KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/1459
- Karar no
- 2024/2093
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 16/06/2022
- Numarası
- 2021/428 Esas - 2022/503 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
2.042 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ... tekstil sektöründe iştigal eden bir şahıs firması sahibi olduğunu, yine tekstil alanında iştigal eden davalı şahıs ile kumaş alım satımından dolayı aralarında ticari ilişki olduğunu, işbu kumaş teslimine istinaden müvekkili tarafından davalıya 20.12.2017 tarihli ... nolu 48.243,86 TL bedelli fatura tanzim edilmiş ve işbu faturanın davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından işbu fatura bedelinin davalıdan tahsili amacıyla İstanbul ...
Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe davalı tarafından kötüniyetli olarak itiraz edilerek takip durduğunu beyan ederek yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; ... dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katılmaması nedeniyle yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davanın reddi halinde de dahil olmak üzere karşı tarafa yükletilmesine,
arabuluculuk sürecine ilişkin ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili bahsi geçen icra takibinin borçlusu olarak görünse de kumaş teslimi yapıldığını ve müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığını, alacağı kabul etmemekle beraber, davacı yanın, aynı alacağa dayalı olarak, ... sayılı dosyası kapsamında aynı alacağa ait olarak icra takibi yapılmış olduğunu ve taraflarınca Bakırköy 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/292 Esas sayılı dosyası kapsamında itiraz edildiğini, müvekkilinin davaya konu fatura alacağına ilişkin davacıya bir borcu bulunmadığını, davacının, müvekkiline teslimine ilişkin herhangi bir teslim fişi dosyada bulunmadığını öncelikle;
davacının, dava şartı olarak öngörülen taraf ehliyetine sahip olmamakla, huzurdaki davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine davanın süresinde açılmamış olması nedeniyle, tüm talepler yönünden ayrı ayrı zaman aşımından davanın reddine, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle davanın reddine, HMK.m.61 hükmü uyarınca.
Huzurdaki davanın haksız ve hukuksal mesnetten yoksun davanın reddine, müvekkilin, icra dosya kapsamında, davacı alacaklıya borcu bulunmaması, alacaklının haksız kazanç elde etme ve kötü niyetli olarak icra takibini başlatmış olması nedeniyle davanın reddine, davacının %20den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve %10 para cezasına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 16/06/2022 Tarih ve 2021/428 Esas - 2022/503 Karar sayılı kararında;"...Tüm dosya kapsamından;Dava, 20/12/2017 tarihli ... numaralı 48.243,86 TL bedelli faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.İstanbul Merter Vergi Dairesi Müdürlüğünden davacı ve davalının 2017 yılına ilişkin BA ve BS formları celbedilmiş olup, incelenmesinde; davacı ve davalı tarafça davaya konu faturanın kdv hariç bedeli olan 44.670,00TL'nin beyan edildiği ve tarafların tam bir mutabakat içinde olduğu,
davalı tarafın vergi dairesine BA beyanında bulunmasıyla faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiği mahkememizce kabul edilerek, davalı tarafça ödeme iddiası ve ispatı dosya kapsamında bulunmadığından mahkememizce davanın kabulüne, davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 48.243,86 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19,50 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, alacak likit olmakla hüküm altına alınan 48.243,86 TL'nin %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..."gerekçesi ile,'' DAVANIN KABULÜNE,1-Davalının ...sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 48.243,86 TL asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19,50 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan 48.243,86 TL'nin %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Öncelikle mazeretini içeren dilekçede Duruşmanın yapılacağı Mahkeme ve dosya numarası yazılı iken, mazeretin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davacının davasının konusu İcra Hukuk Mahkemeleri olduğundan dolayı, görevsizlik kararı verilmesi ve yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini,Davanın süresinde açılmamış olması nedeniye Zamanaşımından dolayı davanın reddine karar verilmesini,Davacı,
dava açmak için hukuki yararının olmaması bu nedenle taraf sıfatlarının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi,Davacının haksız kazanç elde etme çabasıyla harek etmiş olması,Müvekkilinin, davacıya karşı sorululuğunun olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi,Davacının aynı alacağı dayalı olarak;... sayılı dosyası kapsamında 2 adet kambiyo senedine ilişkin icra takibi başlatmış olduğu, Davacı yanın dava dilekçesinde özetle; " İşbu ticari ilişkiye istinaden müvekkil tarafından davalı yana 20.12.2017 tarihinde 6.204,20 mt kumaş teslimatı yapıldığı,
kumaş teslimine istinaden müvekkil tarafından davalıya 20.12.2017 tarihli ... nolu 48.243,86 TL bedelli fatura tanzim edilmiş ve işbu faturanın davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle müvekkil tarafından işbu fatura bedelinin davalıdan tahsili amacıyla....
Sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, Müvekkil tarafından başlatılan takibe davalı tarafından kötüniyetli olarak itiraz edilerek takip durduğu, Müvekkil davacı yan taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen davalı yan teslim aldığı kumaşlara ilişkin kesilen fatura bedelini ödemekten imtina ettiği gibi işbu faturanın tahsili amacıyla aleyhine açılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiği…" şeklinde soyut iddialara dayanılarak dava açıldığını,Müvekkili bahsi geçen icra takibinin borçlusu olarak görünse de kumaş teslimi yapılmamış ve müvekkilinin davacıya bir
borcu bulunmadığını,Kaldı ki; alacağı kabul etmemekle beraber, davacı yan, aynı alacağa dayalı olarak,... sayılı dosyası kapsamında aynı alacağa ait olarak icra takibi yapılmış ve tarafımızca Bakırköy 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/292 Esas sayılı dosyası kapsamında itiraz edildiğini,Tahsilde tekkerrür olmaz kuralı gereğince aynı alacağa dayalı olarak iki ayrı dosya kapsamında işlem yapıldığını,Müvekkilinin davaya konu fatura alacağına ilişkin davacıya bir borcu bulunmadığını, tüm ticari defterler incelendiğinde, müvekkilinin borçlu olmadığının sabit olacağını,
Her ne kadar mahkemenin gerekçeli kararında davalı ve davacının vergi dairesinden gelen belgelerin incelendiği belirtilmiş ise de müvekkile ilişkin herhangi bir belge gelmediğini, müvekkiline ürünlerin teslimi olmadığı halde ürünün teslimi kabul şeklinde değerlendirilmesinin üsül ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenle istinaf itiirazlarının kabülüne karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı taraf;
tekstil sektöründe iştigal eden bir şahıs firması sahibi olup, yine tekstil alanında iştigal eden davalı şahıs firması ile kumaş alım satımından dolayı aralarında ticari ilişki mevcut olduğunu, arasındaki ticari alım satım ilişkisi nedeniyle davalıya 20.12.2017 tarihli ... nolu 48.243,86 TL bedelli fatura muhteviyatı kumaşı 20.12.2017 tarih ve ... nolu sevk irsaliyesi ile teslim ettiği halde bedelin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetle borca itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı taraf ise.
Davacının düzenlediği faturaya konu ürünün teslim edilmediğini, davaya konu fatura alacağına ilişkin davacıya bir borcu bulunmadığını, davacının malı fiilen teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine, davacının asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.Davacının davaya konu fatura içeriği kumaşı davalıya teslim ettiğine ilişkin dava dilekçesinde belirttiği 20.12.2017 tarih ve ... nolu sevk irsaliyesini ibraz ettiği, incelendiğinde.
İrsaliye ye konu kumaşın...
Tekstil ... kaşesi ile teslim alındığına ilişkin kaşe üzerinde davalı adına atılmış imza olduğu görülmüştür.Mahkemece, 11/01/2022 tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararı uyarınca davalı vekiline sevk irsaliyesi altındaki kaşe üzerine atılı imzanın müvekkiline ait olup olmadığı hakkında beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği halde davalı vekilinin beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece, mal ve hizmet satımına ilişkin davacı tarafın BS formları ile mal ve hizmet alımına ilişkin davalı tarafın BA formlarının ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilerek dosya arasına konulduğu,
11/01/2022 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmedikleri için bilirkişi incelemesi yapılamadığı ve rapor alınmadığı, dosya kapsamına göre yukarıdaki şekilde karar verilmiştir.Davalı tarafça, ... sayılı dosyası kapsamında aynı alacağa ait olarak icra takibi başlatıldığı, mükerrer takip olduğu ileri sürülmüş ise de, mahkemece bu icra dosyasının uyap kayıtlarının getirtilip incelendiği,
davacı tarafından davalı ile dava dışı ...hakkında 2 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü kambiyo takibi başlatıldığı, dava konusu icra takibinin ise faturaya dayalı ilamsız icra takibi olduğu, her iki takibe konu alacağın dayanağı ve konusu farklı olduğundan mükerrer takipten söz edilemeyecektir. Mahkemenin bu yöndeki itirazın reddi kararı yerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.Dava, İİK.
67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup genel mahkemede görülmesi gerektiği, TTK 4/1 m. uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklar nispi ticari davanın konusunu oluşturur. Bu itibarla somut uyuşmazlık tarafların ticari işletmesiyle ilgili nispi ticari dava olduğundan TTK. 4 Maddesi uyarınca ticaret mahkemesi görevlidir.Davalı tarafın cevap dilekçesi ile, HMK.
19 Madde uyarınca usulüne uygun yetki itirazında bulunmadığı görülmekle, davalı vekilinin mahkemenin yetkili olmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.Davaya konu fatura davalı adına düzenlendiği, dava konusu ticari satış davalı ile yapıldığı, buna göre davalı yanın pasif husumetinin olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, zamanaşımı itirazında bulunarak,
itirazın iptali davasının süresi içerisinde açılmadığı ileri sürülmüş ise de, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalı tarafın itirazının zamanaşımı defi mahiyetinde olmayıp İİK 67 maddesi uyarınca davanın 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığına yönelik hakdüşürücü süre itirazı olduğu, İİK'nın 67/I. maddesi gereğince itirazın iptali davası borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık süre içerisinde açılması gerekir.
Somut olayda davalı borçlunun itirazı davacı alacaklıya tebliğ edilmemiş ve bu bir yıllık süre işlemeye başlamamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin süresi içerisinde davanın açılmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/6908 Esas- 2015/16787 Karar sayılı kararıda benzer mahiyettedir.) Davalı vekili uyap sisteminden gönderdiği 15/06/2022 tarihli dilekçe ile.
16.06.2022 tarihinde yapılacak olan duruşmaya, Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/224 Esas sayılı dosyasının duruşma saatinin aynı olması nedeniyle huzurdaki duruşmaya katılamayacağını, yokluğunda davanın reddine ve mazeretinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği, mahkemece 16/06/2022 tarihli duruşma ara kararı ile davalı vekilinin mazeretini belgelendirilmemesi sebebiyle reddine karar verildiği,
davalı vekili diğer mahkemede duruşması olduğuna dair mazeretini belgelendirmediği gibi mazeret dilekçesi içeriğinde aynı zamanda yokluğunda davanın reddine karar verilmesini de talep ettiği görülmekle, mahkemece mazeretin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.Somut olayda, mahkemece verilen ara karar uyarınca taraflar ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmedikleri için bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ise de,
davacı taraf mal ve hizmet alımına ilişkin BS formu ile davalı taraf ise mal ve hizmet alımına ilişkin BA formu ile dava konusu 1 adet faturanın kdv hariç 44.670, 00 TL. olarak ilgili vergi dairesine beyan edildiği, davalı tarafça dava konusu fatura bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olduğundan yerleşik yargıtay içtihatları ve genel karine uyarınca fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir.
Bu tesbitler doğrultusunda davacının davalıya mal teslim ettiğini ve davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmiştir.
Bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalı BA formu ile vergi dairesi müdürlüğüne bildirdiği faturaya dayalı malları teslim almadığını/borcu ödediğini ancak yazılı delillerle ispat edebilir.Davalı taraf, yazılı delillerle malların teslim alınmadığını ispat edemediği gibi davacı tarafa ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin de sunulmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği,
İİK'nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra - inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belli olması gerekir.
Somut olayda, davaya konu icra dosyasındaki icra takibine dayanak asıl alacak faturaya dayalı olup likit (bilinebilir, belirlenebilir) ve muayyen nitelikte olduğundan mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olup ilk derece mahkemesinin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1459, K. 2024/2093, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama