KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/252
- Karar No
- 2025/291
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
1.094 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/252 Esas
KARAR NO: 2025/291
DAVA
Vefa Karşılığı Bırakılan Taşınmazın Konusu Oluşturan Borcun Tespiti ve Vefaya Bırakılan Taşınmazların Hesaplanacak Borç Miktarı Üzerinden Satılması İçin Yeniden Satış Süresi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 26/09/2019
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Vefa Karşılığı Bırakılan Taşınmazın Konusu Oluşturan Borcun Tespiti ve Vefaya Bırakılan Taşınmazların Hesaplanacak Borç Miktarı Üzerinden Satılması İçin Yeniden Satış Süresi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirkete, davalı ------ şubesinden kullandıkları kredi sözleşmelerinden kaynaklanan kredi kartı borçlarından dolayı davalı şube müdürlüğünce ------- sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, bankaca davacıya ait vefaya bırakılan 2 adet taşınmaz karşılığında davalı banka kendi faizlerini uygulamak suretiyle saptadığı ve tespit ettiği borç miktarı üzerinden ------ esas sayılı dosyalarındaki alacakları karşılığında protokol yaptıklarını,
protokol gereği bankanın 18 aylık süre verdiğini ve bu süre içerisinde vefaya bırakılan 2 adet taşınmazın davacıya satılarak icra takip dosyalarındaki borçların ödenmesini sağlamak üzere anlaştıklarını, davacı ile davalı arasında yapmış oldukları protokol gereği satılması gereken gayrimenkulleri ekonomik kriz sonucunda satamadıklarını ve borçlarını ödeyemediklerini, bu sebeplerle borcun ödenebilmesi için bilirkişice hesaplanacak borç için 18-24 ay ek süre verilmesine karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde bilirkişice hesaplanacak borç miktarının taksitle veya peşin olarak ödenmesine karar verilmesini,
bankaya vefaya bırakılan taşınmazların dava sonuna kadar satışının engellenmesi için tapuya teminatsız olarak tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı ile davalı arasında sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestliği ilkelerinin kabul edildiğini, bu ilkelere göre sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmasının gerektiğini, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğu,
ancak, sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması ya da dönme hakkının kullanılması, dört koşula bağlı olduğunu, davada davacı sözleşmenin kendisine yüklediği borç edimini kendi kusurlu davranışları nedeniyle yerine getirmediğini, bu sebeple sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını talep etme hakkına sahip olmadığını, geri alım sözleşmesi kapsamında dava konusu taşınmazların toplam 583.855,00-TL+satış masrafları+taşınmazların bankaya devir tarihlerinden başlamak üzere geri satım tarihlerine kadar yıllık %15 faiz+BSMV uygulanması ve işleyecek faizleri ile birlikte oluşan tutarın davalı bankaya ödemesi akdedildiğini,
davacı tarafından taşınmazların geri alınabilmesi için davalı banka tarafından davacıya 18 ay süre verildiği, verilen sürede de davacı edimini yerine getirmediğini, ayrıca sözleşmenin uyarlanması için gerekli koşulların oluşmadığını, bu sebeplerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, vefa karşılığı bırakılan taşınmazların konusunu oluşturan borcun tespiti ve vefaya bırakılan taşınmazların hesaplanacak borç miktarı üzerinden satılması için yeniden satış süresi verilmesi istemine ilişkindir.Davacı, davalı -------- şubesinden kullandıkları kredi sözleşmelerinden kaynaklanan kredi kartı borçlarından dolayı davalı şube müdürlüğünce ------- esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, ekonomik krizi sebebiyle borcunu ödeyemediğini, davalı banka ile anlaşma sağlandığını, borcun ödenmesi için ek süre verilmesini,
bunun mümkün olmaması halinde bilirkişice hesaplanacak borç miktarının taksitle veya peşin olarak ödenmesine karar verilmesini, bankaya vefaya bırakılan taşınmazların dava sonuna kadar satışının engellenmesi için tapuya teminatsız olarak tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı ile davalı arasında sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestliği ilkelerinin kabul edildiğini, bu ilkelere göre sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmasının gerektiğini, geri alım sözleşmesi kapsamında dava konusu taşınmazların toplam 583.855,00-TL+satış masrafları+taşınmazların bankaya devir tarihlerinden başlamak üzere geri satım tarihlerine kadar yıllık %15 faiz+BSMV uygulanması ve işleyecek faizleri ile birlikte oluşan tutarın davalı bankaya ödemesi akdedildiğini, davacı tarafından taşınmazların geri alınabilmesi için davalı banka tarafından davacıya 18 ay süre verildiği,
verilen sürede de davacı edimini yerine getirmediğini, ayrıca sözleşmenin uyarlanması için gerekli koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Vefa hakkı (geri alım hakkı) bir kimsenin satmış olduğu bir gayrimenkulü bedeli karşılığında tek taraflı bir irade açıklaması ile satın alma imkanını veren kurucu yenilik doğuran şahsi bir haktır. Tapu siciline şerh verildiği takdirde bu şahsi hak ayni bir nitelik kazanır. Konusu gayrimenkuldür. T.B.K’nun 237. (B.K 213.) madde hükmüne göre resmi şekil şartı vardır. Bedel gözetilmesi zorunlu olmayıp isteğe bağlıdır.
Vefa hakkının ne şekilde kullanılacağı hususunda kanunda bir hüküm yoktur. Yenilik doğuran niteliği itibariyle vefa hakkı dava açılarak kullanılabileceği gibi mektup, telgraf ve ihtar göndermek suretiyle de kullanılabilir. Bu konuda irade açıklamasının karşı tarafa ulaşması yeterlidir.
Geri alım (vefa) hakkı dava açılarak kullanılması Türk Medeni Kanunun 716 maddesinde yer alan bir tescil davası niteliğindedir.Öte yandan geri alım sözleşmesi noter tarafından re’sen düzenlenmedikçe geçerli sayılmaz. Bu nedenle geçerli olmayan bir sözleşme tapuya şerh edilse dahi geçerlilik kazanmaz.
Bu husus mahkememce re’sen gözetilir. ------Yapılan yargılama sonucu; vefa hakkı (geri alım hakkı) TBK'nın 237.maddesi uyarınca resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmayacağı belirtilmekle, sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi şarttır. Taraflar arasında kurulan vefa hakkı ise dosya içerisinde bulunan "Protokol" başlıklı 04.12.2017 tarihli adi yazılar şekilde düzenlenmiştir. TBK 237.madde uyarınca resmi şekil şartı olmayan vefa sözleşmeleri geçersizdir.
Bu haliyle adi şekilde düzenlenen "Protokol" ile yapılan vefa sözleşmesi geçersiz olduğundan buna dayalı olarak açılan vefa karşılığı bırakılan taşınmazların konusu oluşturan borcun tespiti ile vefaya bırakılan taşınmazların hesaplanacak borç miktarı üzerinden satılması için yeniden süre verilmesi talepleri taraflar arasındaki temel ilişki olan "Vefa Sözleşmesi" geçersiz kabul edildiğinden inceleme taleplerinin reddi gerekmiştir.
Geçersiz bir sözleşme sebebiyle taraflar karşılıklı olarak birbirlerinden olan edim yükümlülüklerini "Sebepsiz Zenginleşme" hükümlerine dayalı olarak talep edebilirler. Ancak protokol ile düzenlenmiş vefa hakkına dayalı taleplerin resmi şekil şartına uymaması nedeniyle geçerli olmadığı tespit edildikten sonra diğer taleplerin incelemesine geçilemeyecektir.
Bunun yanında davacı protokole dayalı borcun tespitini talep etmiş olup yine bunun temelinde de "Vefa Sözleşmesi" bulunduğundan ve mahkememizce resmi şekil şartı olmaması nedeniyle sözleşme geçersiz kabul edildiğinden bu talep yönünden de davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/252, K. 2025/291, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama