KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/580
- Karar No
- 2024/618
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2024
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEME
ESAS NO
2022/580 Esas
KARAR NO: 2024/618
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 28/07/2022
KARAR TARİHİ: 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkilinin davalı şirketin dava dışı -------- şirketi ile imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesinde şahsi kefaleti bulunduğunu, davalı şirketin dava dışı bankaya olan borcunu ödememesi üzerine dava dışı banka tarafından 30.04.2018 tarihinde --------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, dava dışı banka tarafından müvekkiline ait -------- İli, --------- İlçesi,-------- Mahallesi, ---------Caddesi, ---------- Sokak, -------- Konutları ------- Blok D: -------- adresinde bulunan taşınmaz hissesine haciz koydurulduğunu,
söz konusu hissenin parasal karşılığının bilirkişi marifetiyle 07.04.2021 tarihinde belirlendiğini, dava dışı banka tarafından yapılan kıymet takdirine karşı müvekkili tarafından itiraz edildiğini,--------- E. sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, söz konusu davada verilen kararın 17/08/2021 tarihinde kesinleştiğini, kıymet takdirine yapılan itirazın kesinleşmesi üzerine dava dışı banka tarafından--------- Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyası üzerinden müvekkiline ait gayrimenkulün satışına karar verildiğini,
24.12.2021 tarihinde yapılan ihale ile müvekkiline ait taşınmaz hissesinin 1.571.000,00 TL bedelle paraya çevrildiğini, müvekkili tarafından 30.12.2021 tarihinde yapılan ihaleye karşı haklı gerekçelerle -------- E. sayılı dosyası üzerinden ihalenin feshi davası açıldığını, söz konusu davanın müvekkili aleyhine sonuçlandığını, ancak ilgili kararın henüz kesinleşmediğini, ihalenin feshi davasında müvekkili aleyhine 157.100,00 TL tutarında para cezasına hükmedildiğini, TBK m. 596 uyarınca kefilin asıl borçluya karşı rücu hakkı olduğunu, müvekkilinin bu hakkı kullandığını 31.05.2022 tarihinde ihtarnameyle davalı şirkete bildirdiğini,
davalı şirket tarafından müvekkilinin talebinin henüz zararın oluşmadığı gerekçe gösterilerek yerine getirilmediğini, müvekkilinin taşınmazdaki hissesinin davalı şirketin borcu nedeniyle günden güne artan ev fiyatlarının karşısında gerçek değerinin çok daha altında satılmak durumunda kaldığını, ev fiyatlarındaki artışların hızlı bir şekilde yükselişe geçtiğini, müvekkiline ait evin 24.12.2021 tarihinde davalı şirketin borcu nedeniyle satıldığını, müvekkilinin söz konusu satış ile zarara uğradığını, müvekkilinin uğradığı zararın bilirkişi incelemesi sonucunda - belirlenebileceğini,
hisse devir protokolü gereğince müvekkilinin davalı şirketin borçları ve işlemleri sonucunda ödemek zorunda kaldığı her türlü vergi, harç, ceza vb. masraflardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, müvekkili ile davalı şirketin arasındaki uyuşmazlık için 08.06.2022 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, söz konusu arabuluculuk görüşmesinin 27.06.2022 tarihinde “Anlaşamama” ile sonlandığını, müvekkilinin kefil sıfatıyla uğramış olduğu zararın davalı şirket tarafından karşılanmadığını,
güncel ev fiyatlarının hızla artması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın günden güne arttığını belirterek davalı şirketin borcu nedeniyle --------- Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyası üzerinden müvekkiline ait olup satılan taşınmazın satış bedeli ile--------- E. sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine hükmedilen para cezası tutarının ihale tarihinden (24.12.2021) itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, söz konusu taşınmaz hissesinin değerinin altında satıldığı için müvekkilinin uğradığı zararın bilirkişi marifetiyle satış tarihi itibariyle güncel gerçek değerinin hesaplanmasına,
tespit edilen bedelin şimdilik 10.000,00 TL'sinin tazminat olarak ihale tarihinden (24.12.2021) itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP;Davacıya ait taşınmazın satışa çıkarıldığı icra takibinin dayanağının 21.09.2015 keşide tarihli 27.500.000,00 TL bedelli bono olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu bonoda lehtar sıfatıyla yer aldığını, davacının ilgili bonoyu müşterek borçlu sıfatıyla imzaladığını, davacının kefil sıfatıyla yaptığı bir ödeme bulunmadığını, davacının asıl borçlu sıfatıyla kısmi bir ödeme yapmış olduğunu, davacının dayanaksız iddialarda bulunduğunu, davacının dava dışı bankanın halefi olabilmesinin mümkün olmadığını, nitekim Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu,
bir an için davacının kefil sıfatıyla ödeme yaptığı kabul edilse dahi davacının ancak satış bedeli tutarı kadar rücu hakkı elde edeceğini, davacı tarafından satış bedeli dışındaki taleplerini müvekkili şirkete karşı ileri süremeyeceğini, davacının kendi inisiyatifi ile ihalenin feshi davası açtığını, davacının açmış olduğu ihalenin feshi davası sonucunda mahkum edildiği bir para cezasından kaynaklı olarak rücu talebinde bulunamayacağını, davacının rücu hakkının satış bedeliyle sınırlı olduğunu, taraflar arasında bu durumun aksi yönde yapılan herhangi bir sözleşme bulunmadığını,
davacının dayandığı protokole müvekkili şirketin taraf olmadığını, söz konusu protokolün davacı ile dava dışı --------- arasında akdedildiğini, müvekkili şirkete taraf olmadığı bir protokolden kaynaklı olarak herhangi bir borç yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı vekili 05.07.2024 tarihli dilekçesi ile ve mahkememizin 17.07.2024 tarihli duruşmasınındaki beyanında ; davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını tarihli duruşmada davalıyla anlaştıklarını, masraf ve vekalet ücreti talebinin olmadığını beyan etmiş beyanını imzası ile doğrulamıştır.Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelemesinde feragate yetkisi olduğu anlaşılmıştır.Davalı vekili de 05.07.2024 tarihli dilekçesi ile ve mahkememizin 17.07.2024 tarihli duruşmasındaki beyanında;
feragati kabul ettiklerini, masraf ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir, beyanını imzasıyla doğrulamıştır. Feragat kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl ettiğinden feragat nedeniyle davanın reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/580, K. 2024/618, 17 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama