KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/1353 KARAR NO:2024/1448
- Esas no
- 2024/1353
- Karar no
- 2024/1448
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/07/2024
- Numarası
- 2024/445 Esas 2024/492 Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- —
- Davalı
- ... - ...
- Talep
- Yargı Yerinin Belirlenmesi
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Ankara 4. Tüketici ve Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara 4. Tüketici Mahkemesince; davada dava konusu aracın kullanım şeklinin "yük nakli” olduğu, taraflar arasında 6502 sayılı yasa kapsamında bir tüketici işlemi bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; aracın kullanım şeklinin hususi olduğu, davalının ticaret yaptığının ileri sürülmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç Başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.
Satıcı; "kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi"; tüketici ise "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" ifade etmektedir.
Aynı Kanunun 3. maddesinde de "Tüketici işlemi", "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda; davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin ZMMS sigorta poliçesi ile ... plakalı araç sigortalandığını, sigortalı araç dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeyken trafik kazasına karıştığını ve bu kazada kamu malına zarar verildiğini, bu kaza sonucunda müvekkili şirket tarafından meydana gelen zarar nedeni ile tazminat ödediğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin asli ve tam kusurlu olması nedeni ile davalıya rücu mektubu gönderildiğini, sürücünün alkolü olması nedeni ile müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından, taraflar arasında ZMSS poliçesinin bulunduğu, dava konusu aracın kullanım şeklinin yük nakli olmasına rağmen kullanım amacının hususi araç olduğu, aracın tescil belgesine göre ticari araç olmadığı, davacı tarafça da konusu aracın, davalı tarafından ticari amaçla kullanıldığına dair soyut iddia dışında bir delile dayanılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Ankara 4. Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1353, K. 2024/1448, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama