KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/3143 - 2025/64
- Dosya no
- 2022/3143
- Karar no
- 2025/64
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/06/2022
- Numarası
- 2020/820 Esas, 2022/676 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- ...
- Davalılar
- 2- ...
Karar Metni
1.213 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
3- ... VEKİLİ : ....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve 2020/820 Esas, 2022/676 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 22.09.2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken müvekkili ... idaresindeki bisiklete çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, maddi manevi zarara uğradığını, ... plakalı aracın ...
Sigorta nezdinde ZMMS sigortalı olduğunu, başvuru üzerine tespit edilen 19.464,89-TL tazminatın müvekkiline ödendiğini, yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, yetersiz olduğunu, işbu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile.
200,00-TL (100,00-TL geçici, 100,00- TL kalıcı) iş göremezlik tazminatının sigorta şirketi dışı davalılardan kaza tarihi, sigorta şirketinden başvuru tarihinden sonraki 15.günden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen. 17.500,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde yapılan müracaat üzerine davacıya 24.08.2020 tarihinde 19.464,89-TL tazminat ödendiğini, sorumluluklarının sona erdiğinden davanın reddi gerektiğini, kabul anlamında olmamak üzere kusur ve maluliyet konularında Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, davacı kaza tarihinde 15 yaşında olduğundan işgöremezlik zararı oluşmayacağını, geçici işgöremezlik ve tedavi giderlerinin teminat dışı olduğunu, müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda tüm kusurun davacıda olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davalı ...'ın kaza sonrasında davacı ile ilgilendiğini, ambulansı aradığını, kabul anlamında olmamak üzere davacının zararının ... Sigorta tarafından karşılandığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece maddi tazminat davası yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; Hükmedilen tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacı için 17.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Karara karşı davalılar ... ve ... vekili; Davacı lehine hükmedilen 10.000TL tazminatın yüksek olduğunu, davacının dava tarihi itibarı ile zenginleşmesine sebep olacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, 22.09.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'nın sürücüsü, diğer davalı ...'ın işleteni olduğu aracın, davacının kullandığı bisiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün % 25 oranında kusurlu olduğu, davacıda %8 oranında kalıcı ve 6 ay geçici maluliyet meydana geldiği anlaşılmıştır.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davalılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3143, K. 2025/64, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama