KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/656
- Karar No
- 2024/653
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2024
Karar Metni
3.254 kelime·16 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/673 Esas
KARAR NO: 2024/626
DAVA
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/09/2022
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilince dava dilekçesinde özetle: -------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı ve ---------- vergi kimlik numaralı ---------Ş. isimli şirket payları 100 adet, itibari değeri pay karşılığı 250.000,00 TL olmak üzere, % 37,5 hissenin şüphelilerden ---------, %12,5 hissenin şüphelilerden -------, %25 hissenin müvekkil -----------, %25 hissenin müvekkil --------- ait olduğu ortaklık yapısına sahip bir şirket olduğunu, 2014 yılında başkaca şahıslar tarafından kurulmuş şirket 31/01/2018 tarihinden itibaren tek pay sahipli yapıya geçmiş,
şirkette halihazırda da pay sahibi olan müvekkili -------- temsilcisi olduğu --------- Şti. adlı şirkete devredilmiş olduğunu, Şirketin son yönetim kuruluna 08/11/2019 tarihinde yapılan genel kurul ile üç yıl süre ile yani 08/11/2022 tarihine kadar --------, --------- ve -------- getirilmiş, --------- münferiden yönetim kurulu başkanlığına seçilmiş olduğunu, Söz konusu genel kurul toplantısında alınan kararlar açıkça usulsüz ve iptal edilebilirlik yaptırımlarına bağlı bulunduğu için müvekkilleri tarafından söz konusu genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti,
aksi kanaat halinde alınan kararların iptali talebi ile ------------ esas sayılı dosyası kapsamında dava açılmış olduğunu, davalı ---------- 08/11/2022 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği ilan edilmiş olduğunu, Belirtildiği gibi otel ve Restaurant işletmeciliği yapan şirket müvekkillerinin yönetimi döneminde yer bulmak için müşterilerce 45 gün beklenirken, müvekkillerinin usulsüz bir şekilde yönetimden uzaklaştırılmasını takiben iki hafta içerisinde içler acısı bir duruma düşürülmüş olduğunu,
Bu noktada şu an itibariyle belirsiz birtakım şahıslar ------------ ve ------------- Vergi Dairesi Başkanlıklarına müvekkilleri ---------- Ve -------------- imzalarını taklit ederek yani sahte imza ile ----------ş.' nin borçlarına ilişkin olarak müvekkillerinin birtakım malvarlığı unsurlarına haciz işlemi tesis edilmesi talepli dilekçeleri posta yolu ile gönderdiklerini, Müvekkilleri tarafından suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, Vergi Dairesine ve ------------ yapılması gereken ödemeler, muaccel oldukları tarihlerde şirket hesabında borçları karşılamaya yetecek miktarda tutarlar bulunmasına rağmen gerçekleştirilmemiş,
Davalı şirketin ödenmemiş olduğunu tespit ettikleri yaklaşık 94.827,00 TL Doğalgaz faturası bulunmakta, Ayrıca elektrik faturası olarak da tespit edebildikleri 33.303,90 TL fatura bulunmakta olduğunu, dava dosyasına sunmuş oldukları belge ve bilgiler nedeniyle olaylarla ilgisi bulunmayan, sadece bildiklerini söyleyen çalışanın ekmeğiyle oynayarak işten çıkartmış olduklarını, Müvekkillerinin yönetim kurulu üyeliği ve genel müdürlük yaptıkları dönemde vale hizmeti ----------- Şirketi isimli şirketten profesyonel bir şekilde alınmakta olup,
Yeni yönetim kurulunun göreve başlamasından sonra davalılar herhangi bir sebep yokken bu şirketle olan sözleşmeyi feshetmiş ve sürücü ehliyeti dahi olmayan kişilere valelik yaptırmaya başlamış olduğunu, Davalıların şirket yönetim kurulu başkan ve üyeliğini, usulsüz bir biçimde ele geçirdikten sonra bazı çalışanlara oldukça fahiş zamlar yapmışlar, Yeni yönetim tarafından bankalara, şirket çeklerindeki imzaların kendilerine ait olmadığı,
çeklerin ödenmemesi yönünde bilgi ve talimat verilmiş, Ancak yeni yönetimden çok önce şirket tarafından keşide edilen çeklerin ödenmemesi ve şirketin çeklerinin yazdırılması ile şirketin kredibilite ve ticari itibar anlamında değeri günden güne azalmakta olduğunu, Son olarak şirket adına bir ------------- firmasından ------------- marka bir araç kiralanmış olup bu aracın kira bedeli şirkete ödetilmekte ve araç davalı ------------- ağabeyi ----------- kişisel kullanımına tahsis edilmiş olduğunu, ---------- bağlantılı olduğu,
sahte belge düzenlediği tespit edilerek mükellefiyet kaydı resen terkin edilmiş olan ----------- Şti., ------------ Şti' ye ait vergi borçlarının ödenmesi ve 10.818.366,21 TL tutarında teminat verilmesi talep edilmiş olduğunu, Bunun üzerine,
----------yönetim kurulu üyeliğinden alınmış ve yerine ------------ atanmış, Müvekkili ---------26/10/2021 tarihinde, yani bu husustan haberdar olduğu günde ------------- Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda da bulunmuş olduğunu, Ayrıca taraflarınca şirket banka hesaplarından öğrenildiği üzere---------- ve --------- şahsi hesaplarına yüklü miktarlarda para aktarıldığı bilgisi edinilmiş, Müvekkilleri ile davalılar arasında derdest birçok dava bulunmakta olup, bu dosyalara ilişkin avukatlık ücretleri, şahsi olarak avukatlık hizmeti alan kişilerin şahsi malvarlığı ile ödenmesi gerekirken ------- şirketinin hesabından ödenmekte olduğunu,
sunulan --------- mesaj kaydından görüldüğü üzere şirket otelde kalmak için rezervasyon yaptırmak isteyen kişilerden, yapılacak ödemenin ---------- Şti.
Unvanlı bir şirkete ait ----------- numaralı IBAN'a yapılmasını istendiğini, Şirkete ait otelde kalan Müşterilerden alınıp şirket kârı olarak şirketin malvarlığına katılması gereken ve şirketin bir numaralı kazanç unsuru olan bedellerin tamamen alakasız bir şirkete ait hesaba aktarılmakta ve bu suretle şirket zarara uğratılmakta olduğunu, davalıların, müvekkillerinin yönetim kurulu üyeliği yaptıkları dönemde yüksek cirolar elde eden, geniş bir müşteri portföyü oluşturan, kendi sektöründe aranan ve örnek bir marka haline gelen, birçok işçi çalıştırıp hiçbiri ile maddi ya da manevi bir problem yaşamayan, vergi borçlarını, elektrik,
doğalgaz gibi giderlere ilişkin faturalarını aksatmadan ödeyen, tedarikçilerle maddi veya manevi hiçbir problem yaşamayan şirketin yönetimini usulsüz bir biçimde ele geçirmişler; bu haksız eylemden sonra, müvekkillerin dönemi ile davalıların dönemi arasındaki maddi uçurumun farkının ve davalılarca şirketin uğratıldığı toplam zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanmasından sonra da ortaya konulacağı üzere, şirketi maddi bir batağa sürüklemişler, Öncelikle tensiple birlikte ve ivedilikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne,
Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ---------- sicil numarasıyla kayıtlı ------------- Şirketi' nde ----------- 12.50 hisse adedi ------------- 37,50 hisse adedi ------------- 25.00 hisse adedi ve son olarak ------------- 25.00 (9625) hisse adedi bulunmakta olduğunu, Genel kurul kararıyla görevden alınan davalılar -------------- ve -------------, yönetim kurulu görevlerinden alınmalarını fazlasıyla kişiselleştirmiş, yeni yönetim kurulunu ve şirketi işlemez,
yönetilemez hale getirmek adına her şeyi denediklerini, Davacılar bu kez de müvekkillerin şirketin yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattıklarından bahisle anonim şirkette yönetim kurulu başkan ve üyelerinin hukuki sorumluluğu çerçevesinde şimdilik 5.000-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle ----------- Şirketine ödenmesi talebiyle müvekkillerine dava açtıklarını, İşbu dava ve tüm talepler asılsız, soyut, subjektif, mahiyette hiçbir belgeye dayanmayan iddialardan ibaret olup;
şirket üzerinden haksız kazanç elde etmek üzerine kurulan sistemin bozulmasının yarattığı hezeyanın tezahürü niteliğinde olduğunu, öncelikle şirketin resmen teslim aldığı 30.09.2021 tarihi itibariyle durumunun izah edilmesi gerektiğin, Şöyle ki, Müvekkillerin şirketi resmen teslim aldığı 30.09.2021 tarihi itibariyle, ---------- Şubesi hesabında.
51.753,85-TL, ------------- Bankası ------------- Şubesi nezdindeki şirketin 200.000,00-TL limitli esnek kredi hesabında;-153.826,65-TL eksi ve 46.173,35-TL kullanılabilir bakiye dışında hiçbir hak ve alacağı bulunmamış olduğunu, Buna göre şirket müvekkilleri tarafından 30.09.2021 tarihinde teslim alındığında şirketin kasasında; eksi 102.072,80-TL bulunmakta olduğunu, Yani şirket nakit varlığının mevcut yönetim tarafından ekside teslim alındığı nazara alındığında;
dava dilekçesindeki kendi dönemlerinde iddia ettikleri yaldızlı Görüntününse hiçbir zaman vaki olmadığının açıklıkla görülebileceğini, Davacılar tarafından yönetim yetkileri sona ermesine rağmen üçüncü şahıslara şirketi zarara uğratmak amacıyla çek düzenlemiş ve yeni yönetim göreve gelir gelmez, şirkete karşı yapılan birçok yüklü icra takibi ile karşı karşıya kalmış olduklarını, 30.09.2021 tarihinde şirket merkezine gelinmiş; ancak şirkete ait ticari defter, kayıt ve belgelerle çek koçanlarının şirket merkezinde bulunmadığı,
söz konusu defter ve belgeler ile çek koçanlarının eski yöneticiler ------- ve ---------- tarafından yönetim kurulu üyeliklerinin sona ermesiyle birlikte şirketten çıkarıldıkları anlaşılmış, Zira 06.10.2021 tarihinde----------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------------- soruşturma numaralı dosyasında şirketin eski yöneticileri --------- ve --------- hakkında "Bedelsiz Senedi Kullanma, Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma, Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından şikâyette bulunulmuştur ve devam etmekte olduğunu,
Eski yönetici ---------- imzası ile şirketi temsil ve dolayısıyla çek düzenleme yetkisi sona erdikten sonra tamamen şirket hesaplarını bloke edebilmek amacıyla aşağıda bilgileri yer alan çekler tanzim edilmiş, Yahut şirketi daha iyi yöneteceğini iddia eden davacıların şirketin kasası artı para hesabı dâhil 97 bin lirayken (eksi 102.072,80-TL), sadece 1 hafta içinde 1 milyon liranın üzerindeki çekleri “iyi yönetim” adı altında nasıl ödeyeceklerini de izah etmeleri gerekmekte olduğunu,------------- Esas, -------------- Esas ve----------- Esas sayılı dosyalarında menfi tespit davaları açılarak icranın durdurulması kararları alınmış olduğunu,
Yine, ------------ Esas, ------------- Esas, -------- Esas sayılı dosyasında üçüncü şahıslar tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu yukarıdaki tabloda yer alan çekler bakımından imzaya itiraz edilerek şikâyete konu edilmiş, --------------- ve 09/06/2022 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilerek;
çeklerin davacı -------------- tarafından tanzim edildiği tespit edilmiş olduğunu, Davacılar tarafından şirket hesabından şahsi hesaplarına aktarılan paralar hakkında----------- ve ---------- Esas sayılı dosyasında davacılar ve --------- Şirketi” ne karşı açılan davada talep edilmiş olup davacılar tarafından bu durum inkâr edilmeksizin kabul edilmiş olup, Bu davaların ikamesi üzerine de kendilerince karşılık oluşturmak ve haksız menfaat temin edebilmek için işbu haksız dava ikame olunmuş olduğunu, Davacılar şirket hesaplarından kendi hesaplarına 2.837.978,09-tl transfer etmişlerken;
davalı Müvekkillerinin şirket yönetimine geldikten sonra kendi şahsi hesaplarından şirkete 1.631.250,00-TL para göndermiş olduklarını, Davacılar, şirket yönetiminde 30.09.2021 tarihine kadar bulunmuş olup, yeni yönetim göreve geldikten sonra tespit edilen hususların.
Şirket davacılar tarafından bu kadar kötü yönetilirken, şahsi hesaplarına yaklaşık 3.000.000,00-TL transfer edilmişken şirketin su faturalarının dahi ödenmediği ------------tarafından otel işletmesinin su sayaçlarının 27.08.2021 tarihinde ve 29.09.2021 tarihinde iki kez mühürlendiği (mühür yeni yönetim tarafından kaldırılmıştır) tespit edilmiş olduğunu, Aynı şekilde şirketin doğalgaz faturalarının da son ödeme tarihinin 23.09.2021 olmasına rağmen davacılar tarafından ödenmediği anlaşılmış, yeni yönetimin şirket / otel hesaplarını teslim aldığı 30.09.2021 tarihinden sonra söz konusu faturalar ödenebilmiş,
Şirketin tek işletmesi olan otel için elzem nitelikteki su ve doğalgaz ihtiyacının karşılanmasına yönelik dahi gösterilen özensiz tutum davacıların şirketi ne amaçla yönetmek istediklerinin de en açık göstergesi olduğunu, Şirkete zarar vereceği iddia olunan -------, -----------Ş.” nin ---------- Bankası'ndan kullandığı 571.293,96-TL geri ödeme tutarlı ve 14.10.2020 tarihli, 17.669,43-TL geri ödeme tutarlı ve 21.10.2020 tarihli, 47.001,57-TL geri ödeme tutarlı ve 27.10.2020 tarihli,
24.271,25- TL geri ödeme tutarlı ve 27.10.2020 tarihli toplam 660.236,21-TL geri ödemesi olan 4 adet kredinin şahsi kefili olup ayrıca şahsi kefaletine ek olarak davacılardan farklı olarak 1,5 kg (bugünkü karşılığı 1.471,758 TL) de altınını teminat olarak ilgili bankaya vermiş olduğunu, Yine şirkete zarar vereceği iddia olunan ----------, ------------, ------------ ait ----------- Şti. -------Ş.” nin ----------- Bankası'ndan kullandığı 1.125.000,00-TL tutarlı ve 29.01.2021 tarihli kredinin şahsi kefilleri olmuşlar, --------- isimli ---------- ait firmanın bu kredi sözleşmesinin kefili olmasının sebebi;
----------- kredibilitesinin çok yüksek olması olup; ------------ Bankası nezdinde -------Ş. nin kullandığı kredide çatı şirket konumunda olmasından kaynaklanmakta olduğunu, ------------Ş.” nin kullandığı banka kredilerinde davacıların sadece şahsi kefaleti olmasına karşın; yeni yönetim kurulu üyesi ------------ şahsi kefaletine ek olarak; altın teminatları ve kendisine ait şirketin ve eşinin de kefaletleri kredilerin kullanılmasında teminat olarak verilmişken;
davacılardan daha fazla risk ve sorumluluk taşıyan -------------- şirketi zarara sokacağının ileri sürülmesi ticari olan /olmayan herhangi bir mantıkla örtüşmemekte, Zira ---------Ş. tarafından kullanılan kredinin geri ödemelerindeki herhangi bir aksama -------- ve sahibi olduğu ------------ isimli firmanın ekonomik olarak mahvına sebep olacağını, Davacılar tarafından iddia edildiği gibi müvekkili ----------- şirketleri ve alanı konusunda haksız rekabet olduğu,
başkaca şirketi olduğu iddia edilse de müvekkilinin şirketi ------------ isimli firma -----------Ş ile aynı alanda faaliyet göstermemekte olduğunu, Yani davacılar tarafından borca batık bir şekilde bırakılan hatta zarar vermek için sebepsiz yere çek keşide edilerek zarara uğratılan ve işletilmez halde bırakılan şirket, müvekkil ------------ tarafından şahsı, eşi ve diğer şirketi dahil kefil olunarak -----------Ş için krediler çekerek ve şirkete davacıların aksine para aktarmak suretiyle davacıların yarattığı borçlar ödenmiş, çekler içinse yukarıda bahsi geçen hukuki yollara başvurulmuş olduğunu, Bunun yanında şirketin borçları, faturaları,
işçi maaşları vs hepsine dair ödemeler yapılarak otel faaliyeti durmaksızın ifa edilmiş, Nitekim davacıların dilekçesinde “davacıların yönetim uzaklaştırılmasından sonra otel iki hafta içerisinde içler acısı bir duruma düştüğü” şeklinde ifade edilmişse de davacıların yönetimde olduğu ve müvekkillerin yönetimde oldukları dönemlere ilişkin son 3 aylık otelin doluluk oranları aşağıda tablo halinde yer almakta olduğunu, Davacılar tarafından ------------- kurumundan alınan bilgilere göre yeni yönetimin sigorta ödemeleri yapmaması sebebiyle icra takibi başlatıldığı,
borcun en az 550.000-TL olduğunu bildiklerini iddia etmişler, Borcun varlığını kabul etmemekle birlikte iddiaların ne kadar dayanaksız olduğu belge sunulamamasından ve kullanılan ifadelerden açık olup, Kaldı ki, şirketin ------------ ödemeleri yasal imkânlar doğrultusunda taksitlendirilmek suretiyle ödenmekte olduğunu, Davacılar tarafından,
“------------- Vergi Dairesinden alınan bilgiye göre yeni yeni yönetimin hiçbir vergi borcu ödenmemesi nedeniyle toplamda bildiğimiz kadarıyla en az 476.114,00-TL şirketin borcu olduğu” denilerek vergi dairesinin takibe geçtiği davacıların da malvarlığına haciz konulduğu bu sebeple suç duyurusunda bulunduklarını ifade etmiş olup, Öncelikle iddia konusu olay akışının çelişkili olduğunu, zira davacıların malvarlıklarına ------------Ş tarafından haciz konulduğu iddiası kendi iddialarını içeren suç duyurusu ile değil hacze ilişkin evrak sunmaları gerekmekte olup, Bunun yanında,
somut olayda davacılar işbu davaya açmadan önce hukuka aykırı delil elde etme sürecine girmiş olduklarını, Şirket faaliyete devam ettiği davacıların iddia ettiği gibi fatura borçlarını ödememesi hayatın olağan akışına aykırı olup, Basit bir mantık ile elektrik faturası ödenmemiş ise otelin elektrikleri kesileceğinden hizmetine devam etmesi söz konusu olmadığını, Yine davacılar tarafından kendi yönetim dönemlerindeki eylemleri olan yabancı uyruklu kaçak işçi çalıştırma eylemi müvekkillere atfedilerek zarar uğratıldığı iddia edilmiş olduğunu,
Oysa davacıların yönetim döneminde ----------- denetimlerinde Mart/2021 tarihinde ------------ kaçak işçi çalıştırıldığından şirkete 16.000,00-TL idari para cezası kesildiğini ------------ tarafından yapılan 01.10.2021 tarihli denetimde öğrenmiş, 30.09.2021 tarihinde göreve başlandığı gün yeni yönetim otel mutfağında hukuka aykırı olarak çalıştırılan 5 ---------- kaçak çalışanın işine son vererek,
01.10.2021 tarihinde yapılan denetimde işçi başına 5 kat ceza ödenmesinin ve şirketin ciddi bir zarara uğramasının önüne geçmiş, Ancak davacılar, huzurdaki davada kendi eylemlerinden kaynaklanan maddi zararları dahi müvekkillere yükletmeye çalışmış olduklarını, Herhangi bir ticari şirkete karşı açılan işçilik alacağı davası olması ve şirket tarafından açılan ticari davalar olması,
o şirketin kötü yönetildiğini göstermeyeceğini, bahsi geçen işçilik alacağı davalarının içeriği, davacıların yönetimde bulunduğu dönemde alamadıkları ücret ve fazla mesai alacaklarına ilişkin olduğunu, Davacılar tarafından ------------ ve Eski Yönetim Kurulu Üyesi ------------ Sahte Fatura Düzenlediği İddia Edilerek ------------ Cumhuriyet Başsavcılığı'na Suç Duyurusunda bulunmuşsa da Soruşturma Sonucunda ----------- Soruşturma Numaralı, ------------ Karar Numaralı Ve 19.07.2022 Tarihli Kararı İle İddialara Dayanak Somut Bilgi Ve Belgenin Bulunmadığı Delil Olmadığı Gerekçesi İle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar Verilmiş olduğunu,
Davacılar “şirket banka hesaplarından bizim öğrenebildiğimiz kadar” diyerek Müvekkillerinden ----------- ve ----------- şahsi hesaplarına yüklü miktarda para aktarıldığı iddia edilmiş, Ancak davacıların kendi yönetim dönemi ile müvekkillerinin yönetimini karıştırdığı kanaatinde olduklarını, Davacılar davalarında her ne kadar turizmden anladıklarını iddia etmişlerse de kendi dönemlerinde acente ile çalışmazken müvekkillerinin otelin neden acente ile çalıştığını anlamadıkları, acente ile çalışma sebebiyle şirketi zarara uğrattıklarını ifade etmesi hayret verici olduğunu,
Turizmde acente ile çalışmak şirketin zararı sayılmayacağı gibi pek çok turizm faaliyeti ve organizasyonu için oteller acentelerle komisyon üzerinden anlaşma sağladıklarını, Bu durum turizm sektöründe yer alan otelin vizyon ve ticaret hacmini genişletmesi için olumsuz bir çalışma olmadığını, Yine otel işletmelerinde pek çok faaliyette kiralama ve taşeron firma aracılığıyla hizmet sağlanabilecek olup, Nitekim davacılar da kendi dönemlerinde dışardan vale hizmeti aldığını beyan etmişler, Bu nedenle şirketin her ticari faaliyeti şirketi zarara uğratmak olarak değerlendirilemeyeceğini,
Davacılar tarafından iddia edildiği gibi vergi tekniği raporu sahte fatura düzenlendiğine dair bir tespit yapılmamış aksine soruşturma sonucunda İşbu davanın davacısı ------------ iddialarının dayanaksız olduğu atılı suçlamalar ile ilgili hiçbir delil olmadığı tespit edilmiş olup, Davacıların mahkemeye yanıltıcı bilgi vererek olayları çarpıtma suretiyle yeni olay ortaya çıktığını iddia ederek tedbir talebinde bulunmaları haksız ve kötüniyetli olduğunu, Yine davacılar tarafından ---------- yönetim kurulu üyeliğinden azledildiğini----------- da yönetimden alınması gerektiği iddia edilmiş,
Öncelikle sırf bu ifadelerin dahi şirket için açılan bir sorumluluk davasında şirketin bekasını düşündüklerinden değil yönetimde olmaması nedeniyle Müvekkili -------- duydukları husumetten kaynaklandığını göstermekte olup, Zira iddia edildiği gibi ----------- azledilmemiş;
kendi istediği ve gördüğü lüzum üzerine ----------- Noterliğinin 03.11.2021 tarihli ----------- Yevmiye numaralı istifa ihtarı ile istifa etmiş olduğunu, Otel, müvekkillerin yönetimde olduğu tarihten itibaren faaliyetine devam eden tanınan bir otel olup, davacıların yönetimi sona erdikten sonra otel uçurum eşine gelmemiş aksine davacıların bıraktığı enkaz ve borçlar, yönetim kurulu başkanı ve eşi tarafından ödenerek başarı bir şekilde otel işletilmekte olduğunu, -----------Ş.” nin tek işletmesi OTEL olup, Otel işletmesi belirli bir süre “-----------” adı altında faaliyet göstermiş ve müşterileri nezdinde bu isimle bilinirlik kazanmış,
Söz konusu “-----------” markası için -----------Ş, 04.02.2020 tarihinde -------- nezdinde marka tescil başvurusunda bulunmuş ve 15.11.2020 tarihinde ilgili başvuru tescil edilmiş olduğunu, Ancak davacılar, şirketin münferiden temsile yetkilisi olduğu dönemde ----------- nezdinde şirket adına tescilli bulunan markanın kendisi adına devri için haksız ve hukuksuz olarak 30.06.2021 tarihinde devir başvurunda bulunmuş ve bu başvuru 06.08.2021 tarihinde kurum nezdinde kabul edilmiş, Böylece şirkete ait olan markanın markalar sicilinde görülen sahibi haksız ve hukuka aykırı olarak davalı taraf olarak gözükmekte olduğunu, Buna ilişkin;
-------- sayılı dosyası üzerinden markanın şirkete devri veyahut hükümsüz sayılması yönünde dava açılmış ve şeklen davacı ----------- adına kayıtlı marka üzerine devir yasağı yönünde ihtiyati tedbir kararı uygulandığını, Yeni yönetimin şirketi 30.09.2021 tarihinde teslim alması akabinde, ------------ ait rezervasyon alınan, otelin tanıtım ve iletişim bilgilerinin yer aldığı 38.000 takipçili ------------ ve --------- adresli --------- sitesi, ---------- VE ----------- alanları bunları kendi adlarına alan davacılar ----------- ve ------------ tarafından yeni yönetime devredilmemiş ve kapatılmış olup;
şirketin rezervasyon yaptıran müşterileri nezdinde tereddüt yaratılmış ve yeni rezervasyon alınarak şirketin / otelin gelir elde etmesinin engellenmiş olduğunu, Bunun üzerine şirket kendi kullanımında olmayan ve tarafına devredilmeyen sosyal medya hesabı ve ------------- sitesi üzerinden ticari faaliyetlerini sürdürememesi üzerine işletme adını “-------------” olarak değiştirmek ve “-------------” kullanıcı adıyla ------------- ve “------------- isimli web sitesi açmak ve müşterilerin şirketin otel işletmesine ulaşmasını sağlamak zorunda kalmış Olduğunu,
------------ Şirketi'nin işletme adını “------------” olarak değiştirmesi üzerine bu defa davalılar tarafından kapatılan ------------ isimli ------ hesabı ve----------- sitesi yeniden açılmış, Ancak bu defa otelin online rezervasyon bilgileri davalıların kullanımında olan mail adreslerine yönlendirilmiş, daha sonra ise otelin telefon ve mail bilgileri de kaldırılarak müşterilerin otele erişimi engellenmiş olduğunu, Sonuç olarak, davacıların huzurdaki davada öne sürdüğü iddialarının bir dayanağı olmadığı, şirkete asıl zarara veren yönetimin kendileri olduğu, şirketi zarara sokmak için tüm yolları denediği,
Müvekkillerine ait yönetimin davacılara rağmen şirketi ayakta tuttuğu, şirkette yönetim boşluğu olmadığı, otelin tanınmış bir otel olduğu pek çok organizasyon da yer aldığı hususları değerlendirilerek, Davacıların genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin bir talepleri olmadığı,
buna göre dava açılmasına dair bir genel kurul toplantısı ve kararı bulunmadığından davanın öncelikle Dava Şartı Yokluğundan Reddine, ihtiyati tedbir talebi yerinde olmadığından ve yasal koşullar oluşmadığından ve şirket faaliyetine devam ettiğinden tedbir talebinin reddine, Neticeden haksız davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde ;Davacıların ortağı oldukları dava dısı sirketin davalıların şirketin temsil ve ilzama yetkili oldukları dönemde dava dilekçesinde ayrıntılı yazılı eylemler nedeni ile şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı,
uğratılmış ise şirketin uğradığı zararın miktarının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır. TTK m. 553 uyarınca “Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar”.
Görüldüğü üzere anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, yükümlülüklerini kusurlarıyla ihmal etmelerinden dolayı şirketin, pay sahiplerinin ve alacaklıların uğramış olduğu zararı tazminle sorumludurlar. TTK m. 555 vd. maddelerinde yönetim kurulu üyelerinin şirkete karşı vermiş olduğu zararın tazmininin kimler tarafından talep edilebileceği, tazminatın kime ödeneceği, zamanaşımı vs. konulardaki düzenlemeler yer almaktadır.
TTK m. 555/1 uyarınca şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi talep edebilir. Şirketin uğramış olduğu zararın tazmini pay sahipleri tarafından talep edilmişse pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. Zira, bu durumda pay sahibinin uğramış olduğu doğrudan bir zarar bulunmayıp, şirketin uğramış olduğu zarar nedeniyle uğramış olduğu dolaylı bir zarar söz konusudur.
Nitekim huzurdaki davada da davacılar, davalı yöneticilerin dava dışı ---------Ş’ yi uğrattıklarını iddia ettikleri zararın adı geçen dava dışı şirkete ödenmesini talep etmişlerdir. Söz konusu davanın açılıp görülebilmesi için, oluştuğu iddia olunan zararın doğrudan ya da dolaylı zarar niteliğinde olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
Şirket ortağı veya alacaklısı konumunda olan kişilerin sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulu, oluştuğu ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olmasıdır.
Şirket yöneticilerinin, şirketin almış olduğu borcu ya da başkaca edim yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla şirketi atıl kılarak acz içine düşürmeleri hali, üçüncü kişiler yönünden doğrudan zarar niteliğinde olup, bunun dışında kalan ve dolaylı zarar olarak nitelendirilebilecek hususlarda ortakların veya alacaklıların, ancak yöneticilerin ödeyeceği tazminatın şirkete verilmesi yönünde istemde bulunmaları mümkündür.
Uyuşmazlık konusu olayda; şirket ortağı olan davacıların ileri sürdükleri maddi olgular, tamamen davalı yöneticilerin dava dışı anonim şirketin zararına neden olan eylemleridir. Başka bir anlatımla, açıklanan zararlar dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacı ortakların ise dolaylı zararı kapsamındadır.
Bu durum karşısında, davanın TTK'nın 553 ve 555. maddeleri kapsamında açılan bir dava olduğunu kabul etmek gerekir.Somut olayda bilirkişi incelemesi ile yapılan incelemelerde mali tespit ve değerlendirmelerde davacıların davalılara atfettikleri hukuka aykırı eylemlere ve bu eylemler sonucu dava dışı -----------Ş’ nin zarar uğradığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklanan sebeplerle;
1-DAVANIN REDDİNE
2--Harçlar Yasasına göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 85,39 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 342,21 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Bir kısım davalılar yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13 maddesi uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendini vekille temsil eden davalılara verilmesine,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03/07/2024
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/656, K. 2024/653, 18 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama