KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/357
- Karar No
- 2025/741
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
Karar Metni
4.209 kelime·21 dk okuma·23 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLİ
DAVALI : 2-
VEKİLİ
DAVALI : 3-
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARAR YAZMA TARİHİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Hatice TÖMEK vekilinin dava dilekçesinde. 09.10.2023 tarihinde sürücü davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... ENERJİ A.Ş. 'e ait ... plaka sayılı araç kaza tespit tutanağında yer alan krokide belirtilen konuma geldiğinde DUR LEVHASINA uymayarak, kavşakta olmasına rağmen yavaşlamayarak, yolun gidiş istikametine göre sağ tarafına yoldan çıkması neticesinde dava dışı ... sevk ve idaresinde ki ...
Plakalı araç ile çarışması sonucu araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilin yaralandığını, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağında görüldüğü üzere ... plakalı aracın sürücüsü ...
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/1-A bendi uyarınca "57/1-a trafik cezası maddesi ihlalin konusu kısaca kavşaklarda yavaşlamamak ya da geçiş üstünlüğü olan araçlara geçiş üstünlüğü tanımamak " kuralını ihlal ettiğinden davalı sürücü ... %100 kusurlu olduğunu, müvekkili için 150.000,00TL manevi tazminat talebi olduğundan bahisle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Enerji Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde.
Öncelikle meydana gelen olay sonrasında trafik kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi ve olay mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde de ortaya çıkacağı üzere dava dışı sürücünün asli kusurlu olduğu görüleceğini, Karayolları Trafik kanunu 52/1a-b maddesinde "Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken,hızlarını azaltmak," ve "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol,
hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaktır." denildiğini, Dava dışı aracın sürücüsü kaza mahalline yaklaştığında görüş mesafesi açık hız levhası bulunmasına ve uyarı işaretlerine rağmen hızını kesmediğini, kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, Davacının aracını son derece süratli ve dikkatsiz kullandığını, Dava dışı sürücü hız sınırının üzerinde seyrederek birçok trafik kuralını ihlal ettiğini, çevreyi ve trafik güvenliğini de tehlikeye attığını, davacı taraf,
dava dilekçesinde müvekkil şirkete ait olan ve sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/1-A bendi kapsamındaki kuralı ihlal ederek ... sevk ve idaresindeki araca çarptığını ve bu araçta yolcu bulunan davacının zarar gördüğünü açıkladığını, Davacı araçta yolcu konumunda bulunduğundan kusuru olmadığını ve bu nedenle sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğunu iddia ettiğini, Davacının bu kusur değerlendirmesi hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, sürücü ...'ın kusur oranı, diğer araç sürücüsünün kusur oranı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, Davacının yolcu konumuna haiz olmasının,
sürücü ...'ın %100 kusurlu olması sonucunu doğurmasının mümkün olmadığını, Dolayısıyla davacının olayda bir kusurunun olmadığı gerekçesi dikkate alınmamalı, kazaya karışan diğer araç sürücüsünün kusur oranı da tespit edilmeli ve böylece sürücü ...'ın kusur yüzdesine ulaşılması gerektiğini, dava konusu trafik kazası tutanakları ve kaza yeri krokileri incelendiğinde müvekkil şirkete ait araç sürücüsü ...'ın herhangi bir kural ihlali yapmadığının anlaşılacağını, Sürücü ... olay yerindeki kavşağa geldiğinde "DUR" levhasına riayet ederek yavaşlamış olsa da yol kenarındaki ağaçların görüş açısını engellemesi nedeniyle kazanın kaçınılmaz olduğunu,
Fakat bir kez daha belirtmek gerekir ki sürücü ...'ın dava konusu olayda herhangi bir kural ihlali, ihmali ve kusuru bulunmadığını, Sürücünün gerekli olan tüm özen ve ihtimamı da gösterdiğini, davacının haksız davasının öncelikle zaman aşımı ve husumet yönünden reddine, bunun kabul edilmemesi halinde davanın haksız ikamesi nedeniyle esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle.
Kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, müvekkil Şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğundan kusur durumunun konusunda uzman kurum ya da kişiler tarafından oran gösterir bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, faiz hesabının dava tarihinden itibaren olması gerektiğini, davacının içinde bulunduğu aracın yolcu taşıma aracı olmadığını, hususi kullanım için olduğunu, başvuranların ve araç sürücüsünün akraba olduklarına dair belge ve beyanın söz konusu olmadığını, taşımanın menfaatinin söz konusu olduğunu,
vefat edenin emniyet kemerinin takıp takmadığının belirsiz olması gerçekleşen zararda kendi kusurununda etkili olması ihtimalini doğurduğunu, bu sebeple %20 oranında hatır taşıması ve %20 oranında ayrı ayrı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili dava değer artırım dilekçesinde özetle;Dava dilekçemizde toplanacak delillere göre davacı müvekkil ... için şimdilik 100,00 TL talep edilen geçici iş görememezlik taleplerini 47.979,78 TL arttırdığını, söz konusu maddi tazminat taleplerini davalı (... - ... ENERJİ ANONİM ŞİRKETİ yönünden olay tarihi davalı ...
Sigorta A.Ş'den yönünden temerrüt tarihinden başlayan yasal faizine karar verilmesini, dava dilekçesinde toplanacak delillere göre davacı müvekkil ... için şimdilik 100 TL talep edilen tedavi giderleri taleplerini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere (HMK 107 gereği) 1.900,00 TL arttırdıklarını, söz konusu maddi tazminat taleplerini davalı (... - ... ENERJİ ANONİM ŞİRKETİ yönünden olay tarihi ,davalı ...
Sigorta A.Ş'den yönünden temerrüt tarihinden başlayan yasal faizi)karar verilmesini, ayrıca vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılar tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 09/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığını iddia ettiği cismani zararlardan kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise 09/10/2023 tarihinde meydana gelen kazada davalılara atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalılardan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) SİGORTA ŞİRKETİNE BAŞVURU DAVA ŞARTI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından davacının, eldeki dava açılmadan önce 2918 Sayılı Kanunun 97/1 maddesi gereğince müracaatı olmadığı iddia edilmiş ise de davacı tarafından yapılan başvurunun 08/11/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği ve davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyasının açıldığı anlaşılmakla davalı sigorta vekilinin dava şartı yokluğu yönüyle yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir.
(2) PASİF HUSUMET YÖNÜYLE YAPILAN İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİNDE: Her ne kadar davalı ... Enerji A.Ş vekili tarafından husumetin kendilerine yöneltilemeyeceği iddia edilmiş ise de davalı şirketin kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın işleteni olduğu, 6098 Sayılı TBK'nın 49/1 maddesi ile 2918 Sayılı KTK'nın 85/1 maddesi gereğince zarar veren sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin pasif husumet dava şartı yönüyle yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir.
(3) ZAMANAŞIMI DEFİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı ... Enerji A.Ş vekili tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de eldeki davanın 6100 Sayılı Kanunun 107/1 maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davanın niteliği de nazara alındığında belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, eldeki davada kaza tarihinin 09/10/2023 tarihi olduğu, kaza neticesinde davacının yaralandığı, 2918 Sayılı Kanunun 109/1-2 maddesi nazara alınarak davalı ... vekilinin zamanaşımı defi yönüyle yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir.
(4) HÜKME ESAS ALINAN YAŞAM TABLOSU VE MALULİYET YÖNETMELİĞİ AÇISINDAN MAHKEMEMİZİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.
(5) KUSUR RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmıştır. 18/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 47/c, 57/a ve 84/h maddelerinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir.
Her ne kadar davalı sigorta vekili tarafından itiraz dilekçesi ekinde sunulan uzman görüşünde davacıya %25 oranında kusur verilmiş ise de uzman görüşünün bilimsel ve teknik bir inceleme içermediği, bu sebeple hukuken itibar edilebilir bir mahiyette rapor olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, yine davalı ... vekili tarafından rapora itiraz edilmiş ise de davalı sürücü ...'ın Mahkememizin 03/12/2024 tarihli duruşmasında alınan beyanında "Geliş istikametime doğru bana dur levhası vardı, geçiş önceliği davacının içerisinde bulunduğu araca aitti" şeklindeki ikrarı, T.C.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 08/11/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve 6100 Sayılı Kanunun 30/1.
Maddesinin amir kanun hükmü karşısında davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunması dikkate alındığında (müterafik kusur açısından değerlendirmenin Mahkeme hakimi tarafından yapılacak olması hali baki kalmak kaydıyla) sürücü olmayan davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olduğundan bahsedilemeyeceği, Mahkememizce aldırılan 18/03/2025 Tarihli Kusur Raporunda yer alan tespitlerin, Kaza Tespit Tutanağında yer alan tespitlerle örtüşmesi ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı,
gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle taraf vekillerinin yeniden rapor aldırılması yönündeki itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(6) MALULİYET RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce yukarıda künyesi verilen , Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları çerçevesinde T.C.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden 13/08/2024 tarihli maluliyet raporu aldırılmış, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede kaza sebebiyle davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik olmadığı(%0), geçiçi iş göremezlik süresinin(tıbbi iyileşme süresi) 55 gün olacağı, bu süre zarfında bakıcıya ihtiyaç duymayacağı ve SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının 2.000,00 TL olacağı rapor edilmiştir.
Davacı tarafından kaza neticesinde diş kırığı meydana geldiği ve kaza ile illiyet bağı olduğu iddiasıyla itirazda bulunulmuş, Mahkememizce davacının itirazları nazara alınarak bu hususun değerlendirilmesi için yeniden maluliyet raporu aldırılmış, T.C. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 28/11/2024 tarihli maluliyet raporunda diş kırığı ile kaza arasında illiyet bağının kurulmasının tıbben mümkün olmadığı rapor edilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili tarafından Diş Kliğince verilen reçete bulunması sebebiyle davacının kırılan dişleri ile kaza arasında illiyet bağı iddiasında bulunulmuş ise de T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 29/12/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." şeklinde ifade edildiği üzere maluliyet tespiti için heyet raporu aldırılması gerektiği, davalı sigorta tarafından ibraz edilen diş kliğine ait reçete evraklarının kaza ile doğrudan illiyet bağını ortaya koymadığı, geçmiş öyküsünün davacı anlatımları nazara alınarak düzenlendiği,
kaza sonrasında davacının tıbbi müdahalesine ilişkin resmi hastane kayıtlarında diş ya da ağız yaralanmasına ilişkin bir yakınma ya da tıbbi kaydı olmadığı ve dahi 28/11/2024 Tarihli ve 13/08/2024 Tarihli Maluliyet raporlarının Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle yeniden/ek rapor aldırılması yönündeki itirazların reddine karar verilerek bu raporların hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(7) HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce yukarıda künyesi verilen , Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamları çerçevesinde aktüerya bilirkişisinden hesap raporu aldırılmış, 28/05/2025 Tarihli bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı ile bakıcı gideri maddi zararının olmadığı, geçici iş göremezlik maddi zararının 48.079,78 TL olduğu, tedavi gideri maddi zararının ise 2.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
Bu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(8) MÜTERAFİK KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Kaza tespit tutanağının incelenmesinde yolcu olan davacının koruyucu ekipmanlarının takılı olup olmadığının belirsiz olarak işaretlendiği, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesinin 07/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere bu durumun aksinin ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu ancak dosyadaki mevcut delil durumuna göre tutanağın aksinin muteber delillerle ispat edilemediği değerlendirilmekle hükmolunan tazminattan herhangi bir müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
(9) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, tanık anlatımları ve Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları da nazara alındığında;
(a) Maddi Tazminat Talebi Açısından Yapılan Değerlendirmede: 09/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 47/c, 57/a ve 84/h maddelerinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, davacının araçta yolcu olması sebebiyle kendisine izafe edilecek bir kusur bulunmadığı, T.C.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan13/08/2024 tarihli maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede kaza sebebiyle davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik olmadığı(%0), geçiçi iş göremezlik süresinin(tıbbi iyileşme süresi) 55 gün olacağı, bu süre zarfında bakıcıya ihtiyaç duymayacağı ve SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının 2.000,00 TL olacağının rapor edildiği,
28/05/2025 Tarihli bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı ile bakıcı gideri maddi zararının olmadığı, geçici iş göremezlik maddi zararının 48.079,78 TL olduğu,
tedavi gideri maddi zararının ise 2.000,00 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının bu tutarlar üzerinden kısmen kabulü ile sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri maddi zararı olmadığından bu kalemler yönüyle açmış olduğu davasının reddine, 09/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle tıbbi tedavi süresince mahrum kaldığı 48.079,78 TL ile 2.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
(b) Manevi Tazminat Talebi Açısından Yapılan Değerlendirmede:
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 56/1 maddesinde; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. " amir hükmü yer almaktadır.
Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarında ifade edildiği üzere; Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, 6098 Sayılı TBK'nın 56/1. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 Sayılı TMK'nın 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, bilirkişi raporları ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları çerçevesinde somut olayımız değerlendirildiğinde.
09/10/2023 tarihinde meydana gelen kazada kaza tarihi itibariyle davacının yaşı, kazanın meydana gelmesinde zararın artmasında herhangi bir dahli ve kusuru bulunmaması, kaza sebebiyle her ne kadar kalıcı bir maluliyeti bulunmasa da 55 günlük tedavi süreci, geçirmiş olduğu tıbbi müdahaleler, bu sürecin davacı üzerinde yaratacağı travma ve psikolojik etki, tarafların sosyal ve ekonomik durumları(Davalı işleten ...
Enerji A.Ş halka açık ve borsada işlem görmekte olan bir şirket olup 2024 yılı hasılatı 25.864.957.496,00 TL olup maliyet tutarı -23.567.330.500,00 TL'nin mahsubu neticesinde NET KAR MİKTARI: 2.297.626.996,00 TL bu tutar manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulmuştur.) ile paranın satın alma gücü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine takdir edilecek 75.000,00 TL manevi tazminatın davacı için zenginleşme ve davalılar için de yıkım olmayacağına kanaat edilmekle davacının manevi tazminat davasının 75.000,00 TL üzerinden kabulüne,
fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
(10) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce daha önce eldeki davanın mutlak ticari dava olması ve dava açılmadan önce sigorta şirketine arabuluculuk başvurusunda bulunmanın ve süreci tamamlamanın dava şartı olduğundan bahisle Zorunlu Arabuluculuk Ücreti masrafı sigorta şirketlerine yükletilmekte ise de T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin bağlı bulunduğu T.C.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 11/07/2025 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamları emsal alınarak davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği bir başka ifade ile eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
(11) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE
(a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Davacı dava dilekçesinde hükmolunacak tazminatlara "avans/ticari temerrüt" faizi uygulanmasını talep etmişken 27/06/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesinde tüm tazminat kalemleri için "Yasal" faiz uygulanmasını talep etmiştir. T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/10/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla ifade edildiği üzere ıslah/bedel artırım ile faiz türü değiştirilebileceğinden her ne kadar kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç davalı şirket tarafından ticari faaliyetlerinde kullanılmakta ise de 6100 Sayılı Kanunun 26/1 maddesi gereğince davacının talebiyle bağlı kalınarak hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmıştır.
(b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı,
somut olayımızda davacı tarafından dava öncesinde sigorta şirketine yapılan başvurusunun 08/11/2023 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigorta şirketinin 21/11/2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara sigorta şirketi açısından bu tarihten, işleten/sürücü açısından ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
(12) MANEVİ TAZMİNATIN REDDEDİLEN KISMI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: 6100 Sayılı Kanunun "Yargılama Giderlerinden Sorumluluk" başlıklı 326/2 maddesinde yer alan düzenleme 14/03/2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan T.C. Anayasa Mahkemesinin ... Esas ve 2024/226 Karar sayılı ilamı ile "manevi tazminat davaları yönünden" Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiş lakin yasal düzenleme için iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
T.C. Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi 6100 Sayılı Kanunun 326/2 maddesinde yer alan hükmün manevi tazminat davaları yönünden "kanunilik" şartını karşılamadığa dayanmaktadır. Bu aşamada karar tarihi de nazara alındığında kanun koyucunun henüz bu hususta düzenleme yapmamış olması, mevcut düzenlemenin normlar hiyerarşisinin en üstünde bulunan Anayasa'ya aykırılığının T.C.
Anayasa Mahkemesi kararı ile tespit edilmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibi ve hukuk devleti ilkesine de nazara alındığında takdiri Mahkeme hakimine bırakılan bir hususta reddedilen kısım yönüyle davacı aleyhine yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücreti hükmedilmesinin davacıya hak ihlali olduğu sabit olan bir hususta "Bireysel Başvuru" yoluyla Anayasa Mahkemesine müracaat etmek durumunda bırakılmasına yol açacağı,
bu durumun 6100 Sayılı Kanunun 27/1 maddesinde yer alan "Hukuki Dinlenilme" ile adı geçen kanunun 30/1 maddesinde yer alan "Usul Ekonomisi İlkesine" aykırı olacağına kanaat edilmekle manevi tazminatın reddolunan kısmı açısından davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemiştir.(Emsal için bkz. T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 21/03/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 18/11/2025 Tarih ve ...
Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 30/10/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/357, K. 2025/741, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama