KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2015/913 Esas - 2018/362
- Esas no
- 2015/913
- Karar no
- 2018/362
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 26/10/2015
- Kararın yazıldığı tarih
- 07/06/2018
Karar Metni
2.106 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; " Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle, davacının 19/09/2014 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile davacıya çarpması sonucu davacıda hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralandığını, davalını aracının davalı ... tarafından ... poliçe numarası ile 15/01/2014 tarihinde sigortalandığını, gerçekleşen kazada ... asli kusurlu olup,
Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/54 esas sayılı dosyasına alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 08/09/2015 tarihli raporu ile sabit olduğunu, gerçekleşen kaza nedeniyle davacının beyin kanaması geçirdiğini, sol ayağında sinip kopması oluştuğunu ve vücudunun birçok yerinde kırıklar meydana geldiğini,
davacı ... için fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla HMK'nun 107/1. maddesi uyarınca şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... vekilinin Mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde ise;davacının kaza anında koruyucu bir elbise ve kask giymediğini, kask takmayarak yaralanma olayının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davacının kaza tarihinde motosiklet kullanma ehliyeti olmadığını, davacının kaza anında aşırı alkollü olduğunu, kaza anında davacının aşırı hızlı bir şekilde seyir halinde olduğun, çarpışmadan önce etkili fren ve direksiyon tedbiri almadığını, dava konusu olayda sadece kazanın oluş anındaki araçların yoldaki seyir pozisyonları üzerinden kusur derecelerin tespiti yeterli olmayacağını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının kaza anı itibariyle A2 sınıfı ehliyete sahip olmadığı halde ...'ye ait ... plakalı motosikleti sahibinden izinsiz olarak aldığını, motosiklet kullanırken kask ve diğer koruyucu aparatları dahi takmadığını, üstelik motosikletin farlarını da açmadığını, davacı kaza anı itibariyle alkollü olup hem alkolün verdiği etkiyle hareketlerini kontrol edememe hali ile hem de motosikleti izinsiz olarak almanın verdiği telaşla yüksek hızla seyrettiğini, davalı ...'in çok düşük bir hızla kamyonu kullandığını,
davacının ise kavşak noktasına yaklaştığı halde etkili fren ve direksiyon tedbiri almaksınız yüksek hızla, farları kapalı halde dikkatsiz ve tedbirsizce seyretmekteyken davalı Ender'in kullanımındaki aracın önüne çıkarak trafik kazasına sebep olduğunu, daha sonra savrulmanın etkisiyle park halindeki araca çarparak durabildiğini, ayraca davacı tarafça 50.000,00 TL manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
1-...ye ait Sigorta Poliçesi İncelendiğinde; ... plakalı aracın davalı ... tarafından ZMMS kapsamında 15/01/2014-15/01/2015 tarihleri arasında sigortalı olduğu, sigorta bedelinin araç başına 26.800,00 TL, Kaza başına 53.600,00 TL, sakatlık ve ölümde kişi başına 268.000,00 TL, kişi başına 2.680,000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
2-19/09/2014 Tarihli Kaza Tespit Tutanağının İncelenmesinde; Sürücü ... idaresindeki ... plakalı çöp kamyonu ile karşı istikametten gelen ... idaresindeki ... motosikletin çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda iki taraf sürücüsünün de trafik kurallarını ihlal ettiği anlaşılmıştır.
3-Davalı asillerden ... hakkında tanzim edilen sosyo ekonomik araştırma tutanağı incelendiğinde ;Evli ve ... çocuğu olduğu, ... isimli firmada Şoförlük yaptığı, asgari ücret aldığını beyan ettiği, eşinin ev hanımı olduğu, kendi adına kayıtlı ipotekli dairede ikamet ettiği, aylık 880 TL kredi ödediği, ilkokul mezunu olduğu, çalışmaya engel bir halinin olmadığının belirtildiği görülmüştür.
4-Davacı ... hakkında tanzim edilen sosyo ekonomik araştırma tutanağı incelendiğinde;Adı geçen şahsın evrakta belirtilen adresten bir yıl önce taşındığı çevreden şahsın adresinin bilinmediği mernis kayıtlarında ise ... adresi olduğunun belirtildiği görülmüştür.
5-Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 23/09/2016 Tarihli Rapor İncelendiğinde; Sürücü ...'in % 75 oranında kusurlu, sürücü ...'in ise % 25 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
6-Adli Tıp Kurumunun 3 İhtisas Dairesinden alınan 18/09/2017 Tarihli Raporu İncelendiğinde; ...'in 19/09/2014 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı ayak bileğinde beyin ödemi, kontüzyona neden olan yaralanması sebebiyle E cetveline göre % 16,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mutalaa olduğu görülmüştür.
7-08/01/2018 Tarihli Aktüerya Bilirkişi Raporu İncelendiğinde; Davacı ...'in 19/09/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasındaki % 16,2 oranındaki maluliyete bağlı zararının 100.803,17 TL, davacının % 25 oranındaki kusurunun hesaplanan zarardan düşüldüğü, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi sakatlanma ve ölüm üst limitinin 268.000,00 TL olarak hesaplanarak davalı sigorta şirketi sorumluluğunda olduğu görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
8-Davacı Vekilinin Islah Dilekçesi İncelendiğinde; Davacı vekilinin davacı asil hakkında talep ettiği maddi tazminat miktarını 1.000 TL den 100.803,17 TL ye yükselterek davasını ıslah ettiği görülmüştür.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Dava, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen hasarlı, yaralamalı trafik kazasın nedeni ile açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Yapılan soruşturma sonucu toplanan delillerden; 19/09/2014 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çöp kamyonu ile karşı istikametten gelen ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusurlu olduğu, davalı sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın olay tarihinde ...şirketince Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı olduğu olduğu anlaşılmaktadır.
Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirme:
Bilindiği üzere araç işletenin, malikin sorumluluğu 2918 sayılı KTK'nın 85/1 maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükümüne göre, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın işleteni ve malik, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, aynı kanunun 86/1 maddesi gereğince de işleten kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusurunun bulunmaması ve araçtaki bozukluğun kazayı etkilemiş olmaması halinde sorumluluktan kurtulacağı belirtildiğini, diğer bir deyişle araç işletenin veya malikinin meydana gelen zarardan sorumluluğu sürücünün kusur oranında olduğu belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.madde hükmü incelendiğinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur hükmünün olduğu görülmüştür.
Yine bilindiği gibi 6102 sayılı TTK'nın tazminat ilkesi başlıklı 1459 maddesinde belirtiliği gibi zarar sigortalarında asıl amaç sigorta ettirenin uğradığı gerçek zararın karşılanmasıdır. Sigorta poliçesinde gösterilen limit ise, sigortacının rizikonun gerçekleşmesi halinde sorumlu olacağı azami miktarın belirlenmesi amacıyla konulur. Yoksa rizikonun gerçekleşmesiyle birlikte sigorta poliçesinde belirlenmiş olan azami miktarının tamamın ödenmesi diye bir şey söz konusu olmadığıdır.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.madde hükmü incelendiğinde, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde hükmün yer aldığı görülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90'ıncı maddesinde Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir. (2918 s KTK 90)
Türk Borçlar Kanunun 54'üncü maddesinde bedensel zararların;
-Tedavi giderleri.
-Kazanç kaybı.
-Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar " Şeklinde belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizin 12/05/2016 tarihli celsesinde dosyanın ekleriyle birlikte kusura ilişkin olarak rapor alınması için Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş 23/09/2016 tarihli Adli Tıp Kurumu rapor alınmıştır. Rapor incelendiğinde; Sürücü ...'in % 75 oranında kusurlu, sürücü ...'in ise % 25 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
Dosya Ankara Adli Tıp Kurumundan döndükten sonra davacıda meydana gelen iş güç kaybı ve maluliyet oranının belirlenmesi yönünden tedavi evrakları da dikkate alınmak kaydı ile dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Dairesine gönderilerek 18/09/2017 tarihli Adli Tıp Raporu aldırılmıştır. Raporun incelenmesinde; ...'in 19/09/2014 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı ayak bileğinde beyin ödemi, kontüzyona neden olan yaralanması sebebiyle E cetveline göre % 16,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mutalaa olduğu görülmüştür.
Kusur ve Maluliyet durumu bu şekilde belirlendikten sonra maddi tazminat miktarının hesaplanması amacıyla dosyamız aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 08/01/2018 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir. Bahse konu rapor incelendiğinde; Davacı ...'in 19/09/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasındaki % 16,2 oranındaki maluliyete bağlı zararının 100.803,17 TL, davacının % 25 oranındaki kusurunun hesaplanan zarardan düşüldüğü, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi sakatlanma ve ölüm üst limitinin 268.000,00 TL olarak hesaplanarak davalı sigorta şirketi sorumluluğunda olduğu görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
Davacı vekilinin Aktüerya bilirkişisi tarafından dosyaya ibraz edilen 08/01/2018 tarihli bilirkişi raporu ışığında davacı ... hakkında talep ettiği maddi tazminat miktarını 1.000 TL den 100.803,17 TL ye yükselterek davasını ıslah ettiği görülmüştür.
Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan 23/09/216 kusur raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden aldırılan malüliyete ilişkin 18/09/2017 tarihli raporu, 08/01/2018 tarihli aktüer bilirkişi raporu, sigorta poliçeleri ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler dikkate alındığında 19/09/2014 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı davacı ...'in maddi tazminat davasının kabulü ile 100.813,17 TL'nin davalı Sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirme:
Bilindiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90'ıncı maddesinde Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir.(2918 s KTK 90)
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği Türk Borçlar Kanunun manevi tazminat başlığı taşıyan 56/2 hükmünde düzenlenmiştir.
Hakim, manevi tazminat miktarını özel durumları göz önünde tutarak adalete uygun olarak belirler. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda davacı sürücü ... ile davalı araç sürücüsü ...'in kusur durumları, davacı ...'in kaza sonrası uğramış olduğu maluliyet oranı, davacının tedavi gördüğü süre kaza sonrası çektiği acı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve somut olayın özellikleri, sorumluluğun niteliği ve olay tarihindeki paranın alım gücüne, hakkaniyet ve adalet hususları dikkate alınarak davacı ...'in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine şeklinde karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/913, K. 2018/362, 22 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama