KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/1811 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1469
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/09/2022
- Esas-karar no
- 2020/339 E - 2022/721 K
- Davacı
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 12/12/2024
Karar Metni
889 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılar ile geçmişten gelen dostluklarına binaen ticari sıkıntı içinde bulunmaları nedeniyle maddi destek amaçlı olarak yardımcı olmak için kendi adına krediler çekip davalılara havale ettiğini, ayrıca davalının çektiği kredilere de kefil olduğunu, kredi borçlarının faizleri ile birlikte müvekkili tarafından ödendiğini, taraflar arasında akdedilen 16/04/2019 tarihli distribütörlük sözleşmesinin 17.maddesine göre de müvekkili tarafından çekilen kredilerin davalı şirket tarafından ödeneceğini, defalarca talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız yere itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava davacılar ... İnşaat Otomotiv Akaryakıt Sanayi ve Tic. A.Ş. Ve ... tarafından açılmış olup mahkemece ... tarafından açılan davanın tefrikine karar verilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... bakımından arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, görev ve davalılar yönünden husumet itirazında bulunduklarını, takip dayanağı 21 adet dekonttan başka hiçbir belgeye işbu itirazın iptali davasında dayanılamayacağını, taraflar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığını, sözleşme ilişkisinin bir an için mevcut olduğu varsayılsa dahi söz konusu sözleşmenin TBK’nun 386. maddesi anlamında tüketim ödüncü sözleşmesi olacağını,
tüketim ödüncü sözleşmesinde TBK’nun 392. maddesi gereğince ödünce konu paranın geri istenilmesinden itibaren 6 hafta geçmeden takip başlatılamayacağını, zira borcun muaccel olmayacağını, davada sebepsiz zenginleşme hükümlerine de dayanılamayacağını, aksinin kabulü halinde 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, takip dayanağı dekontların konusunun havale (TBK m. 555) olduğunu, havale bir ödeme aracı olup havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine bulunduğunu, aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların incelenen ticari defterlerinde icra takip tarihi itibari ile davacı şirketin alacağının bulunmadığı, dosya kapsamında takip konusu alacağın varlığı ve miktarını ticari defterler haricinde gösteren başka bir kayıt ve belge bulunmadığı, davacı şirketin takip ve dava konusu alacağının varlığı tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin kötüniyet ispat edilmediğinden ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkili şirketin yetkili müdür ve ortağı olan ...'in şirket ile ilgili 3.kişilere şirket adına ödeme yapmasının ticari hayatın olağan akışına uygun bir davranış olduğunu, bu hususun bilirkişi raporunda dikkate alındığını ancak raporun sonuç kısmında belirtilmediğini, raporda ödemeler tespit edilmesine rağmen alacakların ticari defterlerde nasıl kapatıldığı hususu tespit edilmeden ve ilgili bankalardan araştırma yapılmadan müvekkilinin alacağı olmadığı yönünde karar verildiğini, rapora itirazların dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının icra takibi nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 6.İcra Müdürlüğünün 2020/3598 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 28/02/2020 tarihinde alacaklılar ... ve davacı ... İnşaat Otomotiv Akaryakıt Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından davalı borçlular aleyhine 21 adet banka dekontuna dayalı 1.726.500,00 TL asıl alacak olmak üzere faiziyle birlikte toplam 2.265.285,97 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçluların süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle bilirkişi raporunun açık, ayrıntılı ve denetime elverişli olmasına, davacının ticari defterlerine göre davalılardan alacağının bulunmamasına, davacının alacağını kesin delillerle ispat edememiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1811, K. 2024/1469, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama