KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/697
- Karar No
- 2024/636
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2024
Karar Metni
2.709 kelime·14 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/697
KARAR NO: 2024/636
DAVA: ALACAK (CARİ HESAP VEYA TİCARİ KREDİ SÖZLEŞMESİ KAYNAKLI)
DAVA TARİHİ: 13/10/2023
KARAR TARİHİ: 13/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likid bir alacak olduğunu, ancak davalı taraf işbu takipten önce 2022 yılına ait ödemesi yapılan bir kısım takip konusu dışında kalan faturaların irsaliyelerinin istenildiği bir ihtar yollandığını, davalı tarafça yapılan itiraz neticesinde takibin durmasına yönelik karar verildiği ve ticari alacak olmasından kaynaklı arabuluculuk işlemlerine başlandığını, ---------- numaralı dosyası açılmış ise de davalılar ile anlaşma sağlanamamış olup, 21.08.2023 tarihli anlaşmama tutanağı tutulduğunu,
söz konusu arabuluculuk anlaşamama elektronik imza ile imzalanmış olup, barkodlu tutanağın ekte olduğunu, arabuluculuk görüşmesi esnasında davalı vekilince gizlilik kuralının ihlal edileceğine ilişkin beyanlar üzerine taraflarınca bu husus arabuluculuk görüşme zaptına geçirildiğini, davalı taraf gizlilik kuralını ihlal ederek 30.09.2023 tarihinde dava fatura düzenlediğini, davalı taraf ara buluculuk görüşmesi sırasında gizlilik kuralını ihlal ederek tarafınca alınan bir kısım evraklar davacı şirket aleyhine kullanıldığını,
vekille temsil edilen taraf arabuluculuk tutanağında bu evrakları kullanamayacağını bilmesine ve kendisine ihtar edilmesine rağmen hukuka aykırı davrandığını, işbu temel fatura 30.09.2023 tarihinde düzenlenmesine rağmen davacı şirkete 6 gün sonra gönderildiğini, davalı taraf davacının faturaya olan 7 günlük itiraz etme hakkının önüne geçmiş, sisteme kaydedilen ancak davacı şirkete tebliğ edilmeyen fatura nedeniyle 17.00 dan sonra sistemden gönderilerek fiilen itiraz hakkının önüne geçildiğini,
ayrıca davalı taraf fatura düzenlediği tarihte ticari fatura kesmiş olsaydı geçmişe yönelik ticari kayıtları değiştiremeyeceğinden dolayı hukuka aykırı bir şekilde temel fatura kestiğini, davacı şirket tarafından hukuka aykırı bir şekilde kesilen fatura mecburen kesildiği tarih yazılarak yine temel fatura olarak iade edildiğini, tüm bunlara ek olarak davalı taraf 09/10/2023 tarihinde davacı şirketin hesabına 16.016,00 TL ve 3.391,61 TL tutarında açıklama kısmı yetersiz bir şekilde para gönderdiğini, ancak davalının eylemlerinden dolayı davalıya karşı iyiniyet ve güven duygusu kalmadığından davacı şirket haklı sebeplerle;
" yapılan ödemenin hukuka aykırı kesilen temel fatura değerlendirildiğinde cari hesaplarınızı sıfırlamak için olduğu, bizim carimizi kapatmadığı, açıklamanın yetersiz olduğı hukuki sürecin başladığı dikkate alınarak iade " açıklaması ile parayı iade ettiğini, davalı tarafın temel fatura kesmesi nedeniyle kestiği faturayı defterlerine işlemesi ancak taraflarca iade için mecburen kesilen temel faturayı işlememesi halinde karşı tarafın defterlerinde davacı şirket borçlu konuma düşecek olup, karşı taraf ticari defterlerinde cari hesaplarını hukuka aykırı bir şekilde örtüştüreceğini,
ancak dava konusu olan işbu uyuşmazlıkta her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi halinde ve iade faturasının karşı tarafça işlenmemesi halinde her iki şirket defterleri arasında fark oluşacağını, davalı tarafın sürecin başından beri kötü niyetli davrandığını, ayrıca icraya düşen bir borcu icra dairesine ödeme yapma hakkı ve yetkisi olması nedeniyle alacaklının temerrüdü de söz konusu olmayacağını, zira davacı şirketin bahse konu tutarı iade etmesinde hukuki menfaati söz konusu olacağını beyan ederek fazlaya ilişkin taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla;
davanın kabulüne, davalı tarafından--------- İcra Dairesi ----------- Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı şirket ile davalı arasında taşıma sözleşmesi akdedilmiş olup, davacı şirket, davalı müşterisi için taşımalar gerçekleştirdiği iddiasıyla birtakım faturalar düzenlediğini, davacı tarafından iddia edilen taşımaların ispat vasıtası olan irsaliyeler davalı şirkete teslim edilmediğini, davacı tarafından da ikrar edildiği üzere ve dilekçeleri ekinde Mahkemenin dikkatine sunulduğu ihtarnameyle davalı şirket tarafından davacı tarafça düzenlenen faturalara ait irsaliyeler talep edildiğini, bilindiği üzere taşıma hukukuna hakim olan ilkeler,
ticari teamül ve davacı ile yapılan anlaşma gereği taşıma hizmetine ilişkin hak edişin muaccel hale gelmesi, taşıma hizmetinin kanıtlanması halihazırda irsaliyelerin teslimi ile mümkün olduğunu, irsaliyeleri talep edilen dilekçeleri ekinde mübrez faturalara ilişkin ilgili irsaliyelerin daha sonra teslim edileceğinin şifahen belirtilmesi üzerine,
davalı tarafından iyi niyet tahtında ödeme yapılmışsa da irsaliyeler hiçbir surette teslim edilmediğini, ekli ihtara rağmen davacı taraf irsaliyeleri sunmaktan imtina ettiğini, taraflarınca hukuka aykırı hiçbir eylem gerçekleştirilmemiş, arabuluculuk evresi hususunda kanun koyucunun çizdiği çerçevenin dışına çıkılmamış, hiçbir bilgi ve belge ifşa edilmediğini, müddei iddiasını ispatla mükellef olduğunu, arabuluculuk tutanağına geçen ve davacı tarafça ikrar olunan haliyle "bir kısım evrak" incelenmiş ve akabinde davacı tarafa 19.407,61 TL tutarında ödeme yapıldığını, bu husus da yine dava dilekçesinde ikrar edildiğini,
sürecin başından bu yana davalı hapis hakkını kullanmış olup, taraflarınca mübrez bilgi ve belgeler incelenmiş ve 17.08.2023 tarih ----------- numaralı faturaya karşılık irsaliyenin davacı tarafından sunulamadığı tespit edildiğini, yine şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davacı tarafça düzenlenen 17.08.2023 tarih ----------- numaralı faturaya konu edilen 5.900,00 + KDV tutarında bir taşıma veya hizmetin taraflarınca sağlanmadığı tespit edildiğini,
dolayısıyla daha evvelinden iyi niyet tahtında ödemesi yapılan bu tutara ilişkin hapis hakkı kullanılmış ve yukarıda izah edildiği ve davacı tarafça da ikrar edildiği üzere davacı tarafa 19.407,61 TL tutarında ödeme yapıldığını, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak ödenen tutarlar iade edilmiş ve alacaklı temerrüdüne düşüldüğünü,
dolayısıyla davalı şirket huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davalı şirket aleyhinde dava masrafları ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceği beyan ederek dava açma hakkı olmayan davacının haksız ve mesnetsiz davasının faiz ve faiz başlangıcı yönündeki talepleri de dahil olacak şekilde tümüyle reddine, alacaklı temerrüdü hükümleri uygulanarak davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davalı aleyhinde dava masraf ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden dava masraf ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri,
getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI -
Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır.
Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır.
(TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi alanında uzman bilirkişi marifeti ile incelemesine karar verilmiş ve tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle.
Davacı şirketin 2023 yılı Şubat ayı BS Formunda, davalı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 33.300,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü, davacı şirketin 2023 yılı Mart ayı BS Formunda, davalı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 6.000,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü, davacı şirketin 2023 yılı Mayıs ayı BS Formunda, davalı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 14.000,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü, davacı şirketin 2023 yılı Haziran ayı BS Formunda, davalı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 6.000,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü,
davacı şirketin 2023 yılı Eylül ayı BS Formunda, davalı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 5.900,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü, davalının bağlı bulunduğu ------------ Dairesi 19.03.2024 tarihli yazı cevabından, davalının 2023 yılı BS ve BA formunu dosyaya gönderdiği, davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı tarafa 6 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 66.000,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü, davalı şirketin 2023 yılı BS Formunda, davacı davalı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 5.900,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü, kural olarak TBK 117/gereği;
“muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse “bugünün geçmesiyle...” temerrüdün başlayacağı kabul edildiği,
takip alacaklısı davacı taraf 18.08.2023 tarihli icra takibinde 23.795,20 TL asıl alacağına, 761,46 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep ettiği, taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, 3095 Sayılı Yasanın 4489 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin *avans' oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmakta olduğu, dosya kapsamında, davacının davalı tarafı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair, dayanak belge bulunmadığından,
takip öncesi talep edilen işlemiş faiz hakkında takdir Mahkemenin olduğu, ---------- verilerinden 07.03.2023 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %16,75 olduğu görüldüğünden davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, davacı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılı ilişkin ticari defterlerin.
T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226' ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görüldüğü, davalı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılı ilişkin 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliği onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görüldüğü, davacının defterine göre 18.08.2023 takip tarihi itibariyle davalıdan 26.157,21 TL alacaklı olduğu,
iş alacağın takibe konu edilen, 30.05.2023 tarihli ------------- seri no.lu 16.016,00 TL tutarlı, 07.06.2023 tarihli ----------- seri nolu 7.779,20 TL tutarlı faturalar ile takibe konu edilmeyen 2.362,01 TL tutarlı fatura alacağından oluştuğu, davalının defterine göre 18.08.2023 takip tarihi itibariyle davacı tarafa 26.157,21 TL borçlu olduğu, iş bu borcun takibe konu edilen, 30.05.2023 tarihli ------------ seri no.lu 16.016,00 TL tutarlı, 07.06.2023 tarihli ------------ seri no.lu 7.779,20 TL tutarlı faturalar ile takibe konu edilmeyen 2.362,01 TL tutarlı fatura alacağından oluştuğu görüldüğü,
Davacı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce davalının 30.09.2023 tarihli “----------- Nolu ft fazla tutar iadesidir.”” açıklamalı 6.749,60 TL tutarlı iade faturası ile 13.10.2023 tarihli 19.407,61 TL tutarlı ödemesini davalı borcuna kayıt edip, karşılığında 30.09.2023 tarihinde 6.749,60 TL tutarlı iade faturası düzenlenip, 13.10.2023 tarihli 19.407,61 TL tutarlı ödemenin iade edildiği ve buna göre 13.10.2023 dava tarihi itibariyle davalı taraftan 26.157,21 TL alacaklı olduğu görüldüğü, tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu,
davalının yasal 8 günlük itiraz süresinden sonra tanzim ettiği 30.09.2023 tarihli ----------- seri nolu “-----------Nolu ft fazla tutar iadesidir” açıklamalı 6.749,60 TL tutarlı iade faturasının, davacının takibe konu olmayan 17.08.2022 tarihli ------------ seri nolu 28.256,60 TL tutarlı faturasına ilişkin olduğu, davacı tarafından takip konusu yapılan, aynı zamanda davalı kayıtlarında yer alan 30.05.2023 tarihli ----------- seri no.lu 16.016,00 TL tutarlı, 07.06.2023 tarihli ---------- seri no.lu 7.779,20 TL tutarlı faturalara davalı tarafından yasal sürede iade/iptal işlemine tabi tutulmadığından,
uyuşmazlığı konu faturanın miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kesinleştiğinin kabulü halinde 18.08.2023 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 23.795,20 TL alacaklı olduğu, 23.795,20 TL asıl alacak için takip sonrasında yıllık %16,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, tarafların incelenen ticari defterleri sonucunda, icra takibi öncesine ilişkin tarafların incelenen ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğunun görüldüğü,
takipten önce her iki tarafın ticari defterlerinde davacının davalıdan 26.157,21-TL alacaklı olduğu, davalının takipten sonra 5900,00-TL +kdv olmak üzere toplam 6.749,00-TL tutarlı iade faturası düzenlediği, bu iade faturasının davacı tarafça davalıya iade edildiği, davalının 17.08.2022 tarihli faturada 16.08.2022 irsaliye tarihli -----------plakalı araç ile ----------- taşımasına ilişkin kesilen faturaya dair iade faturasını oluşturduğunu beyan ettiği, bu taşımaya ilişkin takip öncesinde davalı tarafından bir ihtarat veya itiraz oluşturulmadığı, dosya kapsamında sunulu ihtaratlar arasında bu taşımayı belirten itirazın bulunmadığı,
tarafların ticari defterlerinin örtüştüğü ve davacının alacaklı olduğunun ticari defterleri ile ispatlanmış olduğu görülmekle, davacının 23.795,20 TL asıl alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
İcra takibinden önce dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmaması, işlemiş faize ilişkin taraflar arasında uygulanan bir teamül olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, işlemiş faiz talep edilebilecek nitelikte bir anlaşma olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, TTK 1530.
Maddesindeki fatura alacağına ilişkin hükmün tedarik sözleşmelerinde geçerli olması sebebiyle takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceği görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/697, K. 2024/636, 13 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama