KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/886
- Karar No
- 2024/1001
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
Karar Metni
1.215 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/886 Esas
KARAR NO: 2024/1001
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/12/2023
KARAR TARİHİ: 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin ----------- ilinde ile hafriyat işiyle uğraştığını, davacı ile iletişime geçmiş olan ---------Ş isimli şirket, yeni kurulan fabrikasına zemin çalışması yaptırmak istediğini, neticede taraflar sözlü olarak anlaşıldığını, davacı tarafından borçlu şirkete ait ----------- ili --------- Bölgesinde yeni kurulmakta olan fabrikaya alt temel malzeme çalışması nakliye işlemi ile birlikte yapıldığını, ardından kepçe çalışması,
alan serme, sıkıştırma ve alt yapı işlemi gibi birçok teknik işlem yapıldığını, bunun karşılığında davacı tarafından 28.04.2023 tarihli 32.524,69 TL ve 24.04.2023 tarihinde 301.726,40 TL değerindeki faturalar düzenlendiğini., faturalar her iki tarafın da ticari defterine kayıtlı olduğunu, borçlu şirketin bu fatura bedellerinin bir kısmını ödediğini fakat bakiye kalan 139.251,09 TL bedeli ödemediğini, taraflar arasında hukuki ilişkinin sabit olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete sunulan zemine uygulanacak malzemelerin nakliyesine ilişkin işlem de üstlenildiğini,
dolayısıyla davacı tarafından sunulan nakliye hizmeti de borçlu şirketin çalışanı ve hissedarı olan --------- isimli şahıs tarafından imza altına alındığını, davacı yüklendiği işin gereğini yerine getirirken video ile kayıt altına aldığını, davacının kurulan sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini gösterir video kayıtlarından alınan görsellerin dosyaya sunulduğunu, mahallinde yapılacak keşif neticesinde bahse konu işin davacı tarafından yapıldığının açık bir biçimde anlaşılacağını, davalı şirket tüm bu borcu karşısında fabrika inşaatını yarım bıraktığını,
şirket yetkilisi ---------- döndüğünü ve şirket adına --------- çalışan herhangi bir kimse kalmadığını, davacı ile karşı tarafın şirket çalışanı ve hissedarı --------- arasında yapılan taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair ---------- yazışmalarından da borçlunun borcunun mevcut olduğunu ve yerine getirilmediği açık bir biçimde anlaşılacağını iddia ederek;
borçlu tarafça yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve icra takibinin devamını, borçlunun kötü niyetli olarak takibi durdurduğu için asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davalının davacıya borcu olmadığını, müvekkilinin davacıya olan borçlarını ödediğini, müvekkilinin borçlarını zamanında ifa eden, saygın ve istikrarlı bir şekilde ticari hayatına devam eden bir kuruluş olduğunu, davacı şirkete de herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı şirket takip dayanağı belgede yer alan fatura bedelini davacı alacaklıya ödediğini ve borcun sona erdiğini savunarak; haksız davanın öncelikle davalı şirketin borçlu bulunmaması nedeniyle reddine, davacının söz konusu takibi kötü niyetle açmış olması nedeni ile takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, oluşacak tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İNCELEME
--------- Başkanlığı ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü,----------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü. 04/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun dosya içine alındığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki davalı şirkete ait ---------- ili ---------- Bölgesinde yeni kurulmakta olan fabrikaya alt temel malzeme çalışması, nakliye işlemi, kepçe çalışması, alan serme, sıkıştırma ve alt yapı işlemi gibi birçok teknik işlem yapılmasına ilişkin sözleşmeden kaynaklı olarak davacının 28.04.2023 tarihli 32.524,69 TL ve 24.04.2023 tarihinde 301.726,40 TL bedelli faturalarda gösterilen alacağının tahsili için başlattığı ---------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır.
SMMM Bilirkişi ----------- 04/07/2024 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
(2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki davalı şirkete ait --------- ili ---------- Bölgesinde yeni kurulmakta olan fabrikaya alt temel malzeme çalışması, nakliye işlemi, kepçe çalışması,
alan serme, sıkıştırma ve alt yapı işlemi gibi birçok teknik işlem yapılmasına ilişkin sözleşmeden kaynaklı olarak davacının 28.04.2023 tarihli 32.524,69 TL ve 24.04.2023 tarihinde 301.726,40 TL bedelli faturalarda gösterilen alacağının tahsili için başlattığı --------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı,
ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının (vekilin 16/04/2024 tarihli celsede "bilirkişi incelemesi yapılması halinde yerinde inceleme talebimiz vardır" şeklinde beyanda bulunmasına rağmen, açıkça sonuçları ihtar edilen ve açıkça ortaya konulan ara karara rağmen, verilen kesin süre içerisinde defterlerin bulunduğu yeri ya da kişinin açık adres,
kimlik ve iletişim bilgilerini mahkememize bildirmemesi nedeniyle defterleri ibrazdan kaçınmış kabul edilmiştir) ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 139.251,09 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı,
borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/886, K. 2024/1001, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama