KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/2301 - 2025/2181
- Dosya no
- 2025/2301
- Karar no
- 2025/2181
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/05/2025
- Numarası
- 2025/270Esas 2025/270Karar
- Davacı
- ... İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1 -... -
- Davalı
- 2 -... TRANS LOJİSTİK İNŞAAT DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- İstinaf kararının karar tarihi
- 24/10/2025
- Karar yazım tarihi
- 24/10/2025
Karar Metni
1.088 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2025 tarih 2025/270 D. İş sayılı kararı aleyhine borçlular vekili tarafından aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz isteyen vekilinin UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçesi ile 27/05/2025 keşide tarihli, 750.000,00-TL bedelli çekten dolayı davalıdan 750.000,00-TL alacaklı olduğunu bu nedenle borçlunun borcuna ve masraflarına yeter miktarda taşınır taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...
İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir.
Aleyhine ihtiyati haciz istenen borçlu dilekçeye bağlı çekten dolayı 750.000,00-TL borçlanmış olup, borcun ödeme günü geçtiği halde borçlu tarafından ödenmediği ve alacağın bir şekilde güvence altına alınması da söz konusu olmadığından, İİK.’nın 257. ve devamı maddeleri gereğince borçlunun borca yetecek orandaki taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının İhtiyaten Haczine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
BORÇLULAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Borçlular vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirket yöneticisi veya müdürü genel kurul izni olmadan şirketle kendi adına işlem yapamayacağını, somut olayda şirket müdürünün kedi şirketiyle çek düzenleyip cirolaması bu yasağa aykırı olduğunu, bu nedenle düzenlenen çekin hukuken geçersiz olduğunu ve buna dayanarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek borcun varlığını haklı gösterecek somut delil olmadığından verilen karanı kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Talep, hukuki niteliği itibarıyla ihtiyati haciz talebine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz karına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması talebine ilişkindir.
İhtiyati haciz talep eden vekilince çeke dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince talebin kabulüne karar verildiği, itiraz eden borçlular vekilinin itirazı üzerine ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verildiği ve iş bu karara karşı itiraz eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İhtiyati haciz, İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK.nun 257. Maddesinde.
"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği," "258.
Maddesinde. "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği," hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir.
İİK'nın 257.maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür. Anılan maddede başkaca her hangi bir koşul öngörülmemiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 258.maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir.
Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.
İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2.maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir.
Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İİK'nın 264.maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır.
Somut olayda, ihtiyati haciz talep edence çeke dayanılarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispatın mevcut olduğu, itiraz eden borçlular vekilince ileri sürülen itiraz sebeplerinin ileride açılacak bir menfi tespit veya itirazın iptali davasının konusunu oluşturduğundan yargılamayı gerektirdiği ve bu aşamada bu itiraz sebeplerinin incelenmesinin mümkün olmadığı, ihtiyati haciz talebinin dayandığı belgelerin niteliği itibariyle mahkemece takdir edilen teminatın uygun ve yeterli olduğu, sonuç olarak ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce ihtiyati hacizin kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, itiraz eden borçlular vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından borçlular vekililin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2301, K. 2025/2181, 24 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama