KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 7- Türkiye Cumhuriyeti ... 8- ... Özel Güvenlik Koruma Ve Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi 9- ... Sigorta Anonim Şirketi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1176 - 2025/1641
- Dosya no
- 2023/1176
- Karar no
- 2025/1641
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/12/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1- ...-
- Vekili
- Av.
- Vekilleri
- Av.
- Dava
- Cismani Zarar Sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 02/07/2025
Karar Metni
2.586 kelime·13 dk okuma·6 bölüm
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın 10/02/2014 tarihinde Mersin ilindeki ... Hastanesi'nin güvenliğini sağlayan ... ve Eğit ... Özel Güvenlik Şirketi'nin güvenlik görevlileri tarafından asansör boşluğuna atıldığını, bu olaydan dolayı Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde güvenlik görevlileri ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in suçlu bulunduklarını, olay tarihinde ...
Hastanesi güvenlik hizmetlerinin ... ve Eğit ... Özel Güvenlik Şirketi tarafından sağlandığını, bu özel güvenlik şirketinin ...
Sigorta tarafından ... numaralı poliçe ile Özel Güvenlik Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, davacı ...'ın bu olay nedeniyle % 94 oranında kalıcı olarak sakatlandığını, ruhsal sakatlığı dolayısı ile özellikle geceleri bakıma muhtaç halde olduğunu, bu haksız eylem nedeni ile davacıya zarar veren güvenlik görevlilerinin, bağlı bulundukları güvenlik şirketinin, güvenlik şirketinin özel güvenlik mali sorumluluk sigortasını yapan sigorta şirketinin ve alt işveren üst işveren ilişkisi nedeniyle ...
Hastanesi yöneticilerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ancak ...
Hastanesi yöneticilerine olan davanın yasa gereği Sağlık Bakanlığına yöneltildiğini, davanın sakatlıktan kaynaklanan tazminat ve bakıcı tazminatı yönünden HMK'nin 107. maddesi hükümlerine göre belirsiz alacak davası hükümlerine tabi olduğunu, davacı ...'ın olay tarihinde özel güvenlik görevlisi mesleğine mensup olduğunu, aktüer hesaplamasında gelirinin buna göre hesaplanması gerektiğini, davalı ...
Sigorta AŞ'nin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu ileri sürerek; şimdilik 100,00 TL sakatlık tazminatı, 100,00 TL bakıcı tazminatı ve 300.000,00 TL manevi tazminatı olmak üzere toplam 300.200,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak yasal faiz, masraf, vekalet ücreti ile davacı ...'a ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının yaşadığı olayın 10/02/2014 tarihinde meydana geldiğini, dava açma süresi geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, idareye karşı maddi ve manevi tazminat davalarının idari yargıda açılması gerektiğini, davanın Sağlık Bakanlığına karşı adli yargıda açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle, davanın görev (yargı yolu) yönünden reddinin gerektiğini,
olaydan sonra olay mahalinde yapılan incelemeler sonucu hazırlanan bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere asansör kapısının mekanik ya da elektriksel bir arızadan dolayı değil tamamen kapı üzerine uygulanan kuvvetten dolayı açıldığını, olaydan sonra diğer davalıların polise verdikleri ifade tutanaklarında da davacı ile kendileri aralarında arbede yaşandığını ve arbede esnasında davacının asansör kapısına şiddetli bir şekilde çarptığını ve bu esnada kapının açıldığını ve davacının boşluğa düştüğünü belirttiklerini,
hem bilirkişi raporlarında hem de diğer davalıların ifadelerinde belirtildiği üzere asansörün kapısı mekanik bir arızadan dolayı değil, davacının şiddetli bir şekilde çarpması sonucu açıldığının açık olduğunu, bu nedenle alt işveren üst işveren ilişkisi nedeniyle kuruma karşı tazminat davasının açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilleri tarafından asansör boşluğuna atıldığı yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu hususun Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ...
Kararı ile sabit olduğunu, davalıların davacının yaralanmasında kusurlarının bulunmadığını, bilakis kusurun davacıda olduğunu, davacının, dava konusu olaya davalılara görevlerini yaptırmamak üzere direnerek kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının engelli sağlık raporunda yer alan özürlerini ve özür oranlarını kabul etmediklerini, bu hususta İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor aldırılması gerektiğini, davacının geçici ve kalıcı maluliyet tespiti ile maaş bağlanması hususunda SGK'ya başvurusu olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, başvurusu var ise beklenmesi gerektiğini,
geçici iş göremezlik tazminatı ödenmiş ise tamamının, maaş bağlanmış ise peşin sermaye değerlerinin, yine sosyal hizmetlerden ve başkaca kurum ve kuruluşlardan maaş, maddi yardım almış ve alıyor olup olup olmadığının sorulması gerektiğini, almış ise yardımların tazminat hesabında mahsup edilmesi gerektiğini belirterek haksız ve hukuki mesnetten uzak olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi ve ... Sigorta AŞ'ye dava dilekçesi usulünce tebliğ edilmiş, davalılar davaya karşı cevap dilekçesi sunmamışlardır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın hizmet kusuruna dayanması sebebiyle İdari Yargı görevli olduğundan yargı yolu nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davalı ... Sigorta AŞ, ... Ltd. Şti. ve diğer gerçek kişiler aleyhine açılan bakıcı gideri talebinden feragat edelmesi sebebiyle bakıcı gideri talebinin feragat nedeniyle reddine, davalılar ... Sigorta AŞ, ... Ltd.
Şti. ve diğer gerçek kişiler aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile.
30,00 TL geçici iş göremezlik ve 161.468,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 161.498,00 TL Maddi Tazminatın %50 müterafik kusur indirimi sonucu kalan 80.749,00 TL tazminatın (davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti olan 60.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 01/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ...
Sigorta AŞ, ... Ltd. Şti. ve diğer gerçek kişiler aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile. 40.000,00 TL manevi tazminatın (davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti olan 6.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 01/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı ...
Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; sigorta poliçesinde şahıs başı tedavi masrafları limitinin 60.000,00 TL olduğunu, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamanın müvekkili sigorta şirketi açısından poliçe teminat limitini aştığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, davacının maluliyet oranın kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükme esas alınan aktüer raporunun hatalı yönetmelik ve maluliyet oranı esas alınarak tanzim edildiğini, dava konusu kaza tarihi 10.02.2014 olup yürürlükte bulunan yönetmeliğin Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği olduğunu,
bu nedenle davacının ATK'ya sevki yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmesi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiil nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın davalı ... aleyhine açılan davanın yargı yolu nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davalı ... Sigorta AŞ, ... Ltd. Şti. ve diğer gerçek kişiler aleyhine açılan bakıcı gideri talebinden feragat edelmesi sebebiyle bakıcı gideri talebinin feragat nedeniyle reddine, davalılar ... Sigorta AŞ, ... Ltd. Şti. ve diğer gerçek kişiler aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin poliçe teminat limitine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin davalı ..... Ltd. Şti'nin özel güvenlik mali sorumluluk sigortacısı olduğu, dosyada mevcut ... Nolu 01/01/2014 - 01/01/2015 vadeli Özel Güvenlik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi incelendiğinde, manevi tazminat başlığı altında. "Manevi tazminatlar, maddi ve/veya bedeni tazminat tutarının % 10' u ile sınırlı olarak teminata dahil edilmiştir. Her hâlükârda ödenecek tazminat tutarı poliçede belirtilen toplam tazminat limitini aşamaz.
Maddi ve/veya bedeni hasar oluşmadan talep edilecek manevi tazminatlar işbu poliçe teminat kapsamı dışındadır." demek suretiyle olası hükmedilecek maddi ve manevi tazminat toplamının poliçede belirtilmiş olan tazminat limitini aşamayacağı açıkça belirtilmiştir. Sigorta poliçesinde Şahıs Başı Tedavi Masrafları limiti ise 60.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
Buna göre mahkemesince hesaplanan 80.749,00 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti olan 60.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup, davacının manevi tazminat talebi yönünden sigorta poliçe limiti kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun kabulü ile davalı ...
Sigorta A.Ş yönünden manevi tazminat davasının (poliçe limiti bulunmadığından) reddine karar verilmesi gerektiği, buna ilaveten davacının dava açarken sigorta poliçesi limitini bilmesinin ve bu miktarlar gözetilerek talepte bulunmasının kendisinden beklenemeyeceği ve bu durumun kabul edilebilir bir yanılgı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle de reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Her ne kadar davalı vekili hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürmüş ise de, davalı vekilinin poliçe teminat limitine yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde davalı sigorta şirketinin poliçe limiti bulunmadığından manevi tazminat talebinin bu davalı yönünden reddine yönelik dairemizce hüküm tesis edildiğinden davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun değerlendirilmesine yer olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin hesap raporuna ve maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili maluliyet raporunun hatalı yönetmelik kapsamında düzenlenmiş olduğunu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, buna bağlı olarak alınan aktüerya raporunun da hatalı yönetmelik nedeniyle yanlış hesaplamalar içerdiğini savunmuştur.
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 10/02/2014 olup mahkemesince hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun 20/05/2020 tarih ve ... sayılı raporu ile 24/03/2021 tarih ve ... sayılı raporlarında kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri çerçevesinde değil, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde tanzim olunan % 5 kalıcı maluliyete ve 4 aylık geçici iş göremezlik süresine yönelik rapor hükümde esas alınmış olup, hesap raporunun da bu doğrultuda tanzim edilmiş olduğu,
oysa mahkemece Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde % 6,1 olarak belirlenen kalıcı maluliyet oranı ve 9 ay geçici iş göremezlik süresi için hesaplanmış olan miktarların esas alınması gerektiği, mahkemece bu hususta hata edildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, bu husus istinaf eden davalı sigorta şirketi lehine olup, davacı tarafça bu konuda bir istinaf başvurusu bulunmadığından kaldırma sebebi yapılmamış yalnızca eleştirilmekle yetinilmiş, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1176, K. 2025/1641, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama