KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/1078 Esas - 2024/544
- Esas no
- 2022/1078 Esas
- Karar no
- 2024/544
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2022
KARAR TARİHİ : 03/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2024
Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/11/2022 tarih 2022/723 Esas 2022/511 Karar sayılı görevsizlik kararına istinaden mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı asil, dava dilekçesinde özetle; Davalı ile herhangi bir alışverişi olmadığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibini başlattığını ileri sürerek Hendek İcra Müdürlüğünün 2022/839 esas sayılı dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, senedi bizzat müvekkiline olan borcuna karşılık verdiğini savunarak eldeki davanın reddini davacının kötü niyetli olduğundan kötü niyet tazminatı ödemesini talep talep etmiştir.
Dava hukuksal niteliği itibariyle, ehliyetsizlik iddiasına dayalı olarak tanzim olunan takip konusu bonoların bedelsizliği nedeniyle İİK'nın 72 maddesi uyarınca borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının bonoların tanzim tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hendek İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden ...'un yurt dışına giriş-çıkış yaptığı tarihlere ilişkin temin edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
Sakarya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden davacı ...'un tedavi gördüğü hastane ve ilaç bilgilerine ilişkin temin edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
Mahkememizin 04/04/2023 tarihli ara kararı uyarınca, ara kararda belirtilen teminat tutarının vezneye depo edilmesine müteakip tedbirin uygulanması maksadıyla Hendek İcra Dairesine müzekkere yazılmıştır.
Hendek İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'ndan davacı ...'un oy kullanıma ilişkin temin edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
Hendek Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/1189 esas sayılı dosyasının bir sureti UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş ve incelenmiştir.
Dava konusu hakkında rapor tanzim ettirilmek üzere dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2024/77011/4991 sayılı raporunda davacı ...'a ilişkin; "...Belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davası nedeniyle.
“01/09/2021 tarihi itibariyle bono düzenleme ehliyetinin bulunup bulunmadığı, 01/09/2021 tarihi itibariyle hukuki ve fiili ehliyete sahip olup olmadığı, ayrıca davacıya dava tarihi olan 31/10/2022 tarihi itibariyle vasi tayininin gerekip gerekmediği” sorulan İsmail oğlu, 1946 doğumlu ...’un Kurulumuzca 13/05/2024 tarihinde yapılan muayenesi ve psikometrik tetkiki sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından;
fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya demans denilen bunama hali tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde bono tarihi olan 01/09/2021 tarihinde ve dava tarihi olan 31/10/2022 tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bir belge ve bulguya da rastlanmadığı,
kişinin işlem tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ...’un işlem tarihi olan 01/09/2021 tarihinde ve dava açılma tarihi olan 31/10/2022 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu, kendisine vasi veya yasal danışman tayinine mahal olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirmiştir.
Ehliyet hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi maddi hukuk anlamında re'sen nazara alınacak itiraz sebeplerinden olması nedeniyle hadise (ön mesele) biçiminde öncelikli olarak araştırılmıştır. Bu bağlamda davacıya ait tüm hastane ve tedavi evrakları ile eczane ilaç kayıtları dosyaya kazandırılmıştır. ATK 4. İhtisas Kurulundan alınan rapor uyarınca tüm tedavi evrakları ve ilaç listeleri bir arada değerlendirilerek bonoların tanzim tarihi itibariyle davacının fiil ehliyetinin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle ehliyet yönünden itirazların reddi gerekmiştir.
Davacı tarafın, dava dilekçesinde imzayı inkar etmediği gibi Gabin, hile ve ikrah iddiasına da yanmadığı, davalı ile herhangi bir alışverişi olmadığını ileri sürerek eldeki davayı ikame ettiği, senedin lehtar olan davalının elinde neden bulunduğuna da açıklık getirilmediği, ancak 03/04/2023 tarihli beyan dilekçesinde davacının davalıdan 3000,00.-TL borç aldığı ve bu borca karşılık senedin düzenlendiği ileri sürüldüğü görülmüştür.
TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını korur (Yargıtay HGK'nın 26/02/2003 tarih ve 2003/19-135 esas 2003/105 karar sayılı kararı).
Borçlunun temel iddiası, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönünde olup, borçlunun senet altındaki imzaya bir itirazı yoktur. Buna göre Türk Ticaret Kanunu kapsamında açık senet düzenlenmesi mümkün olup, düzenlenen senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delil ile ispat edilmesi gerekir ki, borçlu yazılı herhangi bir belge ibraz etmemiştir. Bu nedenle mahkememizce davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davacı tarafından açılan menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 72/4. maddesi; ''Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.'' şeklindedir.
Davacının dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talep ettiği, talebinin kabul edildiği ve davacı tarafça teminat yatırıldığı, tedbir kararının icra dairesince 12/04/2023 tarihinde uygulandığından davalı lehine İİK'nın 72/4. Maddesinde düzenlenen tazminata hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Her ne kadar kısa kararda, alacak miktarı 110.000,00-TL olduğu halde, kötü niyet tazminatı hesaplanırken alacak miktarı sehven 175.000,00.-TL olarak mahkememizce belirtilmiş ise de, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak için gerekçeli kararda bu hata düzeltilmemiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1078, K. 2024/544, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama