KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/84
- Karar No
- 2025/556
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
Karar Metni
1.354 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/84 Esas
KARAR NO: 2025/556
DAVA
Genel Kayıt Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 22/01/2018
KARAR TARİHİ: 02/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kayıt Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili Banka ----- arasında akdedilen Kredi sözleşmesine istinaden adı geçen firmaya ticari kredi açılmış ve kullandırılmış olduğunu, söz konusu sözleşme hükümlerine riayet etmeyen ve kredili mevduat hesabına olan borcunu ödemeyen borçlunun sözleşmesi feshedilerek,------Yevmiye No'lu ihtarnamesi ile söz konusu borç borçluya bildirildiğini, fakat buna rağmen borcun ödenmemiş olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında ------ sayılı dosyası ile asıl alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili için İlamsız İcra yolu ile icra takibine başlanıldığını,
davalıların bankaya olan borçları devam etmekte ve asıl alacak ve fer'ilerinin tahsili amacıyla açılan icra takibinde talep edilen faizler tamamen usul ve yasaya uygun olduğunu, kısaca açıklanan nedenlerle, borçluların haksız itirazlarının iptal edilerek takibin devamına ve davalının takip konusu alacağın % 20'sindan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi için iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu,
davalı borçlunun haksız itirazlarının iptal edilerek takibin devamına ve davalı borçlu tarafından takip konusu alacağın % 20'sindan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep edilmiştir.
CEVAP;Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinde müvekkilleri aleyhine icra takibine başlanılmışsa da, takibe konu borca ettiklerini, davacılar tarafından gönderilen gerek ihtarnamelerde gerekse ödeme emrinde belirtilen tutarlar üzerinde mutabık kalınamadığı gibi müvekkillerin davacı bankaya bu tutarda bir borcu bulunmadığını, diğer yandan, borcu kabul etmek anlamına gelmemesi kaydıyla, davacı tarafından başlatılan icra takibinde %39 temerrüt faizi talep edilmekte olup, söz konusu faiz oranı fahiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmelerde,
alacağın muaccel olması halinde bu oranda gecikme faizi talep edileceği yönünde bir mutabakat bulunmamakta olduğunu, ödeme emri, tarafların edimleri arasında açık bir nispetsizlik yaratma, yine ödeme emrinde talep edilen faiz tutarı davacıyı zarardan kurtarmaktan ziyade kazançlı hale getirmekte olduğunu, bu nedenle, borca ve faize, faiz oranlarına ve faiz başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini, faiz oranının fahiş olması bir yana müvekkil şirket ve şahıslardan temerrüt faizi talep edilmesi mümkün değildir.
Geçerli bir kefalet sözleşmesi olduğu kabul edilseydi dahi, davacı bankanın öncelikle dava dışı asıl borçluya kredi hesabının kat edildiğine dair ihtar çekmesi, verilen sürede asıl borçlunun ödeme yapmaması durumunda ise kefillere durumu bildirir bir ihtar çekmesi ve ödemenin yapılması için süre verilmesi gerektiğini, dava dışı asıl borçlu ile kefil gözüken müvekkillerine aynı anda ihtar çekildiğini, Kanun maddesi açık olup öncelikle asıl borçluya gidilmesi buradan bir sonuç elde edilemezse kefillere başvurulması gerekir.
Fakat uyuşmazlığa konu olayda önce asıl borçluya gidilmeden kefiller hakkında icra takibine başlandığını, Davacı banka; ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredinin kat edildiğini belirtmiştir. Oysa ki ilgili ihtarname müvekkil şahıslara usule aykırı olarak tebliğ edilmiş, müvekkilleri bu ihtarnameden haberdar olamadıklarını, ayrıca müvekkili şirketlere de ilgili
ihtarname usule aykırı tebliğ edildiğini, Hesap kat ihtarı Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13.maddelerine, Tebligat Tüzüğü’nün 17. ve 18. maddelerine uygun olmayan şekilde tebliğ edilmiş olup, işbu ihtarnameyi tebliğ almaya yetkili olmayan kişiye tebliğ edilmiştir.
Bu nedenle müvekkil şirketler, işbu hesap kat ihtarından haberdar olamadığını, Öte yandan; müvekkilleri -----müşterek müteselsil kefil olduğundan bahisle takip talebinde borçlu olarak gösterilmeleri ve sorumluluklarına gidilmesi mümkün olmadığını, Geçerli bir kefalet sözleşmesi olduğu varsayılsa dahi. 6098 Sayılı TBK. Gereğince.
Dava dışı ---- ödeme güçsüzlüğü içinde olmayıp, asıl borçlu ile müvekkillerine aynı anda başvurulması kanuna aykırı olduğunu, müvekkilleri Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefil sıfatıyla borçlu gösterilmişse de müvekkillerinin Mülga BK ve 6098 Sayılı Borçlar Kanuna göre şekil şartlarına uygun bir kefaletleri bulunmamakta olduğunu, işbu sebeple müvekkillerin geçerli bir kefalet sözleşmesi de olmadığından
sorumluluklarına gidilemeyeceğinden işbu davanın reddine ve icra takibinin iptaline, davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava; davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu -----aralarında akdedilen genel kredi sözleşmesine diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları asıl borçlunun borcu ödememesi üzerine gönderilen ihtarname sonucu açılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.Davacı banka ile asıl borçlu ------ imzalandığı, sözleşme limitinin 10.000.000,00 TL olduğu, diğerdavalılarında müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, davacı banka tarafından asıl borçluya ve davalı kefillere ------- tarihli Hesap Kat İhtarnamesi gönderildiği, verilen 1 günlük süre içerisinde borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ---------- imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca asıl borçlu tarafından kredi sözleşmesinin ödenmemesi nedeniyle dava dışı asıl borçluya ve davalılara gönderilen Kat İhtarnamesi sonucu davalıların imzalanan sözleşme uyarınca bankaya karşı sorumlu olup olmadıkları, her bir davalının yazı itirazı olması nedeniyle kredi sözleşmesindeki el yazılarının davalılara ait olup olmadığı hususlarıdır.
Takibe konu -------- takip dosyasının incelenmesi sonucu bütün davalılar için 6.014.951,77 TL asıl alacak, 1.302,79 TL faizsiz istenen alacak, 521.015,45 TL işlemiş faiz, 26.050,75 TL %5 BSMV, 1.418,09 TL ihtarname masrafı olarak 6.564.738,85 TL için ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.
Dosya içerisinde bulunan ---- tarihli raporu uyarınca; davalılardan ---------davaya konu edilen Genel Kredi Sözleşmesindeki kendileri ile ilgili kısımlardaki imzalara herhangi bir itirazlarının olmadığı ancak imzaların yanında yer alan miktar ve kefaletlerin el yazısı ile yazılmış kısımlarına kendilerine ait olmadığı gerekçesiyle itirazda bulunulması üzerine usulüne uygun olarak alınan davalılara ait yazı örneklerinin davalılara ait olduğu tespit edilmiştir.Dosya içerisine banka bilirkişisi tarafından hükme esas alınan 01.08.2024 tarihli rapor ile itiraz sonucu ---- tarihli ek rapor alınmıştır.Yapılan Yargılama Sonucu;
dava dışı asıl borçlu ------ davacı banka ile arasında imzalanan Genel Kredi Sözlemesi uyarınca borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından ------ İhtarnamesi ile verilen 1 günlük sürenin sona ermesinden sonra halen borcun ödenmemesi nedeniyle ilamsız takip başlatılmıştır. Davalıların bahse konu ------- Sözleşmesinde müteselsil kefil olarak sorumlu oldukları tespit edilmiştir.
Her birinin sözleşmedeki el yazısı ile yazılan ilgili kısımlarda yer alan yerlere itiraz edilmesi üzerine dosya içerisine hükme esas alınan --------- raporu uyarınca sözleşmenin ilgili kısımlarındaki el yazılarının davalılara ait olduğu tespit edilmiştir.
Hükme esas alınan bankacı bilirkişinin --- tarihli rapor ve ----- tarihli ek raporu uyarınca Hesap Kat İhtarnamesine rağmen kredi borcunun asıl borçlu dava dışı ------ve diğer müteselsil kefil olan davalılar tarafından ödenmediği, başlatılan takibin haklı olduğu anlaşılmakla her bir davalı için asıl alacak miktarı olan 6.014.951,77 TL ana para alacağı ile 1.302,79 TL faizsiz istenen alacak miktarının aynı olduğu ancak işleyen faiz oranı ile %5 BSMV miktarlarının farklı olması nedeniyle davalılar için aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/84, K. 2025/556, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama