KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1453 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1750
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/07/2022
- Esas-karar no
- 2017/94 E - 2022/592 K
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 13/01/2025
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1647 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğrayan davanın reddi gerektiğini, davalı ile davacı arasında temel borç ilişkisinin mevcut olmadığını, faturaların gerçek dışı işlemler ile muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğini ve davacı lehine alacak kaydının oluşturulmaya çalışıldığını, dava konusu fatura suretlerinde eksiksiz teslim eden ve eksiksiz teslim alan kısımlarında imzanın olmadığını, bu faturaların davalıya usulüne uygun olarak teslim edilmediğini, davacının tanzim ettiği faturaların ticari esas ve usullere aykırı olarak davalıya gönderildiğini,
davacının dava dışı şirketlerin sevk irsaliyesinden bahsettiğini, bu firmalar ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunmadığını, fatura bedellerinin çok fahiş olduğunu, davalı şirketin bünyesinde böyle bir harcamanın yapılmasının hayatın olağan koşullarına aykırılık teşkil ettiğini, takibe konu faturaların da aralarında bulunduğu usulsüz işlemler nedeniyle şikayette bulunduklarından ceza dosyasındaki yargılamanın bekletici mesele yapılması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2012 yılında başlamış olduğu, tarafların cari hesaplarının incelenmesinde takibe konu faturalar öncesinde de mal alımına ilişkin bir ticari ilişki bulunduğu ve davalı tarafından ödemeler yapıldığı, bu ilişki kapsamında davacı tarafından mal satışıma ilişkin düzenlenen takibe konu toplam 10 adet ve 280.859,81 TL miktarlı faturanın da davalı tarafa tebliğ edildiği ve davalı şirket yetkilisi tarafından itirazsız olarak teslim alındığı,
bununla paralel olarak davalının kendisine ait ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 280.859,81 TL alacaklı olarak gözüktüğü, dosyaya kazandırılan Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/249 Esas sayılı dava dosyası içeriği ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianameye göre davalı şirket elemanları örgüt kurmak,
yönetmek ve defaten hizmet sebebi ile güveni kötüye kullanmak suçundan sanık olup davacının ceza dosyasında şüpheli ya da sanık sıfatı ile yer almaması nedeni ile ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı gibi davalı çalışanlarının şirketi zarara uğratmak için faturaları davalı defterlerine kayıt ettikleri, fatura kapsamındaki ürünleri de davalının işinde kullanmayıp kendilerine mal edindikleri kabul edilse dahi davacı şirket yetkililerinin davalı çalışanları ile birlikte hareket ettiklerinin iddia ve ispat olunmadığı,
bu konuda davacı hakkında açılmış bir davanın bulunmadığı da gözetilerek ceza yargılamasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı, davalının icra takibine itirazının haklı olmadığı sabit olup dava konusu alacağın davalı defterlerine kayıtlı olduğu ve miktarı belli olduğundan İİK'nın 67/II. fıkrası kapsamında şartları oluşan icra inkar tazminatı isteminin kabulü gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Fatura konusu malların teslim edildiği olgusunun davacı yanca ispat edilemediği, faturalar üzerinde teslim eden ve teslim alan kısımların boş ve imzasız olduğu, Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/249 E. sayılı dosyasında müvekkiline ait kayıtların usulsüzlüğünün tespit edildiği, somut olayda icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1453, K. 2024/1750, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama