KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/214
- Karar No
- 2024/669
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
Karar Metni
1.060 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/214 Esas
KARAR NO:2024/669
DAVA
İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/03/2023
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, dava dışı ------- kullandırıldığını, kredi çerçeve sözleşmesinin davalıların da müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını; geri ödemesi gerçekleşmeyen kredi sebebiyle akdin bankaca fesih edilip, kat ihtarının borçlu ve kefillerine tebliğ edildiğini; ancak sonuç alınamayınca davalı kefiller aleyhine ---- dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalıların haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili, dava dışı borçlu şirketin konkordato davası açarak geçici mühlet aldığını, icra takibinin bu mühlet içinde açıldığını, bunun yasaya aykırı olduğunu, davanın bu yönden reddi gerektiğini; icra takibinin ve davanın yetkili icra müdürlüğünde yapılmadığını, yetkili mahkemede açılmadığını; yetkili mahkemenin ve icra dairelerinin davalıların ikametgahı olan -------- İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu; yetkili yerde yapılmış usulünce bir takip bulunmadığından da davanın reddi gerektiğini; bankanın iddia ettiği borcun konkordato mühleti içinde muaceliyet kesbetmeyeceğinden, muaccel olmayan borç için kefillere gidilemeyeceği;
bu yönden de davanın reddi gerektiğini belirterek; davanın reddedilmesini, davacı bankadan %20 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 67 madde gereğince açılan İtirazın İptali davasıdır. Davacı banka davalılar aleyhine 1.748.255,66 TL asıl alacak, 108.078,30 TL işlemiş temerrüt faizi, 5.403,91 TL işlemiş faizin BSMV si ve 238,90 TL masraf olmak üzere toplam 1.861.976,77 TL üzerinden icra takibi başlatmış, davalıların süresi içinde ve ''borcumuz yoktur'' şeklinde yaptığı itirazla takip durmuş, iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
Mahkememizce öncelikle icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yapılan itiraz ele alınmış olup, ilk celsede kredi sözleşmesinde yetkili icra daireleri ve mahkemeleri ---------mahkeme ve icra daireleri olarak'' düzenlenmiş bulunduğundan ve TTK'da düzenlenen teselsül karinesi gereğince ticari bir borca kefil olunduğu için sözleşmedeki yetki düzenlemesinin kefilleri bağlayacağından nihai kararla birlikte istinafı kabil olmak üzere icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yapılan itiraz reddedilmiş;
kat ihtarının dava dışı borçlu şirkete konkordato mühletinin bitmesinden sonra tebliğ edildiği görüldüğünden, öte yandan asıl borçlunun konkordato mühleti almasından, kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalı kefillerin yararlanamayacağından; davalı tarafın bu yönde savunmalarına da itibar edilememiştir.Kefilleri de bağlayan kredi sözleşmesinin, taraflar arasında ihtilaf doğduğunda banka kayıtlarının geçerli olacağı düzenlenmiş olup, çok eskiden beri kredi sözleşmelerindeki bu tür düzenlemelerin ''delil sözleşmesi'' niteliğinde olduğu; kefilleri de bağlayacağı kabul edilmektedir.
Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları inceletilmek suretiyle bilirkişi raporu alınmış olup, uzman bankacı bilirkişinin hazırladığı 07/05/2024 tarihli rapor her iki tarafında itirazlarına rağmen kabule şayan bulunmuş ve hükme esas alınmıştır.Hükme esas alınan bu bilirkişi raporunda, takip anında davacı bankanın muaccel olmuş ve ödenmemiş 1.769.633,38 TL asıl alacağı tespit edilmiş olup; bu miktar bankaca talep edilen 1.748.255,66 TL den fazla olduğu için mahkememizce taleple bağlı kalınarak asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline karar verilmiştir.
Raporda işlemiş faiz 94.970,32 TL bunun %5 BSMV'si ise 4.748,52 TL olarak belirlenmiş olup; bankanın takip talebinde istediği işlemiş faiz 108.078,30 TL dolayısıyla istediği BSMV'de 5.403,91 TL'dir.
Taleple hesaplama arasındaki fark, bankanın kat ihtarının tebliğine kadar hesaplanma yaparken kullandığı fazla faiz oranından ve temerrüt tarihlerini belirlemesinden kaynaklanmakta olup; mahkememizce bilirkişi raporu haklı bulunduğundan raporla tespit edilen miktarlar hükme esas alınmıştır.Bilirkişi raporunda ayrıca takipten sonra, davadan önce ve dava açıldıktan sonrada yapılan bir takım ödemeler belirlenmiş olup;
haliyle bankanın gerek sözleşme gerekse Borçlar Kanunu hükümleri gereğince yapılan bu ödemelerin öncelikle faizden düşeceği faizi tamamen kapatacak şekilde ödemeler varsa faiz bittikten sonra ana paradan mahsup edilmesi gerektiği ilkesi ile yapılan hesaplamada; takip ve dava tarihi arasında yapılan ödemelerde ödeme tarihine kadar faiz sürekli artmaya devam edeceğinden ve yapılan ödemeler ödeme tarihinde ulaşan faiz miktarından düşüleceğinden; yapılan ödemeye rağmen dava anındaki işlemiş faizin 108.078,30 TL ye yükseldiği, bunun BSMV'sinin de 5.403,91 TL olduğu belirlenmiştir.
Takip tarihine kadar yapılan ödemelerin hükümde nazara alınarak karar oluşturulması zorunlu olduğundan ancak takip anındaki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretlerine karar vermek gerektiğinden mahkememizce öncelikle takip anındaki banka alacağının ne olduğu bir tespit hükmü şeklinde hüküm kurulup, artık dava tarihine kadar yapılan ödemeler nazara alınmak suretiyle takibin, takip tarihi değil de DAVA TARİHİ İTİBARIYLA NASIL DEVAM EDECEĞİNİ GÖSTERECEK ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMAK SURETİYLE karar verilmiştir.
Davadan sonra yapılan 227.626,27 TL lik ödeme ise ödeme tarihinde işlemiş faizin ve oluşan BSMV toplamından düşülüp arta kalan bir ödeme kalırsa onun da asıl alacaktan düşülmek suretiyle icra müdürlüğünce takibin devamı sağlanacak olup, hükümde buna yönelik kurulmuştur.Davacı taraf icra inkar tazminatı da istemiş olup, kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacaklar likit alacaklar olduğundan ve hüküm altına alınan asıl alacak itiraz yönünden davalı kefiller haksız bulunduğundan inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/214, K. 2024/669, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama