KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/173
- Karar No
- 2025/243
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/173 Esas
KARAR NO:2025/243
DAVA
İtirazın İptali (Adli Ortaklığa Dayalı)
DAVA TARİHİ: 07/03/2024
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Adli Ortaklığa Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket yetkilisi ------- yapmış olduğu anlaşma uyarınca davalı şirket adına çıkarılan ruhsatın ücretini kendi şirketinin ticari hesabından davalı şirketin ticari hesabına yatırdığını, huzurda ikame edilen dava konusu alacak ise işbu ruhsatın alınması hususunda davalı şirkete gönderilen paranın müvekkile geri ödenmesi talepli olduğunu,
davalı müvekkilin ticari tecrübesizliğinden faydalanmak suretiyle ----tarihlerinde ----------- altında yapılan ödemelere ilişkin müvekkil daha sonra yanıltıldığını ve ruhsat parasının kendisinin ödememesi gerektiğini fark etmesi üzerine davalı ile görüşmüş, fakat kendisine bu zamana kadar bir ödeme yapılmadığını belirterek bunun üzerine icra başlattığını, davalının icra takibine kötüniyetle yapılan itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, müvekkilin ticari şirketinden,
davalı şirketin ticari hesabına ----- adı altında gönderilen paranın mevcut en yüksek banka mevduat faizi şayet mahkeme aksi kanaatte ise yasal faiz uygulanarak müvekkile geri ödenmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı arasında imzalanmış bir protokol ya da sözleşme bulunmadığını, davacı davasını ve alacak talebini müvekkil şirket yetkilisi ile imzaladığı protokole dayandırmakta ise de bu iddiasının kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafça dosyaya bu iddiasını kanıtlar bir protokol ya da sözleşme ibraz edilmediğini, bundan başka müvekkil ile davacı arasında imzalanan bir sözleşmenin de olmadığını belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, adi ortaklığa dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK.
620/1 md.) Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.
Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce, istinaf incelemesi sırasında ---- Adliye Mahkelerince ve temyiz incelemesi aşamasında ---- re'sen incelenir.----------Tarafları aynı ve adi ortaklığa dayalı olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada da; ilk derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararının, --------sayılı ilamı ile kaldırılarak Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır.Somut olayda;
uyuşmazlık, davacı ile dava dışı---- arasında kurulan ve----- üzerine çıkacak olan ----markalı ürünün ruhsat maliyetinin karşılanması konusunda kurulan adi ortaklıktan kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlık, tarafların ticari işletmelerine ilişkin olmayıp, ortak olduğu ticari işletmeye ilişkindir.
TTK kapsamında, her iki tarafın TTK'nın tanımladığı tacir sıfatını taşımadığı, hem tacir olmaları hem de ticari işletmeleriyle ilgili bir uyuşmazlık olması şartının oluşmadığı, nitelik olarak mutlak ticari dava tanımına da uymadığı, TBK'da düzenlenen Adi Ortaklığa dair işbu davanın, ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davanın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/173, K. 2025/243, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama