KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/283
- Karar No
- 2025/481
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2025
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/283 Esas
KARAR NO : 2025/481
DAVA
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan incelemesi sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından ----------- İcra Dairesi----------- esas sayılı icra takibinde müvekkilinin davalıya takip konusu alacak yönünden borçlu olmadığının tespiti ile icranın dava sürecinde durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesi, dava süresince müvekkilin borcu icra zoru ile ödemesi halinde ya da icra dairesinin tahsilat yapması hallerinde istirdat davası olarak davaya devam edilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerin ticarethane olarak kullanılması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, somut uyuşmazlığın davacının perakende satış sözleşmesi veya bir başka deyişle abonelik sözleşmesi olmadan, tesisatlı kayıtsız sayaçtan elektrik kullanmak suretiyle kaçak elektrik kullanmasından kaynaklanmakta olduğunu ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle; öncelikle davanın usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Menfi Tespit ve İstirdat Talebine İlişkindir.6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır.
Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda; kaçak elektrik kullanımı iddiasına davalı tarafından yapılan icra takibinden borçlu olunmadığı ve yapılan ödemenin istirdatı talebine ilişkindir.
Davacının vergi kaydının 2016 yılında sonlandığı, Kaçak tespit tutanak tarihinde ----------- çalıştığı, kaçak tespit tutanak adresinde tacir olduğuna ilişkin bir kaydın olmadığı, tutanakta abonelik grubu ticarethane yazılı olsa da davacı tacir olmadığından dava TTK 4.maddesinde düzenlenmiş mutlak ticari davalardan da olmadığından taraflar arasında nispi ticari dava niteliğinde de bir uyuşmazlık bulunmadığından davanın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmış, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/283, K. 2025/481, 30 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama