KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/786
- Karar No
- 2024/939
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
Karar Metni
2.200 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/786 Esas
KARAR NO: 2024/939
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/11/2016
KARAR TARİHİ: 20/11/2024
Mahkememizden verilen 27/11/2019 tarih ve ---------- Esas ----------- sayılı kararı ----------- sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle.
Davalı tarafça ------------ İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı dosyası ile başlatmış oldukları icra takibine itiraz edildiğini, davalının itirazı haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu bakımdan davalının itirazının iptali ile takibin devamına, takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ederek alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik kötü niyetli davranışı nedeniyle de %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, davalı şirket ile dava dışı takip borçlusu -----------Ş. (takip işbu borçlu bakımından kesinleştiğini) arasında 21.04.2015 tarihli ----------- Sözleşmesi imzalandığını,
bu sözleşme ile üstlenilen işlerden Kalıp ve Beton işlerinin yapılması bakımından davalı -----------Ş. ile müvekkili arasında 07.02.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, İşbu sözleşme uyarınca müvekkili 04.02.2016 tarihinde---------- şantiyesine ekip arkadaşları ile birlikte çalışmak üzere gittiğini, ancak devam eden süreçte ana firma ile davalı arasında sıkıntılar yaşandığını ve müvekkil ile tüm ekip mağdur edildiğini, müvekkili ilk hak edişini 21.04.2016 tarihinde yaptığını ancak davalı firma tarafından 05.05.2016 tarihinde kesinti yapılarak ödendiğini,
bakiye ödemenin de yapılacağı bildirilerek şantiyede işin devam edeceği bilgisi verilerek müvekkilinden beklemesi istendiğini, müvekkili tarafından kendisine ödenen eksik hakediş ile yanındaki elemanların yevmiyeleri ödendiğini, kalan para ile de yine müvekkili ile çalışan ------------- 10.05.2016 tarihinde ------------- ise 09.06.2016 tarihinde bilet ve vize ücretleri ödenerek ------------ gönderildiklerini, hakedişin yapıldığı tarihten yaklaşık 2 ay boyunca hakedişlerin tamamı ödenmediği gibi işe de devam edilmediğini, yüklenici davalı firma da müvekkili ve ekibini terk ederek mağduriyetine sebep olduğunu,
müvekkilin üzerine aldığı işi icra etmesine dahi imkân tanınmadığını, müvekkilleri işe devam ettirilmediği gibi hakedişleri de ödenmediğini, sözleşme davalı firma tarafından feshedildiğini, müvekkili davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshedilmiş olması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı gibi davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle yasal sorumluluğu doğmuş olduğunu,
müvekkili ile davalı arasında akdedilen 07.02.2016 tarihli Sözleşmenin 7. Maddesi aynen şu şekilde olduğunu: “Sözleşmenin fesh edilmesi halinde fesh eden taraf 100.000,00 USD ceza ödeyecektir.” hal böyle olmakla müvekkilinin yapılan sözleşme ile üzerine aldığı işi icra etmesine engel olan, işin yapılması bakımından gerekli hal ve koşulları oluşturmayan ve bununla birlikte de hakedişleri ödemeyerek sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi sözleşmeyi de haksız fesheden davalı tarafından 07.02.2016 tarihli sözleşme uyarınca 100.000 USD cezai şartın işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile ödenmesi gerektiğini,
ödenmeyen hakedişler ve uğranılan maddi ve manevi zarara ilişkin talep ve dava hakları saklı olduğunu, davalı tarafça herhangi bir hukuki dayanağı olmaksızın takibe itiraz edilmesi neticesinde başlatılan icra takibi durdurulduğunu ve müvekkilin alacağına kavuşmasına engel olunduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının ------------- İcra Dairesinin ------------ E sayılı icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafından meşru bir temeli olmaksızın takibi sürüncemede bırakmak kastı ile haksız olarak takibe itiraz edildiğinden,
alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle.
Müvekkil şirket aleyhine ------------ İcra Müdürlüğünün ------------- Esas sayılı dosyasından bakiye hakediş alacağı ve sözleşemeye dayalı cezai şart alacağına istinaden davacı-alacaklı tarafından başlatılmış olan ilamsız icra takibine karşı borçlu olunmadığından bahisle taraflarınca itiraz edildiğini, taraflarınca icra takibine yapılmış olan itiraz yasa ve usule uygun olmakla işbu itirazın iptali için açılmış olan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, icra dosyasında borçlu olan ve itiraz etmemiş olan diğer borçlu -----------Ş. şirketine davanın ihbarını talep ettiklerini,
ihbar olunmasını talep ettikleri şirketin ticari defter ve kayıtlarının da incelenmesi gerektiğinden işbu talebinin kabulünü talep ettiklerini, karşı tarafın dava dosyasına sunmuş olduğu deliller taraflarınca incelendiğini ve davacı tarafın dosyaya ne bir fatura ne de fatura teslim belgesi sunmamış olduğu anlaşıldığını, bir borcun ticari bir borç olması için faturalandırılması ve bu faturanın da şirket ticari defterlerine kaydı gerektiğini, müvekkil ticari defterleri de incelendiğinde anlaşılacağını, davacı tarafından müvekkile bildirilmiş herhangi borç veya herhangi bir fatura mevcut olmadığını,
ayrıca fatura mevcut olsa bile -------------sayılı kararında da belirtildiği üzere taraflarına herhangi bir faturanın ulaştırılmamış olması ve taraflarının itiraz süresinin dahi başlamamış olması sebepleriyle, davacı zaten alacağını ispat edememiş durumda olduğunu, fatura mevcut olsa bile ------------- sayılı kararında da belirtildiği üzere faturaya itiraz edilmemiş olsa dahi fatura konusu tüm işin de yapılmış olduğunun davacı tarafça yasal delillerle kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafça dosyaya belli hakediş raporları sunulduğunu, bu belgeler taraflarınca hiçbir şekilde kabul edilmediğini,
davacının dava dışı ve davanın ihbarını talep ettikleri diğer icra takibi borçlusu ile aralarında imzaladığı hiçbir belgenin taraflarını bağlayıcı bir yanı mevcut olmadığını, karşı taraf müvekkil şirketten olduğunu iddia ettiği borcu hiçbir şekilde kanıtlayamadığını, bu sebeplerle haksız davanın reddini talep ettiklerini, davacının sözleşmede yüklenmiş olduğu işler ve bu işlere dair sözde düzenlenmiş olan hakediş raporlarını kesinlikle kabul etmediklerini, bu sebeplerle de sözleşmede mevcut olan cezai şart hükümlerinin zaten uygulama alanı bulamayacağı aşikâr olduğunu,
ayrıca da konusu inşaatın tamamlanamamasında da kesinlikle müvekkilin bir kusuru mevcut olmadığını, icra takibinin diğer borçlusu olan ve davanın da ihbarı talep edilen dava dışı şirket -----------Ş. dava konusu inşaatı asıl yüklenici olarak dava dışı ------------- menşeili ------------ isimli şirket ile yaptığı sözleşme ile yüklendiğini, işbu sözleşme müvekkil tarafından görülemediğini ve incelemeye tabi tutulamadığını, işbu sözleşme sonrası icra takibinin diğer borçlusu ve davanın ihbarı talep edilen ------------Ş. olan dava dışı şirket ile müvekkil şirket arasında dosyada mevcut olan inşaat sözleşmesi yapıldığını,
icra takibine dayanak olarak gösterilen sözleşme ise müvekkil şirket ve dava dışı ------------Ş. ile davacı taraf arasında imzalandığını, inşaatın durması sonrasında inşaatın neden durdurulduğunun anlaşılabilmesi için müvekkil şirket tarafından ------------Ş. ile ------------- menşeili ------------- isimli şirket arasında yapılan sözleşme incelendiğini, bu inceleme sonrasında ise sözleşmenin 9.1-2 sayılı maddesinde,
taraflar tarafından yapılacak olan işlerin kısmen veya tamamen başkasına devredilemeyeceğine dair hükmün bulunduğu ve bu yasak sebebiyle de dava dışı -----------Ş. ile müvekkil şirket arasında imzalanmış olan ifa devrine dair inşaat sözleşmesinin ifa imkansızlığının bulunduğunun anlaşıldığını, inşaatın tamamlanamamasının altında yatan ifa imkansızlığının oluşumuna ise tamamen icra takibinin diğer borçlusu ------------Ş. sebebiyet verdiğini, işbu şirket de davacının açmış olduğu dava konusu icra takibine itiraz dahi etmediğini ve takip bu borçlu hakkında kesinleştiğini,
taraflarınca davacının yüklendiği işi gereği gibi yaptığı hususunu ve dosyaya sunulan hakediş evraklarını kesinlikle kabul etmediklerini, bir noktada davacının gerçekten işbu hakediş miktarlarına hak kazandığı kabul edilse dahi sözleşmenin sona ermesinde kesinlikle müvekkil şirketin herhangi bir kusuru veya ihmali söz konusu olmadığını, bu sebeplerle de sözleşmede mevcut cezai şart miktarından sorumluluk da müvekkile yüklenemeyeceğini,
müvekkilin cezai şart sorumluluğunu kabul etmeseler de sözleşmede belirlenmiş olan cezai şart miktarı da aşırı fahiş olduğundan dolayı eğer bir cezai şart alacağına karar verilecekse işbu miktardan hakkaniyet oranında bir indirim yapılmasını da Sayın Mahkemeden talep ettiklerini, dava konusu cezai şart miktarı davacının göz önünde tutulması gereken menfaatleriyle kıyaslandığında, açık bir oransızlık içinde olduğunu, davacı hem sözleşme gereği yapması gerekli olan işleri gereği gibi yerine getirmemiş hem de buna rağmen hem sözde hakediş miktarlarını hem de cezai şartı talep ettiğini,
bu durum taraflarını çok büyük ve hukuka da aykırı bir borç altına yüklediğini, müvekkil şirket taahhüdünü yerine getirirken tamamen sözleşmeye uygun ve hak kaybına sebebiyet vermeyecek şekilde hareket ettiğini, müvekkilin sözleşmenin uygulanışında herhangi bir ihlali veya kusuru bulunmadığını, müvekkilin dosyaya dilekçe ekinde sunulan sözleşmeler gereği olarak kusursuzluğunu ispat etmiş olduğu ortada olduğunu, bu sebeplerle sözleşmede mevcut olan cezai şart müvekkil açısından muaccel de olmadığını ve müvekkil hukuken işbu cezai şartı ödemekten kurtulmuş bulunduğunu,
bu hususların yanı sıra müvekkil şirketin dava konusu cezai şart miktarını ödemek açısından ekonomik durumu ve ödeme gücü de bulunmadığını, müvekkil aleyhine haksız ve genel ahlak kurallarına aykırı şekilde işbu cezai şartın ödenmesine karar verilmesinin ise, müvekkilin ekonomik yönden yıkımına sebep olma ihtimali olduğunu, açıklanan tüm sebeplerle davaya konu edilen cezai şart miktarının fahiş olduğu aşikâr olduğunu, eğer mahkeme tarafından belli bir cezai şarta hükmedilecekse de bu bedel üzerinden belli miktar hakkaniyet indirimi yapılmasını sayın mahkemeden talep ettiklerini,
taraflarınca hiçbir şekilde dosyaya davacı tarafça sunulan hakedişlere dair belgeler ve cezai şart ödeme zorunluluğu olduğuna dair iddialar kabul edilmediğini, tarafımızca öğrenildiği kadarıyla dava dışı borçlu şirket -------------Ş. ve asıl iş sahibi -------------- İsimli şirket tarafından davacı tarafa talep ettiği tüm ödemelerin yapıldığı ve davacının da işbu şirkete ibraname verdiği öğrenildiğini, icra dosyasında borçlu olan ve takibe itiraz etmemiş olan diğer borçlu ------------Ş. şirketine davanın, bu şirketinde ticari defter ve kayıtlarının da incelenmesi gerektiğinden ihbarına, davacının yasa ve usule,
hukuki ve fiili gerçeklere aykırı itirazın iptaline ilişkin davasının reddini, haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davacının taraflarına kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve beyan etmişlerdir.Davacı vekilinin 24/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini özetle.
Bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının kabulüne karar verilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekilinin 09/10/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini özetle. Kök rapora ve ek rapora itirazlarının kabulünü, itirazları doğrultusunda dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdiini, davanın reddini, %40'dan aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı yana verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde ;Dava, hukuki niteliği itibari ile; icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava dışı ------------Ş'nin yine dava dışı ---------- ile yaptığı ortak girişim ile----------- bir AVM yapılmasının karara bağlandığı, bu işin yüklenicisi olarak davalının dava dışı -----------Ş 'nin işveren sıfatı ile 21/04/2015 tarihinde imzalandığı davalının bu sözleşmede yükümlendiği işlerin, kalıp ve beton işleri yapılması için de davacının davalı ve yine dava dışı ----------- şirketi arasında 07/02/2016 tarihinde sözleşme yapıldığı hususlarında ihtilaf bulunmadığı, davacının bu sözleşme uyarınca yükümlendiği işlerin yerine getirip getirmediği, yerine getirmemiş ise bu duruma hangi tarafın neden olduğu,
sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, davacının sözleşmede hükme bağlanan cezai şart istemi hakkının koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise cezai şartta hakkaniyet indirimi gerekip gerekmediği davacının yapılan işlerin bedelinin davacıya ödenip ödenmediği, ödenmemiş ise davacının bakiye bir alacağı bulunup bulunmadığı varsa miktarı ve bundan davalının sorumlu olup olmadığı hususlarının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Davaya konu ----------- icra müdürlüğünün ------------ esas sayılı icra dosyasının celbolunarak yapılan incelenmesinde, davacı tarafından davalı şirket ile dava dışı ---------Ş aleyhine.
"07.02.2016 tarihli AVM inşaatı Kalıp ve Beton İşlerinin yapılmasına ilişkin alt işveren sözleşmesi" açıklaması ile 100.000,00 USD cezai şart , 26.631,17 USD bakiye hakediş alacağı olmak üzere toplam 126.631,17 USD alacağın tahsili için genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davalı şirketin takibe itirazı nedeniyle takibin durduğu , diğer borçlu tarafından takip dosyasına herhangi bir itiraz dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.Somut olayda ;
davacı yüklenicinin bilirkişi raporunda hesaplanan imalat bedeli 56.636,50 USD’yi davalıdan talep edebileceği, davalının da davacıya ödediği 40.000,00 USD’nın yapılan işten mahsubunu isteyebileceği, ödenmiş bedellerin mahsubu ile davacının 16.636,50 USD’lik talebinin yerinde olduğu, sözleşmenin feshinde davalının herhangi bir haklı nedeninin tespit edilemediği, davalının eksik ödeme yaparak sözleşmeyi kusuruyla ihlal ettiğinin kabul edilebileceği, davacının sözleşmede dönme cezası talep edebilecektir.
Sözleşme ile öngörülen cezai şartın fahiş olup olmadığının da ayrıca takdiri gerekmekte olup, TBK'nın 182/3. fıkrasına göre hakim fahiş gördüğü cezai şarttan re'sen indirim yapabilir.
Mahkememizce 100.000 USD cezai şart oranı esas alınarak, cezai şartın yüksekliği ve doların dava tarihine göre artış oranı dikkate alınarak yarı oranında tenkis yapılmak suretiyle cezai şart 50.000 USD olarak kabul edilmiştir.Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplama hükümde dikkate alınmış, mahkememizce rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
İcra inkar tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/786, K. 2024/939, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama