KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/70
- Karar No
- 2025/541
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
Karar Metni
2.244 kelime·11 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/70
KARAR NO : 2025/541
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/01/2024
KARAR TARİHİ : 04/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin eşi ----- sevk ve idaresinde bulunan----- plakalı aracın 06.08.2023 tarihinde ------ Otoyolunda seyir halinde iken geçirmiş olduğu tek taraflı trafık kazası sonucu aracın içerisinde yolcu olarak bulunan ----- vefat ettiğini, ------ plakalı araç müvekkilinin eşine ait olup, davalı şirketin söz konusu aracın trafik sigortacısı olduğunu, meydana gelen kaza ile ilgili-----Cumhuriyet Başsavcılığının ------- Soruşturma dosyası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturma dosyasında kaza ile ilgili tüm evraklar bulunduğunu, 06.08.2023 tarihli kazada ------ vefat etmesi sonucu müvekkili anne çocuğunun desteğinden yoksun kaldığını,
bu konuyla ilgili tazminatın ödenmesi için 14.12.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, Sigorta şirketine yaptıkları başvurunun 15.12.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, başvuru sonrası sigorta şirketi anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk toplantısında da anlaşma sağlanamadığını, anlaşamama tutanağından sonra sigorta şirketi tarafından anlaşma olmadan tek taraflı olarak 26.01.2024 tarihinde 662.882,00 TL eksik ödeme yapıldığını, sigorta poliçesi teminat bedelinin 1.200.000 TL olduğunu, müvekkili annenin çocuğu çok küçük yaştayken henüz yaklaşık 2 aylık iken vefat ettiğini beyan ile,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, dosyanın ölümlü olması, dosyada basit hesap bilirkişi raporu ile tüm zararın ortaya çıkacağı, savcılık dosyasında tüm evrakların bulunduğu gözetildiğinde yakın tarihe duruşma günü verilmesi ve ön inceleme öncesi bilirkişi tayin edilmesini, ----- plakalı aracın tek taraflı kazası sonrası çocuğun vefat ettiği, ölümden dolayı müvekkili annenin destekten yoksun kaldığı, davalı sigorta şirketi ile anlaşılamadığı, arabulucu görüşmesinin yapıldığı, anlaşamama tutanağının tutulduğu,
arabulucu görüşmesi bittikten sonra herhangi bir anlaşma olmadan davalı şirket tarafından eksik ve hatalı hesaplanmış bir miktar ödeme yapıldığı, müvekkili annenin tazminat alacağının poliçe limiti olduğu, asgari ücretin arttığı, davalı şirketçe bunların göz ardı edilerek eksik ödeme yapıldığı,
davalı şirket ile anlaşma veya protokol yapılmadığı gözetildiğinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'ye sigorta şirketine başvuru tarihi olan 15.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini, beyan ve talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; 24.07.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, dava dilekçesinde 1.000 TL olarak gösterilen dava değerini ıslah yoluyla 320.490,93 TL arttırarak, 321.490,93 TL maddi tazminatın 28.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, kabul etmemekle birlikte müterafık kusur indirimi yapılması halinde, davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı, 06.08.2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu ---- plakalı araçta yolcu ----- vefat ettiğini belirterek, müvekkili şirket nezdinde sigortalı ----- plakalı araca ait 23.06.2023 - 23.06.2024 vadeli ------ numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine istinaden 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, taleplerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının müracaatı üzerine destekten yoksun kalma tazminatı bedeli ödenmiş olup, huzurdaki taleplerin reddi gerektiğini, Müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine,
aktüer tarafından yapılan hesaplama sonucu müteveffa ---için 662.822,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı 26.01.2024 tarihinde davacı vekili hesabına ödendiğini, ödemeye ilişkin dekont ekte olduğunu, itirazlar baki kalmak kaydıyla;
ödeme tarihinde eksik ve yetersiz bir ödeme yapıldığına yönelik iddia var ise, bu durumda bakiye tazminat bedeli olup olmadığı tespit edilirken ödeme tarihindeki veriler esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, yapılan ödeme ile davacının destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin taleplerinin karşılandığını, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanacak ise müteveffanın babasının payı saklı tutulması gerektiğini, ------ dava konusu kaza nedeniyle vefat etmesinin ardından geriye destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek annesi -----kaldığını,
-----sigortalı araç işleteni ve kusurlu sürücü olduğundan dolayı talepleri teminat dışı bulunmaktadır.) Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş, çocukları ile ana ve babasına ayıracağı varsayılması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, Müteveffanın müterafik kusuru bulunması nedeniyle olası tazminattan indirim yapılmasını arz ve talep ettiklerini,
müteveffanın kaza tarihinde iki aylık olduğu gözetildiğinde kanunen zorunlu çocuk koltuğunda bulunması gerektiği ancak müteveffa ----- çocuk koltuğu ile koruma altına alınmadığı ve özel bağlama sistemlerini kullanmadığı açık olduğunu, Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğine göre;” ---- ve----- sınıfı araçlarda seyahat eden üç ve üzeri yaştaki çocukların, emniyet kemeri ya da çocuk bağlama sistemleri kullanması zorunludur.” Hükmü düzenlendiğini, dava konusu kaza nedeniyle müteveffanın ölüm sebebi dikkate alındığından kaza esnasında çocuk koltuğunda bulunmadığı,
çocuk koltuğunun bulunması halinde vefatın meydana gelmeyebileceği ve çocuk koltuğu kullanılmaması ile müteveffanın vefatı arasında nedensellik bağının bulunduğu ve müterafik kusurun bulunduğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle. Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ----yönetimindeki ----- plaka sayılı otomobil ile bölünmüş yolda ----- istikametinden ------ istikametine seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, görüş alanınıda dikkate alarak hızını şeridinde kalabilecek ve tedbir alabilecek düzeye düşürmediği,
sevk ve idare hatası sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek yol dışı kalıp takla atarak devrildiği ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun AT/d (Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar) ve 52/b (Sürücülerin hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak), 56/1-a (Şerit izleme ve değiştirme) maddelerini ihlal ettiği anlaşılmış olup,
dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı kazanın oluşumunda %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,— Davacı------araçta arka koltukta yolcu konumunda bulunduğu ve uyuduğu sırada meydana gelen kazaya karıştığı anlaşılmakla, kazayı önlemek bakımından alabileceği herhangi bir önlemi bulunmadığından, kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, ----- plaka sayılı, ------- model otomobilde kaza esnasında kabulü halinde, (Çocuk bağlama sistemi-Grup 0;
kütlesi 10 kg.'a kadar olan çocuklar için) Ölüm ile neticelenen kazada teknik yönden müteveffa bebeğin arka koltukta çocuk bağlama sistemi bulundurulmadan nizamlara aykırı şekilde taşındığı görüşüne varılmış ise de, Müterafik kusur ile ilgili nihai kararın elbette Sayın mahkemede olduğu, Davacıya 26.01.2024 tarihinde 662.882,00 TL ödeme yapıldığı; bu durumda; yukarıda anılan Yargıtay içtihatları doğrultusunda, önce 24.01.2024 ödeme tarihindeki asgari ücret verileri esas alınarak hak sahiplerine yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının incelenmesi gerekeceği; bununla birlikte.
24.01.2024 ödeme tarihi ile işbu rapor tarihindeki asgari ücret verileri birbirine eşit ve 17.002,12 TL olduğundan güncel verilere göre yapılan inceleme ile ödeme tarihindeki verilere göre yapılacak incelemede aynı neticeye varılacağı; bu nedenle güncel verilere göre yapılan incelemenin aynı zamanda ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme sayılması gerekeceği; davacının ödeme tarihindeki nihai ve gerçek maddi zararı 1.015.156,08 TL olup, davacıya yapılan 662.882,00 TL ödeme ile davacının maddi zararının %65 oranında karşılandığı; davacıya 352.274,08 TL eksik ödeme yapıldığı;
hal böyle olunca davacıya yapılan ödemenin yetersiz olduğunun kabulünün gerekeceği, Davacı ------ talep edebileceği maddi zararının 321.490,93 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının 28.12.2023 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi tarafından alınan ek raporlarda da özetle.
Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ------ kazanın oluşumunda %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yolcu ------kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup; bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu) mahkememizce de ----- plaka sayılı, ----- model otomobilde kaza esnasında arka koltukta çocuk bağlama sistemi bulunmadığının> kabulü halinde, (Çocuk bağlama sistemi-Grup 0;
kütlesi 10 kg.'a kadar olan çocuklar için) ölüm ile neticelenen kazada teknik yönden müteveffa bebeğin arka koltukta çocuk bağlama sistemi bulundurulmadan nizamlara aykırı şekilde taşındığı görüşüne varılmış ise de, müterafik kusur ile ilgili nihai kararın mahkememiz de olduğu Davacıya 26.01.2024 tarihinde 662.882,00 TL ödeme yapıldığı; bu durumda; yukarıda anılan Yargıtay içtihatları doğrultusunda, önce 24.01.2024 ödeme tarihindeki asgari ücret verileri esas alınarak hak sahiplerine yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının incelenmesi gerekeceği; bununla birlikte.
24.01.2024 ödeme tarihi ile işbu rapor tarihindeki asgari ücret verileri birbirine eşit ve 17.002,12 TL olduğundan güncel verilere göre yapılan inceleme ile ödeme tarihindeki verilere göre yapılacak incelemede aynı neticeye varılacağı; bu nedenle güncel verilere göre yapılan incelemenin aynı zamanda ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme sayılması gerekeceği kanaatinin bildirildiği davacının ödeme tarihindeki nihai ve gerçek maddi zararı 1.015.156,08 TL olup, davacıya yapılan 662.882,00 TL ödeme ile davacının maddi zararının %65oranında karşılandığı; davacıya 352.274,08 TL eksik ödeme yapıldığı;
hal böyle olunca davacıya yapılan ödemenin yetersiz olduğunun kabulünün gerekeceği, Davacı ----- talep edebileceği maddi zararının 266.244,71 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının 28.12.2023 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, Kök raporda hesaplanan maddi zarar tutarı ile işbu ek raporda hesaplanan maddi zarar tutarı arasındaki farkın, kök rapor tarihi ile işbu ek rapor arasında (3) aylık süre olması hasebiyle, yapılan ödemenin güncellenmesi nedeniyle (3) aylık daha faizin tenzil edilmiş olmasından kaynaklandığı, bu nedenle kök ve ek raporda varılan sonuçların birbiri ile çeliştiğinden bahsedilemeyeceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar., 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi,
aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinde,
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar düzenlenmiş olup araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri 92. madde kapsamında yer almamakla birlikte, uygulama ve yargı kararları ile sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, TBK'nın 53/3. maddesinde, ölüm halinde uğranılan zararlar gösterilmiştir. Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır (Yargıtay ----- HD. ----- (HGK'nun 15.6.2011 gün ve ----- esas------ karar, HGK'nun 22.2.2012 gün ----- esas ----- karar, HGK'nun 16.1.2013 gün ve -----karar sayılı ilamları).
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmeleri için muhtaç oldukları paranın ödettirilmesidir. Yani, haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse, TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir.
İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir.Kaza raporunda ve ceza dosyasında müteveffa desteğin oto koltuğu kullanmadığı açıkca anlaşılamamaktadır.
Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle oto koltuğu kullanılmadığı dosya kapsamından belirlenemediğinden müterafik kusur indirimi nedeni bulunmadığı anlaşılmıştır------ plakalı aracı kaza tarihini kapsar şekilde KTK Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalayan davalı sigorta şirketinin davacı tarafın maddi zararından kaza tarihindeki poliçe limitleri içinde kalmak kaydıyla KTK'nın 97. Maddesine göre sorumlu olduğu,
davalının sigortaladığı araç hususi olup, ticari araç niteliğinde bulunmaması nedeniyle tazminat alacağına yasal faiz uygulanması gerektiği, davacıların tarafından sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapıldığından ödeme tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu, sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davacının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasının usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/70, K. 2025/541, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama