İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/592 K.2024/981

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2023/592Karar2024/981Tarih11 Haziran 2024Okuma9 dk · 1.838 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Haziran 2024
Dosya no
2023/592
Karar no
2024/981
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
21/12/2022
Numarası
2022/541 Esas - 2022/1571 Karar
Davacı
... (T.C. NO: ...) - ...
Vekili
Av. ... - ...
Davalı
TÜRKİYE HALK BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...
Vekili
Av. ... - ...
Dava türü
Menfi Tespit ve İstirdat
Dava tarihi
18/05/2022
Kr. yazım tarihi
12/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.838 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu ... arasındaki kredi sözleşmesi sebebiyle kullandırılan ticari kredide davacının banka görevlisinin yanlış bilgilendirmesi ile kefil olarak imza attığını, ancak davacının eşinin kefalet sözleşmesine muvafakatinin bulunmadığını, geçerli bir kefalet bulunmamasına rağmen davacının kendisini kefil olarak sorumlu görerek kredi borçlusunun ödeme yapmaması sebebiyle bankaca gönderilen 22/02/2018 tarihli ihtarname üzerine bankaya toplam 386.405,00 TL ödeme yaptığını,

kefaletin geçersiz olduğunu bilen bankanın bu ödeme karşılığında kredinin teminatlarından olan ipoteği 270.000-TL karşılığında 31/05/2018 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile temlik ettiğini, daha sonra bankanın 21/03/2022 tarihli ikinci bir ihtarname daha göndererek 482.346,78 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplam 1.098.747,91 TL ödeme talebinde bulunduğunu, bankanın davacı aleyhinde icra takibi başlatmadığını, TBK'nın 584. maddesine göre eşin rızası olmadan kefalet ilişkisinin kurulamayacağının düzenlendiğini, davacının istisna kapsamına da girmediğini,

davacının bankaya yaptığı ödemenin 270.000,00 TL'lik kısmının alacağın temliki işlemine konu edilmesine rağmen 116.405,00 TL'lik kısmının iade edilmediğini, bankanın sebepsiz zenginleştiğini belirterek 116.405,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve ikinci ihtarname ile talep edilen 482.346,78 TL asıl alacak ve ferileri yönünden davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın davalı bankadan 17.10.2016 tarihinde 500.000,00 TL limitli krediyi kullandığını, davacının kredi sözleşmesinde 500.000 TL limitle şahsi kefaletinin bulunduğunu, borçlu ... ile davacının yakın akraba olması sebebiyle kefalet ilişkisine girdiklerini, uygulama gereği borçlu davacının eşinden kefalete muvafakat alınmasına gerek duyulmadığını, davacının altı yıl süreyle kefalete itirazının bulunmadığını, davacı ile yapılan alacağın temliki sözleşmesinin borçlu ile aralarındaki iş ilişkisini gösterdiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin olmadığını belirterek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davacının menfi tespit davasının KABULÜ ile ; davacının dava dışı ...'ın kullandığı kredilere ilişkin 17/10/2016 tarihli kefaleti sebebiyle, davalı bankaya Sakarya 5 Noterliğinin 21/03/2022 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnameye konu yapılan 1.098.747,91 TL borcunun bulunmadığının tespitine,

2-Davacının sebepsiz zenginleşmeye dayanan iade talebinin KISMEN KABULÜ ile;

a) 35.300 TL nin 30/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte,

b) 13.400 TL nin 20/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte,

c) 1.500 TL nin 27/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte,

d) 39.250 TL nin 27/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte,

e) 26.950 TL nin 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte,

Davalı bankadan tahsili ile davacıya verilmesine,

Fazlaya ilişkin talebin (5 TL) ise reddine ... " karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hiçbir şekilde değerlendirilmemiş ve karar gerekçesinde tartışılmadığını, davanın kötüniyetli, sebepsiz zenginleşme amaçlı olduğu özellikle bildirilmiş ancak Yerel Mahkeme hiç bir hususu tartışmaya dahi gerek duymadığını, bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmediğini, karar gereği doğan edimlerin yanı sıra yargılama masraflarının miktarları kredisini kullandıran, alacağını halen asıl kredi borçlusundan alamamış davalı bankanın ekonomik zararına yol açar mahiyette olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemece gerekli ve yeterli incelemeler yapıldığını ve gerekli karar verildiğini beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.

DELİLLER

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 Tarih - 2022/541 Esas - 2022/1571 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

DAVA; menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davalı banka ile dava dışı ... arasında 17.10.2016 tarihli 500.000,00 TL ve 03.07.2017 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli iki ayrı genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının bu sözleşmelerde müteselsil kefil olarak imzasının olduğu, davalı banka tarafından Sakarya 5. Noterliği'nin 22.02.2018 tarih ... yevmiye, 21.03.2022 tarih ...yevmiye ve 03.07.2018 tarih ... yevmiye nolu hesap kat ihtarları gönderdiği, davacının bir kısım ödemeler yaptığı, 31/05/2018 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile davalı bankanın 270.000,00 TL bedelli ipotek alacağını davacıya temlik ettiği, davacı vekilinin eldeki dava ile;

kefaletin eş rızası olmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, davacının bankaya yaptığı ödemenin 270.000,00 TL'lik kısmının alacağın temliki işlemine konu edilmesine rağmen 116.405,00 TL'lik kısmının iade edilmediğini, bankanın sebepsiz zenginleştiğini belirterek 116.405,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve ikinci ihtarname ile talep edilen 482.346,78 TL asıl alacak ve ferileri yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti istediği;

davalı vekilinin dava dışı ...'ın davalı bankadan 17.10.2016 tarihinde 500.000,00 TL limitli krediyi kullandığını, davacının kredi sözleşmesinde 500.000 TL limitle şahsi kefaletinin bulunduğunu, borçlu ... ile davacının yakın akraba olması sebebiyle kefalet ilişkisine girdiklerini, uygulama gereği borçlu davacının eşinden kefalete muvafakat alınmasına gerek duyulmadığını, davacının altı yıl süreyle kefalete itirazının bulunmadığını, davacı ile yapılan alacağın temliki sözleşmesinin borçlu ile aralarındaki iş ilişkisini gösterdiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin olmadığını belirterek davanın reddini istediği,

ilk derece mahkemesince bilirkişiden rapor alındıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık, davalı banka ile davacı arasındaki 17/10/2016 Tarihli kredi sözleşmesine bağlı kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, davacının davalıya kefalet nedeniyle borçlu olup olmadığı, davacının yaptığı ödeme nedeniyle bankanın sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği ve iadesi gereken bir paranın bulunup bulunmadığı ile varsa miktarının ne kadar olduğu noktasındadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinde "eşin rızası" başlıklı 584 üncü maddesi:

“Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yasama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.

Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez” şeklinde idi.

Düzenlemenin ticaret hayatındaki sürat, güvenlik ve pratiklik ihtiyacına uygun olmadığı yönündeki yoğun yakınmalar üzerine 28.03.2013 tarihinde 6455 sayılı Kanunun 77 nci maddesi ile 584 üncü maddeye üçüncü fıkra olarak:“Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler,

27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz” hükmü eklenmiştir.

Kanun metninden de görüldüğü üzere düzenlemede kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulması için hangi hallerde eşin rızasının gerektiği ayrıntılı bir şekilde hükme bağlanmıştır. Emredici olan bu düzenlemeden, eşlerin feragat etmesi mümkün değildir. Eşin yazılı rızasının verilmesi adi yazılı şekle tâbidir. Yani rıza beyanının eş tarafından imzalanması gerekli ve yeterlidir. Ancak rıza somut ve belirli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce veya en geç sözleşmenin kurulması anında verilmelidir (TBK m.584). Dolayısıyla gelecekte yapılacak kefalet sözleşmelerini de kapsayacak şekilde genel bir rıza verilemeyeceği gibi sözleşmenin yapılmasından sonra (geçersiz sözleşmeye geçerlik kazandırmak için de) rıza verilemez.

TBK'nun 584/1 inci maddesine göre rıza sonradan verilecek icazet ile tamamlanmadığından, eşin izni tamamlayıcı unsur değil geçerlilik unsurudur. Yani kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için eşin rızası mutlaka gereklidir. Aksi halde kefalet sözleşmesi geçersiz olacaktır. Zira rıza, eşin kefil olma ehliyetini sınırlar ve rızanın yokluğunun yaptırımı kesin hükümsüzlüktür. Bu geçersizlik hakim tarafından resen dikkate alınır (Gümüş, M.A.: Borçlar Hukuku, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2017/12-1135 Karar No:2017/1012).

Eldeki davada, davacının kefaletinde eş rızasının olmadığı tarafların kabulünde olduğu gibi sözleşmede de açıkça eşin rızasının olmadığı görülmektedir.

Davalı banka, davacı, dava dışı asıl borçlu ... ve bu kişilerin arasındaki ailevi ve ticari ilişkiler gereği davacının eşinin bu kefaletten haberdar olduğunu, banka ile sayılan kişiler arasındaki ticari ilişkin herkesin kabul ettiği bu şekliyle yürüdüğünü ve kefaletten altı yıl sonra geçersizliğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına uygun olmadığını savunmaktadır.

Ancak, yukarıda açıklandığı üzere, davacının eşinin rızası eldeki kefalet yönünden geçerlilik koşulu olup bu şekil eksikliği sonradan da giderilemez.

Diğer yandan, davalı bankanın tacir olması ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü nedeniyle anılan hukuki düzenlemeden haberdar olması gerektiği gibi, esasen asıl borçlu ile yapılan kredi sözleşmelerinde bu yükümlülüğü de uyduğu görülmekle, davacının kefalet sözleşmesi yönünden bu yükümlülüğünü yerine getirmemesinin haklı bir nedeni bulunmamaktadır.

Bu nedenle, taraflar arasındaki ticari ilişkinin işleyiş şeklinin nasıl olduğundan bağımsız olarak eş rızası içermeyen kefalet sözleşmesi baştan itibaren geçersiz olup davacının yaptığı ödemeleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan isteme hakkı bulunmaktadır.

İlk derece mahkemesince bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda, davacının yaptığı ödemelerin toplam 386.400,00-TL olduğu, bu ödemenin 270.000,00 TL'sinin temlik sözleşmesi ile davalının davacıya ipotek alacağını temlik etmesiyle davacıya ödendiği, davacının davalıdan isteyebileceği bakiye alacağının 116.400,00-TL bakiye kaldığı belirtilmiştir.

Davalı banka, kefalet sözleşmesi geçersiz kabul edilirken, temliğin geçerli kabul edilmesinin çelişki olduğunu ileri sürdüğü görülmekte ise de, her iki kurumun bir birinden farklı geçerlilik koşullarına bağlı olduğu, alacağın temlikinin yazılı şekilde yapılmasının yeterli olduğu (6098 sayılı TBK m.184), bu nedenle taraflar arasında yapılan temlik sözleşmesinin geçerli olduğu görülmektedir. Kaldı ki, yukarıda açıklandığı üzere davacı ödediğini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan geri isteyebilecek olup, ilk derece mahkemesince alacağın temlikinin bu kapsamda yapılmış bir temlik olduğu yönündeki kabulünde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin tüm istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 83.006,75 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 20.751,68 TL'nin mahsubu ile bakiye 62.255,07-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,

İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/06/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır.

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/592, K. 2024/981, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/592
Karar No
2024/981
Tarih
11 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/593 K.2024/663
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/593 K.2024/428
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/594 K.2024/396
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/595 K.2024/477
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/595 K.2024/361
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/596 K.2024/337

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.