İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/591 K.2024/472

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

Esas2023/591Karar2024/472Tarih6 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.140 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
6 Haziran 2024
Esas no
2023/591
Karar no
2024/472
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Dava tarihi
20/11/2015
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.140 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

İDDİA

Davacı vekili mahkememize verdiği 20.11.2015 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; 05/02/2015 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki plakası belli olmayan motosiklet ile ... plakalı aracın trafikte ani hareketi ile davacının arkasından gelen plakası tespit edilemeyen motosikletli sürücünün çarpması ile müvekkilinin ... plakalı araca çarparak durabildiği ve bu şekilde davacının yaralandığı, meydana gelen kazada tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza sebebi ile davacının yaralandığı, kalıcı iş gücü kaybının oluştuğunu belirterek mevcut zararının ...ndan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının ispatının gerektiğini, meydana gelen kazada davacının toplama motosiklet ile kasksız olarak motosiklet kullandığını, zararın oluşmasında mütefarrik kusurunun bulunduğunu, zarar miktarının bilirkişi marifeti ile tespitinin gerektiğini, kusur incelemesi yapılmasını, maluliyet oranına ilişkin rapor alınmasını, sorumluluğun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER

Davacı vekili dava dilekçesinde; kaza tespit tutanağı, doktor raporları ve tüm tedavi evrakları, maluliyet oranının ve maddi zararın hesaplanması yönünde ayrı ayrı bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 22.09.2016 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bilirkişiler ibraz ettiği 26.04.2017 havale tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak, dava dışı araç sürücüsü ...'nun asli derece % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın tali derecede %15 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'ın tali derecede % 10 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu,

davacının dava dilekçesinde iddia ve talep ettiği maddi kayıpları incelendiğinde 250.947,48-TL sürekli iş göremezlik zararı, 4.045,05-TL refakatçi ve bakıcı masrafı olmak üzere toplam zararının 254.992,53-TL olduğu, davalının 5684 sayılı kanunun 14. Mdsinin 2. fıkrasının b bendi gereğince davacı zararında sorumlu olduğu, kazaya sebep olduğu ve olay yerini terk ettiği belirtilen ve daha sonra kimliğinin ... olduğu tespit edilen şahsa atfedilen % 10 kusur sebebiyle davalının 25.499,25-TL zararından sorumlu olduğu,

davalının dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve tazminat tutarına kanuni faiz oranında temerrüt faiz uygulanması gerektiği bildirilmiştir.

Davalı ... vekili 08.05.2017 tarihli rapora beyan dilekçesinde yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.

Davacı vekili 05.06.2017 tarihli rapora beyan dilekçesinde ek rapor alınmasını talep etmiştir.

Dosya kapsamı itibariyle alınan rapor yeterli görüldüğünden yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.

Mahkememizin 08.07.2017 tarihli oturumunda davacı ve davalı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi ibraz ettiği 13.11.2017 havale tarihli raporunda, davalı ...'nın asıl olarak dava dışı sürücü ...'ın kusuru oranında 25.499,25-TL zarardan sorumlu olmakla birlikte, 2918 sayılı kanunun 88. mdsinde düzenlenen müteselsilen sorumluluk ilkesi gereği hesaplanan toplam 254.992,53-TL zarardan davacının % 15 oranında kusur indiriminden sonra bakiye 216.743,65-TL alacaktan müteselsilen sorumlu olduğu bildirilmiştir.

Davacı vekili 29.11.2017 tarihli rapora beyan dilekçesinde yeni bilirkişi rapor alınmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili 01.12.2017 tarihli rapora beyan dilekçesinde yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.

Dosya kapsamı itibariyle alınan rapor yeterli görüldüğünden yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.

Mahkememizin 16.01.2018 tarihli oturumunda keşif bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bilirkişiler ibraz ettiği 15.05.2018 havale tarihli raporunda, davalı araç sürücü ...'nun kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, davacı sürücü ...'ın tali derecede % 30 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'ın asli derecede % 70 oranında kusurlu olduğu, davacının 284.738,12-TL sürekli iş göremezlik zararı, 4.045,05-TL refakatçi ve bakıcı gideri olmak üzere toplam zararının 288.783,17-TL olduğu, 12.04.2017 tarihli kusur oranlarına görei davalı ...nın sorumluluğunun % 10 olup 28.878,31-TL'den sorumlu olduğu, davalılar ..., ...

Turizm Aş ve ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun % 75 oranında olup zararın 216.587,38-TL'den sorumlu olduğu, mevcut rapordaki kusur oranlarına göre, davalı ...nın sorumluluğunun % 70 oranında olup 202.148,22-TL'den sorumlu olduğu, davalı ...'nun kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamakla, davalılar ..., ... Turizm AŞ ve ...

Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun bulunmadığı, dava açılmadan önce davalıya başvurulduğuna dair dava dosyasında belge ve bilgi olmadığından davalının dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün, zarar verici olayın haksız fiili niteliğinde olması sebebiyle tazminat tutarına kanuni faiz tutarında temerrüt faizi uygulanması gerektiği bildirilmiştir.

Davacı vekili 01.06.2018 tarihli rapora beyan dilekçesinde raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve kusur oranlarının belirlenmesi için ATK'dan rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkememizin 07.11.2018 tarihli oturumunda ATK'dan rapor alınmasına karar verilmiş, ATK 28.06.2019 tarihli raporunda, davalı sürücü ...'nun kusursuz olduğu, davacı sürücü ...'ın % 20 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın % 80 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Davalı ... vekili 29.07.2019 tarihli rapora beyan dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin 05.09.2019 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bilirkişiler ibraz ettiği 24.02.2020 havale tarihli raporu ile, davacının 403.387,81-TL sürekli iş göremezlik zararı, 4.045,05-TL refakatçi ve bakıcı gideri olmak üzere toplam zararının 407.432,86-TL olduğu, ATK Trafik İhtisas dairesinin 28.06.2019 tarihli raporuna göre, davalı ...nın dava dışı sorumluluğunun % 80 olup, 325.946,29-TL zarardan sorumlu olduğu,

ancak kaza tarihinde mevcut trafik sigortası ile kişi başına sürekli sakatlık ve ölüm teminat limiti 290.000-TL olması sebebiyle 290.000-TL tutardan 20.11.2015 dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davalı ...'nun kazanın oluşumunda kusuru bulunmamakla, davalılar ..., ... Turizm ve ...

Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun bulunmadığı, 15.05.2018 tarihli ek raporda tespit edilmiş kusur oranlarına göre, davalı ...nın sorumluluğunun % 70 oranında olup, 285,203-TL zarardan sorumlu olduğu ve dava tarihi 20.11.2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davalı ...'nun kazanın oluşumunda kusuru bulunmamakla, davalılar ..., ... Turizm ve ...

Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun bulunmadığı, 12.04.2017 tarihli raporda kusur oranlarına göre, davalı ...nın sorumluluğunun % 10 olup, 40.743,29-TL zarardan sorumlu olduğu ve dava tarihi 20.11.2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davalılar ..., ... Turizm ve ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun % 75 oranında olup, 305.574,65-TL zarardan ... ve ... Turizm kaza tarihi olan 05.02.2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davalı ...

Sigorta AŞ'nin kişi başına sürekli sakatlık ve ölüm teminat limiti olan 290.000-TL tutardan birleştirilen İzmir ... ATM'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasının dava tarihi olan 04.07.2017 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, zarar verici olayın haksız fiil niteliğinde olması sebebiyle tazminat tutarına kanuni faiz tutarında temerrüt faizi uygulanmasının uygun olacağı bildirilmiştir.

Davalı ... vekili 12.03.2020 tarihli rapora beyan dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 11.03.2020 tarihli rapora beyan dilekçesinde yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.

Dosya kapsamı itibariyle ATK'dan alınan kusur raporunun birleştirici rapor olması için alındığı, ATK'dan alınan kusur raporunun dikkate alınması gerektiği, aktuerya yönünden yapılan hesaplamalar da yerinde olduğundan yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.

Davacı vekili 09.10.2020 tarihli dilekçesi ile davasını 290.000-TL'ye arttırmış, harcını yatırmıştır.

Dava Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır.

Mahkememizce verilen 18/02/2021 tarih, ... Esas - ... sayılı karar, Davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmiş, İzmir BAM .... HD 12/07/2023 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla;

" .... Davalı ...'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, davalı sürücünün idaresindeki motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir.

Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır.

Yukarıda anılan düzenlemeler ve ilkeler gereği, kazaya neden olan tescilsiz motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ...'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir.

Bu durumda ilk derece mahkemesince, asıl davada trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunun, ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle; araçla ilgili tespitlerin yer alabileceği soruşturma ve ceza dosyalarının getirtilip incelenmesi, dava dışı sürücü ...'dan motosiklete ilişkin bilgi ve fatura temin edilerek, yetkili bayiinden sorulması,

aracın temini mümkün ise araç üzerinde, aksi halde soruşturma dosya kapsamamında elde edilen CD ve fotoğraflar üzerinden uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp araç motor silindir hacminin belirlenmesi, silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı ...'nın sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken, aracın niteliği konusunda eksik inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden , 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonra Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4.HD 20/06/2022 tarih ve 2021/13933 E. 2022/9109 K.) Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlendiği,

ayrıca davacı 1998 doğumlu olmasına rağmen raporda tereddüt yaratacak şekilde davacının "38-39" yaşında olduğu olarak belirtildiği anlaşılmakta olup, söz konusu rapor maluliyet oranı tespitine elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.

Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır.

Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda. Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay ... Hukuk Dairesince (Kapatılan ....

H.D) de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- ... -... sayılı kararı ile.

KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D.

22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K).

Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, aktüerya raporunda bilinmeyen dönem için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metodunun kullanılması yerinde ise de, TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun uygulanmaması doğru olmamıştır. İlk derece mahkemesince dosyanın yeniden aktüer bilirkişiye tevdi ile TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yönteminin esas alınmak suretiyle davacının talep edebileceği tamzinatı gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi kurul raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek tazminat talepleri hakkında karar verilmesi gerekmektedir.

Mahkemenin kabulüne göre de, davacının motosiklet kullanımına uygun donanım kullanmadığı gerekçesiyle %20 müterafik kusur indirimi yapılmış ise de, hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının göğüs hastalıkları ile omuz ve kol arızası yönünden iş göremezliğinin meydana geldiği anlaşılmakta olup, usulüne uygun maluliyet raporu alındıktan sonra. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150.

Maddesi kapsamında motosiklet sürücülerinin kullanması zorunlu olan koruyucu tertibatlar değerlendirilerek ve müterafik kusur indirimi uygulanması gerekiyor ise, hangi koruyucu tertibatın kullanılmaması nedeniyle uygulandığı ve bu tertibatın kullanılmamasının hangi yaralanmaya meydan verdiği de gerekçeli olarak açıklanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, gerekçesi belirtilmeksizin davacının motosiklet kullanımına uygun donanım kullanmadığından bahisle müterafik kusur indirimi yapılması da hatalı olmuştur.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; istinaf edenin sıfatına göre İDM tarafından olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında yönetmelik hükümlerine göre davacının mevcut yaralanması nedeni ile iş göremezlik oranının tespiti konusunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından kurul halinde düzenlenecek açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli maluliyet raporu dosyaya kazandırılıp,

maluliyet raporu doğrultusunda iş gücü kaybı yönünden anılan ilke ve esaslara uygun düşecek şekilde TRH 2020 yaşam tablosu ile progresif rant yönteminin uygulanmak suretiyle aktüerya uzmanından ek rapor alınarak, oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacı vekili ile asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararı bozularak dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ... Esasını alarak yargılamaya devam olunmuştur.

Davacı asilin 22/05/2024 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiğini,, sonuç ve istemlerinden vazgeçtiğını, feragat istemi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

Bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı asilin, davasından feragat etmiş olduğu anlaşıldığından HMK 311 maddesi gereğince davanın reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;

1-HMK'nun 311. maddesi uyarınca feragat sebebiyle davanın reddine,

2-Alınması lazım gelen 427,60-TL harçtan peşin alınan 170,78 -TL harcın mahsubu ile bakiye 256,82 -TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde artan gider avansının davacıya iadesine,

Dair tarafların yokluğunda karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2024

Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/591, K. 2024/472, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İddia
  4. Savunma
  5. Deliller
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/591
Karar No
2024/472
Tarih
6 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/592 K.2024/981
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/593 K.2024/663
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/593 K.2024/428
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/594 K.2024/396
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/595 K.2024/477
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/595 K.2024/361

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.