İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/978 K.2024/1157

...

Esas2022/978Karar2024/1157Tarih12 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.169 kelime

KÜNYE

T.C. ... Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C.

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/978
Karar No
2024/1157
Karar tarihi
12 Haziran 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.169 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

...

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... BATI ASLİYE ... MAHKEMESİ

TARİHİ : 27/01/2022

NUMARASI :.....

DAVANIN KONUSU

İtirazın İptali

Taraflar arasında görülen davada ... Batı Asliye ... Mahkemesince verilen 27/01/2022 tarih ve 2021/474 E. - 2022/103 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, davacı ile davalı arasında, davacıya ait araçları konu edinen ihtiyari mali mesuliyet sigortası (İMMS) poliçeleri düzenlendiğini, müvekkilinin davalıdan şehir içinde kullanılan ve hasarla karşılaşma olasılığı az, risk taşımayan beton pompası ve transmikser bir kısım araçları teminat altına alan kasko poliçelerinin iptal edilmesini talep ettiğini, ancak davalı tarafından davacıya 16/09/2015 tarihine kadar iptal edilmiş bütün poliçelerin iptal edileceğinin bildirildiğini,

bunun üzerine davacı tarafından davalının kayıtlı bulunduğu .....26.10.2015 tarihli dilekçe ile davalı hakkında disiplin soruşturması başlatılması istemli başvuruda bulunulduğunu, ... tarafından yapılan disiplin soruşturmasında davalıya uyarma cezası verildiğini, davalı acente tarafından davacıya prim bedellerinin iadesi ile ilgili bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle müvekkili tarafından ...

15. İcra Müdürlüğünün 2015/25485 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini ileri sürerek davanın kabulünü, davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, asıl alacağı %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile İİK.

257. maddesi gereğince alacağı karşılayacak şekilde davalının taşınır ve taşınmaz malları, hak ve alacakları ile banka hesapları üzerine ihtiyati haciz şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dava dosyasında davacı vekili, taraflar arasında, davacıya ait araçları konu edinen ihtiyari mali mesuliyet sigortası (İMMS) poliçeleri düzenlendiğini, müvekkilinin davalıdan şehir içinde kullanılan ve hasarla karşılaşma olasılığı az, risk taşımayan beton pompası ve transmikser bir kısım araçları teminat altına alan kasko poliçelerinin iptal edilmesini talep ettiğini, ancak davalı tarafından davacıya 16/09/2015 tarihine kadar iptal edilmiş bütün poliçelerin iptal edileceğinin bildirildiğini,

bunun üzerine davacı tarafından davalının kayıtlı bulunduğu ... ... ...’na 26.10.2015 tarihli dilekçe ile davalı hakkında disiplin soruşturması başlatılması istemli başvuruda bulunulduğunu, ... tarafından yapılan disiplin soruşturmasında davalıya uyarma cezası verildiğini, davalı acente tarafından davacıya prim bedellerinin iadesi ile ilgili bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle müvekkili tarafından ...

15. İcra Müdürlüğünün 2015/25486 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini ileri sürerek davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, asıl alacağı %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava dilekçesinde iddia edilen hususların, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının taleplerinin, tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere dile getirildiğini, iddia edilen hususların hiç birinin, gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın müvekkili şirket aleyhine açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen dava dosyasında davalı vekili, dava dilekçesinde iddia edilen hususlar, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup, bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacının taleplerinin, tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere dile getirildiğini, iddia edilen hususların hiç birinin gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın iptal edilen poliçe kapsamında iade edilmeyen sigorta prim bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, ... 15. İcra Müdürlüğünün 2015/25485 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı ... ve ... ...

Şirketi tarafından davalı aleyhine 20/11/2015 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibiyle 9 adet poliçe sebebiyle toplam 7.562,24TL'nin tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin davalıya 25/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 26/11/2015 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğine ilişkin dosya kapsamında mazbata bulunmadığından davanın yasal süresi içerisinde açıldığı, ...

15.İcra Müdürlüğünün 2015/25486 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı ... ... ve ... ... Şirketi (birleşme sonrası yeni unvan ... Ve ... ...

Şirketi) tarafından davalı aleyhine 20/11/2015 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibiyle 6 adet poliçe sebebiyle toplam 17.677,78TL'nin tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin davalıya 25/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 26/11/2015 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğine ilişkin dosya kapsamında mazbata bulunmadığından davanın yasal süresi içerisinde açıldığı,

dayanılan cari hesap ekstresi ve davacı ticari defterleri yönünden tensip zaptı 4 nolu ara karar ile davacı tarafa defter ve kayıtlarını sunması sunulamayacak boyutta ise adresini bildirmesi için kesin süre verildiği ve kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, ancak kesin süre içerisinde defterler sunulmadığı gibi, adresinin de bildirilmediği, dayanılan tanık delili sebebiyle isim ve adreslerini hangi hususta dinletileceğinin bildirilmesi için kesin süre verildiği ancak kesin süre içerisinde tanık isim ve adreslerinin de bildirilmediği, dosya kapsamında celp edilen icra takip dosyası dışında başkaca bilgi, belge ve delilin bulunmadığı,

Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, 6100 sayılı HMK’nun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, birleşen davada, 2021/473 Esas 2021/563 Karar sayılı gönderme kararı öncesinde arabuluculuk son tutanak aslının sunulması için davacı yana kesin süre verildiği, ancak sunulmadığı, akabinde gönderme kararı sonrası ...

12. Asliye ... Mahkemesinin 2021/437 Esas sayılı dosyasında tensip zaptı 12 nolu ara kararı ile yeniden kesin süre verildiği, kesin süreye ilişkin 29/06/2021 tarihinde yapılan tebliğ ile davacının kesin süreden haberdar edildiği ancak kesin süreye rağmen arabuluculuk son tutanak aslının sunulmadığı,Yürürlük tarihi 01/01/2019 olan 7155 sayılı yasa ile Türk ...

Kanunu'na eklenen 5/A maddesinde; " 1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır.

Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. " denilmek suretiyle, 01/01/2019 tarihi itibariyle ticari davalarda arabuluculuğa başvuru, dava şartı haline getirildiği, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.

Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesinin yer aldığı, konusu bir para alacağı ve tazminat olan davalar zorunlu arabuluculuğa tabi tutulduğu, bu itibarla birleşen davanın para alacağına ilişkin olduğu, davanın açıldığı 18/06/2021 tarihi itibariyle dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu,

ancak arabuluculuk son tutanak aslının sunulmadığı asıl dava yönünden davanın ispatlanamadığından reddine, birleşen davanın HMK 114/2, 115/2 ve TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı ... yönünden, arabuluculuk tutanak aslının sunulmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesinin ... ve yasaya aykırı bulunduğunu, yargılama sırasında da İlk Derece Mahkemesine sunulmuş olunan ... ... ... ... de açıkça anlaşılacağı üzere ... ... ve ... A.Ş'nin tüm aktif ve pasif varlıkları ile birlikte ... ve ... A.Ş. bünyesinde birleştiğini, bu nedenle tek başına tüzel kişiliği sona eren Davacı ...

Şirketinin aktif ve pasif malvarlığı yanında tüm hak ve alacakları Davacı ... Şirketine geçtiğini, bu minvalde İlk Derece Mahkemesi tarafından Davacı ... Şirketinin tüm hak ve alacakları ile buna ilişkin kayıtlarının tutulmuş olduğu ticari defterleri ve cari hesap kayıtlarının Davacı ... Şirketi kayıtlarına aktarılmış olduğu hususu da göz önünde bulundurularak davanın esasına girilecek Davacı ...

Şirketinin ticari defterlerinin yerinde incelenmesi suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak davanın usulden reddine karar verilmesinin ... ve yasaya aykırı olduğunu, öte yandan belirtmek gerekir ki İlk Derece Mahkemesi tarafından Davacı ...

Şirketi yönünden arabuluculuk tutanak aslının sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesinde düzenlenen “... ... İlkesi”ne de açıkça aykırı olduğunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesinde düzenlenen ... ...

İlkesi uyarınca Hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından ... ... ilkesi gereğince makul sürede yargılanma hakkının da bir gereği olarak yargılamanın uzamaması ve gereksiz gider yapılmasına sebebiyet vermeden ... Şirketinin kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile Davacı ...

Şirketinin Davalıdan alacaklı olduğu hususunun tespit edilmesi gerekirken ... ... İlkesine aykırı şekilde arabuluculuk tutanak aslının sunulmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin ... ve yasaya aykırı olduğunu, somut uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesi tarafından dosya üzerinde yapılan incelemede 22.06.2021 tarihli tensip tutanağı ile davacı tarafa arabuluculuk tutanak aslını sunmak için 1 haftalık kesin süre verilmiş olduğu,

ancak 18.07.2021 tarihinde dava dilekçesinin davalı şirkete tebliğ edilmiş olduğu ve tebliğ tarihi itibari ile dosyada davalı şirket vekili tarafından sunulmuş olan bir vekaletname bulunmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından 6325 Sayılı Kanunu’nun 18/A-2. maddesinin “İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.” hükmü gereğince davaranılmamasının ... ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,

ilk derece mahkemesi tarafından davacının şirket merkezinin yazılı bulunduğu vekaletname suretinde yer alan kayıtlı adresinde görevlendirilecek bilirkişi vasıtasıyla davacının ticari defterlerinin yerinde incelenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm tesis edilmesi hatalı olduğunu, kaldı ki 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi” başlıklı 31. maddesi ve “Ticari Defterlerin İbrazı Ve Delil Olması” başlıklı 222/1. maddesi uyarınca da uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda hakim tarafından ticari defterlerin resen de incelenmesine karar verilebileceğini,

ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen davanın iptal edilen poliçe kapsamında iade edilmeyen sigorta prim bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, birleşen davanın HMK 114/2, 115/2 ve TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme bu kararının gerekçesi olarak 2021/473 Esas 2021/563 Karar sayılı gönderme kararı öncesinde arabuluculuk son tutanak aslının sunulması için davacı yana kesin süre verildiği, ancak sunulmadığını, belirlenmiş ise de, esasen zaten bu mahkemenin o esnada iş bu uyuşmazlık için görevli olmadığı, zira sonrasında uyuşmazlık için "Davanın UYAP sistemi üzerinden sehven mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşılmakla, dava dosyasının ... Nöbetçi Asliye ...

Mahkemesine tevzi edilmek üzere ... Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine," dair karar verdiği, bu nedenle görevli olmayan mahkemece verilen sürenin geçerli olmayacağı, akabinde gönderme kararı sonrası ... 12. Asliye ...

Mahkemesinin 2021/437 Esas sayılı dosyasında tensip zaptı 12 nolu ara kararı ile yeniden kesin süre verildiği, ancak mahkemece sonrasında birleştirme kararı verildiği, ayrıca davacı şirketin asıl davadaki şirket ile birleşmesine rağmen birleştirme kararının birleşen davadaki şirkete tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Diğer yandan asıl davaya sunulan arabuluculuk tutanağının içeriğinden iş bu asıl ve birleşen davanın konularını oluşturan icra takiplerinin numaralarının yazılı olduğu görülmekte olup, her iki davanın konusu için esasen arabuluculuk tutanağının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden birleşen dava yönünden yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

Öte taraftan mahkemece, asıl dava yönünden, dayanılan cari hesap ekstresi ve davacı ticari defterleri yönünden tensip zaptı 4 nolu ara karar ile davacı tarafa defter ve kayıtlarını sunması sunulamayacak boyutta ise adresini bildirmesi için kesin süre verildiği ve kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, ancak kesin süre içerisinde defterler sunulmadığı gibi, adresinin de bildirilmediği, Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu,

6100 sayılı HMK’nun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ticari defterlerin ibrazını ve delil olmasını düzenleyen 222. maddesine göre mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden karar verebilmektedir.

Bu durumda mahkemece ticari defterlerinin dosyaya ibrazı sağlanıp, ticari kayıtların bilirkişi tarafından incelenerek hesaplama yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu durumlar karşısında, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, asıl ve birleşen davada uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ... Batı Asliye ... Mahkemesi 27/01/2022 gün ve 2021/474 E. - 2022/103 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3-Davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4-Davacılar tarafından istinaf başvurusunda asıl dava yönünden peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu ve birleşen dava yönünden peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacılara iadesine,

5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,

7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/06/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/978, K. 2024/1157, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Bölge Adliye Mahkemesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. Karar
  6. İncelenen Kararın
  7. Mahkemesi : ... Batı Asliye ... Mahkemesi
  8. Tarihi : 27/01/2022
  9. Davanın Konusu
  10. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  11. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  12. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  13. Gerekçe
  14. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 12/06/2024
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/978
Karar No
2024/1157
Tarih
12 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/979 K.2024/422
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/981 K.2024/1045
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/982 K.2024/523
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/982 K.2024/473
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/983 K.2024/1046
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/983 K.2024/763

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.