KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/710
- Karar No
- 2025/596
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2025
Karar Metni
1.190 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/710 Esas
KARAR NO: 2025/596
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 29/12/2020
KARAR TARİHİ: 17/07/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili.
Davalının ------- Esas sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri ilamsız icra takibinde borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını istediğini, borçlunun itirazları haksız olup, kötü niyetli olduğunu, İtirazların belirtilen nedenlerden dolayı iptali gerektiğini, davalının, dilekçe ekinde sunulan kredi kartı üyelik sözleşmesinden dolayı borçlu bulunduğunu, itirazlarda söz konusu alacaklı bankaya hiçbir borç olmadığı gerekçesiyle itiraz edildiğini, ancak ekte sunulan kredi kartı üyelik sözleşmesi ve hesap özetinde davacı bankaya borçlu olduğunun açık olduğunu,
iş bu itirazlar haksız ve mesnetsiz olup alacağı sürüncemede bırakmak ve zaman kazanmak amacıyla yapıldığını, şöyle ki; davacı banka kredi kartı müşterilerinden olan davalı adına tahsis edilen kredi kartını kullanmak suretiyle çeşitli harcamalar yapılmış ancak kullanım sonucu doğan borçlar çeşitli uyarılara rağmen ödenmediğini, davalıya keşide edilen ------- tarihli ihtarnamesi ile borçlu bulunduğu bildirilmiş aynı zamanda işleyecek temerrüt faizi, ihtarname masrafı ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı ihtar edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını,
5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun “Faiz Hesaplaması” başlıklı 26.maddesi gereğince --------Bankası, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkili olduğunu, davacı banka yasaya uygun olarak Merkez Bankası tarafından belirlenen ve açıklanan faiz oranlarını uygulamakta olduğunu, dolayısıyla faiz talebine yönelik itirazlar da dayanaktan yoksundur ve reddi gerektiğni, arabuluculuk süreci tamamlandığını, dava şartı yerine getirildiğini, davet mektubu davalıya gönderilmiş olmasına rağmen, toplantılara mazeret bildirmeksizin katılmadığını,
davacı bankanın defter ve kayıtları incelendiğinde davalının takip tutarı oranında borçlu olduğu, kredi kartı ile yaptığı harcamaları ve tahakkuk eden faizleri ödemediği itirazlarının haksız olduğu görüleceğini, açıklanan nedenlerle, zaman kazanmak ve alacağı sürüncemede bırakmak maksadı ------ sayılı dosyasına yapılan itirazların iptali için Sayın Mahkemeye başvurma zorunluluğu doğduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptalini, takibin -----Esas sayılı dosyası üzerinden devamını,
borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava öncelikli olarak tüketici mahkemesinde açılmış, tüketici mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava dosyası mahkememize gönderilmiştir.-----sayılı dosyasının tetkikinde;Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 8.144,11 TL asıl alacak, 655,60 TL akdi faiz, 105,94 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 7,10 TL BSMV, 205,57 TL masraf olmak üzere toplam 9.118,32 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı,
borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı,
davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı banka nezdinde davalı adına------ limitli business kart tahsis edildiği,
davalı adına tahsis edilen kredi kartı ile taksitli ve peşin harcamalar yapıldığı, yine ek hesaptan harcamalar yapılıp ödenmemesi üzerine 01.11.2019 tarihinde hesabın kat edilerek aynı tarihte davalı/borçlu adına ihtarname düzenlendiği, düzenlenen ihtarnamenin gönderildiği adreste 07.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalıya ek hesap ve kredi kartı borcunu ödemesi için (1 gün) süre verildiği, düzenlenen ihtarnamenin tebliğ tarihi itibarıyla ek hesaba ait banka alacağının muaccel olduğu, temerrüt tarihinin 08.11.2019 olduğu,
ancak davacı/bankanın kredi kartı alacağına yönelik olarak muacceliyet ve temerrüt şartlarının sağlanamadığı dolayısı ile kredi kartı alacağına ilişkin olarak temerrüt tarihinin takip tarihi alınması gerektiği kabul edilmiştir.Kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi tip sözleşme niteliğinde olup, davalının imzaladığı genel kredi sözleşmesini okuyarak imzalaması gerekir, aksi taktirde bilgilendirilmenin belgeli olarak bankadan istenmesi mümkün olmayacağı, yine kredi sözleşmesinde, banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu,
bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, tüketici mahkemesince banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır.Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı.
8.144,11 TL asıl alacak, 614,31 TL akdi faiz, 40,71 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 7,10 TL BSMV, 205,57 TL masraf olmak üzere toplam 9.011,80 TL alacağın bulunduğu belirtilmiştir.Rapor yerinde görülerek hükme esas alınmış, bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede.
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/710, K. 2025/596, 17 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama