KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Dosya no
- 2024/1303
- Karar no
- 2025/2253
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/09/2023
- Numarası
- 2015/513 Esas ve 2023/494 Karar
- Davacı
- ... -...
Karar Metni
1.298 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
... VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI
... -... ...
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 03/11/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/11/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2023 tarih, 2015/513 Esas ve 2023/494 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... hakkında .... İcra Müdürlüğünün 2014/...
Esas sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, takip konusunun 01/02/2014 keşide tarihli 03/03/2014 vade tarihli 30.000 TL ve 01/02/2014 keşide tarihli 13/03/2014 vade tarihli 30.000 TL bedelli keşidecisi ... lehtarının ... olduğu iki adet bono olduğunu, bu bonolara istinaden müvekkili hakkında icra takibine geçildiğini, icraya konu edilen bonolar üzerinde müvekkilinin isminin yazılı olduğu fakat imzasının bulunmadığını, bonoları müvekkilinin keşide etmediğini takip alacaklısına bu şekilde borçlanmadığını, söz konusu bonolar sahte düzenlendiğini ve alacaklıya borcunun bulunmadığını,
bonoların üzerindeki imzaların taklit edildiğini müvekkilinin gerçek imzasının bonolardaki imzalardan farklı olduğunu, takip alacaklısının bu eyleminden dolayı ...
Cumhuriyet Başsavcılığına resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturacağından hakkında cezai işlem yapılması nedeniyle müracaat edildiği ve soruşturma başlatıldığını takip dosyasından davalıya böyle bir borcunun olmadığının tespitine, %40 tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün 2014/... E. Sayılı icra takibine konu 2 adet senette bulunan imzalar borçlu/davacı ...’e ait olduğunu, davacı taraf sırf dava konusu icra takibinin durdurulmasını sağlayıp haciz işlemlerinden kurtulup kendisine ait taşınmazı satıp alacaklı olan müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla işbu gerçeğe aykırı beyanlarıyla bu yola başvurarak imzalarını inkar ettiğini, ... İli ... İlçesi ... Köyü ...
Ada 33 parselde kayıtlı taşınmazı villasının olduğunu buranın daha önceden kreş olarak kullanıldığını, buraya yaşlı bakım merkezi açmak istediklerini ancak nakit paralarının olmadığını yapılacak olan masrafların müvekkili tarafından karşılanması gerektiğini ve elden de kendilerine parça parça olarak toplam 45.000,00 TL ödeme yapması karşılığında %50 50 ortak olabileceklerini belirterek müvekkiline ortaklık teklif ettiğini,
daha sonra davacı ile müvekkili arasında kira sözleşmesi düzenlendiği ve müvekkilinin inşaat için çeşitli harcamalar yaptığı ve gerek davacının borçlarını ödeyerek gerekse kendisine elden para vererek davacıya toplamda 45.000,00 TL para verdiğini, söz konusu bu harcamaları ve elden vermiş olduğu paralar nedeniyle davacıdan davacı tarafından imzalanan dava konusu senetleri aldığını, daha sonra yaşlı bakım merkezi kurma işinde sorunlar çıkınca bu işten vazgeçildiğini, kira ilişkisi sonlandırılmamış olup kira ilişkisi 07.12.2015 tarihine kadar devam ettiğini,
müvekkilinin işbu kiraya konu taşınmaza yapmış olduğu masraflar ve davacıya vermiş olduğu paraların karşılığında bu senetleri aldığı ve taraflar arasındaki kira sözleşmesi sonlandırılmamış olup 07.12.2015 tarihine kadar kira ilişkisi ekte sunulan kira sözleşmesinden de anlaşıldığı üzere devam ettiğini davacı tarafın davacı ile müvekkilim arasında bono düzenlenmesini gerektirecek bir ticari ilişki ya da alacak ilişkisinin bulunmadığı taraflar arasındaki kira ilişkisinin sona erdiği,
bonolar üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığı yönündeki iddiaları gerçek dışı olduğunu, davacının davasının reddine, ihtiyati tedbir kararı verilecek olursa kötü niyetli davacının alacağımızı geciktirmeye çalışması nedeniyle tüm alacak miktarının depo edilmesine ve çıkacak zararlarımız için de %20'den aşağı olmamak üzere belirlenecek teminatın depo edilmesine, davacının %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2023 tarih, 2015/513 Esas ve 2023/494 Karar sayılı kararında, takibe konu iki adet emre muharrer senedin ön yüzündeki yazıların davacı ...'e ait olmadığını, atılı bulunan imzalar yönünden ise soruşturma dosyası kapsamında ...
Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğü ve Adli Tıp Fizik İhtisas Kurulu'ndan alınan raporlarda imzanın davacıya ait olup olmadığı tespit olunamış, mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 211.maddesi uyarınca alınan grafoloji uzmanı bilirkişi heyeti raporunda da senetlerdeki imzaların davacı elinden sadır olup olmadığı kanaatini bildirmenin mümkün olmadığını, hal böyle olunca,
davalı olan alacaklı tarafından eşi olan ...'ın imzanın davacı tarafından huzurda atıldığı yönündeki soyut beyanı haricinde tereddüde mahal bırakmaksızın imzanın davacı elinden sadır olup olmadığı tespit edilemediği ve alacaklı olan davalının alınan bilirkişi raporu hilafına başkaca delili de bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verildiğini, her ne kadar davacı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de; takibe konu iki adet senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı tespit olunamadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkili hakkında .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından imzalamadığı senetlerle ilgili haksız icra takibine girişildiğini, icra takip dosyası incelendiğinde ise takip borçlusu görülen davacı müvekkilinin taşınır ve taşınmazlarına haciz uygulandığını, icra takibi nedeni ile davacı müvekkilinin mağdur olduğunu,
İcra takibinde talep edilen bedelin belirlenebilir ve bilinebilir (likit) olması ayrıca haksız icra takibi sebebi ile müvekkilinin taşınmazına haciz konulması ve müvekkil icra takip dosyasına 100.401,65.TL bedel yatırması suretiyle zarar görmesi sebebi ile iş bu başvuru yapma zorunluluğu hasıl olduğunu, davacı müvekkil aleyhine başlatılan haksız olarak başlatılan icra takibinde, müvekkilin borçlu olmadığı tespit edildiğinden, yerel Mahkemece tarafımıza %40 tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerekirken, talebinin reddedilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, icra takibine konu alacağın belirlenebilir (likit) olması,
haksız icra takibi sebebi ile müvekkilinin mağdur olması, taşınır ve taşınmazlarına haciz konması sebebi ile yerel mahkemenin kötü niyet tazminatının reddi kararının kaldırılarak, haksız icra takibi nedeniyle davacı lehine (dava tarihinin 2015 yılı olması sebebi ile o tarihte yürürlükte ki yasa gereği ) asıl alacağın %40’ından az olmamak üzere asıl alacağın tamamı üzerinden tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2023 tarih, 2015/513 Esas ve 2023/494 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit istemina ilişkindir.
Davacı vekili, davacı hakkında .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip konusunun iki adet bono olduğunu, bonoların sahte düzenlendiğini, bonolar üzerindeki imzanın taklit edildiğini, davacının borcunun bulunmadığı belirterek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise senetlerdeki imzaların davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İşbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda mahkemece takip dayanağı bonolardaki davacıya atfen atılan imzaların davacıya ait olup olmadığının saptanamaması gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu haliyle imzaların davacıya ait olmadığı hususunda kesin bir tespit yapılamadığından davalı-alacaklı takibinde haksız ise de, kötü niyetli sayılamaz.(bkz.Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2019/287 Esas, 2020/562 Karar sayılı kararı) Bu sebeple davacı vekilinin müvekkili lehine kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1303, K. 2025/2253, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama