KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1186
- Karar No
- 2019/1204
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2019
Karar Metni
1.027 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/434 Esas
KARAR NO: 2019/1254
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/04/2018
KARAR TARİHİ: 17/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı taraf ile davalı taraf arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla icra müdürlüğünde icra takibi başlatıldığının, davalı tarafın itirazı ile durduğunu davacı tarafın davalı tarftan alacağının sabit olduğunu buna rağmen davalı tarafın ödeme yapmayarak ve icra takibine itiraz ederek advacı tarafı daha fazla mağdur ettiğini, muhasebe kayıtları incelendiğinde davacı tarafın alacaklı olduğunun açıkça görüleceğini, icra takiben yapılan itirazın da kötü niyetle yapıldığını, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın iptalini % 20 den az olmamak üzere tazminat ödeütilmesine yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı taraf ile davacı taraf arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını yapılan icra takibinin ve açılan davanın asıl sebenin her iki tarafından --- isimli kişiden alacaklarının olduğunu, davalı tarafın ve karşı taraf - isimli kişiden alacaklarını tahsil edemediklerini bunun sonucunda davacı taraf - adlı kişinin- adet dairesi ve bir kısım iş mahkinelerini kendi uhdesinde aldığını, tarafların yaptığı anlaşma görüşmeleri neticesinde davacı taraf - adet daireyi aldığını,
advalı tarafında iş makinelerini aldığını aralarında alacak verecek meleseli ile kalan bir kısım bedeli davalı tarafın gerek davacı tarafa gerek - adli kişiye ödediğini, - adlı kişinin borcundan dolayı davalı tarafın - adlı kişinin birçok alacaklısına ödeme yaptığını, - adlı kişinin daha çok alacaklısının çıkması neticesinde gayrimenkulleri hakkında açılan davaların kazanıldığını, davacı tarafın almış olduğu dairelerin tapularının iptal edildiklerini, davacı tarafın kendisini haklı göstermek adına hakkın kötüye kullanılmasına neticesinde aradaki bedeli davalı taraftan istemekte olduğunu,
davalı taraf hakkında açılmış bulunan iş bu itirazın iptali davasının reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, muhtelif tarih ve bedelli faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup İİK 67 vd maddelerine dayanmaktadır.
Tarafların tüm delilleri celbolunarak dava dosyası ve ibraz edilen davacı ve davalı şirkete ait tüm ticari defter , kayıt ve dayanakları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır. Alınan raporun dosyadaki verilere uygun ve denetime açık bulunduğu anlaşılmakla, hükme esas alınmıştır.
Davaya konu İstanbul Anadolu -. İcra müdürlüğünün - esas sayılı takip dosyasının celbolunarak yapılan incelenmesinde ; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine - tarihinde -TL cari hesap alacağı açıklamasıyla ve- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam - TL alacağın tahsili için genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, takip tarihinin - olduğu görülmüştür.
Davacı ve davalının bağlı olduğu vergi dairelerinden takibe konu fatura tarihlerini kapsayacak şekilde BA/BS formlarının celbine karar verilmiş, celp olunan BA/BS formlarının incelenmesinde her iki tarafında takibe konu faturaları vergi dairesine bildirdiği görülmüştür.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi yönünden bilirkişi ara kararı oluşturulmuş, bilirkişi dosyaya sunmuş olduğu - tarihli raporunda özetle, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davacı tarafın- yılı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıya toplam- TL tutarında fatura düzenlediğini, bunun karşılığında davalı tarafça - TL ödeme yapıldığı sonuç olarak davacının davalıdan kendi ticari defter ve kayıtlarına göre - TL alacaklı olarak görüldüğü, davacı tarafın davaya konu faturaları bağlı olduğu -Dairesine süresi içerisinde BS formu olarak bildirdiği,
davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve kendi ticari defter ve kayıtlarında davacıya - TL borçlu göründüğü, davalı tarafında davaya konu faturaları bağlı olduğu ---yasal süre içerisinde BA formu şeklinde bildirdiği, sonuç olarak usulüne uygun olarak tutulan taraf defter ve kayıtlarının birbirini teyit ettiği her iki tarafın da takibe konu faturaları BA BS formu şeklinde bildirdiği, asıl alacağın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu,
takip tarihi itibariyle davacının davalıdan - TL alacaklı olduğu yönünde rapor tanzim edilmiş ve rapor usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda ; dosya kapsamındaki tüm deliller; vergi dairelerinden celbolunan BA/BS formları , alınan bilirkişi raporuna göre , davalı her ne kadar taraflar arasında ticari ilişki olmadığını iddia etmiş ise de taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davaya dayanak yapılan faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği, davalının faturaları kabul ederek BA formu kapsamında vergi dairesine bildirdiği, fatura bedellerinden bir miktar davacı tarafa ödendiği, dolayısıyla taraflar arasında ticari ilişkinin var olduğu ve davaya dayanak faturaların davalının kabulünde olduğu,
ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemeye göre tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, her iki tarafın da ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği ve bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan - TL alacağı bulunduğu ve davalının iş bu bakiye alacağı ödediğine ilişkin ödeme belgesi veya başkaca bir delil ibraz edilmediği, alacağın faturaya dayalı olduğu likit ve belirlenebilir olduğu,
icra inkar tazminatı hüküm ve koşullarının oluştuğu, davacının icra takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de dava dilekçesinde takip öncesi işlemiş faiz talebinin bulunmadığı ve takip talebinde yasal faiz talep ettiği davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1186, K. 2019/1204, 5 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama