KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1030
- Karar No
- 2025/704
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
Karar Metni
1.368 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/1030 Esas
KARAR NO: 2025/704
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/12/2024
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirketin, davalıdan olan alacağının tahsili için ----sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalı tarafın, icra takibine itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde " Ödeme emri örnek no 7 ekinde cari ekstre ile gönderilen borcu kabul etmiyorum. Çünkü ödemeler banka havalesi ile gerçekleştirilmiştir.
Dolayısı ile talep edilen miktarda borcumuz yoktur" şeklinde itiraz ettiğini ve takip icra müdürlüğünce durdurulduğunu, yapılan itiraz haksız ve kötüniyetle yapılmış olup itirazları kabul etmediklerini, davalı, müvekkil şirkete borçlu olduğunu bilmesine rağmen borcunu ödememek ve icra takibini sürüncemede bırakmak kaydıyla icra takibine" borcu banka havalesi ile ödediği " gerekçesi ile haksız ve kötüniyetle itiraz ettiğini, davacı şirketin , aşağıda dökümü yapılan fatura içeriklerinde yer alan malların üretimini yaparak davalıya toplam 64.725,12TL bedelle satmış ve teslim ettiğini, davalı tarafın, borcundan ----- ödediğini,
35.969,92TL bakiye borcu kaldığını, ödeme konusunda davalı taraf ile yapılan bir çok şifahi ve yüzyüze görüşmede borcu ödeyeceklerini söylemelerine karşın, bakiye borcunu ödemediklerini, devamlı oyalama yolunu seçtiklerini, bu durum üzerine icra takibi yapıldığını, ----fatura nolu , ---- tutarlı fatura ----- fatura nolu ,---- tutarlı fatura,---- fatura nolu ,-----tutarlı fatura, EK-1'de sunduğu ----- iadesi" konulu yazısından da görüleceği üzere;
davalı taraf, müvekkilin --------- bulunan ----- borcunu eft olarak göndermiş ancak eft alıcı kısmına müvekkili şirketin ünvanını yanlış olarak ----yazdığını, doğrusu ------Muhatap -----------, alıcı ünvanının yanlış olması nedeniyle eft olarak gelen ödemeyi davalı tarafın hesabına geri iade ettiğini, bu durum EK-1'deki----------- yazısı ile de sabit olduğunu, bu durumu bir süre sonra öğrenen müvekkili şirket yetkilisi, davalı şirket yetkilisi ile görüşerek " alıcı ünvanını yanlış yazmasından dolayı ödemenin geri iade olduğunu, borcunu ödemesini " istemiş olduğunu, davalı şirket yetkilisi " ödemenin hesabına geri iade edildiğini bildiğini,
borcunu ödeyeceğini" beyan etmiş ancak ödemediğini, müvekkili şirket yetkilisi ve çalışanlarının defalarca yaptıkları görüşmede davalı şirket yetkilisi her görüşmede bahaneler üreterek ödeme yapmak için gün vermiş ancak bakiye borcunu ödemediğini, bunun üzerine icra takibi yapıldığını,” beyan ederek, yukarıda ayrıntılı olarak açıkladığı üzere ; davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları, banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına ve taşınır mallarının muhafaza altına alınmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile,
davalı tarafından haksız ve kötüniyetle icra takibine yapılan itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının, haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazdan dolayı alacağın %40‘ından aşağı olmamak üzere inkar/ kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, dava yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket, davacıyla açık hesap usulüne göre çalıştıklarını ve alınan ürünlerin bedelinin peşin olarak ödendiğini, icra takibine konu edilen malların ise kendilerine teslim edilmediğini, bu nedenle davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini, ayrıca faturanın teslimle birlikte davacının ticari defterlerine kaydedilmiş olması gerektiğini, bu yüzden defterlerin incelenmesi gerektiğini, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin haksız olduğu, çünkü söz konusu alacağın yargılama gerektirdiğini, son olarak iddia faturaya dayalı olduğundan tanık dinletilmesinin usulen mümkün olmadığı,
bu nedenle davanın ve ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilerek, masraf ve avukatlık ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, bakiye fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı,
haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,------ üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----kayıtları celp edilmiş,
mersisten tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış,------ tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen ---- tarihli raporunda özetle, "...Davacı şirket tarafından ibraz edilen ------- yıllarına ilişkin ticari defterlerin.
T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, Davalı şirketin incelemeye katılmadığı, defter ibraz etmediği, Tarafların ticari defter kayıtlarının, ------- beyan formlarının birbirini doğruladığı, Takip tarihi itibariyle Davacı şirketin Davalı şirketten takip konusu edilen fatura bedellerine istinaden 35.969,92-TL ALACAKLI olduğu,
Davacı şirketin icra takip dosyasında takip öncesi işlemiş faiz yönünden talebinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu, takip öncesi işlemiş faiz yönünde dava dosyasına ibraz edilmiş temerrüt evrakının mevcut olmadığı, İtirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde.
Davacı şirketin Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz miktarının tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi’nce hesap edilebileceği, Davacı’ şirketin icra inkâr tazminatı taleplerine ilişkin takdirin ise Sn. Mahkeme’ ye ait bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur ----İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir.
Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir.
Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile ------ formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen fatura alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalının usulüne uygun davetiyeye rağmen ticari defter ve kayıtlarını hazır etmediği, ibrazdan kaçındığı anlaşılmıştır.
Ayrıca tarafların ----- üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dosyaya konu alacağın davacı ve davalı tarafından ---- bildirildiği anlaşılmaktadır.
Başka bir deyişle davalı beyanname vermekle faturaya konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. -----Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; ----- nazara alındığında davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı,
davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle HMK 222/3 maddesi gereğince ibrazdan kaçındığı ve davacı ticari defterlerinin hükme esas alınması gerektiği, davacı tarafça dava dilekçesi ile işlemiş faiz talebinde bulunulmadığı anlaşılmış, davanın kabulüne, davanın kabulüne,
davalının -----sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 35.969,92-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.-------- Dosyaya konu alacağın faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ------- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1030, K. 2025/704, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama