KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Mart 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/405 - 2025/700
- Dosya no
- 2023/405
- Karar no
- 2025/700
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- —
- Numarası
- 2019/... Esas, 2022/... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/03/2025
Karar Metni
2.155 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve 2019/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/09/2017 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete arkadan çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek trafik kazasında yaralanan müvekkilinin artan maluliyet durumu nedeniyle şimdilik 100,00 TL sürekli sakatlık tazminatının 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca (fazlaya ilişkin talep dava ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik) hesaplattırılarak temerrüt tarihinden işletilecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi, yargılama giderleri, maluliyet raporunun düzenlettirilmesi ve 1.000,00 TL lik hastane masrafları ve vekalet ücretiyle birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının dayanağı sigorta tahkim komisyonu dosyasında tazminat hesaplamasında esas alınan %8’lik maluliyet oranın da karardan sonra gelişen maluliyetinin bulunduğunu ve artan bu oranın tespit edilerek artan maluliyet nedeniyle uğradığı maddi zararının ne olduğu İstanbul Adli Tıp Kurulu tarafından kazadaki yaralanmaya bağlı gelişen yeni durum olup olmadığının tespiti ile ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınmasını, davacının kazaya bağlı %8 maluliyet oranını gösteren bir mahkeme kararı da bulunmadığından işbu davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece ispatlanamayan artan maluliyet iddiasına yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; Hükme esas alınan ATK raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin teşhis ve tedavisi yapılmaksızın yalnızca evrak üzerindeki bulgulara göre hazırlanmış rapora göre hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar sebebiyle açılan (artan maluliyet iddiasına dayalı) maddi tazminat talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı vekili, Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığı'nın 2018.... sayılı dava dosyası ile yapılan yargılamada müvekkilinin % 8 kalıcı maluliyeti ve 75 gün geçici iş göremezliğine dayalı olarak maddi tazminata hükmedilmiş olduğunu, artan maluliyete yönelik ilk derece mahkemesince alınan maluliyet raporunun ise yönetmelikte belirtilen forma uygun hazırlanmadığını, davacının bizzat ATK'da muayene edilerek rapor tanzim edilmesi gerektiğinden alınan raporun usule uygun olmadığını, ayrıca raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemiş olduğunu savunmuştur.
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)
Davaya sebep kaza tarihi 15/09/2017 olup maluliyetin 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmesi gerekmektedir. İstanbul Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 24/05/2021 tarih ve ... sayılı raporunun özetle; olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlendiği, davacıda % 7 oranında kalıcı maluliyetin meydana geldiği ve geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği görülmüştür.
Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, itirazların değerlendirilmesi ve alınan 24/05/2021 tarihli Adli Tıp Raporunda değinilmeyen husus olan maluliyetin artıp artmadığı, gelişen durum bulunup bulunmadığı, kalıcı maluliyetin tam olarak hangi tarihten itibaren tespit edilebilir hale geldiğinin belirtilmesi amacıyla dosya mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kuruluna gönderilmiş, kurulca tanzim olunan 25/08/2022 tarihli raporda özetle.
30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %7 olduğu, 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için,
11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile E cetveline göre %19 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı; özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmüştür.
Buna göre, alınan bu rapor ile çelişkilerin giderilmiş olduğu, davacının Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığı'nın 2018.E... sayılı dava dosyası ile yapılan yargılamada % 8 kalıcı maluliyeti ve 75 gün geçici iş göremezliği bulunduğu bildirilmiş ise de, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %7 olduğu ve artan maluliyet oranının bulunmadığı anlaşılmış, mahkemece davanın reddine yönelik kurulan hüküm yerinde görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KÜRŞAT KÖYLÜ
BAŞKAN 42372
Karşı Oy ¸
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/405, K. 2025/700, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama