KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/987
- Karar No
- 2026/203
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
Karar Metni
1.268 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/987
KARAR NO : 2026/203
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/10/2025
KARAR TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- mevkinde ve 07.08.2025 tarihinde 1 No'lu davalının sevk ve idaresindek---- plaka sayılı aracın temlik edenin ----- plaka sayılı aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı araç, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kazan neticesinde alacağı temlik alınan aracın hasarlandığını, davanın yetkili mahkemede açıldığını, işbu davayı açmakta hukuki yararlarının olup, söz konusu eylemin haksız fiilden kaynaklanan trafik kazasında zararların tazmini için olduğunu,
araçta meydana gelen hasar ve hasardan kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat taleplerinin uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit edilecek olup, bilirkişi marifetiyle tespiti ile hasarın, değer kaybının ve araç mahrumiyet tazminatının kesin olarak belirlenebilmesi gerektiğini, bu sebeple belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, orjinal parça zorunlu olup hasar bedelinin orjinal parça olma zorunluluğu göz önünde bulundurulmasının zorunlu olduğunu, kaza sonucunda alacağı temlik alınan aracın hasara uğramış olup söz konusu hasar bedelinin,
hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve müvekkilinin işbu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu hak mahrumiyet bedeli ortaya çıktığını, müvekkilinin alacağı temlik alırken dava dışı temlik verenin hak mahrumiyeti hakkını da temlik aldığını, yaklaşık ispat ve buna ilişkin delil sunulmasının yeterli olduğunu, huzurdaki davada davalının %100 kusurlu olduğu SBM kayıtları ile sabit olduğunu, davalı yasal süre içerisinde kusura itiraz etmemilş olup kusur durumunu da kabul ettiğini, müvekkilinin temlik aldığı kazada bir zararın olduğu da sabit olduğunu,
bu sebeple ihtiyati haciz kararı verilerek zararın ileride giderilebilmesi gerektiğini beyan ederek davanın kabulü ile, yapılacak yargılamada müvekkilin alacağının semeresiz kalmaması ve alacağının güvence altına alınması için trafik kazasına sebebiyet veren davalı adına başkaca taşınır ve taşınmaz olması durumunda taşınırların tescil kaydına, taşınmazların ise tapu kayıtlarına , 3. Kişilerdeki hak ve alacağına İhtiyati Haciz Şerhi konulmasına,
davacı müvekkilinin alacağı temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin Sayın Mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 20.000,00 TL alacaklarının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine,
davacı müvekkilinin alacağı temlik aldığı kazada talep edilebilir tazminat bedelinin Sayın Mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkile ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 20.000,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine,
davacı müvekkilinin alacağı temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik, 100,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin temlik alınan araçtadaki meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine,
müvekkilinin temlik alınan araçtaki meydana gelen hasarın sorumluluğu ve kusur tespiti yapılması amacıyla kusur bilirkişisine ödenen kusur rapor hizmeti ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu alacak kalemleri için daha önceden açılmış olan dava bulunduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını, davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının davasını belirsiz alacak olarak açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ---- plakalı aracın kaza anındaki sürücüsü ----- kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının aracında hasar oluştu ise ne düzeyde oluştuğu ve ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, değer kaybı hesaplamasında davacıya ait aracın geçmiş hasar kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini,
davacının araç mahrumiyeti zararı oluşmadığını, müvekkilinin işleteni olduğu aracın kaza tarihinde geçerli olan zorunlu mali mesuliyet poliçesini düzenleyen sigorta şirketine eldeki davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacının avans faizi talebinin yerinde olmadığını, haksız ve yersiz ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle.
İşbu dava konusu uyuşmazlığın davacı taraf ile müvekkili şirket arasında sigorta tahkim komisonu nezdinde derdest başvuru dosyası le görülmeye devam ettiğini, açıklanan sebeple müvekkili şirketin işbu dava konusu taleplere istinaden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davanın dava şartı noksanlığından usulden reddi gerektiğini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, HMK M.107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, İİK'NIN 257. maddesi anlamında ihtiyati haciz talebinin kabulü için kanunda belirtilen şartlar gerçekleşmemiş olup haksız ve mesnetsiz olan ihtiyati haciz taleplerinin reddi gerektiğini,
dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun olarak yapılmış bir başvuru bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasarın onarımı için 24.000,00-TL maddi hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, derdestlik itirazları saklı kalmak ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının zararının karşılanmış olmakla müvekkili sigorta şirketinin dava konusu kaza bakımından başka bir sorumluluğu bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere,
davacının gerçek zararının tespiti gerektiğinden bakiye talepler bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususunda göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı vekili tarafından fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafın yargılama giderleri arasındaki talebine konu ekspertiz ücretinin poliçe teminatı kapsamında yer almadığını,
davanın değer kaybı talebi bakımından da bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin ZMSS sigortacısı olup bir dolaylı zarar kalemi olan araç mahrumiyet bedelinin teminat dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, bakiye tazminat hesaplansa dahi, müvekkili şirketin azami olarak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davacının avans faizi talebinin mevzuata aykırı olduğunu beyan ederek öncelikle ihbar talebinin reddine karar verilmesini, aksi halde müvekkili şirketin ihbar olunan sıfatında olduğu için hakkında hüküm tesis edilmemesini,
davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle; Trafik kazasından kaynaklı rucüen maddi Tazminat davasıdır.Tarafların tensip zaptı 13 nolu bend gereği beyanda bulunduğu, ---. Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyanın Uyap suretinin gönderildiği, araç tescil bilgilerinin dosyamız arasına alındığı, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevabının dosyamız arasına alındığı, davanın .---- ihbar edildiği, ihbar olunan ----- beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Görev dava şartı olup, Mahkemece her aşamada re'sen nazara alınması gerektiğinden, öncelikle Mahkememizin görevli olup olmadığını tartışmak gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; Uyap'tan yapılan sorgulamada ---- plakalı çekicinin kullanım amacının gayri ticari, ----plakalı aracın kullanım amacının hususi olduğu, davalının tacir olmadığı ve olayında da ticari işletme ile ilgisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu anlamda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4/1'de düzenlenen nispi; m.4/1-a ve m.4/1-f hükümleri arasında ön görülen mutlak ticari dava kurallarının uygulanması söz konusu değildir. Yargısal uygulamalar, bu konuda yerleşiktir. (Yargıtay ---. Hukuk Dairesi'nin; ----- sayılı kararları). Açıklanan nedenlerle, davanın genel görevli bulunan Asliyle Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerekir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/987, K. 2026/203, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama