KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/803
- Karar No
- 2024/836
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/803
KARAR NO : 2024/836
DAVA
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/11/2024
KARAR TARİHİ : 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin eniştesi olan davalılardan ..
Oto alım satım işi ile (Galericilik) uğraşmakta olup 05-05-2017 tarihinde ----- Şirketini kurduğunu, davalının firmanın tek yetkilisi ve kurucusu olduğunu, davalının araba alım satımı yaptığından bu işten ciddi kar ettiğini, çeşitli kurum ve kuruluşlarda tanıdığı olduğundan ucuza birçok araç bulduğunu, müvekkilin de parasını ticari olarak işleterek ona kar payı vereceğini beyan ettiğini, davalının gerek mesleği gerek ise müvekkil ile akraba olmasının müvekkilinde güven duygusu oluşturduğunu, taraflar arasında sözlü bir şekilde ticari anlaşma sağlandığını,
bu anlaşma ile beraber müvekkilin davalıya banka kanalı ile ve elden olmak üzere birçok para transferi gerçekleştirdiğini, ancak davalı tarafından vergi incelemesinden kaçınmak amacı ile bu ödemelerin açıklamasız olacak şekilde ---- bulunan 389-6897598 (TL) , ---- (EUR) hesap numaralı şahıs hesaplarına gönderilmesi noktasında müvekkilinden özellikle istediğini, müvekkilininde bu doğrultuda davalıya bir kısım ticari havaleler gerçekleştirdiğin, müvekkili ile davalının ilk parasal ilişkisinin 07.11.2022 tarihinde başladığını, bu tarihte müvekkilinin eşine araba almak istediğini,
ancak nakit sıkışıklığından dolayı aracın bir kısım bedelinin satış anında davalı tarafından karşılandığını ve teminat olması bahanesi ile davalının firması adına tescil edildiğini, davalı tarafından, müvekkilinin eşinin kullanımında olan eski aracını kendi firması aracılığı ile satacağını, bu satıştan komisyon bedeli alacağını ve müvekkilininde borcunu bu satış bedeli içerisinden ödeyebileceğini, ödeme bitince aracın ruhsat devrini yapacağını beyan ettiğini, akabinde ödemeler ve ilgili satışlar yapılsa da, davalı ruhsatın devrini yapmadığı gibi müvekkilinin parasını da ödemediğini,
buna ilişkin olarak müvekkili tarafından ---Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas numaralı dosyası ile Araç Mülkiyetinin Tespiti ve Tescili konulu davasının ikame edildiğini, işbu dosya kapsamında davaya konu olan araca ----Asliye Hukuk Mahkemesince İhtiyati Tedbir kararı verildiğini, müvekkilinin eşine araç satın alınmasından hemen 1 hafta sonra yani 15.11.2022 tarihinde davalının, müvekkili ile bir görüşme gerçekleştirdiğin ve oldukça uygun fiyata ----- araç bulduğunu, aracın satış bedelinin 1,860.000 olduğunu beyan ettiğini, akabinde müvekkilinin aynı tarihte;
---- Bankasında bulunan ----- numaralı hesabından davalıya ait olan ---- Bankasında bulunan ----- iban numaralı banka hesabına ilgili bedeli ticari kar elde etme kastı ile aktardığını ve aracın tescilinin bilindiği kadarıyla davalının firması adına 11/2022 döneminde tescil edildiğini, yani satın alınan aracın tüm satış bedelinin müvekkili tarafından karşılanmasına rağmen ticari kar ortaklığı nedeniyle aracın tescilinin davalının firması üzerine kaydedildiğini, aracın satış işlemleri gerçekleştirildikten sonra müvekkiline aracın teslim alındığına ilişkin bilgilendirmek maksadıyla ----- üzerinden fotoğraflar gönderildiğini,
bahse konu olan ----- araca 20.04.2023 tarihinde alıcı bulunduğu ve 2.490.000 TL'ye satıldığını, müvekkilinin içeride kalan parasıyla ----- satın alınacağını, kalan bedelin de iade edileceğini beyan ettiğini,. bunun üzerine satışın gerçekleştiği gün müvekkilinin ----- Bankasında bulunan ---- İban numaralı hesabına banka kanalı ile 499.950 TL ve 590.000 TL sıralı ödeme davalının ----- bulunan şirket hesabından açıklamasız olacak şekilde gönderildiğini, sonrasında davalının, müvekkilinin içeride kalan parasıyla ---- satın aldığını beyan ettiğini,
davalının bir kısım paralar ödemek ve müvekkiline çeşitli araba fotoğrafları atmak suretiyle müvekkilinin güvenini kazandığını, ancak dava tarihine kadar müvekkilinin kalan parası ve kar payını ödenmediği gibi, ---- ruhsat devrinin talep edilmesine rağmen gerçekleştirmediğini ve müvekkiline de bilgi akışının kesildiğini, bu doğrultuda müvekkilin davalının hiçbir haklı gerekçesi yok iken mağdur edildiğini beyanla davaya konu otomobillerin satış bedelinin tamamının müvekkil tarafından karşılandığını,
ancak müvekkilinin ---- plakalı ----- ruhsat devrini davalıdan talep etmiş ise de davalı aracın ruhsat devrini dava tarihine dek müvekkil adına tescil ettirmediği gibi, müvekkilinin parasını da ödemediğini, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile öncelikle davalarının KABULÜNE; dava sonuçlanıncaya kadar davalının banka hesaplarına, taşınır ve taşınmazlarına dosya miktarı ile sınırlı olmak üzere öncelikle teminatsız mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat mukabilinde İHTİYADİ TEDBİR şerhi konulmasına,
aynı konuda İHTİYATİ HACİZ kararı verilmesini, 1.327.500 TL'nin avans faizi ile beraber davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, 23.500 Euronun fiili ödeme günündeki değerler üzerinden, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizle beraber davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; araba alım satım işi yapılması sırasında davalı tarafından davacıya ödenmesi gerekirken ödenmediğini iddia ettiği 1.324,500.-TL nin avans faizi ile, 23.500.-Euro' nun da mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair alacak isteminden ibarettir.Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir.
Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.
Sonuç itibariyle; davanın Ticaret Kanununda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, tarafların tacir olmadığı gibi, her iki tarafın ticari işletmesiylede ilgisinin bulunmadığı, bu anlamda davanın nispi ticari dava niteliğininde bulunmadığı, sonuç olarak davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/803, K. 2024/836, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama