacı tarafından davadaki taleplerin ayrı ayrı dokümanlar ile belgelendirilmesi gerekir iken davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen tutanaklar ile Müvekkil Şirket'ten taleplerde bulunulması kabul edilemez.

Davacı tarafın hiçbir şekilde iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, öncelikle davacı tarafın dosyaya ibraz etmiş olduğu adresler karşılaştırıldığında iddia edilen hasar adreslerinde yaşandığına ilişkin hiçbir somut delil ibraz edilmemiştir. Dosyaya ibraz edilen yerlerin konum bilgisi bulunmadığı gibi iddia edilen hasarın belirtilen adreste olduğuna ilişkin hiçbir somut bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmemiştir.

Bununla birlikte, davacı tarafın dosyaya ibraz etmiş olduğu tutanakların kim tarafından imzalandığı belli olmadığı gibi, şirket yetkilisi ve çalışan tarafından imzalanmamış olduğu da görülmektedir. Bu bağlamda iddiasını somut deliller ile ispat edememiş olan davacının dosyaya ibraz etmiş olduğu belgelerin dikkate alınmaması gerekmektedir. Şayet, davacı dava konusu hasar iddiasında samimi ise bu durumu. Mahkeme kanalıyla yaptırılacak bir tespitle kanıtlaması gerekmektedir.

Davacı bu yolu seçmek yerine tek taraflı olarak hazırladığı belgeler üzerinden giderek işbu davayı ikame etmiştir. Hiç kimse kendi lehine delil yaratamayacağından bu belgelerin ispat niteliği taşıması söz konusu olamayacaktır. Gerek hasarın meydana geliş şekli gerekse hasara ilişkin zarar hesabı yalnızca davacının beyanları ve belgeleri ile oluşturulduğundan ve hukuki anlamda kesinlikle delil niteliği taşımayacağından Sayın Mahkemece dikkate alınmaması gereklidir.

Yerinde keşif yapılarak hasarın oluştuğu iddia edilen mahalde ve zararın olduğu tarihte bir çalışmanın olup olmadığı varsa bu çalışmanın kim tarafından yaptırıldığı ve zarar ile bu çalışma arasında uygun illiyet olup olmadığının da tespit edilmesi gerekmektedir. Bu aşamada davacının uğradığını iddia ettiği zarardan hangi çalışmanın neden olduğunun araştırılması gerekmektedir. " şeklinde talep etmiştir.

RAPOR

Bilirkişi raporunda özetle. "Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının yer altı kablolarında ve tesislerinde meydana gelen hasarın davalı veya ihbar olunan şirket tarafından yürütülen bir kazı çalışmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi ile söz konusu hasarın oluşumunda davacının kusurlu olup olmadığının ve onanma ilişkin çıkarılan bedellerin oluşan hasarla uyumlu olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,

Dava konusu 5 ayrı adreste meydana gelen hasarlara sebep olan kazı çalışmalarının kim veya kimler tarafından yürütüldüğünü gösteren bulgulara ulaşılması mümkün olamamışsa da tutanaklarda çalışmaların sorumlusu olarak----- gösterildiği, davalının ilgili adreslerde yüklenicileri tarafından çalışma yürütüldüğü yönündeki açıklamalarına göre de bu adreslerdeki çalışmalardan da -----sorumlu olduğu,

Hasarlara ilişkin kullanıldığı belirtilen malzeme miktarlarının oluşan hasarla uyumlu olup olmadığının ancak hasarın oluştuğu anda gözlem yapılması halinde tespit edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilmekle birlikte, sunulan belgelerdeki krokiler ve hasara ilişkin açıklamalardan, kullanılan malzeme miktarlarının fotoğraflardan da tespit edilen hasarlarla uyumlu ve verilen birim fiyatlarında piyasa rayiçlerinden daha düşük doğru birim fiyatlar olduğu,

5 ayrı adreste meydana gelen hasarlardan 01.08.2022 tarihinde, ---- ve 11.10.2022 tarihinde----- Müdürlüğü hizmet sahası ------adreslerinde meydana gelen hasarlara ilişkin karşılığında ödeme yapıldığını gösteren makbuz, fatura vb. belge sunulamamışsa da bu hasarlar için, diğer 3 ayrı adresteki hasarın onarımını yaptığı ve karşılığında fatura düzenlendiği görülen ----- Şirketi tarafının hasar keşif tutanakları düzenlendiğinin anlaşılması sebebiyle işçilik bedellerinin tüm hasarlar için talep edilebileceği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

EK RAPOR

Bilirkişi ek raporunda özetle. "Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının yer altı kablolarında ve tesislerinde meydana gelen hasarın davalı veya ihbar olunan şirket tarafından yürütülen bir kazı çalışmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi ile söz konusu hasarın oluşumunda davacının kusurlu olup olmadığının ve onarıma ilişkin çıkarılan bedellerin oluşan hasarla uyumlu olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,

Dava konusu 5 ayrı adreste meydana gelen hasarlara sebep olan kazı çalışmalarının kim veya kimler tarafından yürütüldüğünü gösteren bulgulara ulaşılması mümkün olamamışsa da tutanaklarda çalışmaların sorumlusu olarak ----- gösterildiği, davalının ilgili adreslerde yüklenicileri tarafından çalışma yürütüldüğü yönündeki açıklamalarına göre de bu adreslerdeki çalışmalardan da ----- sorumlu olduğu,

Hasarlara ilişkin kullanıldığı belirtilen malzeme miktarlarının oluşan hasarla uyumlu olup olmadığının ancak hasarın oluştuğu anda gözlem yapılması halinde tespit edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilmekle birlikte, sunulan belgelerdeki krokiler ve hasara ilişkin açıklamalardan, kullanılan malzeme miktarlarının fotoğraflardan da tespit edilen hasarlarla uyumlu ve verilen birim fiyatlarında piyasa rayiçlerinden daha düşük doğru birim fiyatlar olduğu,

5 ayrı adreste meydana gelen hasarlardan 01.08.2022 tarihinde, ----- ve 11.10.2022 tarihinde, ----- Müdürlüğü hizmet sahası ----. kesişimi ------ adreslerinde meydana gelen hasarlara ilişkin karşılığında ödeme yapıldığını gösteren makbuz, fatura vb. belge sunulamamışsa da bu hasarlar için, diğer 3 ayrı adresteki hasarın onarımını yaptığı ve karşılığında fatura düzenlendiği görülen -----Şirketi tarafının hasar keşif tutanakları düzenlendiğinin anlaşılması sebebiyle işçilik bedellerinin tüm hasarlar için talep edilebileceği, " şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, davalı ---- tarafından yapılan çalışmalar kapsamında davacı -------- kablolara zarar verdiği iddiasına dayalı hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen hasara ilişkin kusur ve sorumluluğun kime ait olduğu ve gerçek zarar miktarına ilişkindir.

31/10/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın bir elektrik elektronik mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 05/01/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Kök rapordaki eksiklikler mahkemece tespit edilerek ek rapor hazırlattırılmıştır.

04/04/2025 tarihli Bilirkişi ek raporunda özetle; " belgeler incelendiğinde, toplam alacak bedelinin 24.249,38 TL olarak hesaplandığı" görülmüştür.

Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, hasar tespit tutanakları, fatura, benimsenen bilirkişi raporu, icra dosyası içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları kapsamında yapılan kazı çalışmaları esnasında davacı şirket işletmesi altındaki (alt yapı) kablolara zarar verildiği, zarar bedelinin ödenmesi için davalıya başvurulmasına rağmen davalının zararı ödememesi nedeniyle davacı tarafından zarar bedelinin tahsili amacıyla icra dosyalarında ayrı ayrı icra takibi yapıldığı,

davalının yasal süresi içerisindeki itirazı üzerine takiplerin durmasına karar verildiği ve davacının itirazın iptali istemiyle bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Buna göre hasarın dava dışı taşeron şirket elemanlarınca kazı yapılırken meydana geldiği, hasar tarihlerine ait hasar tespit tutanaklarında belirtilen adreslerde kablolara hasar verildiği, hasarın onarımının davacının çalışanları tarafından yapıldığı, bu nedenle hasarın meydana gelmesinden kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.

Talebin haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle ve alacağın miktarının tesbiti ancak bilirkişi incelemesi ile tesbit edildiğinden likit bir alacak olmadığı kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Eylemin bir haksız fiil olduğu, davacının zararının haksız fiil tarihi olan hasar tarihinde doğduğu anlaşılmakla hasar tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Faizin türü olarak da yapılan işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu ve her iki tarafında tacir olması nedeniyle davacının avans faizi talep hakkı bulunduğundan avans faizi uygulanmıştır.

Her ne kadar davalı şirket ile yüklenici (-----) arasında imzalanan sözleşme gereğince işin yapımı sırasında üçüncü kişilere verilecek zararlardan sadece yüklenici şirketin sorumlu olacağı düzenlenmiş olsa bile bu taraflar arasındaki iç ilişkiye ilişkin olup, zarar gören üçüncü kişilerin bunu iş veren olan davalı şirketten talep etme hakkı mevcuttur. Ayrıca takip tarihleri dikkate alındığında davanın süresinde olduğu davalı tarafın zamanaşımı defii talebinin yerinde olmadığı görülmüştür. Buna göre; bilirkişi raporu ile hesaplanan zarar miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davada hükmolunün miktarın 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ---- Bölge Adliye Mahkemesinin -----. Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı,

dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;

----- İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, 6.177.50 TL asıl alacak 2.136,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.313,73 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

---- İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, 5.430,23 TL ve 1.871,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.301,46 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

-----İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, 4.990,38 TL ve 21.556,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.546,69 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

---- İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, 4,264,79 TL asıl alacak 1.190,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.455,22 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

----- İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, 3.386,48 TL asıl alacak 1.186,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.572,61 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Tüm takipler yönünden icra inkar tazminatı taleplerinin reddine

3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.198,87 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 514,63 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 1.684,24 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 514,63 TL peşin harç toplamı 942,23 TL ile 5.750,00 TL (Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 6.692,23 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,98 ve red 0,02 oranına göre hesaplanan 6.558,38 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan 60,00 TL (tebligat ve müzekkere gideri) yargılama giderinden davanın red 0,02 ve kabul 0,98 oranına göre hesaplanan 1,20 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,

6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin kabul oranına göre 3.528,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin red oranına göre 72,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,

9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

10-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 412,06 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/451, K. 2025/416, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/451
  4. Karar No : 2025/416
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 28/06/2024
  7. Karar Tarihi : 08/05/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Rapor
  12. Ek Rapor
  13. İnceleme Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/451
Karar No
2025/416
Tarih
8 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/451 K.2025/446
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/451 K.2025/324
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/451 K.2025/380
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/451 K.2025/526
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/451 K.2025/384
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/451 K.2025/479

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.